Yaz... Sadece yaz Yaz bi satır Aklında kalanlardan bir hikaye uydur gitsin Arada bir baktığında satırın başına Sonunu unutmadan iki kelime sayıkla bitsin Yaz Aklına ne gelirse Değiştirmeden öfkeleri Diline gem vurmadan yani Ağız dolusu küfür de olsa senden gelen Dinlerim ki sırf sendin bir zamanlar sen diyen Yaz Olsun varsın uyaksız Şiir gibi durmasa da olur İki satırdır sonunda nasılsa Anlamını bende bulmazsa yine de olur Senden olan her şey mutlaka bende bir yerde durur Yaz hadi Çekinme ve durma Bir ara baktığın gibi bak satır aralarında Bir ara sustuğun gibi susma ama Bir ara aklına geleni söylerken çekinirdin ya o gibi olsun bazan Bir ara gözünde buğu olurdu o halde olsun yazan Yaz Sen yaz Seni yaz Beni yazma olsun varsın Sen ben yan yana durmasa da olur Orda bir yerdesin sen Ve burda bir dertdeyken ben sen ben değil derdim Bende dert olan sendin Ben bir bunu bildim Bir bunu sevdim Yaz hadi boş ver Ne dersen de sonunda Anlamları kaybettik deme sakın Anlamlar bizimle bize en yakın Bir şarkıydık bir ara hicaz mı sabah mı makamı önemli değil Senden sonra duyduklarım bende tek nağme şarkı değil Yaz yaz Gün kışa dönerken sen orda yaz Akşamın serinliği sende deli sıcak yaz Gün batsa ne çıkar gece bulsun beni ama sen de puslu bir hava ve yaz Hadi dediğin anda Aklına ilk satırın geldiği anda Ve kelimelerin seni bulduğu anda Sadece yazmak adına Sadece seslenmek adına Sadece karaladığın satırlarda başka bir hayatta yaşamak adına Ve yaşatmak adına tek tek her hatırayı Yaz Sadece yaz gitsin Hesap yapma Nerede neden diye de sorma Bil ki sadece bir hikaye değildi Bil ki sadece bir hüzün olmadı Ve bil ki korkulardan sonra bu en büyük sebebdi Sen gittin Sen gitmeden evvel ben zaten yitikdim Bunu da yaz Yokluğumu yaz Olmayışımı Olamayışımı Olduğum anlarda sende bir zerre yer bulamayışımı da yaz Karaladığın her satırın sonuna bir nokta koy ki anlasın okuyan Görsün ki kaç kere bitmiş Ve aslında başlamamış bir türlü Bir yere varamayışı ondan desinler Seni sevenin nerede olduğunu satırın sonundaki kayboluştan bilsinler Sen sadece yaz Kelimeler anlatacak ne varsa Sende olanı saklasın ama Senden olanı açık etmesin ve Sende olanların aslında ne büyük sır Ne güzel düş Ne bulunmaz hülya olduğunu onlarda görsünler Senin gözlerinden bakmayanın anlayamayacağı dünyanda Sadece seninle bir satırda olmak ne demek bilmeyecekler Sadece seninle olan bir kelimenin anlamını onlar benim gibi sevmeyecekler Sen sadece yaz gitsin Yazmak için değil Konuşmak için değil Susmak için yaz Küsmek için değil Kavga için değil Uzaklarda bir yerde buluşmak için yaz Rüyalarda bir yerde durmak için yaz Durduğun yerden burayı görmek için yaz Sadece yaz Yaz sevgili Yaz
Severken Güvensizlik Sevdiğin kadar yaşarsın bu hayatta. Hayata sadece sevdiğin zamanlarda dokunursun. Toplu iğne bile batınca farklı acıtır sen severken. Severken insan yaşamaktan başka bir tad alır. Sevmediğin zamanlarda sadece nefes alırsın. Sanki emanet bedenini seveceğin zamanlara taşımak ister gibi zaman öldürürsün. Günler geçsin istersin, ama günler neden geçer bilmezsin. Sevmek hayatı anlamlı kılar. Sevmek zordur diken gibi, herkes sevilmez. Sevgi bir kapıyı çalmak için yanında iki kardeşini, saygıyı ve güveni görmek ister. Üçünün arkasında ise sevişmek vardır. Sevişmek hepsini birden iteler arkadan kapıya doğru. 