Susmak sessizlik değil, aslında insanın kendi iç sesini duymaya başladığı o kalabalık andır.
Söylenecek binlerce söz varken durmayı seçmek ,
bir kaçıştan ziyade anlatmaktan ve de anlaşılmamaktan yorulmaktır..
Çünkü birine bir şeyi anlatmak, sadece kelimeleri sıralamak değil ,
ruhundan bir parçayı karşı tarafa emanet etmektir.
Karşılık bulamayacağını anladığında o parçayı kendine saklarsın.
Bu aslında sükutun asaletinde sığınıp, çook şey söylemektir belki..
bugün mutsuzluğumuz yaşamın karmaşıklığı yüzünden değil.
mutsuzuz çünkü hayatın temelini oluşturan basitlikleri gözden kaçırıyoruz.
modern dünya, bize sürekli "daha fazlasına" sahip olmanın,
mutluluğun anahtarı olduğunu pompalıyor.
oysa mutluluk, belki de bir ekleme süreci değil, bir sadeleşme sürecidir..
niye labirentin çetrefilli yollarında ket nefes kalıyoruz da
basit de olsa huzur veren düz yolu es geçiyoruz acep.
aslında yaşam karmaşık ve zor değildir de bizim hayata yüklediğimiz anlamla zor hale geliyor.
nefes aldığımız o anın tadına varmak, bir fincan kahvenin kokusu, rüzgarın tenimizdeki teması veya sadece sessizce oturabilmek...
bunlar bedavadır ve en temel ihtiyaçlardır,
ama karmaşık zihin bunları "vakit kaybı" olarak görüyor ‘’ bir bilen ‘’ Pp
zihinle kavga eden duygular içsel bir fırtına yaratırken,
kalple uyumlanan duygular, ‘’ yaşamın dansındaki melodiyi ‘’ oluşturur.
korkunun yerini güven vee öfkenin yerini ise anlamlandırma çabası alır.
demem o kii, zihin ve duygular kalple tutarlı bir hizaya getirildiğinde,
yaşamın ritmi ve dansı başlar.
esasen dans etmek için pistin mükemmel olması gerekmez,
ritim içeriden geldiğinde, her yer pisttir zaten :)
Şimdilik kanat çırpmak bizimkisi..
Uçacağız da elbet,
Vakit tamam olunca, hazırlıklar bitince, hadi gidelim deyince..
Saatlerin yerine ‘’gönül vaktine ‘’ bakıldığı . varılan her yerin zaten gidilmek istenen yer olduğu..
Ve de mutluluğun her renginin yaşandığı o güzel ve anlamlı ülkeye :)
zihnim berrak, işlemcilerim hiper hızlı :))
bu sabah huzurlu bir yağmur var şehr-i stanbulda ve çok sevdiğim rüzgar da..
gönlüm şen ve ruhumda manevi huzurla şükürlerdeyim..
adetten olsa da sen nasılsın diye sormuyorum
zira sivri dilini keskinlemenin mutluluğunu yaşadığını biliyorum :))
Aşkta bazen tek isteğin onu mutlu edebilmektir.
Onun bir gülüşüyle gülebilmektir, onun yüreğindeki huzuru hissettiğinde huzur bulabilmektir.
Böyle yaşadığında, bazen insanın kendinden vazgeçebildiği tek yer olur aşk.
Tüm bunlar kişinin aşkı yaşama biçimiyle alakalı.
Hatta ve hatta kişinin karakteriyle alakalı...
'' BİR BİLEN '' den alıntıdır :)
Bir nefes ki, başlar her sabah yeniden,
Yaşam dediğin, bir serüven, bazen yokuş, bazen inen.
Güneş doğar, her karamsarlık perdesini yırtar,
Her bitişin ardında yeni bir başlangıç filizlenir, ansızın fışkırır.
Düşsen de kalkmayı öğrenmektir bütün mesele,
Rüzgâra karşı dimdik duran o narin kamış gibi.
