Mustafa Yekta Uzun Antoloji.com

  • Meltem Polat
    Meltem Polat 21.04.2011 - 17:19

    Merhaba,

    Sirname isimli kitabi nasil temin edebilirim acaba?
    Tesekkurler

Toplam 1 mesaj bulundu

TÜM YAZILANLAR


  • la ilahe illallah

    05.04.2009 - 05:37

    LA İLAHE (ilah yok) İLLLALLAH! (Allah'tan başka...
    Bu Terim Allah'ın tek tanrı olduğundan ziyade Allah'ın bize vermek istediği mesajları yansıtır.
    Bunlardan birincisi ise sabırdır! şöyle ki!
    Bir insan vardır kendisi ilah yok dercesine bir yaşam tarzı yaşamaktadır. Yarın birgün Allah'tan başka dayandığı hiçbir şeyin olmayacagını hiçbiriniz bilemezsiniz bu yüzden kimsecikleri kınamamalısınız.
    Hz ömer eskiden müslüman değildi islamı yaygınlaştırma çabası içersinde olan kimselere zulm etti zulm ettiği kimselerden bir tanesi ise müslümanlığı seçen kız kardeşi idi Hz ömer'in o yıllarda LA İLAHE dercesine bir yaşam tarzı vardı Allah olan İLLALLAH dercesine bir yaşam tarzını da lutfetti hatta hazretlik makamına yükselti
    Diğer yandan Bir kimse size mantıksıca gelen bir beyanda bulunmuş olabilir mesela ilah yok der demez 'sen ne sacmalıyorsun be adam ne demek ilah yok sus seni dinlemek istemiyorum sen sadece saçmalıyorsun' der, o kimseye söz hakkı vermezseniz hakikati göremezsiniz.

  • şefaat

    06.02.2009 - 12:03

    ŞEFFAT HAKKINDA HERŞEY BU SATIRLARDA ŞEFAATİN HAKİKATİ

    Allah peygamberine ve de peygamber yakınlarına dahi Bağışlamak hususunda ayrıcalık Tanımamıştır. Nitekim Hz. Muhammed S.a.v. e ' Ey Muhammed 'evvela yakınlarını uyar' emri celili ulaşır ulaşmaz peygamber efendimiz tüm akrabalarını bir araya toplamış ve sırasıyla her birine ey eşim. ey evladım, Ey amcam ben sizi (bana uymazsanız) kurtaramam.' Demiştir. Allah bu açık delillerine rağmen inanamayanlara kurandaki şu ayetlerini hatırlatmaktadır:

    Allah, inkar edenlere, Nuh'un eşini ve Lut'un eşini örnek verdi. İkisi de, kullarımızdan salih olan iki kulumuzun nikahları altındaydı; ancak onlara ihanet ettiler. Bundan dolayı, (kocaları) kendilerine Allah'tan gelen hiçbir şeyle yarar sağlamadılar. İkisine de: 'Ateşe diğer girenlerle birlikte girin' denildi. Allah, iman edenlere de Firavun'un karısını örnek verdi. Hani demişti ki: 'Rabbim bana Kendi katında, cennette bir ev yap; beni Firavun'dan ve onun yaptıklarından kurtar ve beni o zalimler topluluğundan da kurtar.' (Tahrim Suresi, 10-11)

    Allah bu ayetler ile insanoğluna şu mesajı vermek istemiştir. ' Nuh ve Lut Tüm peygamberlerim gibi merhamet sahibiydi. Onlara Eşlerini helak edeceğim haberini verdiğimde her iki peygamberde bana eşlerinni de kurtarmam için yalvarıp yakardılar. Lakin ben adaletimden asla ödün vermem Benim emirlerime uymayanlar peygamber hanımları olduğu halde ben onları kurtarmadım Peygamberler dahi bana uymayanlara Yardım edemezken İnsanları derlerinden kurtarmak için 'Allah'ın tüm emirlerine uyun kurtuluş ancak bu yolla mümkündür.' Demek yerine dinde olmayan şeyleri dindenmiş gibi sunarak şefaatçiliğe kalkışan Dış yüzleri Müslüman Özleri gavurdan daha da gavur olan kimselerde onlara uyanlarda elbetteki günü geldiğinde azbımızı tadacaklar. Biliniz ki tek kurtuluş benim hukuk bütünlüğüme riayet etmekte geçer ve Ben ' Allah'ın şu emrini yerine getiririm Ama şu emrini asla diyenlere de gerçek kurtuluşu nasib etmem' Demek istemiştir. ]] Mustafa Uzun S. Sırname

