Bakma sen… Yeryüzünün, fitneyle dolduguna, Cehâletin, bu kadar cesaret bulduguna; Bakma sen.. Zâlimlerin hükümrân olduguna; Firavunlar, Kârunlar, Berzah’ta beklemede Hepsi hesap verecek, o Büyük Mahkeme'de…
Bakma sen.. Dalâletin îtibâr gördügüne, Zilletin, zirvelerde saltanat sürdügüne, Bakma sen.. Adâletin, yerde süründügüne; Bil ki; bütün deliller, Ukbâ’da beklemede, Terazi çok hassastir, o Büyük Mahkeme'de…
Bakma sen.. Zorbalarin, heybetli durduguna, Fâsiklarin, seytanla ittifak kurduguna. Bakma sen.. Ekranlarin ahlâki vurduguna; Gör ki; bütün kâinat, sabirla beklemede, Susanlar konusacak, o Büyük Mahkeme'de…
Varsin olsun.. Çatida, münâfiklar firkasi, Çagdaslik maskesinde, siyonizm markasi. Varsin olsun.. Dünyada, nâmertlerin arkasi; Bütün sehit kanlari, toprakta beklemede, Bogacak gâfilleri, o Büyük Mahkeme'de…
Varsin olsun.. Islami, yobazliga yoranlar, Müslümana mürteci, damgasini vuranlar, Varsin olsun.. Üzülme, Hakk’a tuzak kuranlar; Kiyamet buyrugunu, Israfil beklemede, Son hüküm Allah'indir, o Büyük Mahkeme'de…
Varsa ki; Allah için, çektigin zerre çile, Getiriyorsan eger, Hakk için hakki dile; Ne çikar.. Bütün dünya, seni hor görse bile; Sana sâhitlik için, melekler beklemede; Mazlumun âhi kalmaz, o Büyük Mahkeme'de…
İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya; Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya. Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak; Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak. Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir; Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir. Akışta demetlenmiş, büyük, küçük, kâinat; Şu çıkan buluta bak, bu inen suya inat! Fakat Sakarya başka, yokuş mu çıkıyor ne, Kurşundan bir yük binmiş, köpükten gövdesine; Çatlıyor, yırtınıyor yokuşu sökmek için. Hey Sakarya, kim demiş suya vurulmaz perçin? Rabbim isterse, sular büklüm büklüm burulur, Sırtına Sakaryanın, Türk tarihi vurulur. Eyvah, eyvah, Sakaryam, sana mı düştü bu yük? Bu dâva hor, bu dâva öksüz, bu dâva büyük! ..
Ne ağır imtihandır, başındaki, Sakarya! Binbir başlı kartalı nasıl taşır kanarya?
İnsandır sanıyordum mukaddes yüke hamal. Hamallık ki, sonunda, ne rütbe var, ne de mal, Yalnız acı bir lokma, zehirle pişmiş aştan; Ve ayrılık, anneden, vatandan, arkadaştan. Şimdi dövün Sakarya, dövünmek vakti bu ân; Kehkeşanlara kaçmış eski güneşleri an! Hani Yunus Emre ki, kıyında geziyordu; Hani ardına çil çil kubbeler serpen ordu? Nerede kardeşlerin, cömert Nil, yeşil Tuna; Giden şanlı akıncı, ne gün döner yurduna? Mermerlerin nabzında hâlâ çarpar mı tekbir? Bulur mu deli rüzgâr o sedayı: Allah bir! Bütün bunlar sendedir, bu girift bilmeceler; Sakarya, kandillere katran döktü geceler.
Vicdan azabına eş, kayna kayna Sakarya, Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya!
İnsan üç beş damla kan, ırmak üç beş damla su; Bir hayata çattık ki, hayata kurmuş pusu. Geldi ölümlü yalan, gitti ölümsüz gerçek; Siz, hayat süren leşler, sizi kim diriltecek? Kafdağını assalar, belki çeker de bir kıl! Bu ifritten sualin, kılını çekmez akıl! Sakarya, sâf çocuğu, mâsum Anadolunun, Divanesi ikimiz kaldık Allah yolunun! Sen ve ben, gözyaşiyle ıslanmış hamurdanız; Rengimize baksınlar, kandan ve çamurdanız! Akrebin kıskacında yoğurmuş bizi kader; Aldırma, böyle gelmiş, bu dünya böyle gider! Bana kefendir yatak, sana tabuttur havuz; Sen kıvrıl, ben gideyim, Son Peygamber Kılavuz!
Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya; Yüzüstü çok süründün, ayağa kalk, Sakarya! ..
Hayatın devraldığı Sessiz bir özsudur acı Birikir yüreğinin kıvrımlarında Ve ağar gözlerine ağır ağır Bulutlar yere inmiştir artık Ya da gurbettesindir UNUTMA
Bir hayalet gibi kapındadır Yalnızlık denilen şey Ufkun kararabilir birden İçin çölleşebilir Kaçışın bile bir adımdır Ya da dönüşündür kendine UNUTMA
Her sayfası kederle kararan Bir hüzün defterine döner günler Ve her sabah 'merhaba hüzün' 'merhaba yalnızlık' Diyerek başlarsın hayata Ama hayat bağışlamayacaktır seni UNUTMA
Üstelik günlüğü yoktur hüznün Hiçbir zaman da tutulmayacaktır Serüvenlerin yorgun yeniği Elleri titreyen yaşlı bir kadındır hüzün Ya da hasta bir tanıdıktır ancak Hepsi o kadar UNUTMA
Biz seninle aynı dilden konuşuyoruz arkadaşım seninle aynı dilden... Sevdin mi kocaman bir kalple seviyorsun herkesi, Verdin mi her şeyini veriyorsun tüm insanlara sorgusuzca.. Sen çıktın arkadaşım karşıma.. Kocaman sevdan, unutulmaz vefanla, Sonsuz tebessümün ve hoş görünle, Biz seninle aynı dilden konuşuyoruz arkadaşım,seninle aynı dilden.. Benim soframda sen yemek yedin,seninkinde ben. Benim kederime sen ağladın,seninkine ben. Benim sevincime sen ortak oldun,seninkine ben. Benim duama sen amin dedin,seninkine ben. Dedim ya Biz seninle aynı dilden konuşuyoruz arkadaşım,seninle aynı dilden..
Usulca rüyalarına gelirim her gece Sen fark etmezsin, Otururum yanı başına Seyrederim dakikalarca gezindiğin yerleri, seni seyrederken çağlar atlarım zamanı avucumun içine hapsederim güzel günleri anımsarken meleğim ikimiz için yeniden umutla dirilirim,
Nurum büyüdük mü biz, ne dersin? Dilerim hayat hep güzel yüzünü göstersin sana, senin güzel yüzünü gösterdiğin gibi hayata... İyi ki doğmuşsun... İyi ki arkadaşım olmuşsun...
Doğum günün kutlu, mutlu, afiyet bal şeker olsuuun... :) (:
Küçük bir gülümseme ile başladı her şey. Küçük bir yürekten sıcak bir tebessüm, Sıcaklığı yayıldı dört bir yana. Sonra başladı notaların eşsiz dizisi, Sanki bir çalgıda olduğu gibi. Hayat zaten bir müzik değil mi? Her ton, her nota, her dizi farklı Tıpkı bizler gibi.
Küçük bir gülümseme ile başladı her şey. Bir papatyanın rüzgârla yayıldığı gibi, Sevgi yayıldı gönüllere. Küçük bir gülümseme ve sevgi sözcüğü, Geç kalınmışta olsa bir özür. Oysa hayat ne kadar kısaydı, Dün vardın, Bugün olabilme çabasındayken, Yarın belki de hiç yoksun. Geç kalmadan, Belki bir gülümseme ile sevdiğini söylemeli insan. Sonra sözcükler dile gelmeli arkasından. Seni seviyorum diye bilmelisin. İlla sevgiline değil, Sevdiğine söylemelisin çoğu zaman.
Küçük mutluklar dönüşünce güneşe, Bak içimizi aydınlatır hava bulutlu olsa da yine. Küçük bir gülümseme ile başlamışken güne, Yayılır sürer bu çember devam eder ömrünce.
Küçük bir gülümseme ile başladı her şey, Bak ne dert kadı nede keder.
