Nisa Nur Adlı Üyenin Nedir Yazıları - Antoloj ...

  • sagopa kajmer

    20.05.2006 - 21:09

    beni bırakın kendi halime
    çok bitkin ve de yorgunum
    terapi ordularınızı geri çekin artık
    son günler durgunum

    adımı duymayın kaç yazar
    kalbim tanıdığım en içten yazar
    şarkım başladı
    manzaram aynı
    dinlerken 'sago yine yapmış' diyeceksin

  • hz.muhammed

    11.05.2006 - 17:26

    'Efendim, Müjdecim,

    Kurtarıcım, Peygamberim!

    Sana Uymayan Ölçü

    Hayat Olsa Teperim'

    N. F. Kısakürek

  • işkence

    03.05.2006 - 11:44

    ÇAĞDAŞ İŞKENCE! !
    Canım annem!
    Ne yapıyor acaba? Oğlunun saatlerdir kendi bulunduğu arabanın arkasında olduğunu bilse her halde çıldırırdı.
    En son bunu düşündüğümü hatırlıyorum.* * *Gözlerimi açtığımda önce bir kuyunun içindeyim sandım. Karanlık, ama kapkaranlık bir yerdi. Elimi nereye uzatsam parmaklarıma duvar çarpıyordu.
    Meğer hücredeymişim. Aradan bir hafta geçmiş. Ben bunu gardiyan Chu Yui'den öğrendim.
    Hayret bir şey doğrusu. Dile kolay, bir hafta... Yememişim, içmemişim, uyanmamışım, hiçbir ihtiyaç hissetmemişim. Kafam yerinden zor kalkıyordu.
    Nerede olduğumu anlamaya çalıştıktan sonra ilk işim su istemek oldu. Bana iyi davranan gardiyan Chu Yui getirdi bir tas su. Karanlıkta, açılan hücre deliğini zor gördüm.
    Suyu alıp hemen içtim. Aman Allah'ım! İçtiğim neydi öyle? Acaba bana idrar mı içirdiler? Bu sorunun cevabını hiçbir zaman öğrenemedim. Yemekte aklıma gelse midem bulanıyordu.
    Sonra 'açım' dedim. Yine ne olduğunu görmediğim bir yemek geldi. Tadı nasıldı, onu hatırlayamıyorum. Ama ekmek denen şeyi el yordamıyla tuttuğumda kiremit sanmıştım. Sonra ekmek olduğunu anladım.
    özgürlükçü(!) sosyalist ülkeler...
    Aydın ve çağdaş(!) rejimler...
    İlerici(!) ve modern(!) düşünce...
    Gelsinler... Gelsinler de kendilerini bana anlatsınlar.
    Bu hücrede Chu Yui'den başka beni hiç kimse sormuyor... Ne mahkeme, ne hakim... Ne avukat, ne yargıç...
    İki ay kendime gelemedim. İki ay sonra hücremde oturup kendi kendime düşündüm.
    — Anlaşıldı Kaan. Seni buradan çıkarmayacaklar... Gardiyan Chu bile bunu söyledi. Bu Çin işkencesinin bir numaralı modeliymiş. Tek gayeleri insanı böyle çıldırtmakmış. Aklını başına al Kaan. Sakın seni çıldırtmalarına izin verme. Aklını koru ve bir program yap kendine.
    Kendimle anlaştım.

    ..........

    -alıntı-

    EMİNE ŞENLİKOĞLU - ÇİN İŞKENCESİ

  • iftira

    03.05.2006 - 10:40

    New York'da kucuk bir cocuğu azgin bir kopegin dislerinden kurtaran ve

    hayvani boğan iri yari delikanlinin yanina kosan gazete muhabiri
    sormus:

    - 'Kahraman Amerikali cocugun hayatini kurtardi' diye yazabilir
    miyim?

    - Ben Amerikalı degil Pakistanliyim, demiş adam.

    Ertesi gün New York Times'da manşet:

    'Köktendinci bir Müslüman, Central Park'ta bir köpeği boğdu. FBI

    olayın El Kaide bağlantısını araştırıyor...'

  • inanmak

    03.05.2006 - 10:39

    Inandigin gibi yasamassan; yasadigin gibi inanmaya baslarsin...

  • medeni insan

    03.05.2006 - 10:38

    'Medeniyet Dediğin Açmaksa Bedeni, Desene Hayvan Senden Daha Medeni.'

    MEHMET AKİF ERSOY.