    Gerçek Allah dostları Şöyle derler:

    ' Eğer (sinsice veya açıktan açığa) düşmanın olan şeytanın başını ezmek dilersen gözünü aç da gör ki Şeytanın katili edeptir. Gözünü aç ta! baştan başa Allah kelamı olan Kuran-ı kerime bak. Kuranın bütün ayetleri edep talim eder. Edep öğretir '

    Mevlana C. Rumi / Mesnevi

    Edebe riayet etmek sureti ile şeytanı katledeceğine edepsizliklerin Allah'ın sevgisinden ve de rahmetinden kendini mahrum etme,

    ' Edep bir tac imiş nur-u hüdâdan giy o tacı emin ol her türlü beladan '

    Tasavvuf Anonimi

    KISSADAN HİSSE

    [[ Falanca diyarda zalimlerin esareti altında yaşayan bir tutsak varmış. Esaret altında zulme maruz kalmak artık canına tak etmiş olan bu tutsak bir yolunu bulup kendi ülkesinin hükümdarına içeriğinde ' Efendimiz ben falanca diyardaki falanca zalimlerin esareti altında zulme maruz kalmaktayım yalvarıyorum benim kurtarın ' yazılı haberini uçurmuş. Bu haberi evvela padişahın baş veziri okumuş ve her şeyi önceden bilen padişahına sunmuş. Padişah ise ' Onu ne diye kurtaracakmışım ki o benim ülkemin insanlarını hal ev hareketleri ile bana itaatsizliğe sürükleyen bir kimseydi.' demiş. Vezir ise gözyaşları içersinde Fakat efendim ben zamanında onun bir takım iyi hallerini de gördüm. Eğer onu kurtarma büyüklüğünü gösterirseniz söz veriyorum onu ıslah eyleyeceğim.' diye yalvarıp yakarmış. Ulu padişah ise Vezirine bir hakikati göstermek amacı ile ' Tamam madem ki onu ıslah edebileceğine inanıyorsun git o zalimlere benim fermanım ile esiri bırakmalarını söyle.' demiş. Vezir esirin bulunduğu yere gitmiş. Padişah'ın korkusu ile serbest bırakılan esiri vezir şu cümleleri ile karşılamış. ' Sana geçmiş olsun demek isterdim ama henüz hiçbir şey geçmiş değil. Ben yüce sultanımıza seni ıslah edeceğime dair bir söz verdim yani anlayacağın sen bir nevi şartlı olarak tahliye edilmiş bir kimsesin demiş. Esir vezirin bu sözleri karşılığında alaycı ve de küstahça bir tavırla ' Sen deli misin divane mi be adam. Görmez misin ki ben artık hür bir kimseyim. Bir esaretten kurtuldum. Defol haydi defol başımdan git' demiş Tam o esnada onu esir tutan zalimlerden daha zalim olan bir topluluk kurutulduğunu zanneden gafili de veziri de esir almış. Fakat çok geçmemiş ki zalimler vezirin Çok korktukları Padişahın sağ kolu olmasından ötürü serbest bırakmış. Gafili ise eskisinden daha beter bir yaşam tarzı kucaklamış.

    Padişahımız olan Allah peygamberine ve de peygamber yakınlarına dahi Bağışlamak hususunda ayrıcalık Tanımamıştır. Nitekim Hz. Muhammed S.a.v. e ' Ey Muhammed 'evvela yakınlarını uyar' emri celili ulaşır ulaşmaz peygamber efendimiz tüm akrabalarını bir araya toplamış ve sırasıyla her birine ey eşim. ey evladım, Ey amcam ben sizi (bana uymazsanız) kurtaramam.' Demiştir. Allah bu açık delillerine rağmen inanamayanlara kurandaki şu ayetlerini hatırlatmaktadır:

    Allah, inkar edenlere, Nuh'un eşini ve Lut'un eşini örnek verdi. İkisi de, kullarımızdan salih olan iki kulumuzun nikahları altındaydı; ancak onlara ihanet ettiler. Bundan dolayı, (kocaları) kendilerine Allah'tan gelen hiçbir şeyle yarar sağlamadılar. İkisine de: 'Ateşe diğer girenlerle birlikte girin' denildi. Allah, iman edenlere de Firavun'un karısını örnek verdi. Hani demişti ki: 'Rabbim bana Kendi katında, cennette bir ev yap; beni Firavun'dan ve onun yaptıklarından kurtar ve beni o zalimler topluluğundan da kurtar.' (Tahrim Suresi, 10-11)
    MUSTAFA UZUN / S. SIRNAME ESERİ www.ahistanbul.net

  • evliya

    28.02.2007 - 02:22

    EVLİYALAR HAKKINDA HERŞEY BU SATIRLARDA EVLİYALARIN HAKİKATİ
    Evliya arapça bir kelimedir. Bu kelimenin türkçe açılımı' Allah dostu' dur.

