Sibel Turan - Hakkında Yazdığı Tanıtım Yazısı

Şimdiye kadar gittiğim hiçbir yerde İstanbul’da ki gibi huzur bulmadım. Kimseler göremedi, daha ilk adımımı attığım andan itibaren gözlerimin içinde yanan ve birkaç gün sonra yaşanacak olan ayrılık acısının ateşini, bu huzuru kaybetme korkusunu. Bu aynı, dünyaya geldiğin ilk gün, bir gün öleceğini bilmek gibi bir şey. Vuslatın tüm güzelliğini ayrılığın ateşi yakıp bitiriyor, işte. “Hasretler ayrılıkla başlarmış” der bir şair. Oysa benim hasretim kavuşunca başladı. Yanındayken varlığına doyamadığım, uzağındayken özlemine dayanamadığım, sevdiğim şehir.
(alıntı)



Ayni dertlerleyim,
Yanliz ve sensizim
Biliyorum ben istedim ayrilmayi,
Kabul etmezsin sanmistim,
Dönmez misin?
Ayni yerdeyim
Bombos ve sensizim
Yalvarmaya hazirim,
Ne olur affetsen
Son bir sans daha versen
Sevemez misin?
Yalan degil,Inan seni senden fazla sevdim.Yalan degil,Baska çaresi yok Sensizligin sizisi içimde sakli Simdi..Inan bana senden fazla çektim....off off be off işte offffffffffff...!




hoşça kal deme zamanı geldiğinde

başım eğilir

çiçek eğilir

yüreğimdeki saat birden vurulur ve

artık parça parça bir keman gibiyimdir





vaz geç gönül... vaz geç, sesini duyan yok! bir yağmurun içinde, ateş böceği misali.. bir yanıp bir söndüm....