Hayat sayfalrıyla düşer birbir yapraklarda Bir yolculuktur sevenler dostlar yüreklerde Bu gün varsın yarını kim bile Baharın tomurcukları olan sohbetlerde Merhaba can dosta Merhaba Günün aydın olsun nasılsın?
ben sevdikce sen kactın ben sevdikce sen hice saydın
onurumu gururumu hice saydım
sen bunu hikayemi sandın
başka yalan sevdalara kandın
daha cok sevecek birini aradın
EY sevgili geldiğimde haberin yoktu gittiğimden de olmayacak
sanmaki bıraktığın yerde olacam
sanmaki gözlerinde kaybolacam sanmaki avunmak icin başkasını bulacam
ben aşka nokta koyacam. sen gelsen bile
işte gidiyorum ceşmi siyahım
kaderede celme atıp
gidiyorummmmmmm
birgün mutlaka kalbinde nedensiz bi sızı hissedeceksin
hangi yönden estiği belli olmayan bir rüzgar yanaklarından teget gececek
ve birgün mezarda karanfiller bitecek kalbim gibi kırmızı kırmızı
işte gidiyorum gönlümün yıldızı bunca zaman direndim bunca zaman inatla sevdim bunca zaman bi ses bekledim
yersiz korkulara teslim ettin aşkı
aşkın yalan olması lazımdı -yalan hayatının gercek olması icin
olmazdı böyle bi aşk sen hic görmemiştinki böylesini..kim kimi böyle sevmişti değilmi. MUTLU OLACAKSIN diye evet yalan sevdimmi desem sadece cinsel dürtülerimdimi desem hayır ya diyemem yapamam ihanetin böylesini yaşamayam kendime ihanet olsa bile AH BE KADINIM helde bu aşkta ebni dilenci görmen cok üzmüştü beni birde yüreğimden dökülen bu duyguları başkasına sanman yada unutamadığım bir aşka veda hutbesi bilmen.. ben seni BUNCA GÜZEL SEVDİM..........SADECE SEVDİM
GALİBA YİNE YOL GÖZÜKTÜ BANA Geriye dönüp baktığımda tanıdığım tüm insanlardan daha masum daha temzi kalpli olmak acıtıyor beni......seni sevmek anlatılır gibi değil........birde beni..... kahreden görmeyen gözler.duymayan kulaklar görüntüyle avunan yürekler Hep böyle olur nedense.. Önce sen düşersin düşüncelerime.. Sonra,ağlamaya başlayan kelimelerimin hıçkırıkları duyulur..
Kelimelerim var benim.. Durmadan.. Usanmadan,beyaz bir kelebeğin anlatıldığı sonsuz kelimlerim.. En kederli anlarımda geceye,parlak yıldızlar gibi düşlerimi.. Yalnızlığımı.. Ve çığlıklara bürünmüş sessizliğimi nakış nakış dokuyan.. Ve her biri sadece senin yokluğunun bana kattığı anlamları dile getiren kelimelerim var..
Kalemimden düşen her kelime titrek bir isyanın gölgesinde çaresizliği işliyor gecenin kalbine.. Sayfalar dolusu çaresizliğim ve yalnızlığım,satırlara keder yüklü gözyaşlarıyla iniyor.. Kelimelerim korkmuş ve üşümüş sanki.. Çaresiz,sessiz ama yinede asla sensiz değil.. Onlarda benim gibi bu gece.. bir hiçliğin gölgesinde var olabilme savaşındayım.. Hep yok olmuş düşler ve kimsesiz üşüyüşler beni anlatır.. Ben biten bütün güzel aşk hikayelerinin lanetlenen rolü.. Yaşanan bütün güzel sevgilerin tek kötü karakteri.. Kimsesiz gecelerin sorumlusu.. Verilip tutulamamış sözlerin.. Geç kalınmışlığın acı bedeli..
Oysa sen... Bembeyaz kanatlı bir melek.. Gökyüzünden döne döne düşen bir kartanesi.. Ve Gökkuşaklarının en güzel renkleri arasında dudadığında bir gülümseme ile uçan bir kelebek..
Yazıyorum.. Kalemimi gözyaşı hokkasına batırıp batırıp durmadan yazıyorum.. Çünkü uykusu kaçmış kelimelerimin ancak böyle kapanır gözleri ve SEN KADINIM HALA BANA YABANCISIN.... İnsanlara baksana sana da beraberken bile yalnız olabildiğin insanların yanındayken diğer insanlar çok kalabalık geliyor mu? Sanki üstüne üstüne geliyorlar, şu kadın bizi ezecek gibi sanki. Hayatın kıyısında oturup, hayatın içinden balık tutmaya çalışıyoruz. gitmenin yakıştığı adamlar vardır, ayakları yere öyle sağlam basarak giderler ki, olduğun yer inceden bir sallanır, başın döner ama o gidene kadar, arkasına baktığında seni görmeyeceği noktaya gidene dek gülümsersin.Çocukluk masallarını unutuyor insan zamanlar, ekmeğin üstüne sürmeyi sevdiği yağın adı siliniyor hafızasından, en iyi oyun arkadaşını tanımıyor, aslında hiç kimsenin kalbi kötü değil ama zamanla büyüyor o kalp, sığmıyor bedene gidip sığabilecekleri başka bedenler arıyor, YORULDUM BE BULUT GÖZLÜM-SALAMI SABAHA CENAZEYİ DÜNE BIRAKTIM..... birgün bir yerde gerceklerin olduğu yerde karşılaşacağız elbet...FATURASIZ.
*** DOĞUM GÜNÜNÜZÜ KUTLAR,YAŞAM BOYU BAŞARI VE MUTLULUKLAR DİLERİM..****
HAYAT SEVGİ KADAR GÜZEL AŞK GİBİ GÜÇLÜ OLSUN
DOĞUM GÜNÜNÜZÜN ANISINA**** RÜYA GİBİ *** ŞİİRİMİN ŞARKISINI DİNLEMEK İSTERSENİZ,ANTOLOJİ ANA SAYFAMDA TANITIM YAZISI BÖLÜMÜNDE www.atlassiir.com LİNKİNDEN SİTEME GİREREK ŞARKIYI WEP SİTEMDEKİ EN ÜSTTE MEDIA PLAYER DEN DİNLEYEBİLİRSİNİZ..
VEYA ANTOLOJİDE 1.SAYFAMDAKİ RÜYA GİBİ ŞİİRİMİN SESLİ MP3 DOSYADAN DİNLEYEBİLİRSİNİZ.
TEKRAR NİCE MUTLU VE HUZUR DOLU YILLAR DİLERİM.
AKÇAYDAN SELAM VE SAYGILARIMLA....
İBRAHİM YILMAZ..
** RÜYA GİBİ **
Rüya gibi uçup bitti O güzelim mutlu anlar Bir hayaldi geçip gitti O sevecen tatlı yıllar.
Mazideki o yıllara Şöyle dönüp bir baksana Sarhoş eden duygu gibi Alır bizi kollarına.
Solmaz denen güzellikler Hep yalanmış yalan meğer Hayat denen tüm gerçekler Bir anlık rüyaymış meğer.
