Her aşk bitki isimleriyle başlar... papatyam, kır çiçeğim, gonca gülüm,vs.
Hayvan isimleriylede biter; artık aklınıza gelen hayvan isimlerini sıralayın.
Batıl inançların nerden gelip nasıl bizlere yerleştiği belli olmayan ama yüzyıllardan beri varolan inançların veya insanların kendi kurgularının sonucunda oluşan mantığı izahı bilimsel açıklaması olmayan inanışlardır.
Örneğin:
Arı Sokması: Arının ısırdığı yere demir basılır.
Sarılık: Sarılığa yakalanan hastanın ustura ile damak, el ve ayak tırnaklarının dipleri kesilir. Bu işleme sarılık kesme denir.
Mustafa Kemal ATATÜRK'ün Türk kadını için söylediği bir özdeğiştir; 'Anaların bugünkü evlatlarına vereceği terbiye eski devirlerdeki gibi basit değildir. Bugünün anaları için gerekli vasıfları taşıyan evlat yetiştirmek, evlatlarını bugünkü hayat için faal bir uzuv haline koymak pek çok yüksek vasıflar taşımalarına bağlıdır. Onun için kadınlarımız, hattâ erkeklerimizden çok aydın, daha çok feyizli, daha fazla bilgili olmaya mecburdurlar.',eğer hakikaten milletin anası olmak istiyorlarsa.
Zil, şal ve gül...
Bu bahçede raksın bütün hızı.
Şevk akşamında Endülüs, üç defa kırmızı...
Aşkın sihirli şarkısı yüzlerce dildedir
Neşesiyle Endülüs, bu akşam bu zildedir'
Günün birinde Galatasaray okuluna bir çocuk gelir. Taşralı görünümü ve haşarı haliyle, okul yönetiminin 'işe yaramaz' olarak nitelendirdiği kişi kategorisine girdiğinin farkında olmayan bu çocuk, Türk şiirinin yenilikçi şairlerinden biri olacağını da ömrü boyunca öğrenemeyecek olan Ahmet Haşim'dir.
“Akşam, yine akşam, yine akşam - Bir sırma kemerdir suya baksam” dizelerinin yaratıcısı Ahmet Haşim'in yoksulluk ve yalnızlık içinde geçen hayatı, 3 Haziran 1933'te son bulur. Yaşadığı süre içinde yanında fazla dostu olmayan Haşim'in öldükten sonra değeri anlaşılacaktır. Şiirlerinde, yalnızlığı, biten günlerin hüznünü, aşkı, suları, ay'ı anlatan Ahmet Haşim, aynı zamanda yaşamı, hayata bakışı, kişiliği de demek olan şiirleriyle bir zamana da ışık tutuyor. Bu yüzden 'Ahmet Haşim: Şiiri ve Hayatı' okunması gereken bir kitap.
60 milyon yıl önce 3. Jeolojik devirde Toroslar yükseldi. Kuzeydeki Anadolu Platosu'nun sıkışmasıyla yanardağlar faaliyete geçti. Erciyes, Hasandağı ve ikisinin arasında kalan Göllüdağ, bölgeye lavlar püskürttü. Platoda biriken küller yumuşak bir tüf tabakası oluşturdu. Tüf tabakasının üzeri yer yer sert bazalttan oluşan ince bir lav tabakasıyla örtüldü. Bazalt çatlayıp parçalara ayrıldı. Yağmurlar çatlaklardan sızıp yumuşak tüfü aşındırmaya başladı. Isınan ve soğuyan hava ile rüzgârlar da oluşuma katıldı. Böylece sert bazalt kayasından şapkaları bulunan koniler oluştu. Bu değişik ve ilginç biçimli kayalara halk bir ad yakıştırdı: 'Peri bacası'.
Kuvay-i Milliye ilk kez kurtuluş savaşında görev alan milis güçleri anlamında kullanılmıştır. Kuvay-i Milliye işgal altındaki bir ülkede halk tarafından oluşturulmuş direniş örgütüdür. Bu özellikleri ile bir sivil örgütlenme modelidir. Kuvay-i Milliye sonradan kurtuluş savaşına katılan herkesi kapsayan bir kavram olarak kullanılmştır.