  • sagopa kajmer

    03.05.2006 - 10:33

    düşman kelimesinin anlamını,arkadaş sıfatını taşıyanlardan öğrendim

  • müslüman

    14.04.2006 - 17:16

    İslâm, en iyi şeyleri ihtiva eder. Hiç bir dinde kardeşlik, İslâmdaki gibi değildir. Dr. Rolf Freiherr (Avusturyalı)

    İslâm, sevgi, doğruluk, temizlik ve güzel ahlâkı emrettiği için müslüman oldum. A.Uemura (Japon)

    İslâm dünya ve ahiret mutluluğunu gösterdiği için müslüman oldum. B.Karai (Zengibar)

    İslâmda, ırk, renk ve dil farkı gözetilmediğini, herkesin eşit olduğunu, namaz kılarken de rütbe ayrımı yapılmadığını gördüm. Müslüman oldum. Thomas Clayton (Amerikalı)

    Putlara değil de, bir Allaha ibâdet etmeyi, doğruluğu, emanete riayeti, insanların haklarını gözetmeyi emreden İslâmiyeti kabul ettim. Necaşi (Habeş İmparatoru)

    Tufeyl bin Amr, usta bir şairdi. Onun gibi şiirden anlıyan pek azdı. Kur'an-ı kerimi okuyunca, onun şiir ve beşeri bir söz değil, ilahi bir kelam olduğunu hemen anlayıp müslüman oldu.

    .............

    NE MUTLU ALLAH YOLUNDA ÖLENE...NE MUTLU İSLAM YOLUNDA KAN DÖKENE..NE MUTLU MÜSLÜMANIM DİYENE

  • emine özkan şenlikoğlu

    20.03.2006 - 17:10

    mücahide ablam
    Allah ondan ve onun gibi davasına sahip çıkanlardan razı olsun...

  • Ihlamurlar Altında

    20.03.2006 - 17:02

    kar tanesi gibi masum..kuş kanadı gibi kırık

  • arkadaş

    14.03.2006 - 10:44

    Gördüğünüzde size Allah'ı hatırlatan, konuştuğunuzda bilginizi artıran,
    ilmiyle de size ahireti hatırlatan,sizin için en hayırlı arkadaştır. Hz.Muhammed (S.A.V.)

  • cennet

    10.03.2006 - 12:28

    86 – Kendilerine kesin ve açık deliller gelmiş ve Resulün hak peygamber olduğuna şehadet etmiş iken,

    imanlarından sonra küfre sapan bir topluluğu hiç Allah hidâyete erdirir mi?

    Yok, yok! Allah, zalimler güruhunu CENNETe giden yola koymaz, emellerine kavuşturmaz.

    AL-İ İMRAN SURESİ
    -------------

    133 – Rabbiniz tarafından bir mağfirete,

    genişliği göklerle yer kadar olan ve

    müttakiler için hazırlanmış olan bir CENNETe doğru yarışırcasına koşuşun! [57,21]

    134 – O müttakîler ki bollukta da darlıkta da Allah yolunda harcarlar,

    kızdıklarında öfkelerini yutar, insanların kusurlarını affederler.

    Allah da böyle iyi davrananları sever.

    135 – O müttakiler ki çirkin bir iş yaptıklarında veya kendi nefislerine zulmettiklerinde, peşinden hemen Allah’ı anar, günahlarının affedilmesini dilerler.

    Zaten günahları Allah’tan başka kim affeder ki?

    Bir de onlar, bile bile işledikleri günahlarda ısrar etmez, o günahları sürdürmezler. [9,104; 4,110]

    AL-İ İMRAN SURESİ
    --------------
    136 – İşte onların mükâfatları, Rab’leri tarafından büyük bir af ile, kendilerinin ebedî olarak kalacakları, içinden ırmaklar akan CENNETler olacaktır.

    Güzel iş yapanların mükâfatı ne de güzel!

    AL-İ İMRAN SURESİ
    -------------
    185 – Her canlı ölümü tadacaktır.

    Siz ey insanlar, çalışmalarınızın ücretini ancak kıyamet günü tam bir şekilde alacaksınız!

    O vakit, kim ateşten uzaklaştırılıp CENNETe yerleştirilirse, işte o muradına ermiştir.

    Yoksa bu dünya hayatı, aldatıcı ve geçici bir zevkten başka bir şey değildir. [87,16-17; 28,60; 55,26-27]

    186 – Şu muhakkak ki gerek mallarınızda, gerek canlarınızda imtihana tâbi tutulacaksınız.

    Sizden önce kendilerine kitap verilen Yahudi ve Hıristiyanlardan ve bir de müşriklerden sizi inciten bir çok söz işiteceksiniz.

    Ama siz sabreder ve takvâ ölçüleri içinde korunursanız, muhakkak ki bu davranış, yapılacak işlerin en değerlisidir. [2,155-156; 2,109
    AL-İ İMRAN SURESİ

    (www.nurunisa.com.tr.tc)

  • cennet

    10.03.2006 - 12:21

    25-İman edip makbul ve güzel işler yapanları müjdele: Onlara içinden ırmaklar akan CENNETler vardır. Öyle CENNETler ki ne zaman, meyvelerinden kendilerine birşey ikram edilirse: “Bu, daha önce de dünyada yediğimiz şey! ” diyecekler. Oysa bu, onların aynısı olmayıp, benzeri olarak kendilerine sunulacaktır. Orada onların tertemiz eşleri de olacak ve onlar orada devamlı kalacaklardır.BAKARA SURESİ

  • allah (c.c)