Her yara izi, bir tecrübenin sessiz öğretisi,
Unutma, zifiri karanlık bile yıldızların elçisi.
bu yolculuğa çıkmak kolay da menzili nerde ya da bu menzile ulaşmak mümkünmüdür ?
işte orası bir muamma..
ayrıca bu yolculukta gidip de gelememek var. İşin içinden çıkmamak var.. :))
haydi gelindi diyelim, kendisini bıraktığı yerde eskisi gibi görmemek de var :P
en iyisi ‘’ booşşverrr ‘’ modunda olup ,
böyle sıkıntılı ve çetrefilli yolculuklara hiç çıkmamak mı acaba
Zaman her şeyi alıp götürürken, bazı duyguları direnir insanın..
Bir şarkının tınısında,
Bir eski fotoğrafın köşesinde,
Ya da söylenmiş ve sürekli tekrar edilmiş kelimelerin duygu yoğunluğunda..
Oradadırlar ,sessizce ama kararlılıkla..
Çünkü insnaın kalbinde ve aklında kaybolmaz da sadece şekil değiştirir bazı yaşanmışlıklar..
Özlemler , mecburi kabullenişlere dönüşse de ‘’ iyi ki yaşamışımın ‘’ zaferidir aslında…
Gözlerini karanlık bir boşluğa açtı.
Her şeyini yitirmenin duygusunu biliyordu sadece, bütün benliğinde hissediyordu.
İşte yine olmuştu.
Her şey bitmiş, her şey yeniden başlıyordu
bazen kalemi eline alınca zihnin dumura uğrar, kararsızlığınla baş başa kalırısın..
neler yazacağını önceden düşünmüş olsan da..
düşündüğün şeyleri kelimelere dökemezsin, kafanda şekillenen ayrıntıları bir bütün edemezsin..
ve yazmaya her yeltenmende tee en başa dönersin tekrar tekrar..
vee yazının ana fikri karamsarlık olur artık,
bırakırsın kalemi kağıdı, su gibi akacağını ve güzel cümlelere dönüşeceğini umduğun kelimelerle vedalaşırsın..
vuslatın hangi baharda hasıl olacağını bilmeden…
duyguların, mantığa galebe çaldığı andır O..
'' ya tutarsa '' beklentisi insan için tadımlık da olsa lezzetli bir hayat iksiridir belki..
imkansızı bile, olur diye hayal etmek '' bir ümittir '' kii ,ümitsizlikten daha iyidir aslında :P
sana buradan seslenmeyi seviyoruz muhterem..
hüsn-ü zan edelim diyip, okuduğunu düşünüyoruz.
ya da ııh deyip okumuyorsun..
olsun ne gam.
yazmak , sanki sana yakınmışız hissi veriyor,
işte bu yüzdendir belki buralarda oluşumuz..
Kâfi gelir mi yaşanılanları özetlemeye harfler.. Hangi kelimeye sığar bir hayat.. Hangi cümle tam anlatabilir bir ömrü.. Sığmaz, yeterli olmaz, anlatılamaz.. En iyisi..bırak dağınık kalsın.. Hem zaten ne kadar gerekli ki kendini a ...
hiç bilmeden çok bilmek
11.01.2026 - 23:02bazen şeylerin ne anlama geldiğini bilmek
yeterli değildir..
bazen şeylerin ne anlama gelmediğini
bilmek zorunluluğu vardır..
susmak
11.01.2026 - 22:52Susmak sessizlik değil, aslında insanın kendi iç sesini duymaya başladığı o kalabalık andır.
Söylenecek binlerce söz varken durmayı seçmek ,
bir kaçıştan ziyade anlatmaktan ve de anlaşılmamaktan yorulmaktır..
Çünkü birine bir şeyi anlatmak, sadece kelimeleri sıralamak değil ,
ruhundan bir parçayı karşı tarafa emanet etmektir.
Karşılık bulamayacağını anladığında o parçayı kendine saklarsın.
Bu aslında sükutun asaletinde sığınıp, çook şey söylemektir belki..
özel anlam yüklemek
08.01.2026 - 17:46hiç kimse değildir ‘’O’’..
