çok içten gelerek hayatın gerçeklerini yazdığı dizelerle sazıyla seslendirerek söyleyen büyük halk ozanımızdır.onu dinlerken duygulanmamak elde değil.günün şartalarına uygun olarak yazmıştır türkülerini.
.çift camlardan ses gelmiyor
yavrum yüzün görünmüyor.
78 ve 80 li yıllarda helede sebep yokken bir hiç uğuruna cezaevlerine girenler bu dizelerin ne anlama geldiğini çoook ii bilebilir.
Tüm insanların uyum içinde birlikte yaşadıkları ve eşit haklara sahip oldukları demokratik ve özgür bir toplum hayali hiç aklımdan çıkmıyor. Uğrunda yaşadığım ideal bu ama gerekirse bunun için ölmeye de hazırım.
diyen ve özgürlük uğruna 27 yıl hapis yatan güney afrikalı avukat zenci lider
münevver karabulut adlı 17 yaşınadki genç kızı testereyle çeşitli delici ve kesici aletlerele canlı canlı kesip doğrayan şüpheli, kişinin amcası oluyor kendisi.197 gün yurtdışında olduğu sanılan ama istanbulda saklananılarak bazı pazarlıklar yapılarak avukatları tarafından polise teslim edilmesinde parmağı olduğu sanılan şahıs
sen nasıl yanındaysan onun en zor anında, o da senin gibi olmalı. elini tutup kaldırmalısın ve son gücünle çekmelisin onu ileri. hep... durmadan, bıkmadan, usanmadan... ne zaman takılsa düşeradım olsa bilmeli tutacaksın elinden. düşmeyecek asla çünkü sen varsındır. geride kalmayacak o vakit çünkü sen... arkanda olmamalı o, önünde de, yanında olmalı. o yüzden o ne zaman ileri çıksa senden, seni de yanına çekmeli.
yazın çukurovada pamuk toplayan.karadenizde fındık çay toplayan.doğuanadoluda sürügüden peynir yapan akdenizde fide diken gül toplayan
kısacası bütün anadolu kadınları birer efsanedir.hayat can verenler onlardır.
çok güzekl şiirleri olan şairimiz.ben en çok içimde ağlayan gülleri seviyorum ve paylaşıyorum
GÜLLER AĞLAR İÇİMDE
Ne zaman ayrılık saati gelse
En vazgeçilmez yerinde yaşamın
Duysak ayak seslerini akşamın
Ve sokaklardan el ayak çekilse
Bir ürpertiyle duyarım o zaman
Seni çağıran sesi uzaklardan
Ne zaman ayrılık saati gelse
Bir gariplik çöker içime birden
Kalan tek anı gibi bir devirden
Durmadan çalınır o gamlı beste
Sanki bilir dem hazin öykümüzü
Bulutlar ağlar, kararır gökyüzü
Ne zaman ayrılık saati gelse
Bir çaresizliğe anlatır gibi
Birden değişir gözlerinin rengi
Mavi solar, koyulaşır yeşilse
Sarınca ruhunu eski bir hüzün
Uçar gider pembeliği yüzünün
Ne zaman ayrılık saati gelse
Uzatsan özlemle dudaklarını
Tüm ağaçlar döker yapraklarını
Ne çiçek kalır ortada, ne bahçe
Sadece uğultusu o rüzgarın
Ve bir umut kırıntısı: Belki yarın
Ne zaman ayrılık saati gelse
Bir fırtına çıkmışcasına, büyük
İçimdeki güllerin boynu bükük
Bir zaman kalakalırım öylece
Neden sonra gittiğini anlarım
İçimde güller ağlar, ben ağlarım…
Iki şeyi bilmek istiyorum. (Belki aynı şeyi iki kere bilmek
istiyordum.) Duvarların rengi neydi? Derimin rengi neydi?
Dokunuyorum duvarlara; parmak uçlarımla, avuçlarımla,
dilimle dokunuyorum. Duvarların bir rengi olmalı. Ama hiçbir
duvarcının, hiçbir ressamın bu rengi bildiğini sanmam. Adı
yoktu bu rengin, kimyası yoktu. Belki renksizliğin rengiydi bu.
Çürüyen bir bedenin kokusuydu duvarların rengi...
