yıl bin dokuz yüz elli. garip'ten yılmış herkes. kendini şair zanneden her garip ortalıkta. bir dergi kuruluyor: hisar. itidali emrediyor, bu akımların şiiri yozlaştırdığını söylüyor. doğru diyor. yayın hayatlarının iki devresi var. içlerinden esaslı bir şair çıkmıyor. fakat bir nasir çıkıyor: cemil meriç.
hipodrom üst geçidinde yürürken aşağıdaki raylar gözüme mısır örgüsü gibi göründü bir gün. birden sürekli kusmuk gördüğüm bu ruhsuz köprüden atlayıp bu örgülere tutunmak istedim. ama yapmadım çünkü yapacak güzel şeyler var. çünkü intihar erken ölümdür, yenilgiyi kabuldür. çünkü her ölüm güzel bir ölüm değildir.
iki tür etimoloji vardır, bilimsel etimoloji ve halk etimolojisi olmak üzere. biz bilimsel etimolojiyi tercih edelim, halkı yanıltmayalım.
mea: beraber
aile: bildiğimiz aile
yani ki aileyle, ailece demek olur.
tdk, vefa için: sevgiyi sürdürme, sevgi, dostluk bağlılığı diyor.
modern insan neredeyse karınağrısı yerine koydu vefayı. aman size bir şey olmasın, değil mi? neyse ki mukaddes bilenler de var.
ömürleri çok olsun.
çok sevgili kendim... onu çok seviyorum. bu dünya için fazla güzel, fazla iyi, fazla doğru...
keşke ben ölmeden ölmese... 'devrim' dese, 'aferin' dese, 'akıl' dese, 'gönül' dese... medeniyet, yeni bir dil, şuur, eylem... sussam. hep kitap verse bana... hep okusam. ondan daha güzel, daha iyi, daha doğru olsam.
cennete gitsem.
yabakulak'ın ülküsü... defalarca okunmuş bir kitabın kendini cümle cümle hatırlatması doğal. bu sabah nasibime beyaz gemi, içinden de şu dörtlük düştü:
kambur dağlardan inmişim hey kambur dağlardan
kambur deve üzerinde hey kambur deve...
aç kapını ey bezirgan kambur bezirgan
gel içelim seninle hey acı şaraptan.
bu dörtlük acı veriyor. çocuk balık oldu. aksakal bilmiyor, kulubeg de... diğerlerinin canı cehenneme zaten.
peyami safa bir yazısında aşksız evliliğin zinadan farksız olduğunu ileri sürmüş. birçoğumuzun tartışmasız mübalağa olarak niteleyeceği bu tezi bir başka yazısında gerekçelendirmiş. sözkonusu yazının bir bölümünde şöyle diyor: sevmediği bir insana, sırf evlenme mukavelesinde bir imzası bulunduğu için bağlanan bir erkek veya kadın iki cins arasındaki birleşmenin esas şartına (ruh beraberliğine) aykırı hareket ettiği için evli sayılamaz.'
ansızın yahya kemal'den bir dörtlük gelir akla, demiş ki şair:
gönlümle oturdum da hüzünlendim o yerde,
sen nerdesin, ey sevgili, yaz günleri nerde.
dağlar ağarırken konuşurduk tepelerde,
sen nerde o fecrin ağaran dağları nerde.
azizem...
şimdiye kadar seni pek çok şey acıttı.birçok şeye acıdın. iltihabi yaralar oluştu düş yapraklarında. yine de köşe minderine oturtmadın dertlerini. ellerin böğründe kapı eşiklerinde kaldın da dış kapının mandalına tenezzül etmedin. bir ağlayan gelinin duvağının gölgesinde geçecekmiş gençliğin, geçsin.
hoş gör be azizem, senin hikayen de lalelerle bitiversin...
bir tereddüdün romanı'nda o ne idüğü belirsiz vildan bizim akılcılık abidesi muharririmize şöyle diyordu: '... her kadın yarası aldığın vakit beni özleyeceksin, çünkü ben seni yaralamadım, kırmadım...'
sırtında geceleri keyifli uyumana yetecek kadar düş o trenden bu trene geçişin, o şehirden bu şehire varışın tabiatındaki doğal göçebelikten a gülüm.
düşün olmasa gidişin olacak belki fakat dönüşün olmayacak. kara hindibalar için tutuşmayacak eteklerin.
damında baykuş öten evler gibi huzursuz olmayınca yüreğin Allah bilir ne güzel olacak hayat dediğin.
