Fatma Yılmaz Adlı Antoloji.com Üyesinin Hakkı ...

  • Astiyag Gelir
    Astiyag Gelir

    07.11.2005 - 22:02

    SANA SESLENMEK İÇİN



    Gece sessizce başlıyor ve ırmağın-

    Öte yakasına geçiyor atlılar.

    Bir papatyanın acısını dinliyorum.

    Gökyüzü gitgide genişliyor.

    Islak yaprakların derin yeşilliği

    Islak dağların uyandırdığı keder.

    Kendime bir demet çiçek topluyorum

    Öğretmenimin iliklediği göğsüm

    Ne kadar genç

    Ağzımda taptaze bir tütün kokusu

    Ve taze ceviz kabuklarının kararttığı parmaklarımda

    Bir ağız mızıkası.

    Öğrendiğim ilk şarkılar

    Yollar yollar yollar boyunca

    Söylediğim ilk şarkılar

    Sevgilim olan bütün kızlar

    Siyah önlükleri ve

    Kaçamak bakışlarıyla geçip gittiler

    İlk fotoğraflarımdaki yakışıklı saçım...

    Ey akşam, ey bir aşkın

    Başlaması ve bitmesi

    Ey turuncu akşam, bütün akşamların akşamı

    Ey mor akşam, dudaklarım gibi moraran.

    Gece evleri sardığında

    Ve bahçeleri

    Işıklar içinde kaçıp giden

    Bir tavşan gibi yalnızım.

    Yolun iki yanında kalan

    Karanlık dağların ötesinde

    Neler olup biter

    Ve girdiğimiz uykulu kasabada

    Lokantadaki uykulu cocuk

    Olgun ışıklı lokantada

    Olgun patatesler.

    Bir adamın

    Doğması ve ölmesi

    Ve bazı işlemeler yapması hayatında

    Bazı bağlardan

    Üzüm toplaması

    Bazı sinemalara gitmesi

    Bazı kızları sevmesi

    Ve ölesiye yalnızlık çekmesi

    Bazı şehirlerde.

    Ey akşam, turuncu ve mor akşam

    Ey gökyüzü, ey benim

    Gittikçe esmerleşen kalbim.

    Şimdi beyaz bir kızın

    Yanında olabilmek için

    Bazı çılgınlıklar yapabilirim

    Onu boynundan öpsem ve onunla

    Dönyada olup bitenleri konuşsak

    İngiliz birahanelerinde

    Damalı kasketleri

    Ve şaşılacak kadar yorgun yüzleriyle

    Ve bütün emekçiler gibi

    Çocuksu gözleri

    Partal elleriyle oturan

    İşçilerden konuşsak

    Zencilerden konuşsak sonra

    Gülünce bütün yüzleriyle gülen

    Yakışıklı ve hazin

    Zencilerden.

    Gece dünyanın her yerinde

    Geliyor ve her yerde

    Aynı duygu uyanıyor kalbimizde.

    Sen şimdi

    Duvarına bir şiirimi asmışındır

    Uyuyorsundur

    Belki düşünüyorsundur

    Sonuncu kattaki odandan

    Yıldızlara bakarak.

    Ve yıldızlar her zaman

    Eski ve tanıdıktır.

    Özellikle bir tren penceresinden bakıldığında.

    İçimiz nedensiz bir hüzünle dolduğunda

    Sırtüstü uzanıp toprağa

    Baktığımız yıldızlar.

    Bir harman yerinde ya da.

    Düz bir damda.

    Uzaktan

    Bütün kürtçe türküler gibi

    Yanık bir türkü gelirken

    Sıcaktan bunalırken

    Evler ve yollar;

    Ve yaşlı kadınlar

    Uyuklar gibi büzülüp minderlerine

    Düşünürlerken eskisini

    Olağanüstü günlerini

    Gece sesizce başlıyor ve ırmağın

    Öte yakasına geçiyor atlılar

    Çalıların hışırtısını dinliyorum.

    Sana seslenmek için

    Yeni şiirler tasarlıyorum..

Toplam 1 mesaj bulundu