Nerde şimdi nerde kaldı Yalan olan çocukluğum Bir yıldızdı kaydı gitti Aşka kanan o gençliğim.
Kutlu olsun doğum günün Mutlu olsun melek yüzün Aşkla gülsün bütün ömrün Sevip sarsın petek gönlün.
Şehirpalas Oteli - 1987
SARIKAMIŞ
Güfte: İbrahim Yılmaz Beste:Ersin Kayışlı - Mustafa Açıkgöz Okuyan: Mustafa Açıkgöz
Not:bu şarkının yasal telif hakları mevcuttur.
Bestekar saygıdeğer Ersin Kayışlı hocama ve şarkıyı okuyan saygıdeğer Mustafa Açıkgöz kardeşime çok teşekkür ederim.
Aşk romanındaki 40 kuralı biraraya getirdik. Aşk romanının ve hayatın bir özeti… 40 kuraldan biri: Başlı başına bir dünyadır aşk. Ya tam ortasındasındır, merkezinde, ya da dışındasındır, hasretinde.
Karşınızda Elif Şafak’ın “Aşk” romanında bahsedilen “40 kural”. Sizce kırk kuralın bu kadar özel olmasının, bizi kalbimizden vurmasının sebebi nedir? Benim zeminimde bunun karşılığı, kendi içimizde özümüze yaptığımız yolculukta karanlıkta kaldığımız anlarda bize ışık tutan kurallar olduğudur. Duygularımızın iki tane ucu varsa biri korku ise diğeri sevgidir. 40 kural içimizdeki Öz’le birleşme, hakikati bulma yolculuğumu karşımızsa çıkan Aşk’ın kurallarıdır.
O en uç noktada öyle büyük bir sevgi vardır ki, olsa olsa adı ilahi sevgi olur. İşte bu ilahi sevginin bir diğer adı da her yerde aradığımız, özellikle karşı cinste buluruz sandığımız “AŞK”tır. Hayat ne ironik değil mi? Dışarda sandığımız şeyler, aslında içimizde durmakta ve bizim onların farkına varmamızı beklemekte. İşte Şemsi Tebrizi’nin Aşk romanında geçen 40 kuralı (biraz uzunca ama emin olun ki kitap gibi kurallar da okunmaya değer) : Gönlü geniş ve ruhu gezgin sufi meşreplilerin kırk kuralı:
GÖNÜL KURALLARI
1. kural: Yaradanı hangi kelimelerle tanımladığımız, kendimizi nasıl gördüğümüze ayna tutar. Şayet tanrı dendi mi öncelikle korkulacak, utanılacak bir varlık geliyorsa aklına, demek ki sen de korku ve utanç içindesin çoğunlukla. Yok, eğer, tanrı dendi mi evvela aşk, merhamet ve şefkat anlıyorsan, sende de bu vasıflardan bolca mevcut demektir.
2. kural: Hak yolunda ilerlemek yürek işidir,akıl işi değil. Kılavuzun daima yüreğin olsun,omzun üstünde ki kafan değil. Nefsini bilenlerden ol silenlerden değil!
3. kural: Kur’an dört seviyede okunabilir. İlk seviye zahiri manadır. Sonra ki batıni manadır. Üçüncü batıninin batınisidir. Dördüncü seviye o kadar derindir ki kelimeler kifayetsiz kalır tarif etmeye.
4. kural: Kainattatki her zerrede Allah’ın sıfatlarını bulabilirsin, çünkü O camide, mescitte, kilisede, havrada değil, her an her yerdedir. Allah’ı görüp yaşayan olmadığı gibi, onu görüp ölen de yoktur. Kim O’nu bulursa, sonsuza dek O’nda kalır.
5. kural: Aklın kimyası ile aşkın kimyası başkadır. Akıl temkinlidir. Korka korka atar adımlarını. Aman sakın kendini diye tembihler. Halbuki aşk öyle mi? Onun tek dediği: Bırak kendini, ko gitsin; akıl kolay kolay yıkılmaz. Aşk ise kendini yıpratır, harap düşer. Halbuki hazineler ve defineler yıkıntılar arasında olur. Ne varsa harap bir kalpte var! 6. kural: Şu dünyadaki çatışma, önyargı ve husumetlerin çoğu dilden kaynaklanır. Sen sen ol, kelimelere fazla takılma. Aşk konusunda dil zaten hükmünü yitirir. Aşık dilsiz olur.
7. kural: Şu hayatta tek başına inzivada kalarak, sadece kendi sesinin yankısını duyarak, hakikati keşfedemezsin. Kendini ancak bir başka insanın aynasında tam olarak görebilirsin.
8. kural: Başına ne gelirse gelsin, karamsarlığa kapılma. Bütün kapılar kapansa bile, sonunda O sana kimsenin bilmediği gizli bir patika açar. Sen şu anda göremesen de, dar geçitler ardında nice cennet bahçeleri var. Şükret! istediğini elde edince şükretmek kolaydır. Sufi, dileği gerçekleşmediğinde de şükredebilendir.
9. kural: Sabretmek, öylece durup beklemek değil, ileri görüşlü olmak demektir. Sabır nedir? Dikene bakıp gülü, geceye bakıp gündüzü tahayyül edebilmektir. Allah aşıkları sabrı gülbeşeker gibi tatlı tatlı emer, hazmeder. Ve bilirler ki, gökteki ayın hilalden dolunaya varması için zaman gerekir.
10. kural: Ne yöne gidersen git, doğu,batı,kuzey ya da güney- çıktığın her yolculuğu içine doğru bir seyahat olarak düşün! Kendi içine yolculuk eden kişi, sonunda arzı dolaşır.
11. kural: Ebe bilir ki sancı çekilmeden doğum olmaz, ana rahminden bebeğe yol açılmaz. Ssenden yepyeni ve taptaze bir sen zuhur edebilmesi için zorluklara, sancılara hazır olman gerekir.
12. kural: Aşk bir seferdir. Bu sefere çıkan her her yolcu, istese de istemese de tepeden tırnağa değişir. Bu yollara dalıp da değişmeyen yoktur.
13. kural: Şu dünyada semadaki yıldızlardan daha fazla sayıda sahte hacı, hoca,şeyh, şıh var. Hakiki mürşit seni kendi içine bakmaya ve nefsini aşıp kendindeki güzellikleri bir bir keşfetmeye yönlendirir. Tutup da ona hayran olmaya değil.
14. kural:Hakk’ın karşına çıkardığı değişimlere direnmek yerine, teslim ol. Bırak hayat sana rağmen değil seninle beraber aksın. Düzenim bozulur, hayatımın altı üstüne gelir diye endişe etme. Nereden biliyorsun hayatın altının üstünden daha iyi olmayacağını?
15. kural: Allah, içte ve dışta her an hepimizi tamama erdirmekle meşguldür. Tek tek her birimiz tamamlanmamış birsanat eseriyiz. Yaşadığımız her hadise, atlattığımız her badire eksiklerimizi gidermek için tasarlanmıştır. Rab noksanlarımızla ayrı ayrı uğraşır çünkü beşeriyet denen eser, kusursuzluğu hedefler.