4'ü birden bir araya gelince işte orda aşk olur. Aşk kapıyı çalmaz, kapıya yüklenir açmak için. Aşk o kadar nadir uğrarki, aşk kapıyı çalınca, dondurmaya bakan yaramaz çocuklar gibi yelkenlerini suya indirirsin. Genelde aşkı görünce yüklenmeyi beklemez kapı kendiliğinden açılır. Olaki kapı açılmazsa bir süre bu 4 birader bekleşir kapı eşiğinde. Hatta sahiplenir başkasını da sokmamaya çalışır. Saygı ve güvensiz sevgi olamaz, onlarsız sadece ihtiyaçlarını giderirsin. Saygı olmadan sevilebilir ama ona aşk denmez. Öyle bir kardeşi vardırki sevginin o olmadan sevgi kapının yanından bile geçmez. O ortadan bir an bile kaybolsa ordan uzaklaşmak ister, kaçacak delik arar. Sevginin bu vazgeçilmez kardeşi güvendir. Sevmek için güvenmen gerekir. Güven suyudur, mineralidir sevginin. Sevginin büyümesi, dallarının uzaması, çiçeklerinin güzelleşmesi için güven olmazsa olmaz koşuldur. Aslında insan kendi rahatı için güvenir. Her zaman onla ve yanında olamazsın. Yaşama devam edebilmen için güvenmen gerekir. Bazen sevgi, bazen güven önden gider. Sevginin önde gittiği zamanlarda, güvenebilmek için bahaneler uydurursun. Ufacık emarelerden bir dolu sonuç çıkarırsın. Güveni en olmadık yerlerde ve en olmadık zamanlarda hissedersin karşındakine. Güvensizlik prangalar gibi ayaklarına asılır, engeller seni. İstesen de sevemezsin güven olmadan. İlişki 4 ayaklı masadır. Bu ayaklar sevgi, saygı, güven ve sevişmektir. Güven bacağı olmadan bu 4 ayaklı masa, yavaş yavaş ve acıyla çürür. Oysa diğer 3 ayakdan biri olmadan da masa ayakta durur. Hatta bir çok ilişkide, özellikle eski olanlarında genelde bu 3 ayaktan biri eksiktir. Güven sadece 1 kez kaybedilir. 2. şansı hiçbir zaman vermez insana. Sonrasında güven duymayan hep acabalar içinde kalır. Her an nerede olduğunu ne yaptığını bilmek istersin güvenini yitirirsen. Sürekli yanında olmasını, ya da bir şey aklına gelince hemen sesini duymak istersin. Sanki yanında olunca ve sana bakarken sana ait olacak. En kötüsü ise ona ulaşmaya çalışırken ona ulaşamamaktır. İşte o zaman tüm zemberekler atar ve her türlü kötü ihtimal insanın aklına gelir. Onun yanına koşarak, uçarak gitmemek için kendini zor tutarsın. Gitsen ve herşeyin normal olduğunu görünce dahi güvenin artmaz. Bir sonraki kriz anını beklersin, artık zincir kopmuş güven kaybedilmiştir. Bir açığını yakalayana kadar rahat etmezsin. Bu kadar hayalini kurup hayatı zehir ettikten sonra eninde sonunda o açık yakalanır. Açık küçük olsa dahi haklı çıkabilmek için küçücük olay dramatize edilip büyütülür. 'Ben demiştim' der güvenmeyen. Kişi kendi hazırladığı çukura düştüğünü ve o kadar zamanı başta kendine olmak üzere etrafındaki birçok kişiye nasıl zehir ettiğini çok sonraları anlayacaktır. En kötüsü severken ve ayrılamazken güveni kaybetmektir. Hangisi daha kötü, güvenip sonradan nasıl çirkin bir oyun içinde olduğunun farkına varmak mı, yoksa güvenmeyip hayatı kendine zehir etmek mi. Sanırım ikincisi daha kötü. İlkinin acısı sadece bir kere ve sonunda. Bu benim kaderim olsa gerek. Sevdiklerime bana yalan söyleyecekleri konusunda hep güvenmişimdir. Sağolsunlar beni hiç yalancı çıkarmadılar. Sanırım ben hazırlandığımı yaşıyorum.