    Tasavvufta ise Evliya Hakk'ın sırlarını herkesin anlayacağı bir dilde gaflet suyu akıtmadan yanıstan şahsiyetlere denir. Evliya kelimesinin eş Anlamı Veli dir.
    Veliler Allah'ın Velileri, Şeytanın velileri.olmak üzere iki ayrı sınıfa ayrılırlar.
    Birisinin gücü Allah'tan diğerininki ise Şeytanlardan gelmektedir.
    Allah dostlarından zuhur eden Hadiselere keramet. Şeytanların insanlardan seçmiş olduğu kuklalardan zuhur eden hadiselere ise Kehanet adı verilir.
    Halk arasında yanlış bilenen bir gerçek daha vardır ki o da Dervişlerin evliya zannedilmesidir. Dervişin asıl anlamı ilim fukarası olupta ilme talib olan kimse demektir.
    Arif ise kelime manası ile Bilen demektir. Arifler aşk sınavında cefayı satın alarak Vefalarından asla ödün vermeyerek çeşitli zorlu sınavları başarı ile Atlatarak Allah'ın hakikat sırlarına vasıl ettiği kimselere denir ve de Halkın tahmin edemeceği kimslerdir.

    ' GONCADIR (gençtir) İLK HALİ BÜTÜN GÜLLERİN (gönül erlerinin) '

    Arifer Arif olduklarını sadece söylemeleri gereken kimselere söylerler.
    Bazı gafiller derler ki ' Bir kimse ben evliya'yım derse ona itmat etmeyin.çünkü gerçek evliyalar mütevazidir. manevi kimliklerini gizlerler' derler. Oysa ki Evliyalar Hz Muhammed.s.a.v mi örnek alır ve Hz Muhammed S.a.v. efendimiz manevi kimliğini gizlememiştir. ' Ben Allah'ın kulu ve de peygamberiyim.' demiştir.
    Düşünsenize! acilen tedavi edilemsi greken bir hastanız var ve o hastalıgı tedavi edecek bilgilere vakıf olan bir doktorun kapısını çalıyorsunuz ve ona diyorsunuz ki ' Bu hastalıgın ilacını bilen tek doktor sizmissiniz. Bu doğrru mu doğru adrese mi geldik. O doktor ise mütevazliğinden ötürü size ' Aman efendim doktorluk kim biz kimiz bizi size boş yere övmüşler ben aciz bir kulum dese ve tedai etmek yerine sizi yoldan çevirse ve hastanızda hastalığına zamanında müdahale edilmediği için yolda ölse. Bu iyilik mi olur yoksa kötülük mü? Mütevazilik Ben şuyum ben buyum sözlerinde değil o kimsenin ebn şuyum ben buyum demesine ragmen Halka davranış şekline bakarak değerlendirlmelidir. Adam varıdr çöpçüdür ben çöpçüyüm der ama kızını memur istemeye gelse ' haddini bil memur parçası sen kızımı nasıl geçindireceksin diyerek azarlar reddeder. Adam vardır Başbakandır. Kendisine ne işle meşkülsünüz diye soruldugunda ' Efendim ben Falanca ülkenin başbakanıyım' der ama yolda halkın ayagının kaymasına sebebiyet verecek çok pis bir muz kabugu dahi görse onu elleri ile alıp halkın zarar görmesini engeller. Kendisine hakaret edenleri bile sabırla dinler.

    Dğer yandan bir kimsenin tabiat üstü meziyetlere vasıl olması onun evliya oldugunun göstergesi değildir.
    Bir kimsenin Evliya olup olmadığını anlamakta o kadar zor değildir.
    Detaylı bilgileri www.buramburam.com isimli web sitesindeki Dertten devaya butonunu ve de mistik güçler isimli bölümlerini irdelemek sureti ile edninebilirsiniz
    [b] www.buramburam.com [/b]

Toplam 14 mesaj bulundu

TÜM YAZILANLAR