16. kural:Kusursuzdur ya Allah, onu sevmek kolaydır. Zor olan hatasıyla sevabıyla fani insanları sevmektir. Unutma ki kişi bir şeyi ancak sevdiği ölçüde belebilir. Demek ki hakikaten kucaklamadan ötekini, Yaradan’dan ötürü yaratılanı sevmeden, ne layıkıyla bilebilir, ne layıkıyla sevebilirsin.
17. kural: Esas kirlilik dışta değil içte, kisvede değil kalpte olur. Onun dışındaki her leke ne kadar kötü görünürse görünsün, yıkandı mı temizlenir, suyla arınır. Yıkamakla çıkmayan tek pislik kalplerde yağ bağlamış haset ve art niyettir.
18. kural: Tüm kainat olanca katmanları ve karmaşasıyla insanın içinde gizlenmiştir. Şeytan, dışımızda bizi ayartmayı bekleyen korkunç bir mahluk değil bizzat içimizde bir sestir. Şeytanı kendinde ara, dışında, başkalarında değil ve unutma ki nefsini bilen Rabb’ini bilir. Başkalarıyla değil sadece kendiyle uğraşan insan sonunda mükafat olarak Yaradan’ı tanır
19. kural:Başkalarından saygı,ilgi ya da sevgi bekliyorsan önce sırasıyla kendine borçlusun bunları. Kendini sevmeyen birinin sevilmesi mümkün değildir. Sen kendini sevdiğin halde dünya sana diken yolladı mı, sevin. Yakında gül yollayacak demektir.
20. kural: Yolun ucunun nereye varacağını düşünmek beyhude bir çabadan ibarettir. Sen sadece atacağın ilk adımı düşünmekle yükümlüsün. Gerisi zaten kendiliğinden gelir.
21. kural: Hepimiz farklı sıfatlarla sıfatlandırıldık. Şayet Allah herkesin tıpatıp aynı olmasını isteseydi,hiç şüphesiz öyle yapardı. Farklılıklara saygı göstermemek,kendi doğrularını başkalarına dayatmaya kalkmak, Hakk’ın mukaddes nizamına saygısızlık etmektir.
22. kural: Hakiki Allah aşığı bir meyhaneye girdi mi orası ona namazgah olur. Ama bekri aynı namazgaha girdimi orası ona meyhane olur. Şu hayatta ne yaparsak yapalım, niyetimizdir farkı yaratan, suret ile yaftalar değil.
23. kural: Yaşadığımız hayat elimize tutuşturulmuş rengarenk ve emanet bir oyuncaktan ibaret. Kimisi oyuncağı o kadar ciddiye alır ki ağlar, perişan olur onun için. Kimisi eline alır almaz şöyle bir kurcalar oyuncağı, kırar ve atar. Ya aşırı kıymet verir, ya kıymet bilmeyiz.
Aşırılıklardan uzak dur. Sufi ne ifrattadırne tefritte. Sufi daima orta yerde…
24. kural: Madem ki insan eşref-i mahlukattır, yani varlıkların en şereflisi, attığı her adımda Allah’ın yeryüzünde ki halifesi olduğunu hatırlayarak, buna yakışır soylulukta hareket etmelidir. İnsan yoksul düşse, iftiraya uğrasa, hapse girse, hatta esir olsa bile, gene de başı dik, gözü pek, gönlü emin bir halife gibi davranmaktan vazgeçmemelidir.
25. kural: Cenneti ve cehennemi illa ki gelecekte arama. İkisi de şu an da burada mevcut. Ne zaman birini çıkarsız, hesapsız ve pazarlıksız sevmeyi başarsak, cennetteyiz aslında. Ne vakit birileriyle kavgaya tutuşsak; nefrete, hasede ve kine bulaşsak, tepetaklak cehenneme düşüveririz.
26. kural: Kainat yekvücud, tek varlıktır. Herşey ve herkes görünmez iplerle birbirine bağlıdır. Sakın kimsenin ahını alma; bir başkasının hele hele senden zayıf olanın canını
yakma. Unutma ki dünyanın öte ucunda tek bir insanın kederi, tüm insanlığı mutsuz edebilir. Ve bir kişinin saadeti herkesin yüzünü güldürebilir.
27. kural: Şu dünya bir dağ gibidir, ona nasıl seslenirsen o da sana öyle aksettirir. Ağzından hayırlı bir laf çıkarsa, hayırlı laf yankılanır, şer çıkarsa sana gerisin geri şer yankılanır.
Öyleyse kim ki senin hakkında kötü konuşur, sen o insan hakkında kırk gün kırk gece güzel sözler et. Kırk günün sonunda göreceksin herşey değişmiş olacak. Senin gönlün değişirse dünya değişir.
28. kural: Geçmiş zihinlerimizi kaplayan bir sis bulutundan ibaret. Gelecek ise başlı başına bir hayal perdesi. Ne geleceğimizi bilebilir, ne geçmişimizi değiştirebiliriz. Sufi daima şu anın hakikatini yaşar.
29. kural: Kader hayatımızın önceden çizilmiş olması demek değildir. Bu sebepten,”ne yapalım, kaderimiz böyle”deyip boyun bükmek cehalet göstergesidir. Kader yolun tamamını değil, sadece yol ayrımlarını verir. Güzergah bellidir ama tüm dönemeç ve sapaklar yolcuya aittir. Öyleyse ne hayatının hakimisin,ne de hayat karşısında çaresizsin.
30. kural: Hakiki sufi öyle biridir ki başkaları tarafından kınansa, ayıplansa, dedikodusu yapılsa, hatta iftiraya uğrasa bile, o ağzını açıp da kimse hakkında tek kelime kötü laf etmez. Sufi kusur görmez kusur örter.
31. kural: Hakk’a yakınlaşabilmek için kadife gibi bir kalbe sahip olmalı. Her insan şu veya bu şekilde yumuşamayı öğrenir. Kimi bir kaza geçirir, kimi ölümcül bir hastalık, kimi ayrılık acısı çeker, kimi maddi kayıp… Hepimiz kalpteki katılıkları çözmeye fırsat veren badireler atlatırız. Ama kimimiz bunda ki hikmeti anlar ve yumuşar; kimimiz ise,ne yazık ki daha da sertleşerek çıkar.
32. kural: Aranızda ki perdeleri tek tek kaldır ki Allah’a saf bir aşkla bağlanabilesin. Kuralların olsun ama kurallarını başkalarını dışlamak yahut yargılamak için kullanma. Bilhassa putlardan uzak dur, dost. Ve sakın kendi doğrularını putlaştırma. İnancın büyük olsun ama inancınla büyüklük taslama!
33. kural: Bu dünyada herkes bir şey olmaya çalışırken sen hiç ol! Menzilin yokluk olsun. İnsanın çömlekten farkı olmamalı. Nasıl ki çömleği tutan dışında ki biçim değil içinde ki boşluk ise, insanı ayakta tutan da benlik zannı değil hiçlik bilincidir.