Bu belge ile resmî olarak yetişkinlikten istifa ettiğimi bildiririm. Tekrar 8-10 yaşın tüm sorumluluklarını kabul etmeye hazırım.
•Yağmur sonrası çamurlu sularda tahta parçası yüzdürmek kayalarda yürümek istiyorum.
•Çikolatanın paradan daha iyi olduğunu çünkü daha tatlı ve yenilebilir olduğunu düşünmek istiyorum.
•Sıcak bir yaz gününde bir meşe ağacının gölgesinde oturup arkadaşlarımla limonata satmak istiyorum.
•Dünyanın adil olduğunu herkesin iyi ve dürüst olduğunu düşünmek istiyorum.
•Her şeyin mümkün olduğuna inanmak istiyorum.
•Yaşamın karmaşıklığını unutup yeniden küçük şeylerden fazlasıyla heyecanlanmak zevk almak istiyorum.
•Tekrar basit yaşamak istiyorum. Günümün bilgisayar arızaları, kağıt yığınları, üzücü haberler, bankada para olmadan ay sonunu getirme kaygıları, doktor faturaları, dedikodu, hastalık ve sevdiklerin kaybedilmesinden ibaret olmasını istemiyorum.
•Yaşamın daha basit olduğu zamana dönmek istiyorum. Tüm bildiğin renkler çarpım tablosu ve ninniler ama bu denli az bilmek seni rahatsız etmiyor çünkü ne bilmediğini bilmiyorsun ve umurunda da değil. Bildiğin tek şey mutlu olmak çünkü seni üzecek ya da kızdıracak şeylerden tamamen bihabersin.
•Gülümseme, kucaklaşma, tatlı bir söz, doğruluk, adalet, barış, rüyalar, hayaller ve kardan adam yapmanın gücüne inanmak istiyorum. İşte çek defterim, arabamın anahtarları, kredi kartlarımın ekstreleri ve gelir belgelerim...
Resmî olarak yetişkinlikten istifa ediyorum. Eğer bu konuda benimle daha fazla konuşmak istiyorsan önce beni yakalaman gerekli. Çünkü ebeee elim sendeeee!
Artık çıkıp “puf puf” oynama ve misket ütme zamanım geldi. Sonra görüşürüz :)
Bu sayfaya benden başka kimse yazı asamaz.. Ayrıca böyle çiçekler içine saklanmış manası aşikâr cümleler tarafımızdan tarafınıza tehlike arz etmektedir..!
29.08.2013 - 13:58
Bakma sen… Yeryüzünün, fitneyle dolduguna,
Cehâletin, bu kadar cesaret bulduguna;
Bakma sen.. Zâlimlerin hükümrân olduguna;
Firavunlar, Kârunlar, Berzah’ta beklemede
Hepsi hesap verecek, o Büyük Mahkeme'de…
Bakma sen.. Dalâletin îtibâr gördügüne,
Zilletin, zirvelerde saltanat sürdügüne,
Bakma sen.. Adâletin, yerde süründügüne;
Bil ki; bütün deliller, Ukbâ’da beklemede,
Terazi çok hassastir, o Büyük Mahkeme'de…
Bakma sen.. Zorbalarin, heybetli durduguna,
Fâsiklarin, seytanla ittifak kurduguna.
Bakma sen.. Ekranlarin ahlâki vurduguna;
Gör ki; bütün kâinat, sabirla beklemede,
Susanlar konusacak, o Büyük Mahkeme'de…
Varsin olsun.. Çatida, münâfiklar firkasi,
Çagdaslik maskesinde, siyonizm markasi.
Varsin olsun.. Dünyada, nâmertlerin arkasi;
Bütün sehit kanlari, toprakta beklemede,
Bogacak gâfilleri, o Büyük Mahkeme'de…
Varsin olsun.. Islami, yobazliga yoranlar,
Müslümana mürteci, damgasini vuranlar,
Varsin olsun.. Üzülme, Hakk’a tuzak kuranlar;
Kiyamet buyrugunu, Israfil beklemede,
Son hüküm Allah'indir, o Büyük Mahkeme'de…
Varsa ki; Allah için, çektigin zerre çile,
Getiriyorsan eger, Hakk için hakki dile;
Ne çikar.. Bütün dünya, seni hor görse bile;
Sana sâhitlik için, melekler beklemede;
Mazlumun âhi kalmaz, o Büyük Mahkeme'de…
(1998)
Cengiz Numanoğlu
06.07.2013 - 13:41
Dinle!
