Nilgün Topaloğlu Adlı Antoloji.com Üyesinin H ...

  • Mehmet Kutsi
    Mehmet Kutsi

    18.08.2013 - 23:03

    Yaz... Sadece yaz
    Yaz bi satır
    Aklında kalanlardan bir hikaye uydur gitsin
    Arada bir baktığında satırın başına
    Sonunu unutmadan iki kelime sayıkla bitsin
    Yaz
    Aklına ne gelirse
    Değiştirmeden öfkeleri
    Diline gem vurmadan yani
    Ağız dolusu küfür de olsa senden gelen
    Dinlerim ki sırf sendin bir zamanlar sen diyen
    Yaz
    Olsun varsın uyaksız
    Şiir gibi durmasa da olur
    İki satırdır sonunda nasılsa
    Anlamını bende bulmazsa yine de olur
    Senden olan her şey mutlaka bende bir yerde durur
    Yaz hadi
    Çekinme ve durma
    Bir ara baktığın gibi bak satır aralarında
    Bir ara sustuğun gibi susma ama
    Bir ara aklına geleni söylerken çekinirdin ya o gibi olsun bazan
    Bir ara gözünde buğu olurdu o halde olsun yazan
    Yaz
    Sen yaz
    Seni yaz
    Beni yazma olsun varsın
    Sen ben yan yana durmasa da olur
    Orda bir yerdesin sen
    Ve burda bir dertdeyken ben sen ben değil derdim
    Bende dert olan sendin
    Ben bir bunu bildim
    Bir bunu sevdim
    Yaz hadi boş ver
    Ne dersen de sonunda
    Anlamları kaybettik deme sakın
    Anlamlar bizimle bize en yakın
    Bir şarkıydık bir ara hicaz mı sabah mı makamı önemli değil
    Senden sonra duyduklarım bende tek nağme şarkı değil
    Yaz yaz
    Gün kışa dönerken sen orda yaz
    Akşamın serinliği sende deli sıcak yaz
    Gün batsa ne çıkar gece bulsun beni ama sen de puslu bir hava ve yaz
    Hadi dediğin anda
    Aklına ilk satırın geldiği anda
    Ve kelimelerin seni bulduğu anda
    Sadece yazmak adına
    Sadece seslenmek adına
    Sadece karaladığın satırlarda başka bir hayatta yaşamak adına
    Ve yaşatmak adına tek tek her hatırayı
    Yaz
    Sadece yaz gitsin
    Hesap yapma
    Nerede neden diye de sorma
    Bil ki sadece bir hikaye değildi
    Bil ki sadece bir hüzün olmadı
    Ve bil ki korkulardan sonra bu en büyük sebebdi
    Sen gittin
    Sen gitmeden evvel ben zaten yitikdim
    Bunu da yaz
    Yokluğumu yaz
    Olmayışımı
    Olamayışımı
    Olduğum anlarda sende bir zerre yer bulamayışımı da yaz
    Karaladığın her satırın sonuna bir nokta koy ki anlasın okuyan
    Görsün ki kaç kere bitmiş
    Ve aslında başlamamış bir türlü
    Bir yere varamayışı ondan desinler
    Seni sevenin nerede olduğunu satırın sonundaki kayboluştan bilsinler
    Sen sadece yaz
    Kelimeler anlatacak ne varsa
    Sende olanı saklasın ama
    Senden olanı açık etmesin ve
    Sende olanların aslında ne büyük sır
    Ne güzel düş
    Ne bulunmaz hülya olduğunu onlarda görsünler
    Senin gözlerinden bakmayanın anlayamayacağı dünyanda
    Sadece seninle bir satırda olmak ne demek bilmeyecekler
    Sadece seninle olan bir kelimenin anlamını onlar benim gibi sevmeyecekler
    Sen sadece yaz gitsin
    Yazmak için değil
    Konuşmak için değil
    Susmak için yaz
    Küsmek için değil
    Kavga için değil
    Uzaklarda bir yerde buluşmak için yaz
    Rüyalarda bir yerde durmak için yaz
    Durduğun yerden burayı görmek için yaz
    Sadece yaz
    Yaz sevgili
    Yaz