34. kural: Hakk’a teslimiyet ne zayıflık ne edilgenlik demektir. Tam tersine, böylesi bir teslimiyet son derece güçlü olmayı gerektirir. Teslim olan insan çalkantılı ve girdaplı sularda debelenmeyi bırakır; emin bir beldede yaşar.
35. kural: Şu hayatta ancak tezatlarla ilerleyebiliriz. Mümin içindeki münkirle tanışmalı, Allah’a inanmayan kişi ise içinde ki inananla. İnsan-ı kamil mertebesine varana kadar gıdım gıdım ilerler kişi. Ve ancak tezatları kucaklayabildiği ölçüde olgunlaşır.
36. kural: Hileden,desiseden endişe etme. Eğer birileri sana tuzak kuruyor, sana zarar vermek istiyorsa, Allah da onlara tuzak kuruyordur. Çukur kazanlar o çukura kendileri düşer. Bu sistem karşılıklar esasına göre işler. Ne bir katre hayır karşılıksız kalır, ne bir katre şer. O’nun bilgisi dışında yaprak bile kıpırdamaz. Sen sadece buna inan!
37. kural:Allah kılı kırk yaracak titizlikle çalışan bir saat ustasıdır. O kadar dakiktir ki sayesinde her şey tam zamanında olur. Ne bir saniye erken, ne bir saniye geç. Her insan için bir aşık olma zamanı vardır; bir de ölmek zamanı.
38. kural: Yaşadığım hayatı değiştirmeye, kendimi dönüştürmeye hazır mıyım? Diye sormak için hiçbir zaman geç değil. Kaç yaşında olursak olalım, başımızdan ne geçmiş olursa olsun, tamamen yenilenmek mümkün. Tek bir gün bile öncekinin tıpatıp tekrarıysa,yazık! Her an her nefeste yenilenmeli. Yepyeni bir yaşama doğmak için ölmeden önce ölmeli.
39. kural: Noktalar sürekli değişse de bütün aynıdır. Bu dünyadan giden her hırsız için bir hırsız daha doğar. Ölen her dürüst insanın yerini bir dürüst insan alır. Hem bütün hiçbir zaman bozulmaz. Her şey yerli yerinde kalır, merkezinde… Hem de bir günden bir güne hiçbir şey aynı olmaz. Ölen her sufi için bir sufi daha doğar.
40. kural: Aşksız geçen bir ömür beyhude yaşanmıştır. Acaba ilahi aşk peşinde mi koşmalıyım, yoksa dünyevi, semavi ya da cismani diye sorma! Ayrımlar ayrımları doğurur. Aşk’ın hiçbir sıfat ve tamlamaya ihtiyacı yoktur.
Başlı başına bir dünyadır aşk. Ya tam ortasındasındır, merkezinde ya da dışındasındır, hasretinde.
sesine ses olur çığlık dolu geceler soluk almak istersin nefretin yer vermez göz yaşı olur söylenen tüm sözler bir umut bakar gözlerin yanar sözlerin kanar yüreyin.
kırık bir lamba gibi soğuk kaldırım kenarına atılmış bir çöp tanesi misalı üşürsün.. gecenin ayazında ısınırsın sen bölesine severken o senden habersiz işte AŞK bu DERİM.
üzgünüm dünya güçlüler üzerine kurulu eğer adalet ve hukuk işlemiş olsaydı değil erkeğin kadının üstünde hüküm kurması hiç bir insan karıncayı dahi incitmezdi malesef habil ve kabilin kavgasından bu güne kadar hep güçlüler kazanmış dünyanın sonuna kadarda böyle gidecektir HAYATIN VE DÜNYANIN TÜM ALANINDA
bişeyy şiiriniz güzel olmuş kaleminize sağlık.siz bizi aşk ve sevgi şiirlerine alıştırdınız.sevgi ve aşk olunca her şey zaten düzelir.sizin gönlünüzdfki pınardan,yeni aşk ve sevgiler bekliyoruz.bu benim doğrumdur.hatam olduysa özür dilerim. ALİ.
AŞKIN DERYASI Kitabımdan Damlalar GURUBU Isparta Sevdalıları Grubu NE MUTLU BEN TÜRKÜM DİYENLER grubu Saygıdeğer ÜSTADLAR,SANATKARLAR grubu
Saygıdeğer gönül dostlarım profilimden üye olduğum grupları tıklayarak mavi yıldızlı olanların bu gruba üye ol yazısını tıklayın tamam.saygılar,selamlar size.
13.01.2012 - 11:19
Teşekürler hayırlı cumalar diliyorum sevgiler,selamlar iletiyorum Sağolun.
08.01.2012 - 03:49
Sayfamı ziyaretiniz ve yorumunuz için teşekkürler..Sevgiler....
03.01.2012 - 15:33
Sayfama şeref vermiş GÜLÜMSESİN MELEKLER'i yorumlamışsınız. Çok teşekkür ederim övgülerinize. selam ve saygılar...
30.12.2011 - 08:49
Her Yeni Yıl, yeni tazelenen umutların, çoğalan sevgilerin habercisidir. 2012 yılı da böyle olsun ama hep güzel olsun.. Nice Yıllara..
27.12.2011 - 20:39
Hayat sayfalrıyla düşer birbir yapraklarda
Bir yolculuktur sevenler dostlar yüreklerde
Bu gün varsın yarını kim bile
Baharın tomurcukları olan sohbetlerde
Merhaba can dosta Merhaba
Günün aydın olsun nasılsın?
07.12.2011 - 17:43
Gittiğimden Haberin Olmayacak
Gittiğimden Haberin Olmayacak
bunca zaman bunca cok sevdim
ben sevdikce sen kactın ben sevdikce sen hice saydın
onurumu gururumu hice saydım
sen bunu hikayemi sandın
başka yalan sevdalara kandın
daha cok sevecek birini aradın
EY sevgili geldiğimde haberin yoktu gittiğimden de olmayacak
sanmaki bıraktığın yerde olacam
sanmaki gözlerinde kaybolacam
sanmaki avunmak icin başkasını bulacam
ben aşka nokta koyacam. sen gelsen bile
işte gidiyorum ceşmi siyahım
kaderede celme atıp
gidiyorummmmmmm
birgün mutlaka kalbinde nedensiz bi sızı hissedeceksin
hangi yönden estiği belli olmayan bir rüzgar yanaklarından teget gececek
ve birgün mezarda karanfiller bitecek
kalbim gibi kırmızı kırmızı
işte gidiyorum gönlümün yıldızı
bunca zaman direndim
bunca zaman inatla sevdim
bunca zaman bi ses bekledim
yersiz korkulara teslim ettin aşkı
aşkın yalan olması lazımdı -yalan hayatının gercek olması icin
olmazdı böyle bi aşk sen hic görmemiştinki böylesini..kim kimi böyle sevmişti değilmi.
MUTLU OLACAKSIN
diye evet yalan sevdimmi desem
sadece cinsel dürtülerimdimi desem
hayır ya diyemem
yapamam ihanetin böylesini yaşamayam kendime ihanet olsa bile
AH BE KADINIM
helde bu aşkta ebni dilenci görmen cok üzmüştü beni
birde yüreğimden dökülen bu duyguları başkasına sanman
yada unutamadığım bir aşka
veda hutbesi bilmen..
ben seni BUNCA GÜZEL SEVDİM..........SADECE SEVDİM
07.12.2011 - 12:25
Bazen, uzaklasmak gerekir yakinlasmak için..