Bekle beni; döneceğim, Bütün ölümleri çatlatmak için döneceğim! 'Şansı varmış...' desinler, Beklemedikleri için, Beni bekleyerek Düşman ateşinden nasıl Koruduğunu anlayamazlar. Sağ kalışımın sırrını yalnız Senle ben b ...
bülent ersoyun makyajı
17.04.2007 - 09:09Gece uyumayan çocuklara Bülent ERSOY' un resmini gösterin korkudan uyurlar.
insan
16.04.2007 - 17:50İnsan kuzu,insan çiyan,insan canavar... bilmezki bir nefeslik canı var.
aşk
16.04.2007 - 17:44Her aşk bitki isimleriyle başlar... papatyam, kır çiçeğim, gonca gülüm,vs.
Hayvan isimleriylede biter; artık aklınıza gelen hayvan isimlerini sıralayın.
seni seviyorum
16.04.2007 - 17:04Ez te hezdıkıme.
batıl inanç
16.04.2007 - 14:39Batıl inançların nerden gelip nasıl bizlere yerleştiği belli olmayan ama yüzyıllardan beri varolan inançların veya insanların kendi kurgularının sonucunda oluşan mantığı izahı bilimsel açıklaması olmayan inanışlardır.
Örneğin:
Arı Sokması: Arının ısırdığı yere demir basılır.
Sarılık: Sarılığa yakalanan hastanın ustura ile damak, el ve ayak tırnaklarının dipleri kesilir. Bu işleme sarılık kesme denir.
mustafa kemal atatürk
13.04.2007 - 17:05Mustafa Kemal ATATÜRK'ün Türk kadını için söylediği bir özdeğiştir; 'Anaların bugünkü evlatlarına vereceği terbiye eski devirlerdeki gibi basit değildir. Bugünün anaları için gerekli vasıfları taşıyan evlat yetiştirmek, evlatlarını bugünkü hayat için faal bir uzuv haline koymak pek çok yüksek vasıflar taşımalarına bağlıdır. Onun için kadınlarımız, hattâ erkeklerimizden çok aydın, daha çok feyizli, daha fazla bilgili olmaya mecburdurlar.',eğer hakikaten milletin anası olmak istiyorlarsa.
dans
13.04.2007 - 09:45Büyülü yürüyüş...
Zil, şal ve gül...
Bu bahçede raksın bütün hızı.
Şevk akşamında Endülüs, üç defa kırmızı...
Aşkın sihirli şarkısı yüzlerce dildedir
Neşesiyle Endülüs, bu akşam bu zildedir'
zıkkım
11.04.2007 - 09:14...ve nihayet gelip çattı
Bir dilimi zehir zıkkım
Bir dilimi candan tatlı.
Masallarla indi yere
Sebil oldu cümle hikayelere
kara kara kazanlarda kaynadı
Diyar diyar al kanlara boyandı
Türkülerde ateş alev yandı tutuştu
Gördes kiliminde nakış
Minyatür bahçelerinde suret kesildi.
Ve nihayet gelip çattı
Elveda belirsiz bedava sevince
Uçan kuşa eşe dosta elveda
Bütün haşmetiyle gelip çattı
Bir dilimi zehir zıkkım
Bir dilimi candan tatlı.
Bedri Rahmi EYÜBOĞLU
kabristan
10.04.2007 - 11:11Kapıya ne icra memuru gelir,
Ne Birinci Şube sivil polisi....
İçerde kimine kuş tüyü sedir;
Yüz üstü toprağa düşer kimisi....
Bir musiki orda zaman ve mekân....
Yıldız dolu feza küçük camekân....
İmkân atomunu çatlatan imkân....
Bir hiç ki, içinde heplerin hepsi
Necip Fazıl Kısakürek
fethullah gülen
07.04.2007 - 13:19Gönül dostu.
kürt erkeği
07.04.2007 - 13:15Zalimdir zalim..! acıması yok.
ahmed haşim
06.04.2007 - 15:30Günün birinde Galatasaray okuluna bir çocuk gelir. Taşralı görünümü ve haşarı haliyle, okul yönetiminin 'işe yaramaz' olarak nitelendirdiği kişi kategorisine girdiğinin farkında olmayan bu çocuk, Türk şiirinin yenilikçi şairlerinden biri olacağını da ömrü boyunca öğrenemeyecek olan Ahmet Haşim'dir.