  • Mehmet Kutsi
    Mehmet Kutsi

    09.07.2013 - 22:50

    Severken Güvensizlik Sevdiğin kadar yaşarsın bu hayatta. Hayata sadece sevdiğin zamanlarda dokunursun. Toplu iğne bile batınca farklı acıtır sen severken. Severken insan yaşamaktan başka bir tad alır. Sevmediğin zamanlarda sadece nefes alırsın. Sanki emanet bedenini seveceğin zamanlara taşımak ister gibi zaman öldürürsün. Günler geçsin istersin, ama günler neden geçer bilmezsin. Sevmek hayatı anlamlı kılar. Sevmek zordur diken gibi, herkes sevilmez. Sevgi bir kapıyı çalmak için yanında iki kardeşini, saygıyı ve güveni görmek ister. Üçünün arkasında ise sevişmek vardır. Sevişmek hepsini birden iteler arkadan kapıya doğru. 4'ü birden bir araya gelince işte orda aşk olur. Aşk kapıyı çalmaz, kapıya yüklenir açmak için. Aşk o kadar nadir uğrarki, aşk kapıyı çalınca, dondurmaya bakan yaramaz çocuklar gibi yelkenlerini suya indirirsin. Genelde aşkı görünce yüklenmeyi beklemez kapı kendiliğinden açılır. Olaki kapı açılmazsa bir süre bu 4 birader bekleşir kapı eşiğinde. Hatta sahiplenir başkasını da sokmamaya çalışır. Saygı ve güvensiz sevgi olamaz, onlarsız sadece ihtiyaçlarını giderirsin. Saygı olmadan sevilebilir ama ona aşk denmez. Öyle bir kardeşi vardırki sevginin o olmadan sevgi kapının yanından bile geçmez. O ortadan bir an bile kaybolsa ordan uzaklaşmak ister, kaçacak delik arar. Sevginin bu vazgeçilmez kardeşi güvendir. Sevmek için güvenmen gerekir. Güven suyudur, mineralidir sevginin. Sevginin büyümesi, dallarının uzaması, çiçeklerinin güzelleşmesi için güven olmazsa olmaz koşuldur. Aslında insan kendi rahatı için güvenir. Her zaman onla ve yanında olamazsın. Yaşama devam edebilmen için güvenmen gerekir. Bazen sevgi, bazen güven önden gider. Sevginin önde gittiği zamanlarda, güvenebilmek için bahaneler uydurursun. Ufacık emarelerden bir dolu sonuç çıkarırsın. Güveni en olmadık yerlerde ve en olmadık zamanlarda hissedersin karşındakine. Güvensizlik prangalar gibi ayaklarına asılır, engeller seni. İstesen de sevemezsin güven olmadan. İlişki 4 ayaklı masadır. Bu ayaklar sevgi, saygı, güven ve sevişmektir. Güven bacağı olmadan bu 4 ayaklı masa, yavaş yavaş ve acıyla çürür. Oysa diğer 3 ayakdan biri olmadan da masa ayakta durur. Hatta bir çok ilişkide, özellikle eski olanlarında genelde bu 3 ayaktan biri eksiktir. Güven sadece 1 kez kaybedilir. 2. şansı hiçbir zaman vermez insana. Sonrasında güven duymayan hep acabalar içinde kalır. Her an nerede olduğunu ne yaptığını bilmek istersin güvenini yitirirsen. Sürekli yanında olmasını, ya da bir şey aklına gelince hemen sesini duymak istersin. Sanki yanında olunca ve sana bakarken sana ait olacak. En kötüsü ise ona ulaşmaya çalışırken ona ulaşamamaktır. İşte o zaman tüm zemberekler atar ve her türlü kötü ihtimal insanın aklına gelir. Onun yanına koşarak, uçarak gitmemek için kendini zor tutarsın. Gitsen ve herşeyin normal olduğunu görünce dahi güvenin artmaz. Bir sonraki kriz anını beklersin, artık zincir kopmuş güven kaybedilmiştir. Bir açığını yakalayana kadar rahat etmezsin. Bu kadar hayalini kurup hayatı zehir ettikten sonra eninde sonunda o açık yakalanır. Açık küçük olsa dahi haklı çıkabilmek için küçücük olay dramatize edilip büyütülür. 'Ben demiştim' der güvenmeyen. Kişi kendi hazırladığı çukura düştüğünü ve o kadar zamanı başta kendine olmak üzere etrafındaki birçok kişiye nasıl zehir ettiğini çok sonraları anlayacaktır. En kötüsü severken ve ayrılamazken güveni kaybetmektir. Hangisi daha kötü, güvenip sonradan nasıl çirkin bir oyun içinde olduğunun farkına varmak mı, yoksa güvenmeyip hayatı kendine zehir etmek mi. Sanırım ikincisi daha kötü. İlkinin acısı sadece bir kere ve sonunda. Bu benim kaderim olsa gerek. Sevdiklerime bana yalan söyleyecekleri konusunda hep güvenmişimdir. Sağolsunlar beni hiç yalancı çıkarmadılar. Sanırım ben hazırlandığımı yaşıyorum.

Toplam 2 mesaj bulundu