Bazen,hatirlamak gerekir hatirlanmak için..
Bazen, aglamak gerekir açilmak için..
Bazen, anmak gerekir anilmak için..
Bazen'de susmak gerekir duymak için...Şems-i Tebrizi'den
02.12.2011 - 08:25
GALİBA YİNE YOL GÖZÜKTÜ BANA
Geriye dönüp baktığımda tanıdığım tüm insanlardan daha masum daha temzi kalpli olmak acıtıyor beni......seni sevmek anlatılır gibi değil........birde beni..... kahreden görmeyen gözler.duymayan kulaklar görüntüyle avunan yürekler
Hep böyle olur nedense..
Önce sen düşersin düşüncelerime..
Sonra,ağlamaya başlayan kelimelerimin hıçkırıkları duyulur..
Kelimelerim var benim..
Durmadan..
Usanmadan,beyaz bir kelebeğin anlatıldığı sonsuz kelimlerim..
En kederli anlarımda geceye,parlak yıldızlar gibi düşlerimi..
Yalnızlığımı..
Ve çığlıklara bürünmüş sessizliğimi nakış nakış dokuyan..
Ve her biri sadece senin yokluğunun bana kattığı anlamları dile getiren kelimelerim var..
Kalemimden düşen her kelime titrek bir isyanın gölgesinde çaresizliği işliyor gecenin kalbine..
Sayfalar dolusu çaresizliğim ve yalnızlığım,satırlara keder yüklü gözyaşlarıyla iniyor..
Kelimelerim korkmuş ve üşümüş sanki..
Çaresiz,sessiz ama yinede asla sensiz değil..
Onlarda benim gibi bu gece..
bir hiçliğin gölgesinde var olabilme savaşındayım..
Hep yok olmuş düşler ve kimsesiz üşüyüşler beni anlatır..
Ben biten bütün güzel aşk hikayelerinin lanetlenen rolü..
Yaşanan bütün güzel sevgilerin tek kötü karakteri..
Kimsesiz gecelerin sorumlusu..
Verilip tutulamamış sözlerin..
Geç kalınmışlığın acı bedeli..
Oysa sen...
Bembeyaz kanatlı bir melek..
Gökyüzünden döne döne düşen bir kartanesi..
Ve Gökkuşaklarının en güzel renkleri arasında dudadığında bir gülümseme ile uçan bir kelebek..
Yazıyorum..
Kalemimi gözyaşı hokkasına batırıp batırıp durmadan yazıyorum..
Çünkü uykusu kaçmış kelimelerimin ancak böyle kapanır gözleri
ve SEN KADINIM HALA BANA YABANCISIN....
İnsanlara baksana sana da beraberken bile yalnız olabildiğin insanların yanındayken diğer insanlar çok kalabalık geliyor mu? Sanki üstüne üstüne geliyorlar, şu kadın bizi ezecek gibi sanki. Hayatın kıyısında oturup, hayatın içinden balık tutmaya çalışıyoruz. gitmenin yakıştığı adamlar vardır, ayakları yere öyle sağlam basarak giderler ki, olduğun yer inceden bir sallanır, başın döner ama o gidene kadar, arkasına baktığında seni görmeyeceği noktaya gidene dek gülümsersin.Çocukluk masallarını unutuyor insan zamanlar, ekmeğin üstüne sürmeyi sevdiği yağın adı siliniyor hafızasından, en iyi oyun arkadaşını tanımıyor, aslında hiç kimsenin kalbi kötü değil ama zamanla büyüyor o kalp, sığmıyor bedene gidip sığabilecekleri başka bedenler arıyor,
YORULDUM BE BULUT GÖZLÜM-SALAMI SABAHA CENAZEYİ DÜNE BIRAKTIM.....
birgün bir yerde gerceklerin olduğu yerde karşılaşacağız elbet...FATURASIZ.
İLHAN KILIÇ
28.11.2011 - 13:50
ama maşşallah siz tepemize çıkıyorsunuz....: :))))
26.11.2011 - 19:45
İlginize teşekkür eder, gönlünüze ve nezih yüreğinize esenlikler temenni ederim.
22.10.2011 - 19:58
sayfama yorumunu bırakan tüm arkadaşlarıma selam olsun teşekkür ediyor saygılarımı sunuyorum
03.10.2011 - 12:14
Merhaba :)))
İyi günler, mutluluk ve huzur sizinle olsun...Saygılar, sevgiler...
Beni de arkadaşlığa kabul edemezmisiniz......
16.09.2011 - 13:53
Merhaba :)))
İyi günler, hayırlı cumalar......
08.08.2011 - 16:13
güzel çalışmalrınozdan dolayı sizi tebrik ederim
13.06.2011 - 13:28
Sayfamı ziyaretinizle onurlandırmışsınız...gönül teşekkürlerimle sevgiler saygılar....
18.01.2011 - 20:52
SEVGİLİ ARKADAŞIM;
*** DOĞUM GÜNÜNÜZÜ KUTLAR,YAŞAM BOYU BAŞARI VE MUTLULUKLAR DİLERİM..****
HAYAT SEVGİ KADAR GÜZEL AŞK GİBİ GÜÇLÜ OLSUN
DOĞUM GÜNÜNÜZÜN ANISINA**** RÜYA GİBİ *** ŞİİRİMİN ŞARKISINI DİNLEMEK İSTERSENİZ,ANTOLOJİ ANA SAYFAMDA TANITIM YAZISI BÖLÜMÜNDE www.atlassiir.com LİNKİNDEN SİTEME GİREREK ŞARKIYI WEP SİTEMDEKİ EN ÜSTTE MEDIA PLAYER DEN DİNLEYEBİLİRSİNİZ..
VEYA ANTOLOJİDE 1.SAYFAMDAKİ RÜYA GİBİ ŞİİRİMİN SESLİ MP3 DOSYADAN DİNLEYEBİLİRSİNİZ.
TEKRAR NİCE MUTLU VE HUZUR DOLU YILLAR DİLERİM.
AKÇAYDAN SELAM VE SAYGILARIMLA....
İBRAHİM YILMAZ..
** RÜYA GİBİ **
Rüya gibi uçup bitti
O güzelim mutlu anlar
Bir hayaldi geçip gitti
O sevecen tatlı yıllar.
Mazideki o yıllara
Şöyle dönüp bir baksana
Sarhoş eden duygu gibi
Alır bizi kollarına.
Solmaz denen güzellikler
Hep yalanmış yalan meğer
Hayat denen tüm gerçekler
Bir anlık rüyaymış meğer.
Nerde şimdi nerde kaldı
Yalan olan çocukluğum
Bir yıldızdı kaydı gitti
Aşka kanan o gençliğim.
Kutlu olsun doğum günün
Mutlu olsun melek yüzün
Aşkla gülsün bütün ömrün
Sevip sarsın petek gönlün.
