Fikret Türkbay Adlı Üyenin Nedir Yazıları - A ...

  • mezar taşı yazıları

    24.11.2008 - 18:48

    Mezar Taşı
    Sarılı köyünde
    eski mezarlıkta
    yaşlı bir mezar taşı

    'ey yolcu dur
    ben de senin gibi idim
    sen de benim gibi olacaksın
    *felahı kara toprakta bulacaksın'
    demişti.

    ismi silinmişti
    sözü kalmıştı yadiğar
    kurtuluşu bulmuştu
    kara toprakta...
    * felah (kurtuluş)

  • gül

    01.10.2008 - 23:24

    Güllerin en güzelisin
    Sen
    Günahsızların en masumu
    İsa’nın annesi gibi
    Hem gülsün, hem Meryem…

  • özgür kız

    01.10.2008 - 23:21

    Düşümde de
    Olsa
    Bir
    Çingene çadırı
    Kadar
    Özgür
    Olmak…

  • kardeş türküler

    01.10.2008 - 23:19

    Gecenin yarısı
    Kerpiç evin balkonundayım
    Gökyüzünde yıldızlar ve ben
    Dut ağacının rüzgârla yaptığı dans

    Gecenin karanlığında
    Yalnızım diyorum kendi kendime
    Ama yalnız değilim
    Sen de varsın yanımda

    Sen söylemiştin bana;
    “kardeş bu dünyada herkes anamızı soruyor...”
    Anamızı soruyor da herkes
    Anamız bile anamızı soruyor

    Kardeş olmak için
    Bir babadan olma, bir anadan doğmak mı gerek
    Kardeş olmak
    Tunceli dağlarında, Bingöl yaylalarında
    Muş ovasında, Palandöken’de
    Beraberce gezmek

    Kardeş olmak
    On bin fitte özgürce uçmak
    Sevgiliyle el ele gezmek değil
    Binlerce kilometre yolu uykusuz geçirmek

    Harput vadisinde rüzgârda titremek
    Dert dinlemek
    Türkü söylediğinde
    Yürekten ağlamak

    Dünya bu
    Beraberce gülmek herkesin harcı
    Beraberce ağlamak ise
    Kardeşliktir kardeşim

    Çeyrek asır dost olmak
    Kardeş olmaktan da öte
    İnsanın anasının bile anasını sorduğu bu devirde
    Kardeşsin sen kardeşim benim…

  • kalp

    01.10.2008 - 23:17

    Uzağım fersah fersah
    Kalbim ve yüreğim orda kaldı
    Ceset gibi oldu bedenim
    Kalpsiz ve yüreksiz olunca
    Ruhum da kaldı
    Bir ben kalamadım
    Hiçbir şeysiz
    Yaşam olur mu?
    Sen,
    Ben,
    Kalp ve yürek
    Hiç olmasaydık ne olurdu?

  • hazan mevsimi

    01.10.2008 - 23:15

    Mevsimlerden sonbahar
    Bir sonbaharda kaybetmiştim seni
    Sevmem onun için
    Hazan mevsimini

    Terk ettin sessizce
    Gizlice usul susul
    Bir hırsız gibi girdin
    Ayrıldın ve gittin

    Mevsimleri severim
    Kavurucu sıcağı ile yazı
    Dondurucu soğuğu ile kışı
    Kelebekleri uçuran ilk baharı

    Yalnızca seni sevmiyorum
    Aldın gittin
    En sevdiğim parçamı
    Hazan mevsimi

  • hatıralar

    01.10.2008 - 23:13

    Elimde tek kalan
    O güzel hatıralar
    Beni öldüren
    Yaşam veren hatıralar

    Bir 17 Ağustos akşamında
    İlan-ı aşk etmiştin bana
    Bugün unutulur mu
    En kıymetli hatıram

    Can çekişiyordum karşında
    Köhne bir kafede
    Güven ve huzur verdin
    Bir gülüşünle hayata bağladın

    Minnettarım sana
    Bomboş olan hayatımı doldurdun
    Birkaç hatıra olsa da yeter bana
    Az şeylerle de yetinirim ben