    10.03.2006 - 11:50

    Allah,
    er-Rahmân, er-Rahîm,
    el-Melik, el-Kuddûs, es-Selâm,
    el-Mü'min, el-Müheymin, el-Azîz, el-Cebbâr,
    el-Mütekebbir, el-Hâlık, el-Bâri', el-Musavvir, el-Gaffâr,
    el-Kahhâr, el-Vehhâb, er-Rezzâk, el-Fettâh, el-Alîm, el-Kâbıd,
    el-Bâsıt, el-Hâfıd, er-Râfi, el-Muiz, el-Müzill, es-Semi', el-Basîr,
    el-Hakem, el-Adl, el-Lâtîf, el-Habîr, el-Halîm, el-Azîm, el-Gafûr,
    eş-Şekûr, el-Aliyy, el-Kebîr, el-Hafîz, el-Mukît, el-Hasîb, el-Celîl,
    el-Kerîm, er-Rakîb, el-Mücîb, el-Vâsi', el-Hakîm, el-Vedûd, el-Mecîd,
    el-Bâis, eş-Şehîd, el-Hakk, el-Vekîl, el-Kaviyy, el-Metîn, el-Veliyy,
    el-Hamîd, el-Muhsî, el-Mübdî, el-Muîd, el-Muhyî, el-Mümît, el-Hayy,
    el-Kayyûm, el-Vâcid, el-Mâcid, el-Vâhid, es-Samed, el-Kâdir, el-Muktedir,
    el-Mukaddim, el-Muahhir, el-Evvel, el-Âhir, ez-Zâhir, el-Bâtın, el-Vâli,
    el-Müteâlî, el-Berr, et-Tevvâb, el-Müntakim, el-Afüvv, er-Raûf,
    Mâlikü'l-Mülk, Zü'l-Celâli ve'l-İkrâm, el-Muksit, el-Câmi',
    el-Ganiyy, el-Muğni, el-Mâni', ed-Dârr, en-Nâfi',
    en-Nûr, el-Hâdi, el-Bedî', el-Bâkî,
    el-Vâris, er-Reşîd,
    es-Sabûr.

  • hz.muhammed

    10.03.2006 - 11:47

    Sevgili Peygamberimiz; MUHAMMED ALEYHİSSELAM’ın son sözleri

    Alemlerin efendisi, hastalığı ağırlaşıp, şiddetli ağrılarının olduğu gün, Eshabını mescidde toplayıp,“Ey Eshabım! Bilmiş olunuz ki, aranızdan ayrılmam yaklaştı. Kimin bende hakkı varsa, benden istesin. Benim yanımda sevgili olan, benden hakkını istesin veya helal etsin ki, Rabbime ve rahmetine bunları ödemiş olarak kavuşayım” buyurdu.

    Sonra evine çekildi. Alemlerin efendisi, artık son anlarını yaşıyordu, mübarek dudaklarından,

    “Aman! Aman! Ellerinizdeki kölelerinize iyi davranınız! Onların üzerlerine elbise giydiriniz, karınlarını doyurunuz. Onlara yumuşak konuşunuz. Namaza, namaza devam ediniz. Kadınlarınız ve köleleriniz hakkında Allahü teâlâdan korkunuz! .. Ey Allah’ım! Beni yarlıga! Bana rahmetini ihsan eyle! .. Beni Refik-i ala zümresine kavuştur! ..” cümleleri döküldü.

    Cebrail aleyhisselam gelince de ona; “Allahü teâlâ kat üç muradım vardır: Biri; ümmetimin günahkarlarına beni şefaatçı etmesi, ikincisi; dünyada yaptıkları günahlardan dolayı onlara azab etmemesi, üçüncüsü; Perşembe ve Pazartesi günleri ümmetimin amellerinin bana arzedilmesidir.” buyurdu.

    Cebrail aleyhisselam, Allahü teâlâdan, bu üç arzusunun da kabul edildiği haberini verdi. Bunun üzerine sevgili Peygamberimiz rahatladı. Son nefesinde bile “Namaza! Namaza! Ellerinizdeki kölelerinize...” diye tavsiyede bulunmaktan geri durmamakta idi. eygamberimizin en son sözü “Kadınlarınız ve ellerinizdeki köleleriniz hakkında Allah’dan korkunuz! ” buyruğu oldu.

    Rebiül’evvel ayının on ikinci Pazartesi günü kuşluk vakti, Hz. Aişe, şifa bulması için dua edince, Peygamberimiz “Hayı r! Ben, Allah’dan, Refik-ı ala zümresine katılmayı Cebrail, Mikail ve İsrafil ile birlikte olmayı dilerim! Ey Allahım! Beni, Refik-ı ala zümresine kavuştur! Ey Allahım! Bana, rahmetini ihsan et! Beni, Refik-ı ala zümresine kavuştur! ” diyerek duaya devam ediyordu. Sonra, gözü evinin tavanına doğru dikildi ve “Allahım! Beni, Refik-ı ala zümresine kat! ” diye dua etti. Sonra da gözlerini kapadı...

Toplam 15 mesaj bulundu