Burun kızarır, gözler yaşarır
böyle hapşırmakla hapşırmamak arasında gidip gelinir ya..
Çok hoş bir duygu o..
Ya da hapşurunca güzel oluyor..
Ya da..
seviyorum ben hapşurmayı..
-Akşam tok gel, yemek yapmadım
-Nerden çıktı şimdi bu
-Acaba nereden çıktı? Hatta mümkünse hiç eve gelme!
-Yaf yapma etme kış günü..
-Ben anlamam, hem ben seninle konuşmuyorum
-Öyle mi? bak iyi oldu bu ne zamandır takılmıyorum arkadaşlarla, bu akşam eğleniriz biraz (blöf)
-Hı? (blöfü yedi)
Karışma! kendi etti kendi bulsun, senin onu yargılamaya veya ona engel olmaya hakkın yok
denilsede
kendi bacağından asılan koyun
zamanla
etrafa çirkin kokular yaymaya başlar
ve insanları rahatsız eder..
Kaleden kaleye gol olmaz!
Taç yok..
En son gelen kaleye geçer..
Top ele çarpınca avantaja bırakılır..(kavgalar genelde bu kuraldan çıkar)
Birde kural olmasada gol yenildiği zaman kendini en iyi oynayan kişi zannedenlerin
-Çık nan kaleye ben geçecem! Gol yiyip duruyorsun..
nev'inden artizlikleri var..
Birde
-Oynatmazsan piskiletin pedalını kırdığını babama söylerim
diyen küçük kardeşler vardır
onlarada
-Ayağına gelen topu şu tarafa at, başka bi şey yapma!
kuralı tenbih edilir..
Evet..
İsyan etmeninde bir usûlü vardır.
Asi isen ahlaklı, sınırları olan bir asi olmalısın...
Nurettin Topçu aynı ismi taşıyan tezinde şöyle der;
Biz, hem uysallığa, hem de anarşizme karşıyız. her türlü sosyolojizme, yani toplum gerçeğinin her şey olduğu anlayışına karşı olduğumuz kadar, bencil ve katı ferdiyetçiliğin de karşısındayız. ferdin, sadece bütün iradeleri aynı şekilde belirleyen bir irade karşısındaki uysallığını kabul ediyoruz.
Şaheser olmakla birlikte
Yanlışlıkla üstüne oturulduğu zaman
önce küçük gıdıklanmalarla başlayan maceranın
ilerde kaşıntılara dönüşen bir eziyete dönüşmesi kaçınılmazdır..
Hele huylanmışsanız..
zıplayın durun; belki düşerler yere..
Valla benim dedem hiç televizyon seyretmezdi
Safta değildi..
Üstelik 12 tane çocuğu vardı..
sen televizyondan öğrenmeye devâm et..
Hatta
Televizyonunuda al git.. :)
İcad edilmeden önce
bir insanın öldürülüşünü hayatında ya 3 ya da 4 kez görmüş olan insanlar bir yanda,
icâdından ve popüler olmasından sonra
bırakın nasıl öldürüldüğünü
nasıl parçalara ayrılacağını ezberleyen
ve cinayet işlerkenki psikolojiyi çok iyi tanıyan insanlar bir yanda..
Bugün insanlar
gözlerine, kulaklarına, duyuları ve algılarına
farklı gelen her şeyi 'sanat' olarak isimlendiriyor..
Sanat'ın etiğini, üslubunu konuşan hiç kimse yok.
Her şeyde bir kriter, bir sınır var iken
'sanatta sınırsızlık' anlayışı ne kadar saçma..
Hani sorulabilir, nedir bu sanatın sınırı ve kriteri, kim koymuştur;
şüphesiz
her şey
en büyük sanatçı olan Sâni-i Zülcelâlin eseridir..
Şöyle yere göğe bir nazar ettiğimizde
Allah'ın san'atında bir çirkinlik, bir bozukluk görülebilir mi?
Kaç tane san'at eleştirmeni bir ağacın veya bir kelebeğin üzerindeki san'atta kusur bulabilir ki?
Ricâ ederim,
bana kalkıp Küçük İskender denilen aykırı fıtratlı insanın iğrenç yazılarının
san'at olduğunu söylemeyin!
'ig' eski türkçede hastalık, illet anlamına geliyor.
'yigrenmek' fiili 'iğrenmek olarak türemiş
ve
'iğrenilen' anlamında iğrenç olarak kullanılagelmiştir..
hapşırmak
15.12.2006 - 15:58Burun kızarır, gözler yaşarır
böyle hapşırmakla hapşırmamak arasında gidip gelinir ya..
Çok hoş bir duygu o..
Ya da hapşurunca güzel oluyor..
Ya da..
seviyorum ben hapşurmayı..
karı
15.12.2006 - 15:49La gariler..!
böyle bir fıkra vardı..
Fîrak
15.12.2006 - 15:46Elem..
camdan kalp
15.12.2006 - 15:35Kurşun ve acı geçirmeyeni makbul..
ayva tatlısı
15.12.2006 - 15:34Hoşaf..
Yakında lazlarda bir tatlı yapacaklar
Lahana tatlısı..
chacaron
15.12.2006 - 15:32Çaçaron'un transkripsiyondan nasibini almış hâli..
ölü
15.12.2006 - 10:52Sopa..
Sopalar ölü ağaçlardır; kökleriyle bağlantıları koparılmış..
Yinede bir ölünün devinimi nice canlıyı kaçırmaya yeterli..
simit yiyen martılar
15.12.2006 - 10:35Ekmek kavgası..
karı koca diyalogları
15.12.2006 - 10:30Küçük bir tartışmanın ertesi günü telefonda;
-Akşam tok gel, yemek yapmadım
-Nerden çıktı şimdi bu
-Acaba nereden çıktı? Hatta mümkünse hiç eve gelme!
