Millî ve de manevî değerlere saygılı Manevî duyguların dilidir Türkmenoğlu Şehitlerin otağı vatan için kaygılı Coşan millî duygunun selidir Türkmenoğlu *** Karşıdır tüm dünyada yapılan zulümlere Kalbiyle, kalemiyle, buğzeder zâlimlere Her zaman saygı duyar, ilmiyle âlimlere Mazlumların uzanan elidir Türkmenoğlu *** Hep gönlünde yaşatır kaybettiği âşığı Çok erkenden terk etti kararınca ışığı Turhal'da Akçatarla ozanımın beşiği Hüzün veren sazının telidir Türkmenoğlu *** Dört mevsimin dördü de apayrı, başka güzel Kışla bahar, yaz ve güz, hepsi kendine özel Her mevsime yazılsa, her birine bir gazel Baharı müjdeleyen yelidir Türkmenoğlu *** Baharda yeşillenen, güzün düşen yaprağın Rengarenk açmış nergis, lale, sümbül, leylağın Uzakta kalsa bile aşığıdır toprağın Tarladaki çiftçinin belidir Türkmenoğlu *** Sevdâlı şiir yazar aklına estiğinde Kalemi hüznü çizer, hayata küstüğünde Taşlama, hiciv dizer, boğazdan kıstığında Kara sevdaya düşen delidir Türkmenoğlu *** İlelebet payidar olmalı Cumhuriyet Ulusuna gönülden bağlılıktır milliyet Kanla sulanmış vatan, böyle geldi hürriyet Sembolü al bayrağın alıdır Türkmenoğlu
Ozan Türkmenoğlu
TÜRKMENOĞLU DESTANI (2)
Kelime-i şehâdet şahididir tevhidin Yüce Mevlâ'm her zaman uludur Türkmenoğlu Bineceği; vurulup düştüğünde şehidin Bayrağına sarılmış salıdır Türkmenoğlu *** Nice el sanatları; el emeği göz nuru Hepsi de bu vatanın baştan başa gururu Çalışarak üretir sonra bulur huzuru Tezgahında dokunan halıdır Türkmenoğlu *** Baharda rengârenktir, açan bütün çiçekler Üzerinde uçuşur, her renkte kelebekler Özünü almak için arılar sıra bekler Şifa veren, arının balıdır Türkmenoğlu *** Kendini adam sanan, bekler hep övenleri Aciz olanı sevmem, kadını dövenleri Aşık olana düşman, çekemez sevenleri Ayıranlar kara bir çalıdır Türkmenoğlu *** Bağımızda çıkardım ağacın tepesine Doldururdum kirazı atımın heybesine Sakın çıkma dediler ağacın körpesine Gevrek olan eriğin dalıdır Türkmenoğlu *** Patlıcanı yemek yap, bayıltmadan imamı Kir tutmak istemezsen, ihmal etme hamamı Deden sanma gördüğün her sakallı adamı Sakalsızdan ayıran kılıdır Türkmenoğlu *** Her ülkede farklıdır hepsi başka biçimde Cumhuriyet örneği, söyleyin varsa kim de Gireceği seneye, yirmi dokuz Ekim'de Onur veren yüzüncü yılıdır Türkmenoğlu
TÜRKMENOĞLU DESTANI (1)
Millî ve de manevî değerlere saygılı
Manevî duyguların dilidir Türkmenoğlu Şehitlerin otağı vatan için kaygılı
Coşan millî duygunun selidir Türkmenoğlu
***
Karşıdır tüm dünyada yapılan zulümlere
Kalbiyle, kalemiyle, buğzeder zâlimlere
Her zaman saygı duyar, ilmiyle âlimlere
Mazlumların uzanan elidir Türkmenoğlu
***
Hep gönlünde yaşatır kaybettiği âşığı
Çok erkenden terk etti kararınca ışığı
Turhal'da Akçatarla ozanımın beşiği
Hüzün veren sazının telidir Türkmenoğlu
***
Dört mevsimin dördü de apayrı, başka güzel
Kışla bahar, yaz ve güz, hepsi kendine özel
Her mevsime yazılsa, her birine bir gazel
Baharı müjdeleyen yelidir Türkmenoğlu
***
Baharda yeşillenen, güzün düşen yaprağın
Rengarenk açmış nergis, lale, sümbül, leylağın
Uzakta kalsa bile aşığıdır toprağın
Tarladaki çiftçinin belidir Türkmenoğlu
***
Sevdâlı şiir yazar aklına estiğinde
Kalemi hüznü çizer, hayata küstüğünde
Taşlama, hiciv dizer, boğazdan kıstığında
Kara sevdaya düşen delidir Türkmenoğlu
***
İlelebet payidar olmalı Cumhuriyet
Ulusuna gönülden bağlılıktır milliyet
Kanla sulanmış vatan, böyle geldi hürriyet
Sembolü al bayrağın alıdır Türkmenoğlu
Ozan Türkmenoğlu
TÜRKMENOĞLU DESTANI (2)
Kelime-i şehâdet şahididir tevhidin
Yüce Mevlâ'm her zaman uludur Türkmenoğlu
Bineceği; vurulup düştüğünde şehidin
Bayrağına sarılmış salıdır Türkmenoğlu
***
Nice el sanatları; el emeği göz nuru
Hepsi de bu vatanın baştan başa gururu
Çalışarak üretir sonra bulur huzuru
Tezgahında dokunan halıdır Türkmenoğlu
***
Baharda rengârenktir, açan bütün çiçekler
Üzerinde uçuşur, her renkte kelebekler
Özünü almak için arılar sıra bekler
Şifa veren, arının balıdır Türkmenoğlu
***
Kendini adam sanan, bekler hep övenleri
Aciz olanı sevmem, kadını dövenleri
Aşık olana düşman, çekemez sevenleri
Ayıranlar kara bir çalıdır Türkmenoğlu
***
Bağımızda çıkardım ağacın tepesine
Doldururdum kirazı atımın heybesine
Sakın çıkma dediler ağacın körpesine
Gevrek olan eriğin dalıdır Türkmenoğlu
***
Patlıcanı yemek yap, bayıltmadan imamı
Kir tutmak istemezsen, ihmal etme hamamı
Deden sanma gördüğün her sakallı adamı
Sakalsızdan ayıran kılıdır Türkmenoğlu
***
Her ülkede farklıdır hepsi başka biçimde
Cumhuriyet örneği, söyleyin varsa kim de
Gireceği seneye, yirmi dokuz Ekim'de
Onur veren yüzüncü yılıdır Türkmenoğlu
Ozan Türkmenoğlu