    O günleri unutamam
    Benim için gülmeni
    Sen bilemezsin ki
    Hatıralar yaşatıyor beni…

  • DR.HASRET ŞAHİN

    01.10.2008 - 23:11

    Her şeye hasret
    Bana, sana, herkese
    Nelere hasretsin
    Bir ekmeğe
    Bir bardak suya
    Ve sevgiye

  • dost

    01.10.2008 - 23:09

    Seni
    Anlatmaya yetmez
    Kelimeler
    Nereden başlasam
    Bulunmaz insan
    Gönlümün tahtına
    Oturan sultan

  • canım sevgilim

    01.10.2008 - 23:08

    Sana
    Dostum diyemem ki
    Sevgilim hiç diyemem
    Arkadaşım olur musun da diyemem
    Sana
    Bir tanem de diyemem
    Tüm bunlara hakkım yok
    Hiçbir şey söylemeye
    Bunlar sana yakışmaz
    Hakaret dolu bu sözler
    Sen bunları hak etmiyorsun ki
    Sana
    Yakışacak kelimeyi daha bulamadım
    İnanmalısın
    Anlatamıyorum
    Düğümleniyor tüm sözler
    Kuruyor mürekkepten denizler
    Tükeniyor ağaçtan kalemler
    Kayboluyorum
    Sonsuza dek
    Ancak
    Beni bulacak olan sen
    Neredesin….

  • dert olur

    01.10.2008 - 23:06

    Derdimsin benim
    Dermanımsın da
    Çöllerde çaresizim
    Olur musun serabım

    Ey yar
    Ol bana serap
    Susuzluktan ölsem de
    Hayal bile yeter bana

    Neredesin dertlerin en güzeli
    Dermansızların dermanı
    Issız çöllerin vahası
    Gider susuzluğumu…

  • dalgalar konuştuklarımızı gizliyor

    01.10.2008 - 23:04

    Dalgalar acımasızca
    Yalar kıyıları
    Ben, sensiz
    Sevmiyorum ki geceleri

    Geceler o ki ıssız bir vadi
    Her yanım uçurum
    Düşüyorum kuşun kanadındaki tüy gibi
    Çarptığım kayalar paramparça

    Ey güzeller güzeli
    Yar gel şu karanlıklardan
    ismini söylesem de
    yine de gelmeyeceksin…

  • hasta olmuş kızın çaresiz sevgilisi

    01.10.2008 - 23:03

    Ölüyordum be ki
    Bana çare oldun
    Kendine olamadın ki
    Neden…

  • benim tek dostum...

    01.10.2008 - 23:01

    Ben
    Sen
    O
    Ve deli kız
    Sen bir tanesin
    O çok saf ve temiz
    Deli kız delilerin delisi
    Ben ise
    Köpeklere maskara olmuş
    Yaşlı bir kurt
    Yeter bu kadar dost bize

  • kimsesizlik

    01.10.2008 - 22:59

    İki bin yıl önce
    Roma da bir arenada
    Delilerin alkışları arasında
    Gladyatörüm
    Ben ve beş aslan
    Kaplan gibi olsam da
    Tozlara bulansam da
    Gücüm tükeniyor
    Yüzlerce pençe
    Binlerce diş yarası
    Öldürmüyor beni
    Aksine
    Gücüme güç katıyor
    Şah damarıma gelen pençe
    Yıkıyor
    Bir anda
    Akan kanımda boğuluyorum
    Dalgalar vuruyor beni kayalıklara
    Paramparça oluyorum
    İşim bitiyor
    Aslanlara yem oldum
    Hayattayken değerliydim
    Gömüyorlar kimsesizler mezarlığına
    Kimsesizdim
    Hepten kimsesiz oldum
    Nelere şahit olmadım ki
    İki bin yılda
    En güzellere, en çirkinlere
    İyi ki ölmüşüm
    Daracık ta olsa kabrim
    Geniş sizin dünyanızdan…