Hayat dedikleri dar bir merdiven
Güle güle çıkmak ister marifet
İlmine sarıl da, Allaha güven
İnsanın düşmanı, kara cehalet
Yeryüzü döşenmiş, süslenmiş niye?
Bu güzelim alem, kula hediye
Canın sıkılıyor, hala ne diye
Yaşamak zor değil, kula bir nimet
Aşık olmak zordur, önce yan hele
Allah aşkı için, çekilir çile
Diken zulmedemez, açan bir güle
Yüküm ağır diye yapma mazeret
Seveceksin yolu, yürüdükçe sen
İmanı, ihlası bürüdükçe sen
Aşk ile bu yolda eridikçe sen
Yangının sonunda, görünür cennet
Mümin şükrederek çıkar yarına
İsyankar olamaz, yaradanına
Azığını çokça al sen yanına
O zaman müjdedir, ölüm, kıyamet
Umut pınarından iç kana kana
Karamsar olup da uyma şeytana
Şah damarından da yakın insana
Tövbekar kuluna eder merhamet
Emine Yılmaz Dereci
01.07.2013 - 13:20
Sakarya Türküsü
İnsan bu, su misali, kıvrım kıvrım akar ya;
Bir yanda akan benim, öbür yanda Sakarya.
Su iner yokuşlardan, hep basamak basamak;
Benimse alın yazım, yokuşlarda susamak.
Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir;
Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.
Akışta demetlenmiş, büyük, küçük, kâinat;
Şu çıkan buluta bak, bu inen suya inat!
Fakat Sakarya başka, yokuş mu çıkıyor ne,
Kurşundan bir yük binmiş, köpükten gövdesine;
Çatlıyor, yırtınıyor yokuşu sökmek için.
Hey Sakarya, kim demiş suya vurulmaz perçin?
Rabbim isterse, sular büklüm büklüm burulur,
Sırtına Sakaryanın, Türk tarihi vurulur.
Eyvah, eyvah, Sakaryam, sana mı düştü bu yük?
Bu dâva hor, bu dâva öksüz, bu dâva büyük! ..
Ne ağır imtihandır, başındaki, Sakarya!
Binbir başlı kartalı nasıl taşır kanarya?
İnsandır sanıyordum mukaddes yüke hamal.
Hamallık ki, sonunda, ne rütbe var, ne de mal,
Yalnız acı bir lokma, zehirle pişmiş aştan;
Ve ayrılık, anneden, vatandan, arkadaştan.
Şimdi dövün Sakarya, dövünmek vakti bu ân;
Kehkeşanlara kaçmış eski güneşleri an!
Hani Yunus Emre ki, kıyında geziyordu;
Hani ardına çil çil kubbeler serpen ordu?
Nerede kardeşlerin, cömert Nil, yeşil Tuna;
Giden şanlı akıncı, ne gün döner yurduna?
Mermerlerin nabzında hâlâ çarpar mı tekbir?
Bulur mu deli rüzgâr o sedayı: Allah bir!
Bütün bunlar sendedir, bu girift bilmeceler;
Sakarya, kandillere katran döktü geceler.
Vicdan azabına eş, kayna kayna Sakarya,
Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya!
İnsan üç beş damla kan, ırmak üç beş damla su;
Bir hayata çattık ki, hayata kurmuş pusu.
Geldi ölümlü yalan, gitti ölümsüz gerçek;
Siz, hayat süren leşler, sizi kim diriltecek?
Kafdağını assalar, belki çeker de bir kıl!
Bu ifritten sualin, kılını çekmez akıl!
Sakarya, sâf çocuğu, mâsum Anadolunun,
Divanesi ikimiz kaldık Allah yolunun!
Sen ve ben, gözyaşiyle ıslanmış hamurdanız;
Rengimize baksınlar, kandan ve çamurdanız!
Akrebin kıskacında yoğurmuş bizi kader;
Aldırma, böyle gelmiş, bu dünya böyle gider!