“Akşam, yine akşam, yine akşam - Bir sırma kemerdir suya baksam” dizelerinin yaratıcısı Ahmet Haşim'in yoksulluk ve yalnızlık içinde geçen hayatı, 3 Haziran 1933'te son bulur. Yaşadığı süre içinde yanında fazla dostu olmayan Haşim'in öldükten sonra değeri anlaşılacaktır. Şiirlerinde, yalnızlığı, biten günlerin hüznünü, aşkı, suları, ay'ı anlatan Ahmet Haşim, aynı zamanda yaşamı, hayata bakışı, kişiliği de demek olan şiirleriyle bir zamana da ışık tutuyor. Bu yüzden 'Ahmet Haşim: Şiiri ve Hayatı' okunması gereken bir kitap.
Bayan Sürücü
06.04.2007 - 09:23'Aşıksan vur saza, şoförsen bas gaza! ' acemiyiz işte ne yapalım. En kötüsü de rampalar...
baharat
06.04.2007 - 09:11İnsanlık tarihinden bu güne kadar çeşitli amaçlar için kullanılmışlardır.
sağlık amaçlı lezzet amaçlı hatta büyü yapmak için bile kullanılıyor.
böyle kahpedir dünya
05.04.2007 - 18:01Sadece dünyamı?
kadın
04.04.2007 - 17:39Dediklerine bakılırsa yeryüzünde aramışlar aramışlar, bir tek dilsiz kadın bulamamışlar.
insan
04.04.2007 - 14:13İnsanı hayvandan ayıran akıldır. İnsan, akıldan uzaklaştığı zaman hayvan ortaya çıkar. ' ortalık hayvanat bahçesi gibi '
atasözü
04.04.2007 - 14:08'Dostu da severim düşmanı' da, Çünkü dost gücümü, düşman ise ödevimi gösterir.'
El Maktum
03.04.2007 - 15:49Sermayenin milliyeti olurmu? El Maktum'un yatırımı ülkeye kazanç sağlar.
polis
03.04.2007 - 14:45Elazığ'da Gazi Caddesi'nde iki kişi kavga ediyor. Vatandaşın biri de oradan geçen polis otosuna koşuyor:
'İki kişi kavga ediyor, koşun...'
Polis:
'Hemen 155'i arayıp polis çağırın. Gelip ayırsınlar.'
peri bacaları
29.03.2007 - 12:0160 milyon yıl önce 3. Jeolojik devirde Toroslar yükseldi. Kuzeydeki Anadolu Platosu'nun sıkışmasıyla yanardağlar faaliyete geçti. Erciyes, Hasandağı ve ikisinin arasında kalan Göllüdağ, bölgeye lavlar püskürttü. Platoda biriken küller yumuşak bir tüf tabakası oluşturdu. Tüf tabakasının üzeri yer yer sert bazalttan oluşan ince bir lav tabakasıyla örtüldü. Bazalt çatlayıp parçalara ayrıldı. Yağmurlar çatlaklardan sızıp yumuşak tüfü aşındırmaya başladı. Isınan ve soğuyan hava ile rüzgârlar da oluşuma katıldı. Böylece sert bazalt kayasından şapkaları bulunan koniler oluştu. Bu değişik ve ilginç biçimli kayalara halk bir ad yakıştırdı: 'Peri bacası'.
lidya uygarlığı
29.03.2007 - 11:49Lidya ilkçağ dünyasının en zengin uygarlığı.
kuvayi milliye
28.03.2007 - 17:34Kuvay-i Milliye ilk kez kurtuluş savaşında görev alan milis güçleri anlamında kullanılmıştır. Kuvay-i Milliye işgal altındaki bir ülkede halk tarafından oluşturulmuş direniş örgütüdür. Bu özellikleri ile bir sivil örgütlenme modelidir. Kuvay-i Milliye sonradan kurtuluş savaşına katılan herkesi kapsayan bir kavram olarak kullanılmştır.
mafya
28.03.2007 - 15:49Mafyada silahımı,karakolda resmimi,cezaevinde ismimi,bu alemde tesbihimi bıraktım... Hepsinden vazgeçtim ama senden asla... Vefasız alemin ağır ABİSİNE saygılar. :-)))
Toplam 122 mesaj bulundu