al işte bu da gözlerinin içine senli benli bakan İstanbul tüm güller ölmüş de İstanbul'da, bir sen kalmışsın bu kadar güzel alkol kokusuna alışık çamaşır ipleri balkonlarda Boğaz'da gümbür gümbür bir yeşil akşamcılar, eskiciler, körkütük dolmuşlar güzelliğini bütün millet duymuş sevgilim, hangi elbisen anlattıysa senin için kalkmış kadehler, İstanbul bu yüzden çin çin kulak kabartırsan Galata Kulesi'ndeki caz patlamasını duyacaksın bir şarkı aşağı atlamış ordan, bizi öpüşüyor görünce martılar on dokuz mayıs gösterilerini falan bırakmışlar haydi yallah gökten limana inmişler deniz çok bozulmuş bu işe ama ses etmemiş neden olacak efendiliğinden
hah işte bu da vapur arkası cümbüş köpük İstanbul tüm yürekler kirlenmiş de İstanbul'da bir seninki kalmış bu kadar beyaz bir kız gitmiş Köprü'nün çelik telli saçını örmüş bir çocuk iki kere iki eşittir senin adın yazmış karatahtaya adamın teki tutmuş kötü şeyler söylemiş yürüyüşüne ek olarak ben bu kadarına dayanamamışım kızmışım heyt oğlu heyt şiddetinde tepesi atmaksa tepesi atmak kıskanmaksa kıskanmak önce İ'yi duman etmişim, sonra S'yi ardı sıra A'yla N'yi Tanzanya'ya sürmüşüm B, U, L de sizlere ömür bulvarın başlangıcında İstanbul üç kurşunla Bizans harabelerine dönmüş cinayetse cinayet kansa kan olmuş şehir senin yüzünden nice zaman sonra kendime gelmişim bir pişmanlık bir ağlama tutturmuşum aman allah tüm gözler kurumuş da İstanbul'da bir benimkiler kalmış bu kadar ıslak emektar saatim düş gördüğümü anlamış basmış yaygarayı zır da zır zır da zır zır da zır altıyı vapur geçe
(uyandım işte bu da düş görmemden sonraki İstanbul başın göğsümde sevgilim böyle sıcak uyuman bir başka tüm uykular uyunmuş da İstanbul'da bir seninki kalmış bu kadar uzun bir gül geldi durdu pencerenin önüne, içeri bakıyor İstanbul'da tüm güllerin ölmediğini anlıyorum şimdi onunla oh be çocuklar gibi seviniyorum İstanbullulardan özür diliyorum aklım başıma gelmişken çöp arabalarında, evde kalmış kızlarda kayıkhanede bu ilkbahar yosmaların uykusuzluklarını biliyorsanız onlar da yasadışı öpüşmelerimizde bizim bir gül kokusudur sürüp gitsin diyorum ve gül devrini başlatıyorum İstanbul sokaklarında sürüsüne bereket)
25.10.2006 - 13:01
al işte bu da gözlerinin içine senli benli bakan İstanbul
tüm güller ölmüş de İstanbul'da, bir sen kalmışsın
bu kadar güzel
alkol kokusuna alışık çamaşır ipleri balkonlarda
Boğaz'da gümbür gümbür bir yeşil
akşamcılar, eskiciler, körkütük dolmuşlar
güzelliğini bütün millet duymuş sevgilim,
hangi elbisen anlattıysa
senin için kalkmış kadehler, İstanbul bu yüzden çin çin
kulak kabartırsan
Galata Kulesi'ndeki caz patlamasını duyacaksın
bir şarkı aşağı atlamış ordan, bizi öpüşüyor görünce
martılar on dokuz mayıs gösterilerini falan bırakmışlar
haydi yallah gökten limana inmişler
deniz çok bozulmuş bu işe ama ses etmemiş
neden olacak
efendiliğinden
hah işte bu da vapur arkası cümbüş köpük İstanbul
tüm yürekler kirlenmiş de İstanbul'da
bir seninki kalmış bu kadar beyaz
bir kız gitmiş Köprü'nün çelik telli saçını örmüş
bir çocuk iki kere iki eşittir senin adın yazmış karatahtaya
adamın teki tutmuş kötü şeyler söylemiş yürüyüşüne ek olarak
ben bu kadarına dayanamamışım
kızmışım heyt oğlu heyt şiddetinde
tepesi atmaksa tepesi atmak
kıskanmaksa kıskanmak
önce İ'yi duman etmişim, sonra S'yi
ardı sıra A'yla N'yi Tanzanya'ya sürmüşüm
B, U, L de sizlere ömür bulvarın başlangıcında
İstanbul üç kurşunla Bizans harabelerine dönmüş
cinayetse cinayet
kansa kan olmuş şehir senin yüzünden
nice zaman sonra kendime gelmişim
bir pişmanlık bir ağlama tutturmuşum aman allah
tüm gözler kurumuş da İstanbul'da
bir benimkiler kalmış bu kadar ıslak
emektar saatim düş gördüğümü anlamış
basmış yaygarayı
zır da zır zır da zır
zır da zır
altıyı vapur geçe
(uyandım işte bu da düş görmemden sonraki İstanbul
başın göğsümde sevgilim böyle sıcak uyuman bir başka
tüm uykular uyunmuş da İstanbul'da
bir seninki kalmış bu kadar uzun
bir gül geldi durdu pencerenin önüne, içeri bakıyor
İstanbul'da tüm güllerin ölmediğini anlıyorum şimdi onunla
oh be
çocuklar gibi seviniyorum
İstanbullulardan özür diliyorum aklım başıma gelmişken
çöp arabalarında, evde kalmış kızlarda
kayıkhanede bu ilkbahar
yosmaların uykusuzluklarını biliyorsanız onlar da
yasadışı öpüşmelerimizde bizim
bir gül kokusudur sürüp gitsin diyorum
ve gül devrini başlatıyorum İstanbul sokaklarında
sürüsüne bereket)
25.10.2006 - 13:01
güzel yurdumun güzel insanı :)
Toplam 2 mesaj bulundu