Bana kefendir yatak, sana tabuttur havuz;
Sen kıvrıl, ben gideyim, Son Peygamber Kılavuz!
Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya;
Yüzüstü çok süründün, ayağa kalk, Sakarya! ..
(1949)
Necip Fazıl Kısakürek
19.08.2010 - 18:01
İncecikten bir kar yağar
Tozar Elif Elif diye
Deli gönül abdal olmuş
Gezer Elif Elif diye
Elif'in uğru nakışlı
Yavru balaban bakışlı
Yayla çiçeği kokuşlu
Kokar Elif Elif diye
Elif kaşlarını çatar
Gamzesi sineme batar
Ak elleri kalem tutar
Yazar Elif Elif diye
Evlerinin önü çardak
Elif'in elinde bardak
Sanki yeşil başlı ördek
Yüzer Elif Elif diye
Karac'oğlan eğmelerin
Gönül vermez değmelerin
İliklemiş düğmelerin
Çözer Elif Elif diye
Karacaoğlan
28.06.2010 - 23:29
Çatlamış topraklar gibi
Susamışsa dostun dili
Sular seller, yağmur gibi...
Akar bu can sana, ey DOST
Yağar bu can sana, bil DOST!
01.05.2010 - 23:16
Unutma;
Su hayattır
Hayat Yaşam
Yaşam kardeşlik
Kardeşlik arkadaşlık
Arkadaşlık dostluk
Dostlukta paylaşmaktır
***
...................*
...........*....... ** *
...........***.. *.. *****
...........**.. **.....*
.......... ***.*.. *.....*
..........****....**... ******
......... *****....**.*..... **
.........*****..... **...... *.**
........*****......*...... *
........******.....*..... *
........*******...*.....*
.........*********..... *
..........*******. ***
*******.........**
.*******........ *
. ******........ * *
..***.. *.......**
.......*..... *
.....****.*....*
... *******..*..*
...*******... *.
...*****.... *
...**......*
...*...... **.*
......... **
.........*
.........*
.........*
........ *
........ *
........ *
........ *
........ *
22.04.2010 - 00:02
Hayatın devraldığı
Sessiz bir özsudur acı
Birikir yüreğinin kıvrımlarında
Ve ağar gözlerine ağır ağır
Bulutlar yere inmiştir artık
Ya da gurbettesindir
UNUTMA
Bir hayalet gibi kapındadır
Yalnızlık denilen şey
Ufkun kararabilir birden
İçin çölleşebilir
Kaçışın bile bir adımdır
Ya da dönüşündür kendine
UNUTMA
Her sayfası kederle kararan
Bir hüzün defterine döner günler
Ve her sabah
'merhaba hüzün'
'merhaba yalnızlık'
Diyerek başlarsın hayata
Ama hayat bağışlamayacaktır seni
UNUTMA
Üstelik günlüğü yoktur hüznün
Hiçbir zaman da tutulmayacaktır
Serüvenlerin yorgun yeniği
Elleri titreyen yaşlı bir kadındır hüzün
Ya da hasta bir tanıdıktır ancak
Hepsi o kadar
UNUTMA
22.03.2010 - 17:59
Biz seninle aynı dilden konuşuyoruz arkadaşım seninle aynı dilden...
Sevdin mi kocaman bir kalple seviyorsun herkesi,
Verdin mi her şeyini veriyorsun tüm insanlara sorgusuzca..
Sen çıktın arkadaşım karşıma..
Kocaman sevdan, unutulmaz vefanla,
Sonsuz tebessümün ve hoş görünle,
Biz seninle aynı dilden konuşuyoruz arkadaşım,seninle aynı dilden..
Benim soframda sen yemek yedin,seninkinde ben.
Benim kederime sen ağladın,seninkine ben.
Benim sevincime sen ortak oldun,seninkine ben.
Benim duama sen amin dedin,seninkine ben.