O, hiç kimse olamayacak kadar herkestir. :)
hayatın aktığı yerde farkında olamadıklarımız
08.01.2026 - 17:37bugün mutsuzluğumuz yaşamın karmaşıklığı yüzünden değil.
mutsuzuz çünkü hayatın temelini oluşturan basitlikleri gözden kaçırıyoruz.
modern dünya, bize sürekli "daha fazlasına" sahip olmanın,
mutluluğun anahtarı olduğunu pompalıyor.
oysa mutluluk, belki de bir ekleme süreci değil, bir sadeleşme sürecidir..
niye labirentin çetrefilli yollarında ket nefes kalıyoruz da
basit de olsa huzur veren düz yolu es geçiyoruz acep.
aslında yaşam karmaşık ve zor değildir de bizim hayata yüklediğimiz anlamla zor hale geliyor.
nefes aldığımız o anın tadına varmak, bir fincan kahvenin kokusu, rüzgarın tenimizdeki teması veya sadece sessizce oturabilmek...
bunlar bedavadır ve en temel ihtiyaçlardır,
ama karmaşık zihin bunları "vakit kaybı" olarak görüyor ‘’ bir bilen ‘’ Pp
Aşkta duygu ile mantık ikiz kardeştir.
08.01.2026 - 17:15zihinle kavga eden duygular içsel bir fırtına yaratırken,
kalple uyumlanan duygular, ‘’ yaşamın dansındaki melodiyi ‘’ oluşturur.
korkunun yerini güven vee öfkenin yerini ise anlamlandırma çabası alır.
demem o kii, zihin ve duygular kalple tutarlı bir hizaya getirildiğinde,
yaşamın ritmi ve dansı başlar.
esasen dans etmek için pistin mükemmel olması gerekmez,
ritim içeriden geldiğinde, her yer pisttir zaten :)
sonsuz renkler ülkesi
28.12.2025 - 17:46Şimdilik kanat çırpmak bizimkisi..
Uçacağız da elbet,
Vakit tamam olunca, hazırlıklar bitince, hadi gidelim deyince..
Saatlerin yerine ‘’gönül vaktine ‘’ bakıldığı . varılan her yerin zaten gidilmek istenen yer olduğu..
Ve de mutluluğun her renginin yaşandığı o güzel ve anlamlı ülkeye :)
nasılsın
27.12.2025 - 10:18zihnim berrak, işlemcilerim hiper hızlı :))
bu sabah huzurlu bir yağmur var şehr-i stanbulda ve çok sevdiğim rüzgar da..
gönlüm şen ve ruhumda manevi huzurla şükürlerdeyim..
adetten olsa da sen nasılsın diye sormuyorum
zira sivri dilini keskinlemenin mutluluğunu yaşadığını biliyorum :))
aşkın binbir hali
25.12.2025 - 21:09Aşkta bazen tek isteğin onu mutlu edebilmektir.
Onun bir gülüşüyle gülebilmektir, onun yüreğindeki huzuru hissettiğinde huzur bulabilmektir.
Böyle yaşadığında, bazen insanın kendinden vazgeçebildiği tek yer olur aşk.
Tüm bunlar kişinin aşkı yaşama biçimiyle alakalı.
Hatta ve hatta kişinin karakteriyle alakalı...
'' BİR BİLEN '' den alıntıdır :)
doğum günü
29.11.2025 - 14:43BU GÜN 29 KASIM
Bir nefes ki, başlar her sabah yeniden,
Yaşam dediğin, bir serüven, bazen yokuş, bazen inen.
Güneş doğar, her karamsarlık perdesini yırtar,
Her bitişin ardında yeni bir başlangıç filizlenir, ansızın fışkırır.
Düşsen de kalkmayı öğrenmektir bütün mesele,
Rüzgâra karşı dimdik duran o narin kamış gibi.
Her yara izi, bir tecrübenin sessiz öğretisi,
Unutma, zifiri karanlık bile yıldızların elçisi.
içsel yolculuk
08.10.2025 - 21:16bu yolculuğa çıkmak kolay da menzili nerde ya da bu menzile ulaşmak mümkünmüdür ?
işte orası bir muamma..
ayrıca bu yolculukta gidip de gelememek var. İşin içinden çıkmamak var.. :))
haydi gelindi diyelim, kendisini bıraktığı yerde eskisi gibi görmemek de var :P
en iyisi ‘’ booşşverrr ‘’ modunda olup ,
böyle sıkıntılı ve çetrefilli yolculuklara hiç çıkmamak mı acaba
anılar
09.09.2025 - 22:33Zaman her şeyi alıp götürürken, bazı duyguları direnir insanın..