Fakir bir çamaşırcı ve kötü yola düşmüş bir kadının kızı olan Katerina, Papaz Gluk’un evinde çamaşırcılığa başlar. Gluk belli bir süre sonra Katerinayla ilişkiye girer. Bu sırada Rusya ile İsviçre savaşa hazırlanmak üzereydiler. İsviçreliler Katerina’nın bulunduğu şehre gelmişlerdi. Katerina burada bir isviçre askerine hayran olur sonunda aşk doğar. Bu arada Katerina askeril papazı idare etmektedir. Papaz bundan şüphelenir ve sonunda evinde Katerina’yla askeri basar ve orada askeri öldürür ve evini yakar. Korktuğu için Katerina’yla Rusya tarafına sığınmaya karar verir. Rusya tarafına geçerlerken sınırda yüzbaşının birisi Katerina’ya el koyar papazıda Moskova’ya gönderir. Kısa sürede Katerina ile yaşadığı aşk ortaya çıkınca Genaral Menkişof emanetine alır. Katerina ile genaral gönül eğlendirir. Genaral savaşı kazanmış olarak yurduna dönerken Katerina’yıda götürür. Fakat karısından korktuğu için Katerina’yı en yakın arkadaşı ve hatta çarın en yakın dostu olan Genaral Şermiyetif’e verir. O günden sonra Katerina’nın şansı açılır. Başlarda ilgi çekmeyen kız bir anda herkesin gözdesi olur ve Çarın metresliğine ardındanda Rusya’ya çariçe olur.
abdullah papur
23.09.2009 - 10:34çok içten gelerek hayatın gerçeklerini yazdığı dizelerle sazıyla seslendirerek söyleyen büyük halk ozanımızdır.onu dinlerken duygulanmamak elde değil.günün şartalarına uygun olarak yazmıştır türkülerini.
.çift camlardan ses gelmiyor
yavrum yüzün görünmüyor.
78 ve 80 li yıllarda helede sebep yokken bir hiç uğuruna cezaevlerine girenler bu dizelerin ne anlama geldiğini çoook ii bilebilir.
şu an ne dinliyorum
22.09.2009 - 18:38duvarları kuşatında tutuklayın hepsini
ZÜLFÜ LİVANELİ
en güzel anne
19.09.2009 - 19:08bütün anneler güzeldir...
nelson mandela
19.09.2009 - 19:05Tüm insanların uyum içinde birlikte yaşadıkları ve eşit haklara sahip oldukları demokratik ve özgür bir toplum hayali hiç aklımdan çıkmıyor. Uğrunda yaşadığım ideal bu ama gerekirse bunun için ölmeye de hazırım.
diyen ve özgürlük uğruna 27 yıl hapis yatan güney afrikalı avukat zenci lider
aras kargo
19.09.2009 - 18:57önem taşır...sloganıyla iş yapan kargo şirketi....
Uyan Türkiye
18.09.2009 - 20:31uyan türkiye kömür ve makarna dağıtılıyo :)))
hayyam garipoğlu
17.09.2009 - 17:26münevver karabulut adlı 17 yaşınadki genç kızı testereyle çeşitli delici ve kesici aletlerele canlı canlı kesip doğrayan şüpheli, kişinin amcası oluyor kendisi.197 gün yurtdışında olduğu sanılan ama istanbulda saklananılarak bazı pazarlıklar yapılarak avukatları tarafından polise teslim edilmesinde parmağı olduğu sanılan şahıs
şu an ne dinliyorum
17.09.2009 - 10:22caner gülsüm
saçlarını taramışsın
sarı renge boyomışsın.
haberin varmıydı benden
beni bana komamışsın
beklemek
16.09.2009 - 13:09Bekle Beni
Tek bir haber bile çıkmasa uzaklardan
Saçma da olsa bekleyişin
Yalnız sen olsan bile bekleyen beni
Bekle beni
Bırak beklemekten usanmış dostlarım
Öldüğümü sansınlar benim
İçme anılar gibi acı
İçme sakın o şaraptan
Yağmurlar içinde bekle beni
Karlar tozarken bekle
Ortalık ağarırken bekle
Kimseler beklemezken
sen bekle beni
Konstantin Simonov
dost
16.09.2009 - 12:04sen nasıl yanındaysan onun en zor anında, o da senin gibi olmalı. elini tutup kaldırmalısın ve son gücünle çekmelisin onu ileri. hep... durmadan, bıkmadan, usanmadan... ne zaman takılsa düşeradım olsa bilmeli tutacaksın elinden. düşmeyecek asla çünkü sen varsındır. geride kalmayacak o vakit çünkü sen... arkanda olmamalı o, önünde de, yanında olmalı. o yüzden o ne zaman ileri çıksa senden, seni de yanına çekmeli.
obur
16.09.2009 - 11:54habire yiyen doymak nedir bilmeyen
o yar gelir
16.09.2009 - 11:51O yar gelir, yazı ya yaban gül olur.
Yüzün görsem tutulur dilim lal olur.
Aşka düşen divane gezer del'olur.