18.08.2013 - 23:03
Yaz... Sadece yaz
Yaz bi satır
Aklında kalanlardan bir hikaye uydur gitsin
Arada bir baktığında satırın başına
Sonunu unutmadan iki kelime sayıkla bitsin
Yaz
Aklına ne gelirse
Değiştirmeden öfkeleri
Diline gem vurmadan yani
Ağız dolusu küfür de olsa senden gelen
Dinlerim ki sırf sendin bir zamanlar sen diyen
Yaz
Olsun varsın uyaksız
Şiir gibi durmasa da olur
İki satırdır sonunda nasılsa
Anlamını bende bulmazsa yine de olur
Senden olan her şey mutlaka bende bir yerde durur
Yaz hadi
Çekinme ve durma
Bir ara baktığın gibi bak satır aralarında
Bir ara sustuğun gibi susma ama
Bir ara aklına geleni söylerken çekinirdin ya o gibi olsun bazan
Bir ara gözünde buğu olurdu o halde olsun yazan
Yaz
Sen yaz
Seni yaz
Beni yazma olsun varsın
Sen ben yan yana durmasa da olur
Orda bir yerdesin sen
Ve burda bir dertdeyken ben sen ben değil derdim
Bende dert olan sendin
Ben bir bunu bildim
Bir bunu sevdim
Yaz hadi boş ver
Ne dersen de sonunda
Anlamları kaybettik deme sakın
Anlamlar bizimle bize en yakın
Bir şarkıydık bir ara hicaz mı sabah mı makamı önemli değil
Senden sonra duyduklarım bende tek nağme şarkı değil
Yaz yaz
Gün kışa dönerken sen orda yaz
Akşamın serinliği sende deli sıcak yaz
Gün batsa ne çıkar gece bulsun beni ama sen de puslu bir hava ve yaz
Hadi dediğin anda
Aklına ilk satırın geldiği anda
Ve kelimelerin seni bulduğu anda
Sadece yazmak adına
Sadece seslenmek adına
Sadece karaladığın satırlarda başka bir hayatta yaşamak adına
Ve yaşatmak adına tek tek her hatırayı
Yaz
Sadece yaz gitsin
Hesap yapma
Nerede neden diye de sorma
Bil ki sadece bir hikaye değildi
Bil ki sadece bir hüzün olmadı
Ve bil ki korkulardan sonra bu en büyük sebebdi
Sen gittin
Sen gitmeden evvel ben zaten yitikdim
Bunu da yaz
Yokluğumu yaz
Olmayışımı
Olamayışımı
Olduğum anlarda sende bir zerre yer bulamayışımı da yaz
Karaladığın her satırın sonuna bir nokta koy ki anlasın okuyan
Görsün ki kaç kere bitmiş
Ve aslında başlamamış bir türlü
Bir yere varamayışı ondan desinler
Seni sevenin nerede olduğunu satırın sonundaki kayboluştan bilsinler
Sen sadece yaz
Kelimeler anlatacak ne varsa
Sende olanı saklasın ama
Senden olanı açık etmesin ve
Sende olanların aslında ne büyük sır
Ne güzel düş
Ne bulunmaz hülya olduğunu onlarda görsünler
Senin gözlerinden bakmayanın anlayamayacağı dünyanda
Sadece seninle bir satırda olmak ne demek bilmeyecekler
Sadece seninle olan bir kelimenin anlamını onlar benim gibi sevmeyecekler
Sen sadece yaz gitsin
Yazmak için değil
Konuşmak için değil
Susmak için yaz
Küsmek için değil
Kavga için değil
Uzaklarda bir yerde buluşmak için yaz
Rüyalarda bir yerde durmak için yaz
Durduğun yerden burayı görmek için yaz
Sadece yaz
Yaz sevgili
Yaz
09.07.2013 - 22:50
Severken Güvensizlik Sevdiğin kadar yaşarsın bu hayatta. Hayata sadece sevdiğin zamanlarda dokunursun. Toplu iğne bile batınca farklı acıtır sen severken. Severken insan yaşamaktan başka bir tad alır. Sevmediğin zamanlarda sadece nefes alırsın. Sanki emanet bedenini seveceğin zamanlara taşımak ister gibi zaman öldürürsün. Günler geçsin istersin, ama günler neden geçer bilmezsin. Sevmek hayatı anlamlı kılar. Sevmek zordur diken gibi, herkes sevilmez. Sevgi bir kapıyı çalmak için yanında iki kardeşini, saygıyı ve güveni görmek ister. Üçünün arkasında ise sevişmek vardır. Sevişmek hepsini birden iteler arkadan kapıya doğru. 