-Yaf yapma etme kış günü..
-Ben anlamam, hem ben seninle konuşmuyorum
-Öyle mi? bak iyi oldu bu ne zamandır takılmıyorum arkadaşlarla, bu akşam eğleniriz biraz (blöf)
-Hı? (blöfü yedi)
kendi bacağından asılan koyun
15.12.2006 - 10:24Karışma! kendi etti kendi bulsun, senin onu yargılamaya veya ona engel olmaya hakkın yok
denilsede
kendi bacağından asılan koyun
zamanla
etrafa çirkin kokular yaymaya başlar
ve insanları rahatsız eder..
karı
15.12.2006 - 10:11İhtiyar kadın.
'karımak' eski türkçede 'yaşlanmak' anlamına geliyor..
Aynı şekilde 'koca' da ihtiyar erkek anlamında..'kocamak' = yaşlanmak..
mahalle maçı kuralları
15.12.2006 - 09:44Kaleden kaleye gol olmaz!
Taç yok..
En son gelen kaleye geçer..
Top ele çarpınca avantaja bırakılır..(kavgalar genelde bu kuraldan çıkar)
Birde kural olmasada gol yenildiği zaman kendini en iyi oynayan kişi zannedenlerin
-Çık nan kaleye ben geçecem! Gol yiyip duruyorsun..
nev'inden artizlikleri var..
Birde
-Oynatmazsan piskiletin pedalını kırdığını babama söylerim
diyen küçük kardeşler vardır
onlarada
-Ayağına gelen topu şu tarafa at, başka bi şey yapma!
kuralı tenbih edilir..
gizli numaradan çağrı bırakanlar
15.12.2006 - 09:25Symbian kullanan telefonlar için engelleme programları var..
isyan ahlakı
15.12.2006 - 09:06Evet..
İsyan etmeninde bir usûlü vardır.
Asi isen ahlaklı, sınırları olan bir asi olmalısın...
Nurettin Topçu aynı ismi taşıyan tezinde şöyle der;
Biz, hem uysallığa, hem de anarşizme karşıyız. her türlü sosyolojizme, yani toplum gerçeğinin her şey olduğu anlayışına karşı olduğumuz kadar, bencil ve katı ferdiyetçiliğin de karşısındayız. ferdin, sadece bütün iradeleri aynı şekilde belirleyen bir irade karşısındaki uysallığını kabul ediyoruz.
iliştirmek
15.12.2006 - 08:54ilmek, iliklemek
ucundan tutturuvermek..
tasarruf
15.12.2006 - 08:53Sarfetmek fiili ve sarraf kelimesi ile aynı kökenden..
Karınca Yuvası
15.12.2006 - 08:48Şaheser olmakla birlikte
Yanlışlıkla üstüne oturulduğu zaman
önce küçük gıdıklanmalarla başlayan maceranın
ilerde kaşıntılara dönüşen bir eziyete dönüşmesi kaçınılmazdır..
Hele huylanmışsanız..
zıplayın durun; belki düşerler yere..
bahşiş
15.12.2006 - 08:41'Bahşediş' bahşetmek.
Farsça 'bahşîden' olarak geçer.
Hediye.
televizyon
14.12.2006 - 18:40Üstelik diğer televizyon seyretmeyen dedemin
3 tane çocuğu vardı..
televizyon kültürü
14.12.2006 - 18:38RTÜK'ü ve
sarı kurdela harekâtını destekliyorum..
televizyon
14.12.2006 - 18:36Valla benim dedem hiç televizyon seyretmezdi
Safta değildi..
Üstelik 12 tane çocuğu vardı..
sen televizyondan öğrenmeye devâm et..
Hatta
Televizyonunuda al git.. :)
televizyon
14.12.2006 - 18:28İcad edilmeden önce
bir insanın öldürülüşünü hayatında ya 3 ya da 4 kez görmüş olan insanlar bir yanda,
icâdından ve popüler olmasından sonra
bırakın nasıl öldürüldüğünü
nasıl parçalara ayrılacağını ezberleyen
ve cinayet işlerkenki psikolojiyi çok iyi tanıyan insanlar bir yanda..
sanat
14.12.2006 - 18:23Bugün insanlar
gözlerine, kulaklarına, duyuları ve algılarına
farklı gelen her şeyi 'sanat' olarak isimlendiriyor..
Sanat'ın etiğini, üslubunu konuşan hiç kimse yok.
Her şeyde bir kriter, bir sınır var iken
'sanatta sınırsızlık' anlayışı ne kadar saçma..
Hani sorulabilir, nedir bu sanatın sınırı ve kriteri, kim koymuştur;
şüphesiz
her şey
en büyük sanatçı olan Sâni-i Zülcelâlin eseridir..
Şöyle yere göğe bir nazar ettiğimizde
Allah'ın san'atında bir çirkinlik, bir bozukluk görülebilir mi?
Kaç tane san'at eleştirmeni bir ağacın veya bir kelebeğin üzerindeki san'atta kusur bulabilir ki?
Ricâ ederim,
bana kalkıp Küçük İskender denilen aykırı fıtratlı insanın iğrenç yazılarının
san'at olduğunu söylemeyin!
iğrenç
14.12.2006 - 18:12'ig' eski türkçede hastalık, illet anlamına geliyor.
'yigrenmek' fiili 'iğrenmek olarak türemiş
ve
'iğrenilen' anlamında iğrenç olarak kullanılagelmiştir..
Toplam 3332 mesaj bulundu