Dedim ya
Biz seninle aynı dilden konuşuyoruz arkadaşım,seninle aynı dilden..
dostluk bu olsa gerek :)
22.03.2010 - 07:45
Usulca rüyalarına gelirim her gece
Sen fark etmezsin,
Otururum yanı başına
Seyrederim dakikalarca gezindiğin yerleri,
seni seyrederken çağlar atlarım
zamanı avucumun içine hapsederim
güzel günleri anımsarken meleğim
ikimiz için yeniden umutla dirilirim,
Tolga necati sahbaz
20.03.2010 - 01:50
Bir gece habersiz bize gel
Merdivenler gıcırdamasın
Öyle yorgunum ki hiç sorma
Sen halimden anlarsın
Sabahlara kadar oturup konuşalım
Kimse duymasın
Mavi bir gökyüzümüz olsun
Kanatlarımız dokunarak uçalım
İnsanlardan buz gibi soğudum
İşte yalnız sen varsın
Öyle halsizim ki hiç sorma
Anlarsın
Cahit Külebi
17.03.2010 - 13:18
BEN /
Ben toprağım mevcudatı taşırım
Güller açar bülbül öter tenimle
Ben dört mevsim yaşatırsam yaşarım
Ölmek varsa feda olsun canımla
Ben azığım ben ekmeğim ben aşım
Ben tevazu ben insanım ben eşim
Ben anayım ben babayım kardeşim
Ben arıyım esrar vardır fenimle
Ben ırmağım aşkla çağlar dereler
Ben çiçeğim şifa bulur yaralar
Ben tevazu benden çirkin huriler
Ben sen varsan dirilirim hilimle
Ben komşuda yara varsa hastayım
Ben güzele ballı dilli besteyim
Ben hicranlı Irak'tayım yastayım
Ben yaşadım hoşgörüyle dinimle
Ben şehidim Çanakkale şahittir
Ben faniyim her şey Ona aittir
Ben bir hiçim hiç olanlar yiğittir
Ben insanım oynamayın genimle
Ben Yunus'u Mevlana'yı dinlerim
Ben Çeçenim Çeçenya'da inlerim
Ben Ömer'im Filistin'de kinlerim
Ben bir devim elleşmeyin benimle
11.03.2010 - 00:18
Nurum büyüdük mü biz, ne dersin?
Dilerim hayat hep güzel yüzünü göstersin sana, senin güzel yüzünü gösterdiğin gibi hayata...
İyi ki doğmuşsun... İyi ki arkadaşım olmuşsun...
Doğum günün kutlu, mutlu, afiyet bal şeker olsuuun... :) (:
02.03.2010 - 21:11
Anneciğim seni ben
Çiçeklerden, yemişten
Sarı saçlı bebekten
Canımdan çok severim
Gitme hep yanımda kal
Beni kollarına al
Pembe gülden daha al
Yanağından öperim... :)
……………….*..*..*…………….*..*..*..
……………*…………..*…*..*………… ….*
…………..*………………..*………….. ……*
…………..*…………………………….. ……*
……………*…………………….*….*….*….*
………………*……………….*……….* ………*
…………………*……………..*……*… …….*
……………………*…………….**……. ….*
………………………..*……..**…*…..*
……………………………..*…………*
26.02.2010 - 14:29
____________█ █ █ __█ _█ █ █ █
____________ █ █ __█ █ _____█
___________ █ █ █ _█ __█ _____█
__________ █ █ █ █ _____█ █ ___█ █ █ █ █ █
_________ █ █ █ █ █ ______█ █ _█ ______█ █
________ █ █ █ █ █ _______█ █ ________█ _█ █
________ █ █ █ █ █ _______█ _______█
________ █ █ █ █ █ █ _____ █ _______█
_________ █ █ █ █ █ █ ____ █ ______█
__________ █ █ █ █ █ █ █ █ _______█
__ █ █ █ _________ █ █ ______█ █
█ █ █ █ █ █ █ __________█ █
_█ █ █ █ █ █ █ _________█
__█ █ █ █ █ █ _________█ _█
___█ █ █ ___█ _______█ █
___________█ _____█ __█
_______█ █ █ █ _█ ___█
_____█ █ █ █ █ █ __█ _█ █
____█ █ █ █ █ █ █ ___█ █
____█ █ █ █ █ ______█
____█ █
RABBİM SENİN VE TÜM SEVDİKLERİNİN YÜREĞİNE TEBESSÜM İŞLESİN..
09.02.2010 - 12:45
Küçük bir gülümseme :)
Küçük bir gülümseme ile başladı her şey.