Şehirpalas Oteli - 1987
SARIKAMIŞ
Güfte: İbrahim Yılmaz
Beste:Ersin Kayışlı - Mustafa Açıkgöz
Okuyan: Mustafa Açıkgöz
Not:bu şarkının yasal telif hakları mevcuttur.
Bestekar saygıdeğer Ersin Kayışlı hocama ve şarkıyı okuyan saygıdeğer Mustafa Açıkgöz kardeşime çok teşekkür ederim.
İBRAHİM YILMAZ
************************************************************************
SEVGİLİ ARKADAŞIM;
** ATLAS **
Şiir ve şarkı sitesi eserlerinizi paylaşmak için sizi bekliyor.
** ŞİİRLERİNİZİ
** ŞARKILARINIZI
** SESLİ ŞİİRLERİNİZİ
** VİDEOLARINIZI
** RESİMLERİNİZİ
** VE DİĞER TÜM ESERLERİNİZİ
Sitemize KAYIT OLUP, DUYURULARI okuduktan sonra paylaşabilirsiniz.
Eğer sanat miziği severseniz radyosunu çok seveceksiniz.
www.atlassiir.com
http://www.atlassiir.com/atlas
************************************************************
GÖNÜL KURALLARI
Elif Şafak’tan Aşk’ın 40 kuralı
Aşk romanındaki 40 kuralı biraraya getirdik. Aşk romanının ve hayatın bir özeti… 40 kuraldan biri: Başlı başına bir dünyadır aşk. Ya tam ortasındasındır, merkezinde, ya da dışındasındır, hasretinde.
Karşınızda Elif Şafak’ın “Aşk” romanında bahsedilen “40 kural”. Sizce kırk kuralın bu kadar özel olmasının, bizi kalbimizden vurmasının sebebi nedir?
Benim zeminimde bunun karşılığı, kendi içimizde özümüze yaptığımız yolculukta karanlıkta kaldığımız anlarda bize ışık tutan kurallar olduğudur. Duygularımızın iki tane ucu varsa biri korku ise diğeri sevgidir. 40 kural içimizdeki Öz’le birleşme, hakikati bulma yolculuğumu karşımızsa çıkan Aşk’ın kurallarıdır.
O en uç noktada öyle büyük bir sevgi vardır ki, olsa olsa adı ilahi sevgi olur. İşte bu ilahi sevginin bir diğer adı da her yerde aradığımız, özellikle karşı cinste buluruz sandığımız “AŞK”tır. Hayat ne ironik değil mi? Dışarda sandığımız şeyler, aslında içimizde durmakta ve bizim onların farkına varmamızı beklemekte.
İşte Şemsi Tebrizi’nin Aşk romanında geçen 40 kuralı (biraz uzunca ama emin olun ki kitap gibi kurallar da okunmaya değer) :
Gönlü geniş ve ruhu gezgin sufi meşreplilerin kırk kuralı:
GÖNÜL KURALLARI
1. kural: Yaradanı hangi kelimelerle tanımladığımız, kendimizi nasıl gördüğümüze ayna tutar. Şayet tanrı dendi mi öncelikle korkulacak, utanılacak bir varlık geliyorsa aklına, demek ki sen de korku ve utanç içindesin çoğunlukla. Yok, eğer, tanrı dendi mi evvela aşk, merhamet ve şefkat anlıyorsan, sende de bu vasıflardan bolca mevcut demektir.
2. kural: Hak yolunda ilerlemek yürek işidir,akıl işi değil. Kılavuzun daima yüreğin olsun,omzun üstünde ki kafan değil. Nefsini bilenlerden ol silenlerden değil!
3. kural: Kur’an dört seviyede okunabilir. İlk seviye zahiri manadır. Sonra ki batıni manadır. Üçüncü batıninin batınisidir. Dördüncü seviye o kadar derindir ki kelimeler kifayetsiz kalır tarif etmeye.
4. kural: Kainattatki her zerrede Allah’ın sıfatlarını bulabilirsin, çünkü O camide, mescitte, kilisede, havrada değil, her an her yerdedir. Allah’ı görüp yaşayan olmadığı gibi, onu görüp ölen de yoktur. Kim O’nu bulursa, sonsuza dek O’nda kalır.
5. kural: Aklın kimyası ile aşkın kimyası başkadır. Akıl temkinlidir. Korka korka atar adımlarını. Aman sakın kendini diye tembihler. Halbuki aşk öyle mi? Onun tek dediği:
Bırak kendini, ko gitsin; akıl kolay kolay yıkılmaz. Aşk ise kendini yıpratır, harap düşer. Halbuki hazineler ve defineler yıkıntılar arasında olur. Ne varsa harap bir kalpte var!
6. kural: Şu dünyadaki çatışma, önyargı ve husumetlerin çoğu dilden kaynaklanır. Sen sen ol, kelimelere fazla takılma. Aşk konusunda dil zaten hükmünü yitirir. Aşık dilsiz olur.
7. kural: Şu hayatta tek başına inzivada kalarak, sadece kendi sesinin yankısını duyarak, hakikati keşfedemezsin. Kendini ancak bir başka insanın aynasında tam olarak görebilirsin.
8. kural: Başına ne gelirse gelsin, karamsarlığa kapılma. Bütün kapılar kapansa bile, sonunda O sana kimsenin bilmediği gizli bir patika açar. Sen şu anda göremesen de, dar geçitler ardında nice cennet bahçeleri var. Şükret! istediğini elde edince şükretmek kolaydır. Sufi, dileği gerçekleşmediğinde de şükredebilendir.
9. kural: Sabretmek, öylece durup beklemek değil, ileri görüşlü olmak demektir. Sabır nedir? Dikene bakıp gülü, geceye bakıp gündüzü tahayyül edebilmektir. Allah aşıkları sabrı gülbeşeker gibi tatlı tatlı emer, hazmeder. Ve bilirler ki, gökteki ayın hilalden dolunaya varması için zaman gerekir.
10. kural: Ne yöne gidersen git, doğu,batı,kuzey ya da güney- çıktığın her yolculuğu içine doğru bir seyahat olarak düşün! Kendi içine yolculuk eden kişi, sonunda arzı dolaşır.
11. kural: Ebe bilir ki sancı çekilmeden doğum olmaz, ana rahminden bebeğe yol açılmaz. Ssenden yepyeni ve taptaze bir sen zuhur edebilmesi için zorluklara, sancılara hazır olman gerekir.
12. kural: Aşk bir seferdir. Bu sefere çıkan her her yolcu, istese de istemese de tepeden tırnağa değişir. Bu yollara dalıp da değişmeyen yoktur.
13. kural: Şu dünyada semadaki yıldızlardan daha fazla sayıda sahte hacı, hoca,şeyh, şıh var. Hakiki mürşit seni kendi içine bakmaya ve nefsini aşıp kendindeki güzellikleri bir bir keşfetmeye yönlendirir. Tutup da ona hayran olmaya değil.
14. kural:Hakk’ın karşına çıkardığı değişimlere direnmek yerine, teslim ol. Bırak hayat sana rağmen değil seninle beraber aksın. Düzenim bozulur, hayatımın altı üstüne gelir diye endişe etme. Nereden biliyorsun hayatın altının üstünden daha iyi olmayacağını?