  • aşka dair

    01.10.2008 - 22:56

    Aşk Tarifi
    Sen
    Dostumsun
    Dertlerimi en iyi sen anlarsın
    Dermansın ilaçsın
    Her zaman sabırla dinlersin
    Açık sözlüsün
    Çok özelmişim gibi içten davranıyorsun
    İçimden geçenleri okuyorsun
    Öl desem öleceksin
    Çok safsın
    İki yüzlü değilsin
    Gerçeklerden korkmazsın
    Çok cesursun
    Bir tanesin
    Beni mutlu görmek seni
    Seni mutlu görmek beni mutlu ediyor
    Sırdaşımsın
    Arkadaşımsın
    Yaşam kaynağımsın
    Uğruna yaşanacak, ölünecek insansın
    Çok tatlısın
    Dünya tatlısı
    Dünya kötülükleri, sen iyilikleri temsil ediyorsun
    En zor günlerde yanımdasın
    Sıkıntılarımı sayende atıyorum
    Hayata yeniden dönüyorum
    Yokluğun acı
    Varlığın huzur veriyor
    Her şeyimi biliyorsun
    Her şeyi paylaşıyorsun
    Fedakârsın
    Ben sana…
    Bedenine veya dış görünümüne değil
    O temiz kalbine
    Ruhuna ve yüreğine aşığım
    Sıralamaya kalksam çok…
    Dünyanın tüm iyiliklerini
    Güzelliklerin sen de buldum
    En büyük desteğimsin
    Teselli kaynağımsın
    Sevinçli günümde sevincimi paylaşırsın
    Kendimi sen de görüyorum
    Hiçbir insanı sen kadar sevmedim
    Sevmek te istemem
    Hayat boş ve anlamsız
    yalnız seninle anlam kazanıyor
    hiç yalan söylemedin
    aldatmadın
    benim seni sevdiğim gibi
    beni sevdiğini biliyorum
    şefkatini kimseden görmedim
    beni sahiplenmenle çok özel biri oldum
    öylesine saygı duyuyorum ki sana
    kırılmaman için her şeyi yaparım
    içten ve duygusalsın
    senin sevgini bedenimde değil
    ruhumun derinliklerinde hissediyorum
    sen gelip geçici bir şey değilsin
    her zaman kalıcısın
    kalacaksın….

  • ahmet altan

    30.09.2008 - 21:44

    KARANLIKTA SABAH KUŞLARI – Ahmet Altan - 4. Baskı Kasım 1997 – Can Yayınları – 142 Sayfa