Küçük bir yürekten sıcak bir tebessüm,
Sıcaklığı yayıldı dört bir yana.
Sonra başladı notaların eşsiz dizisi,
Sanki bir çalgıda olduğu gibi.
Hayat zaten bir müzik değil mi?
Her ton, her nota, her dizi farklı
Tıpkı bizler gibi.
Küçük bir gülümseme ile başladı her şey.
Bir papatyanın rüzgârla yayıldığı gibi,
Sevgi yayıldı gönüllere.
Küçük bir gülümseme ve sevgi sözcüğü,
Geç kalınmışta olsa bir özür.
Oysa hayat ne kadar kısaydı,
Dün vardın,
Bugün olabilme çabasındayken,
Yarın belki de hiç yoksun.
Geç kalmadan,
Belki bir gülümseme ile sevdiğini söylemeli insan.
Sonra sözcükler dile gelmeli arkasından.
Seni seviyorum diye bilmelisin.
İlla sevgiline değil,
Sevdiğine söylemelisin çoğu zaman.
Küçük mutluklar dönüşünce güneşe,
Bak içimizi aydınlatır hava bulutlu olsa da yine.
Küçük bir gülümseme ile başlamışken güne,
Yayılır sürer bu çember devam eder ömrünce.
Küçük bir gülümseme ile başladı her şey,
Bak ne dert kadı nede keder.
08.02.2010 - 22:16
Bu belge ile resmî olarak yetişkinlikten istifa ettiğimi bildiririm. Tekrar 8-10 yaşın tüm sorumluluklarını kabul etmeye hazırım.
•Yağmur sonrası çamurlu sularda tahta parçası yüzdürmek kayalarda yürümek istiyorum.
•Çikolatanın paradan daha iyi olduğunu çünkü daha tatlı ve yenilebilir olduğunu düşünmek istiyorum.
•Sıcak bir yaz gününde bir meşe ağacının gölgesinde oturup arkadaşlarımla limonata satmak istiyorum.
•Dünyanın adil olduğunu herkesin iyi ve dürüst olduğunu düşünmek istiyorum.
•Her şeyin mümkün olduğuna inanmak istiyorum.
•Yaşamın karmaşıklığını unutup yeniden küçük şeylerden fazlasıyla heyecanlanmak zevk almak istiyorum.
•Tekrar basit yaşamak istiyorum. Günümün bilgisayar arızaları, kağıt yığınları, üzücü haberler, bankada para olmadan ay sonunu getirme kaygıları, doktor faturaları, dedikodu, hastalık ve sevdiklerin kaybedilmesinden ibaret olmasını istemiyorum.
•Yaşamın daha basit olduğu zamana dönmek istiyorum. Tüm bildiğin renkler çarpım tablosu ve ninniler ama bu denli az bilmek seni rahatsız etmiyor çünkü ne bilmediğini bilmiyorsun ve umurunda da değil. Bildiğin tek şey mutlu olmak çünkü seni üzecek ya da kızdıracak şeylerden tamamen bihabersin.
•Gülümseme, kucaklaşma, tatlı bir söz, doğruluk, adalet, barış, rüyalar, hayaller ve kardan adam yapmanın gücüne inanmak istiyorum. İşte çek defterim, arabamın anahtarları, kredi kartlarımın ekstreleri ve gelir belgelerim...
Resmî olarak yetişkinlikten istifa ediyorum. Eğer bu konuda benimle daha fazla konuşmak istiyorsan önce beni yakalaman gerekli. Çünkü ebeee elim sendeeee!
Artık çıkıp “puf puf” oynama ve misket ütme zamanım geldi. Sonra görüşürüz :)
01.02.2010 - 22:54
Biliyorum çok üzüleceksin ama 10 adet bulamadım bende ne varsa klasiklerde var dedim ve bu repliği buldum :) zaten 10 maniye bedel...
Sepet sepet yumurta
Sakın beni unutma
Unutursan küserim
Mektubumu keserim
(sayfana böyle bi eziyet yapmak istemezdim desemde inanma, istemeseydim yapmazdım)
:))
12.01.2010 - 21:51
Sen limansın
Dalgalardan kaçıp gemimi bağladığım
Bilirim ki güvendedir o gemi
Dalamasanda derine her zaman
Görürüm bana uzanan eli
Sen limansın
Her dalgadan sonra gördüğüm
Kurtaramasanda gemimi
Elinde kalır
Kör düğüm...