15. kural: Allah, içte ve dışta her an hepimizi tamama erdirmekle meşguldür. Tek tek her birimiz tamamlanmamış birsanat eseriyiz. Yaşadığımız her hadise, atlattığımız her badire eksiklerimizi gidermek için tasarlanmıştır. Rab noksanlarımızla ayrı ayrı uğraşır çünkü beşeriyet denen eser, kusursuzluğu hedefler.
16. kural:Kusursuzdur ya Allah, onu sevmek kolaydır. Zor olan hatasıyla sevabıyla fani insanları sevmektir. Unutma ki kişi bir şeyi ancak sevdiği ölçüde belebilir. Demek ki hakikaten kucaklamadan ötekini, Yaradan’dan ötürü yaratılanı sevmeden, ne layıkıyla bilebilir, ne layıkıyla sevebilirsin.
17. kural: Esas kirlilik dışta değil içte, kisvede değil kalpte olur. Onun dışındaki her leke ne kadar kötü görünürse görünsün, yıkandı mı temizlenir, suyla arınır. Yıkamakla çıkmayan tek pislik kalplerde yağ bağlamış haset ve art niyettir.
18. kural: Tüm kainat olanca katmanları ve karmaşasıyla insanın içinde gizlenmiştir. Şeytan, dışımızda bizi ayartmayı bekleyen korkunç bir mahluk değil bizzat içimizde bir sestir. Şeytanı kendinde ara, dışında, başkalarında değil ve unutma ki nefsini bilen Rabb’ini bilir. Başkalarıyla değil sadece kendiyle uğraşan insan sonunda mükafat olarak Yaradan’ı tanır
19. kural:Başkalarından saygı,ilgi ya da sevgi bekliyorsan önce sırasıyla kendine borçlusun bunları. Kendini sevmeyen birinin sevilmesi mümkün değildir. Sen kendini sevdiğin halde dünya sana diken yolladı mı, sevin. Yakında gül yollayacak demektir.
20. kural: Yolun ucunun nereye varacağını düşünmek beyhude bir çabadan ibarettir. Sen sadece atacağın ilk adımı düşünmekle yükümlüsün. Gerisi zaten kendiliğinden gelir.
21. kural: Hepimiz farklı sıfatlarla sıfatlandırıldık. Şayet Allah herkesin tıpatıp aynı olmasını isteseydi,hiç şüphesiz öyle yapardı. Farklılıklara saygı göstermemek,kendi doğrularını başkalarına dayatmaya kalkmak, Hakk’ın mukaddes nizamına saygısızlık etmektir.
22. kural: Hakiki Allah aşığı bir meyhaneye girdi mi orası ona namazgah olur. Ama bekri aynı namazgaha girdimi orası ona meyhane olur. Şu hayatta ne yaparsak yapalım, niyetimizdir farkı yaratan, suret ile yaftalar değil.
23. kural: Yaşadığımız hayat elimize tutuşturulmuş rengarenk ve emanet bir oyuncaktan ibaret. Kimisi oyuncağı o kadar ciddiye alır ki ağlar, perişan olur onun için. Kimisi eline alır almaz şöyle bir kurcalar oyuncağı, kırar ve atar. Ya aşırı kıymet verir, ya kıymet bilmeyiz.
Aşırılıklardan uzak dur. Sufi ne ifrattadırne tefritte. Sufi daima orta yerde…
24. kural: Madem ki insan eşref-i mahlukattır, yani varlıkların en şereflisi, attığı her adımda Allah’ın yeryüzünde ki halifesi olduğunu hatırlayarak, buna yakışır soylulukta hareket etmelidir. İnsan yoksul düşse, iftiraya uğrasa, hapse girse, hatta esir olsa bile, gene de başı dik, gözü pek, gönlü emin bir halife gibi davranmaktan vazgeçmemelidir.
25. kural: Cenneti ve cehennemi illa ki gelecekte arama. İkisi de şu an da burada mevcut. Ne zaman birini çıkarsız, hesapsız ve pazarlıksız sevmeyi başarsak, cennetteyiz aslında. Ne vakit birileriyle kavgaya tutuşsak; nefrete, hasede ve kine bulaşsak, tepetaklak cehenneme düşüveririz.
26. kural: Kainat yekvücud, tek varlıktır. Herşey ve herkes görünmez iplerle birbirine bağlıdır. Sakın kimsenin ahını alma; bir başkasının hele hele senden zayıf olanın canını
yakma. Unutma ki dünyanın öte ucunda tek bir insanın kederi, tüm insanlığı mutsuz edebilir. Ve bir kişinin saadeti herkesin yüzünü güldürebilir.
27. kural: Şu dünya bir dağ gibidir, ona nasıl seslenirsen o da sana öyle aksettirir. Ağzından hayırlı bir laf çıkarsa, hayırlı laf yankılanır, şer çıkarsa sana gerisin geri şer yankılanır.
Öyleyse kim ki senin hakkında kötü konuşur, sen o insan hakkında kırk gün kırk gece güzel sözler et. Kırk günün sonunda göreceksin herşey değişmiş olacak. Senin gönlün değişirse dünya değişir.
28. kural: Geçmiş zihinlerimizi kaplayan bir sis bulutundan ibaret. Gelecek ise başlı başına bir hayal perdesi. Ne geleceğimizi bilebilir, ne geçmişimizi değiştirebiliriz. Sufi daima
şu anın hakikatini yaşar.
29. kural: Kader hayatımızın önceden çizilmiş olması demek değildir. Bu sebepten,”ne yapalım, kaderimiz böyle”deyip boyun bükmek cehalet göstergesidir. Kader yolun tamamını değil, sadece yol ayrımlarını verir. Güzergah bellidir ama tüm dönemeç ve sapaklar yolcuya aittir. Öyleyse ne hayatının hakimisin,ne de hayat karşısında çaresizsin.
30. kural: Hakiki sufi öyle biridir ki başkaları tarafından kınansa, ayıplansa, dedikodusu yapılsa, hatta iftiraya uğrasa bile, o ağzını açıp da kimse hakkında tek kelime kötü laf etmez.
Sufi kusur görmez kusur örter.
31. kural: Hakk’a yakınlaşabilmek için kadife gibi bir kalbe sahip olmalı. Her insan şu veya bu şekilde yumuşamayı öğrenir. Kimi bir kaza geçirir, kimi ölümcül bir hastalık, kimi ayrılık acısı çeker, kimi maddi kayıp… Hepimiz kalpteki katılıkları çözmeye fırsat veren badireler atlatırız. Ama kimimiz bunda ki hikmeti anlar ve yumuşar; kimimiz ise,ne yazık ki daha da sertleşerek çıkar.
32. kural: Aranızda ki perdeleri tek tek kaldır ki Allah’a saf bir aşkla bağlanabilesin. Kuralların olsun ama kurallarını başkalarını dışlamak yahut yargılamak için kullanma. Bilhassa putlardan uzak dur, dost. Ve sakın kendi doğrularını putlaştırma. İnancın büyük olsun ama inancınla büyüklük taslama!