'evet, her şey kapanıyor kendi içine acı çekiyor herkes, hatta bir kraliçe. oysa hayat mısmıldır ona, çünkü bir kraliçe kuyulardan su çekmez toprağı geniştir ve haritalar soytarıyla doludur köylüleri göstermez. ve hatt ...
hisar dergisi
05.11.2011 - 07:43yıl bin dokuz yüz elli. garip'ten yılmış herkes. kendini şair zanneden her garip ortalıkta. bir dergi kuruluyor: hisar. itidali emrediyor, bu akımların şiiri yozlaştırdığını söylüyor. doğru diyor. yayın hayatlarının iki devresi var. içlerinden esaslı bir şair çıkmıyor. fakat bir nasir çıkıyor: cemil meriç.
intihar
05.11.2011 - 07:37hipodrom üst geçidinde yürürken aşağıdaki raylar gözüme mısır örgüsü gibi göründü bir gün. birden sürekli kusmuk gördüğüm bu ruhsuz köprüden atlayıp bu örgülere tutunmak istedim. ama yapmadım çünkü yapacak güzel şeyler var. çünkü intihar erken ölümdür, yenilgiyi kabuldür. çünkü her ölüm güzel bir ölüm değildir.
ilk intihar fikrimi yeşil bir deftere kaydettim.
maaile
05.11.2011 - 07:06iki tür etimoloji vardır, bilimsel etimoloji ve halk etimolojisi olmak üzere. biz bilimsel etimolojiyi tercih edelim, halkı yanıltmayalım.
mea: beraber
aile: bildiğimiz aile
yani ki aileyle, ailece demek olur.
mihenk taşı
25.09.2011 - 10:06mehmet akif, yahya kemal, necip fazıl...
vefa
22.09.2011 - 10:27tdk, vefa için: sevgiyi sürdürme, sevgi, dostluk bağlılığı diyor.
modern insan neredeyse karınağrısı yerine koydu vefayı. aman size bir şey olmasın, değil mi? neyse ki mukaddes bilenler de var.
ömürleri çok olsun.
rüzgar
21.09.2011 - 16:32gün doğmadan'ın hemen başındaki küçük şiir:
uçurtmamı rüzgâr yırttı dostlarım
gelin duvağından kopan bir rüzgâr
bu rüzgâr yüzünden bulutlar yarım
bu rüzgâr yüzünden bana olanlar.
o ceviz dalları, o asma, o dut
gül gül, mektup mektup büyüyen umut
yangından yangına arta kalmış, tut
muhabbet sürermiş bir rüzgâr kadar...
kendime not
15.09.2011 - 16:56çok sevgili kendim... onu çok seviyorum. bu dünya için fazla güzel, fazla iyi, fazla doğru...
keşke ben ölmeden ölmese... 'devrim' dese, 'aferin' dese, 'akıl' dese, 'gönül' dese... medeniyet, yeni bir dil, şuur, eylem... sussam. hep kitap verse bana... hep okusam. ondan daha güzel, daha iyi, daha doğru olsam.
cennete gitsem.
beyaz gemi
14.09.2011 - 10:10yabakulak'ın ülküsü... defalarca okunmuş bir kitabın kendini cümle cümle hatırlatması doğal. bu sabah nasibime beyaz gemi, içinden de şu dörtlük düştü:
kambur dağlardan inmişim hey kambur dağlardan
kambur deve üzerinde hey kambur deve...
aç kapını ey bezirgan kambur bezirgan
gel içelim seninle hey acı şaraptan.
bu dörtlük acı veriyor. çocuk balık oldu. aksakal bilmiyor, kulubeg de... diğerlerinin canı cehenneme zaten.
ağırbaşlı beyitler
13.09.2011 - 22:24' zülfin gidermiş ol sanem kâfirliğin komaz henüz
zünnârını kesmiş veli dahı müselmân olmamış'
bknz: ironi
şu beyti yazmak isterim bir beyit olarak sadece:
' çin-i zülfin miske benzetdüm hatasın bilmedüm
key perişan söyledüm bu yüz karasın bilmedüm'
ruhu şad olsun...