Canımcım, iyi bak şiirimize zaten kırk yılda bir yazıyorum onu da ç/almasınlar... :)))))))
12.01.2010 - 20:40
Bu sayfaya benden başka kimse yazı asamaz.. Ayrıca böyle çiçekler içine saklanmış manası aşikâr cümleler tarafımızdan tarafınıza tehlike arz etmektedir..!
Sayfanın bekçisi :))
12.01.2010 - 17:43
bir bayan çiçek verirse o çiçek güzel değildir neden dersen çiçeği veren çiçekten güzeldir
02.01.2010 - 20:59
Gülüverse bir bebek
birdenbire
dalda bir çiçek
açtı sanırım.
Gülüverse bir bebek
birdenbire
gülden bir kelebek
kaçtı sanırım.
Gülüverse bir bebek
birdenbire
nurdan bir şimşek
çaktı sanırım.
Gülüverse bir bebek
birdenbire
dolu bir yürek
aktı sanırım.
Gülüverse bir bebek
birdenbire
gökten bir melek
baktı sanırım.
(^_^)
30.12.2009 - 15:06
Nedir bu kavgalar,neden bu dalaş,
Herkes bir biriyle yaren,arkadaş,
Bitsin kırgınlıklar,olmasın savaş,
Yeni yıl ülkeme huzur getirsin.
Gelin sarmaş dolaş,keyif çatalım,
Binbir çiçektendir petekte balım,
Kurşunlar yerine güller atalım,
Yeni yıl yurduma huzur getirsin.
Ya Rab eğrileri çevir doğruya,
Duyarlılar çoğalsın bu çağrıya,
Lütfen yanlış demiyelim doğruya,
Yeni yıl yurduma barış getirsin.
Olmasın öldüren,olmasın ölen,
Çoğalsın, neşeyle yürekten gülen,
Bize dost olurmu,bizleri bölen?
Yeni yıl ülkeme barış getirsin.
Fahrettin Akbaş'ım budur dileğim,
Sevgidir rehberim,dosta köleyim,
Nedir bu kin nefret,nerden bileyim,
Yeni yıl ülkeme huzur getirsin
12.12.2009 - 13:58
çocuktuk ufacıktık
top oynadık acıktık
bulduk yerde bir erik
kaptı bir ala geyik
geyik kaçtı ormana
Sonra biz arkasından baktık. Bakarken büyüdük, büyürken anladık, anlarken anlattık, anlatırken öğrendik, öğrenirken dinlendik, dinlenirken sevindik, sevinirken üzüldük, üzülürken büyüdük...
Az gittik uz gittik sonra yollarımız kesişti
yine bulduk geyiği..
verdi bize bir elma
dedi dinlenme durma
yedik sırlı elmayı
gördük gizli dünyayı
......................
Sen yoksan yokum diyen 'yol arkadaşım'a bende sen varsan varım diyorum.. Ne de olsa aynı deryaya doğru bu seyir :)
Uğur böceğimi gönderdim, sende kalsın...
05.12.2009 - 12:22
♥ .♥ .♥ .♥ .♥ .♥ .♥ .♥ .♥ .♥ .♥ .♥ .♥ .♥ .♥ ..♥ .♥ .♥ .♥ .♥ .♥ .♥ .♥ .♥ .♥ .♥ .♥ .♥ ..♥ .♥ .♥ .♥
Değer verdiğimiz kardeşimiz saygıdeğer bir şahsiyettir
Etkili ve seviyeli paylaşım atmosferi
İHVANİ PAYLAŞIM PLATFORMU –Değerli bir üyesidir
Kendisiyle paylaşım yapmaktan onur duyarız …….
♥ ♥ .♥ .♥ .♥ .♥ .♥ .♥ .♥ .♥ .♥ .♥ .♥ .♥ .♥ .♥ .♥ ..♥ .♥ .♥ .♥ .♥ .♥ .♥ .♥ .♥ .♥ .♥ .♥ .♥ ..♥ .♥ .♥
Toplam 30 mesaj bulundu