33. kural: Bu dünyada herkes bir şey olmaya çalışırken sen hiç ol! Menzilin yokluk olsun. İnsanın çömlekten farkı olmamalı. Nasıl ki çömleği tutan dışında ki biçim değil içinde ki boşluk ise, insanı ayakta tutan da benlik zannı değil hiçlik bilincidir.
34. kural: Hakk’a teslimiyet ne zayıflık ne edilgenlik demektir. Tam tersine, böylesi bir teslimiyet son derece güçlü olmayı gerektirir. Teslim olan insan çalkantılı ve girdaplı sularda debelenmeyi bırakır; emin bir beldede yaşar.
35. kural: Şu hayatta ancak tezatlarla ilerleyebiliriz. Mümin içindeki münkirle tanışmalı, Allah’a inanmayan kişi ise içinde ki inananla. İnsan-ı kamil mertebesine varana kadar gıdım gıdım ilerler kişi. Ve ancak tezatları kucaklayabildiği ölçüde olgunlaşır.
36. kural: Hileden,desiseden endişe etme. Eğer birileri sana tuzak kuruyor, sana zarar vermek istiyorsa, Allah da onlara tuzak kuruyordur. Çukur kazanlar o çukura kendileri düşer. Bu sistem karşılıklar esasına göre işler. Ne bir katre hayır karşılıksız kalır, ne bir katre şer. O’nun bilgisi dışında yaprak bile kıpırdamaz. Sen sadece buna inan!
37. kural:Allah kılı kırk yaracak titizlikle çalışan bir saat ustasıdır. O kadar dakiktir ki sayesinde her şey tam zamanında olur. Ne bir saniye erken, ne bir saniye geç. Her insan için bir aşık olma zamanı vardır; bir de ölmek zamanı.
38. kural: Yaşadığım hayatı değiştirmeye, kendimi dönüştürmeye hazır mıyım? Diye sormak için hiçbir zaman geç değil. Kaç yaşında olursak olalım, başımızdan ne geçmiş olursa olsun, tamamen yenilenmek mümkün.
Tek bir gün bile öncekinin tıpatıp tekrarıysa,yazık!
Her an her nefeste yenilenmeli. Yepyeni bir yaşama doğmak için ölmeden önce ölmeli.
39. kural: Noktalar sürekli değişse de bütün aynıdır. Bu dünyadan giden her hırsız için bir hırsız daha doğar. Ölen her dürüst insanın yerini bir dürüst insan alır. Hem bütün hiçbir zaman bozulmaz. Her şey yerli yerinde kalır, merkezinde… Hem de bir günden bir güne hiçbir şey aynı olmaz.
Ölen her sufi için bir sufi daha doğar.
40. kural: Aşksız geçen bir ömür beyhude yaşanmıştır. Acaba ilahi aşk peşinde mi koşmalıyım, yoksa dünyevi, semavi ya da cismani diye sorma! Ayrımlar ayrımları doğurur. Aşk’ın hiçbir sıfat ve tamlamaya ihtiyacı yoktur.
Başlı başına bir dünyadır aşk. Ya tam ortasındasındır, merkezinde ya da dışındasındır, hasretinde.
18.01.2011 - 16:36
Saygın şaire arkadaşımız Bayan Sibel Deniz
* Doğum gününüzü içtenlikle kutlar esenlik ve mutluluklarla dolu dolu
nice güzel yılların sizinle olmasını dileriz.*
* Antoloji Sitesi Yetkili Şairler Grubu *
18.01.2011 - 10:48
Doğum gününüzü kutlarım. Yüce Rabbim size sağlıklı, uzun ve hayırlı ömürler versin. Sizi sevdiklerinize bağışlasın.
16.09.2010 - 11:01
Kadın
Başımıza taçsın,gönlümüze ilaç.
Sen bil ki,hayatın özüsün kadın.
Herkes sana hasrettir ve de muhtaç.
Sen bil ki,hayatın özüsün Kadın
Kız kardeşsin,evlerimize direk.
Eşsin,senin için çarpar yürek.
Anasın,başka söze ne gerek?
Sen bil ki,hayatın özüsün Kadın
İçindeysen güzeldir,hayal ve düş,
Yokluğundur,ölüme denk ve eş.
Kıskanır inan,seni gökte Güneş.
Sen bil ki,hayatın özüsün Kadın
Değil; elmas,yakut ve de altına,
Değişilmezsin,dünya tahtına.
Serilmiş Cennet,ayak altına.
Sen bil ki,hayatın özüsün Kadın
Mustafa Erol
Manavgat İlçe Milli Eğtim Şube Müdürü
13.09.2010 - 17:14
BANA AŞKI SORSAN
ŞÖYLE İFADE EDERİM:
sesine ses olur çığlık dolu geceler
soluk almak istersin nefretin yer vermez
göz yaşı olur söylenen tüm sözler
bir umut bakar gözlerin
yanar sözlerin kanar yüreyin.
kırık bir lamba gibi
soğuk kaldırım kenarına
atılmış bir çöp tanesi misalı
üşürsün..
gecenin ayazında ısınırsın
sen bölesine severken
o senden habersiz
işte AŞK bu DERİM.
05.06.2010 - 23:29
üzgünüm dünya güçlüler üzerine kurulu eğer adalet ve hukuk işlemiş olsaydı değil erkeğin kadının üstünde hüküm kurması hiç bir insan karıncayı dahi incitmezdi malesef habil ve kabilin kavgasından bu güne kadar hep güçlüler kazanmış dünyanın sonuna kadarda böyle gidecektir HAYATIN VE DÜNYANIN TÜM ALANINDA
01.06.2010 - 17:08
bişeyy şiiriniz güzel olmuş kaleminize sağlık.siz bizi aşk ve sevgi şiirlerine alıştırdınız.sevgi ve aşk olunca her şey zaten düzelir.sizin gönlünüzdfki pınardan,yeni aşk ve sevgiler bekliyoruz.bu benim doğrumdur.hatam olduysa özür dilerim. ALİ.
01.06.2010 - 12:48
YÜREGİNİN GÜZELİĞİ KALEMİNE YANSIM ÜSATEDEM KALEMİN VE YOLUN DAİMA AYDINLIK OLSUN SAYGILAIRMLA
07.05.2010 - 21:40
ÜSTADIM BAŞARILI ÇALIŞMALARINIZI KUTLARIM, SİZİN GİBİ DUYARLI
YÜREKLERE GRUPLARIMIN KAPISI AÇIKTIR PAYLAŞIMA BUYURUNUZ.
AŞKIN DERYASI Kitabımdan Damlalar GURUBU
Isparta Sevdalıları Grubu
NE MUTLU BEN TÜRKÜM DİYENLER grubu
Saygıdeğer ÜSTADLAR,SANATKARLAR grubu
Saygıdeğer gönül dostlarım profilimden üye olduğum grupları tıklayarak mavi yıldızlı olanların bu gruba üye ol yazısını tıklayın tamam.saygılar,selamlar size.
Toplam 92 mesaj bulundu