Bir şarkının tınısında,
Bir eski fotoğrafın köşesinde,
Ya da söylenmiş ve sürekli tekrar edilmiş kelimelerin duygu yoğunluğunda..
Oradadırlar ,sessizce ama kararlılıkla..
Çünkü insnaın kalbinde ve aklında kaybolmaz da sadece şekil değiştirir bazı yaşanmışlıklar..
Özlemler , mecburi kabullenişlere dönüşse de ‘’ iyi ki yaşamışımın ‘’ zaferidir aslında…
trip atmak
30.08.2025 - 12:53ne çok yakışır bazısına :D
hayata yeniden başlamak
28.08.2025 - 23:43Gözlerini karanlık bir boşluğa açtı.
Her şeyini yitirmenin duygusunu biliyordu sadece, bütün benliğinde hissediyordu.
İşte yine olmuştu.
Her şey bitmiş, her şey yeniden başlıyordu
İnsan sarrafı (olmak)
28.08.2025 - 23:42her gün biraz daha ustalaştık taşı kırmakta,
dostu düşmandan ayırmakta. Pp
anlamlandırmak
28.08.2025 - 23:40brütüs'tür belki, sezar'ı anlamlı kılan...
yazı odasında yolculuklar
28.08.2025 - 23:37bazen kalemi eline alınca zihnin dumura uğrar, kararsızlığınla baş başa kalırısın..
neler yazacağını önceden düşünmüş olsan da..
düşündüğün şeyleri kelimelere dökemezsin, kafanda şekillenen ayrıntıları bir bütün edemezsin..
ve yazmaya her yeltenmende tee en başa dönersin tekrar tekrar..
vee yazının ana fikri karamsarlık olur artık,
bırakırsın kalemi kağıdı, su gibi akacağını ve güzel cümlelere dönüşeceğini umduğun kelimelerle vedalaşırsın..
vuslatın hangi baharda hasıl olacağını bilmeden…
dilek ağacı
28.08.2025 - 23:35Dileklerimin, dilediğimce tam da dileklerim doğrultusunda, dilediğim şekilde olmasını diliyorum :))
kolay değil
28.08.2025 - 23:27yoo kolay oldu..
tüm hükmün bir '' unuttumdan '' ibaretmiş....
olmayacak duaya amin demek
18.08.2025 - 16:09duyguların, mantığa galebe çaldığı andır O..
'' ya tutarsa '' beklentisi insan için tadımlık da olsa lezzetli bir hayat iksiridir belki..
imkansızı bile, olur diye hayal etmek '' bir ümittir '' kii ,ümitsizlikten daha iyidir aslında :P
yola koyulmakla menzile varılmaz
17.08.2025 - 19:31Bir yerlere varmak değil, sadece gitmekti dileği.
Korkarak
ve
Korkmaktan korkarak...
aşk acısı
17.08.2025 - 18:57Kalp yine ateşlerde mi
Görünsün o çölden çekip çıkaracak bir Serap
Ben ne yangınlar gördüm, sönüyor nihayetinde.
Ama küllerini bırakarak :Pp
ay ışığı
07.08.2025 - 16:00Ay! Ay! Yalancı ay!
zekadan harab olanları dinlendiren hayal gibi,
güneşten bunalanları da teselli eden sensin!
( Ahmet Haşim )
yazı odasında yolculuklar
07.08.2025 - 15:49sana buradan seslenmeyi seviyoruz muhterem..
hüsn-ü zan edelim diyip, okuduğunu düşünüyoruz.
ya da ııh deyip okumuyorsun..
olsun ne gam.
yazmak , sanki sana yakınmışız hissi veriyor,
işte bu yüzdendir belki buralarda oluşumuz..
makyaj
07.08.2025 - 15:30.... vee kadınlar,
güzelliğin sırrını çözdüleer :))
Toplam 294 mesaj bulundu