MANTIK EVLİLİĞİ
13.09.2011 - 22:05aşksız evlilik...
peyami safa bir yazısında aşksız evliliğin zinadan farksız olduğunu ileri sürmüş. birçoğumuzun tartışmasız mübalağa olarak niteleyeceği bu tezi bir başka yazısında gerekçelendirmiş. sözkonusu yazının bir bölümünde şöyle diyor: sevmediği bir insana, sırf evlenme mukavelesinde bir imzası bulunduğu için bağlanan bir erkek veya kadın iki cins arasındaki birleşmenin esas şartına (ruh beraberliğine) aykırı hareket ettiği için evli sayılamaz.'
özlemek
11.09.2011 - 22:48ansızın yahya kemal'den bir dörtlük gelir akla, demiş ki şair:
gönlümle oturdum da hüzünlendim o yerde,
sen nerdesin, ey sevgili, yaz günleri nerde.
dağlar ağarırken konuşurduk tepelerde,
sen nerde o fecrin ağaran dağları nerde.
kendime mektuplar
11.09.2011 - 17:37azizem...
şimdiye kadar seni pek çok şey acıttı.birçok şeye acıdın. iltihabi yaralar oluştu düş yapraklarında. yine de köşe minderine oturtmadın dertlerini. ellerin böğründe kapı eşiklerinde kaldın da dış kapının mandalına tenezzül etmedin. bir ağlayan gelinin duvağının gölgesinde geçecekmiş gençliğin, geçsin.
hoş gör be azizem, senin hikayen de lalelerle bitiversin...
hatıralar
24.08.2011 - 09:56ne diyor verlaine: 'hatıralar, ne istersiniz benden! ' ben de öyle diyorum.
yaz okulu
24.08.2011 - 09:19alınan dört dersi de AA düşürdükten sonra zahmet ve meşakkatinin unutulduğu yedi haftalık süreç.
bunalım
12.07.2011 - 14:57günde bir- iki kitap bitmeye başladıysa elini iyiden iyiye güçlendiriyor demektir bu şey.
deniz ruhlu çocuk
09.07.2011 - 23:38çöl ruhluyla kıyaslandığında tercih edilecek okyanus ruhlu görüldüğünde ötelenecek çocuktur.
bülbül
09.07.2011 - 23:35' gülizarın kıyısında güle ayna tutar.'
özlem duymak sevgiliye
08.07.2011 - 18:32bir tereddüdün romanı'nda o ne idüğü belirsiz vildan bizim akılcılık abidesi muharririmize şöyle diyordu: '... her kadın yarası aldığın vakit beni özleyeceksin, çünkü ben seni yaralamadım, kırmadım...'
kendime not
07.07.2011 - 10:00' gönül sana nasihatim
çağrılmazsan varma gönül
seni sevmezse bir güzel
bağlanıp da durma gönül.'
aşk
01.07.2011 - 19:04incesaz, sevdayla hesaplaşılmaz dese de hesaplaşma hevesine düşüyor işte insan. 'ayn' çıkınca ağızdan, 'şın' gelince peşinden... insanın sin'in dişleri arasına atılıp mumdan gemileri öğle sıcağında bozkıra indiresi geliyor.
Gül Güncesi
01.07.2011 - 18:54sırtında geceleri keyifli uyumana yetecek kadar düş o trenden bu trene geçişin, o şehirden bu şehire varışın tabiatındaki doğal göçebelikten a gülüm.
düşün olmasa gidişin olacak belki fakat dönüşün olmayacak. kara hindibalar için tutuşmayacak eteklerin.
damında baykuş öten evler gibi huzursuz olmayınca yüreğin Allah bilir ne güzel olacak hayat dediğin.
ve
09.06.2011 - 00:59' ve' en nihayetinde bir bağlaçtır. japon yapıştırıcısı değildir, elhamdülillah.
nehir
24.05.2011 - 18:50akmayı bilen unutmayı da bilir.
nehir
24.05.2011 - 18:50nehir dediğin bir dantel eldiveni, bir işlemeli mendili sürüklemeli.
'mazi köyü'nde taşmalı ve gölgesinde kalınacak tek bir hatıra bırakmamalı.
Toplam 82 mesaj bulundu