    Bir orospuyu azize yapar aşk ve bir azizeyi orospu.
    İnsanlar nedense en çok kendi derinliklerinde gizli olandan korkarlar.
    Aşk, sevdiğine olduğu kadar kendi derinliklerine de bağlar insanı, bir başkasına aşık olduğun sürece kendine de aşık olursun...
    Bir orospuyken bir azize, bir azizeyken bir orospu olursu ve ancak aşıkken anlarsın arada bir fark olmadığını.
    Hayatınız kıymetli, hayatınızdan daha kıymetli bir şeyiniz yok çünkü.
    Ve inanın, hayat içi boşaldıkça ağırlaşıyor. Taşınması zor bir yük olur.
    O boşluğu saklamak için siz de başlarsınız yalanlara, ne kadar boşalırsa hayatınız o kadar çok yalan söyler, cakalanırsınız ve boş bir hayatı taşımanın aslında nasıl da büyük bir akıllılık olduğunu anlatmaya koyulursunuz.
    Gerçekleri sıradan cümleler söyler bize. Hayatımızı onlar belirler. Bir de büyük cümlelerde bize yalanlar söyler.
    Özlemek, o yakıcı istek, bilinen her şeyi ve önem sırasını değiştiriveriyor.
    Ölüm her yandan üstüne saldırıp seni kuşattığında, tam da o zaman, hayatı düşüneceksin.
    Her şeyi kaybetsen de hayallerini kaybetmeyeceksin.
    Hatırlamak için harcadığımızdan çok daha fazla çabayı unutmak için harcıyoruz herhalde.
    “Gözlerimizi uzaklıklar değil ki yalnız göze alamadığınız yakınlıklar da acıtır.” Haydar Ergülen.
    Unutuyoruz, her unutuşta biraz daha eksilerek. En hatırlanacak olanları unutmak derin sürgün yaraları açıyor içimizde.
    Acıdan kaçıyorsan mutlu olamazsın, mutlu olacaksan acı çekeceksin.
    Hepimiz gizli gizli, hayatımız boyunca çeşitli mutluluk kavşaklarından geçtiğimizi biliyoruz, genellikle o kavşaklarda ters yana döndüğümüzde.
    Ağır bir şekilde yaşıyoruz biz hayatımızı. Mutluluk kavşaklarında hafif manevralar yapmıyor, ağır hamlelerle mutsuzluğa ve pişmanlığa doğru yürüyoruz.
    Hepimizin hayatından bazı hayaller yürüyüp geçti, hayatımızda alabilirlerdi, onlara izin vermedik, söylenmesi gerekenleri söylemedik onlara “kal” demedik, “gel” demedik, “geliyorum” demedik.
    Kadınları kendine aşık ettikten sonra öldüren Mavi Sakal, ölüme giden yolun bir katilin cazibesiyle döşeyerek efsaneleşti; Londra’nın sis basmış puslu gecelerinde orospuları bıçaklayarak öldüren Karındeşen Jack, peşinde bıraktığı kanlı izleri takip edenleri bir meçhule taşıyarak, alaycı insafsızlığıyla tarihe geçti.
    Pusularla, ihanetlerle, saldırılarla, geri çekilmelerle, mütarekelerle, kaçışlarla, esaretlerle dolu bir savaşı yalnız başımıza yaşıyoruz, kim galip gelirse gelsin bir tarafımız hep yeniliyor.
    Yenilmeden galip gelemiyoruz.
    Her zafer bir yenilginin izini bırakıyor derinimizde.
    Zaferlerimiz kadar da yenilgilerimiz oluyor.
    Kendi kendimizle savaşarak yürüyoruz.
    Ve savaş, biz bittiğimizde bitiyor ancak.
    Nietzsche bir dahiydi, Salome Andree Lou Salome bir zeki.
    Zeka, dehayı sevmedi.
    Dahi, zeki olana tutuldu.
    Aradaki yaş farkına rağmen, daha çocuk olan, daha güçsüz olan, daha şaşkın olan ve delirmeye daha yakın olan dahiydi.
    Nietzsche, sevilmediği için öldü.
    Edgar Alan Poe, sevdiğini kaybettiği için.
    Sefalet içinde süren hayatlarına daha fazla dayanamayan karısı vereme yakalanıp gün be gün eriyerek ayrıldı bu dünyadan.
    Bir daha dönmemek için gittiğinde yaşı Nietzsche’ninkinden daha fazla değildi.

  • yalova

    06.09.2008 - 14:07

    Yalova

    “Yalova benim kentimdir…”
    K. Atatürk

    Her insanın bir ilk aşkı vardır ya
    Görse de dünya güzelini
    İlk aşk ki onun yeri bir başka
    Vatanımın her karış toprağı güzel ama
    Benim Yalova’m bir başka

    Gezdim
    Urfa, Antep, Maraş’ı
    Çiğköfte, baklava, dondurma
    Tattım ama
    Benim Yalova’m ise bir başka

    Tanıdım
    Efeyi, zeybeği, gakkoşu, dadaşı
    Dağları, ovaları
    Karış karış her toprağı
    Benim Yalova’m ise bir başka

    Çınarcık, Termal’i,
    Masmavi denizi
    Çınarlarla süslü sahili
    Dağları zeytin ağaçları ile bezeli
    Benim Yalova’m bir başka

  • aşk

    06.09.2008 - 14:00

    Seni Öyle sevdim ki Desem Yalan.
    Sen Beni çok sevdin O da yalan.
    Yalan… Her şey yalan.
    Hayatın tümü.
    Aşk ise Kuyruklu yalan...

Toplam 19 mesaj bulundu