Mezarımı derin kazın, dar olsun
Altı lale, üstü çimen bağ olsun
Ben ölürsem sevdiceğim sağ olsun
RUHİ SU
değişmek
16.09.2009 - 11:45değişmeyen tek şey değişimdir.
el kızı
15.09.2009 - 11:39kaynanalara göre el gelinler :)))
efsane kadın
15.09.2009 - 11:30yazın çukurovada pamuk toplayan.karadenizde fındık çay toplayan.doğuanadoluda sürügüden peynir yapan akdenizde fide diken gül toplayan
kısacası bütün anadolu kadınları birer efsanedir.hayat can verenler onlardır.
en güzel kız isimleri
15.09.2009 - 11:25elif
eylem
diren
dilara
dilan
sitem
sinem,
çilem
efkan şeşen
15.09.2009 - 11:21Yokluguna dayanamam ölümdür
Solar gülüm viran olur sevdacan
sevdacan en sevdiğim parçasıdır.sesini duruşunu beğendiğim sanatçı
ümit yaşar oğuzcan
13.09.2009 - 14:26çok güzekl şiirleri olan şairimiz.ben en çok içimde ağlayan gülleri seviyorum ve paylaşıyorum
GÜLLER AĞLAR İÇİMDE
Ne zaman ayrılık saati gelse
En vazgeçilmez yerinde yaşamın
Duysak ayak seslerini akşamın
Ve sokaklardan el ayak çekilse
Bir ürpertiyle duyarım o zaman
Seni çağıran sesi uzaklardan
Ne zaman ayrılık saati gelse
Bir gariplik çöker içime birden
Kalan tek anı gibi bir devirden
Durmadan çalınır o gamlı beste
Sanki bilir dem hazin öykümüzü
Bulutlar ağlar, kararır gökyüzü
Ne zaman ayrılık saati gelse
Bir çaresizliğe anlatır gibi
Birden değişir gözlerinin rengi
Mavi solar, koyulaşır yeşilse
Sarınca ruhunu eski bir hüzün
Uçar gider pembeliği yüzünün
Ne zaman ayrılık saati gelse
Uzatsan özlemle dudaklarını
Tüm ağaçlar döker yapraklarını
Ne çiçek kalır ortada, ne bahçe
Sadece uğultusu o rüzgarın
Ve bir umut kırıntısı: Belki yarın
Ne zaman ayrılık saati gelse
Bir fırtına çıkmışcasına, büyük
İçimdeki güllerin boynu bükük
Bir zaman kalakalırım öylece
Neden sonra gittiğini anlarım
İçimde güller ağlar, ben ağlarım…
12 eylül
13.09.2009 - 14:22ancak çekenlerin dizeleri anlatır bunu
ahmet telli (su çürüdü)
Iki şeyi bilmek istiyorum. (Belki aynı şeyi iki kere bilmek
istiyordum.) Duvarların rengi neydi? Derimin rengi neydi?
Dokunuyorum duvarlara; parmak uçlarımla, avuçlarımla,
dilimle dokunuyorum. Duvarların bir rengi olmalı. Ama hiçbir
duvarcının, hiçbir ressamın bu rengi bildiğini sanmam. Adı
yoktu bu rengin, kimyası yoktu. Belki renksizliğin rengiydi bu.
Çürüyen bir bedenin kokusuydu duvarların rengi...
Adımdan gayrısını bilmiyorum
09.09.09
09.09.2009 - 12:06günlerden bir gün işte.pek bişey ifade etmez. herhesin hergünü ve bugünü güzel olsun
çariçe katarina
03.09.2009 - 16:11Fakir bir çamaşırcı ve kötü yola düşmüş bir kadının kızı olan Katerina, Papaz Gluk’un evinde çamaşırcılığa başlar. Gluk belli bir süre sonra Katerinayla ilişkiye girer. Bu sırada Rusya ile İsviçre savaşa hazırlanmak üzereydiler. İsviçreliler Katerina’nın bulunduğu şehre gelmişlerdi. Katerina burada bir isviçre askerine hayran olur sonunda aşk doğar. Bu arada Katerina askeril papazı idare etmektedir. Papaz bundan şüphelenir ve sonunda evinde Katerina’yla askeri basar ve orada askeri öldürür ve evini yakar. Korktuğu için Katerina’yla Rusya tarafına sığınmaya karar verir. Rusya tarafına geçerlerken sınırda yüzbaşının birisi Katerina’ya el koyar papazıda Moskova’ya gönderir. Kısa sürede Katerina ile yaşadığı aşk ortaya çıkınca Genaral Menkişof emanetine alır. Katerina ile genaral gönül eğlendirir. Genaral savaşı kazanmış olarak yurduna dönerken Katerina’yıda götürür. Fakat karısından korktuğu için Katerina’yı en yakın arkadaşı ve hatta çarın en yakın dostu olan Genaral Şermiyetif’e verir. O günden sonra Katerina’nın şansı açılır. Başlarda ilgi çekmeyen kız bir anda herkesin gözdesi olur ve Çarın metresliğine ardındanda Rusya’ya çariçe olur.
japon atasözü
29.08.2009 - 18:30Yalan dört nala gider. Hakikat ise adım adım yürür, fakat yine de vaktinde yetişir.
çökelek
29.08.2009 - 18:27yoğurt veya ayran kaynatılarak elde edilen biraz eşkimsi bir süt
ürünü.
Çin Seddi Duvar Yazıları
29.08.2009 - 18:22bu duvar kiralıktır. :)))
Toplam 637 mesaj bulundu