4'ü birden bir araya gelince işte orda aşk olur. Aşk kapıyı çalmaz, kapıya yüklenir açmak için. Aşk o kadar nadir uğrarki, aşk kapıyı çalınca, dondurmaya bakan yaramaz çocuklar gibi yelkenlerini suya indirirsin. Genelde aşkı görünce yüklenmeyi beklemez kapı kendiliğinden açılır. Olaki kapı açılmazsa bir süre bu 4 birader bekleşir kapı eşiğinde. Hatta sahiplenir başkasını da sokmamaya çalışır. Saygı ve güvensiz sevgi olamaz, onlarsız sadece ihtiyaçlarını giderirsin. Saygı olmadan sevilebilir ama ona aşk denmez. Öyle bir kardeşi vardırki sevginin o olmadan sevgi kapının yanından bile geçmez. O ortadan bir an bile kaybolsa ordan uzaklaşmak ister, kaçacak delik arar. Sevginin bu vazgeçilmez kardeşi güvendir. Sevmek için güvenmen gerekir. Güven suyudur, mineralidir sevginin. Sevginin büyümesi, dallarının uzaması, çiçeklerinin güzelleşmesi için güven olmazsa olmaz koşuldur. Aslında insan kendi rahatı için güvenir. Her zaman onla ve yanında olamazsın. Yaşama devam edebilmen için güvenmen gerekir. Bazen sevgi, bazen güven önden gider. Sevginin önde gittiği zamanlarda, güvenebilmek için bahaneler uydurursun. Ufacık emarelerden bir dolu sonuç çıkarırsın. Güveni en olmadık yerlerde ve en olmadık zamanlarda hissedersin karşındakine. Güvensizlik prangalar gibi ayaklarına asılır, engeller seni. İstesen de sevemezsin güven olmadan. İlişki 4 ayaklı masadır. Bu ayaklar sevgi, saygı, güven ve sevişmektir. Güven bacağı olmadan bu 4 ayaklı masa, yavaş yavaş ve acıyla çürür. Oysa diğer 3 ayakdan biri olmadan da masa ayakta durur. Hatta bir çok ilişkide, özellikle eski olanlarında genelde bu 3 ayaktan biri eksiktir. Güven sadece 1 kez kaybedilir. 2. şansı hiçbir zaman vermez insana. Sonrasında güven duymayan hep acabalar içinde kalır. Her an nerede olduğunu ne yaptığını bilmek istersin güvenini yitirirsen. Sürekli yanında olmasını, ya da bir şey aklına gelince hemen sesini duymak istersin. Sanki yanında olunca ve sana bakarken sana ait olacak. En kötüsü ise ona ulaşmaya çalışırken ona ulaşamamaktır. İşte o zaman tüm zemberekler atar ve her türlü kötü ihtimal insanın aklına gelir. Onun yanına koşarak, uçarak gitmemek için kendini zor tutarsın. Gitsen ve herşeyin normal olduğunu görünce dahi güvenin artmaz. Bir sonraki kriz anını beklersin, artık zincir kopmuş güven kaybedilmiştir. Bir açığını yakalayana kadar rahat etmezsin. Bu kadar hayalini kurup hayatı zehir ettikten sonra eninde sonunda o açık yakalanır. Açık küçük olsa dahi haklı çıkabilmek için küçücük olay dramatize edilip büyütülür. 'Ben demiştim' der güvenmeyen. Kişi kendi hazırladığı çukura düştüğünü ve o kadar zamanı başta kendine olmak üzere etrafındaki birçok kişiye nasıl zehir ettiğini çok sonraları anlayacaktır. En kötüsü severken ve ayrılamazken güveni kaybetmektir. Hangisi daha kötü, güvenip sonradan nasıl çirkin bir oyun içinde olduğunun farkına varmak mı, yoksa güvenmeyip hayatı kendine zehir etmek mi. Sanırım ikincisi daha kötü. İlkinin acısı sadece bir kere ve sonunda. Bu benim kaderim olsa gerek. Sevdiklerime bana yalan söyleyecekleri konusunda hep güvenmişimdir. Sağolsunlar beni hiç yalancı çıkarmadılar. Sanırım ben hazırlandığımı yaşıyorum.
Toplam 2 mesaj bulundu