Durmus Hilmi Gecer Adlı Üyenin Nedir Yazıları ...

  • mecelle-i ahkam-ı adliye

    20.09.2003 - 16:12

    2.
    Bir isden maksad ne ise hüküm ona göredir.

  • mecelle-i ahkam-ı adliye

    20.09.2003 - 16:11

    mecelle'nin 1. maddesi:
    Ilmi Fikih, mesaili ser'iyyeyi bilmektir.

  • hayrunnisa

    14.09.2003 - 16:49

    kadinlarin en hayirlisi demek oluyor...

  • münevver

    14.09.2003 - 16:48

    Aydın...
    arapcada nun vav re harflerinden olusan kelimenin (nur) sülais üzerine ziyade olan bablardan ikincisi olan tef'il babindan ismi meful...
    nurlanmis manasina...
    aydinlanmis...

    azeriler ziyali diyor, bu günün türkiyesinde aydin diyorlar..

  • mormon

    29.06.2003 - 01:42

    galatasaray üniversitesi iletisim fak. sosyoloji ana bilim dali ögretim görevlisi Prof. dr. niyazi öktem'in mormonlarla ilgili türkiye günlügü - mart 2001 tarihli yazisindan... devamla....

    Kanimizca, Mormonluk Abd'deki diger hristiyan mezheplerinin genel mantiignin disinda yer almaktadir. ABD'deki hristiyan protestan mezheplerdeki genel egilim eski ahite dönüs psikozudur. ABD'yi protestan püriten göcmenler kurmustur. Püriten ahlak ve yasam bicimi dinin öz ve esasina uygun tutumun önemini vurgulamaktadir. Kendilerine saf, berrak, yani; püriten denilmesinin nedeni de bu tutumdan gelmektedir. ONlar hazreti Musa'nin yasalarina harfiyen uymaiy isterrler. basit, yalandan uzak bir yasam sade bir hristiyanligi yeglemek püritenligin temel egilimidir. Bu egilim hazreti Musa kanunlarina uymayi toplumsal ve siyasal hayatta da gerceklestirmek ister. Devlet gücü karsisinda, dini siyasal alanda uygulamaya gecirmek güctür. ONlar da sosyal yasam icerisinde hazreti Musa'yi eski ahidi yasarlar. ABD'deki protestan mezheplerinin cogu eski ahiti yasama tutkusu icerisindedir. Bu nedenledir ki, teknolojiyi kullanmak istemeyen, hala at arabasiyla tarlasina giden elektrigi evne sokmayan, eloktronik aygitlardan uzak duran aile ve mezheplerin öyküleriyle zaman zaman karsilasmaktayiz. Medyasa gördügümüz bu tür öyküler bize biraz volklorik, biraz garip gelmekte, isin sosyo politik mahiyetiyle ilgili degerlendirmelere gitmemekteyiz. ABD'deki bu ilginc ve zaman zaman yayginlasma egilimi göstereb bu dinsel tablo, kanimizca laiklik acisindan iirdelenmesi gereken bir sorundur. Acaba, ABD'de yapildigi gibi alternatif özgürlükcü din yorumlarinin yayginlastirilmasini tesvik yöntemi veya, Avrupa'da oldugu gibi felsefe egitimini yayginlastirmakla mi yobazlikla mücadele yoluna gidilmeli, yoksa bizde oldugu gibi, din sosyolojinn verilerini bir kenara birakip jakoben tutumalr mi iznlenmeli?

  • mormon

    29.06.2003 - 01:28

    galatasaray üniversitesi iletisim fak. sosyoloji ana bilim dali ögretim görevlisi Prof. dr. niyazi öktem'in mormonlarla ilgili türkiye günlügü - mart 2001 tarihli yazisindan... devamla....

    Mormon dini hristiyanlik icinde yer almakta, ancak farkli özellikleri de icermektedir. Yukarida belirttigimiz gibi icki ve sigara kullanmak 'haram' olarak kabul edilmektedir. COk kadinla evlenme dinsel acidan caiz ancak federal yasalara uyulmasi nedeniyle hukuken yasaklanmis. Bununla birlikte daglarin iuzak köylerinde poligami uygulamasinin yaygin oldugu iddialari da mevcut. Yakin tarihte de bu tür evliligin dogurdugu hukuksal sorunlar dünya medyasina da yansimistir. COk esli mormon bir erkek mahkum edilmisti. ANcak bazi AMerikalilara göre, o olay istisna degildir. Bu tür degerlerndirmelere, Mormon olmayan Amerikalilar da rastlamak mümkün, zaten bazilari icin mormonluk son derece gizemli hatta kuskulu bir din.

  • mormon

    29.06.2003 - 01:23

    galatasaray üniversitesi iletisim fak. sosyoloji ana bilim dali ögretim görevlisi Prof. dr. niyazi öktem'in mormonlarla ilgili türkiye günlügü - mart 2001 tarihli yazisindan... devamla....

    Mormonlar genc yaslarda, diger ülkelere giderek oralari tanimakta, o insanlarin dilini ögrenmektedirler. Bu nedenle, Utah'da yabanci dil bilenlere siklikla rastlanmaktadir. Bilindigi giibi genel olarak, 'Amerikali' ingilizce disinda dil ögrenmeyi pek istemez. Ünlü ABD üniversitelerinin mezunlari dahi cogunlukla yabanci dil bilmezler. Oysa MOrmonlar Cinceden Japoncaya, Sirpcaya RUscaya kadar bir cok dili biliyorlar. Henüz lise caglarinda degisik ülkelere gönderilen bu gencler daha sonra ayni yerlere misyoner olarak ulasmakta ve kendi inanc sistemleirni yaymaktadirlar. MEslek sahibi olduktan sonra bu insanlar hem kendi islerini yapmakta, hem de Mormon kilisenin direktiflerine paralel bir calismayi yürütmektedirler. Örnegin meslegini icra eden bir avukat, kilisenin direktifiyle mormon misyonerlerin sikinti cektiighi serbestce faaliyet gösteremedigi ülkelere gidip, bir kkac yil seve seve orada kalmaktadir. Isni gücünü birakip, kilisenin emriyle oraya giden avukat hukuksal yollari acip, Mormon misyonerlerin islerini kolaylastirmaktadir. Iyi para kazanan bir Mormon tabib, kilisenin direktifi ile, misyonerlerin bulundugu yerlere gidip onlara saglik hizmeti vermektedir. Kötü yasam kosullarina gitmek, onlari rahatsiz etmemektedir.

  • mormon

    29.06.2003 - 01:14

    galatasaray üniversitesi iletisim fak. sosyoloji ana bilim dali ögretim görevlisi Prof. dr. niyazi öktem'in mormonlarla ilgili türkiye günlügü - mart 2001 tarihli yazisindan... devamla....

    Utah'a yerlesilen ilk günlerden itibaren yogun bir misyonerlik faaliyetine baslanmis. Avusturalya, Hindistan, Pasifik okyanusundaki adalar ve kuzey Avrupa'ya din görevlileri gönderilmistir. ABD icindeki diger eyaletlerde de ayni tür faaliyetler gerceklestirilmistir. Bu tür calismalarin sonunda 'vaad edilmis' Kenan Ülkesi'ne binlerce insan gelmeye baslamistir.1857 yilinda toplam kuzey Amerika'da toplam Mormon nüfusu 75.bine ulasmistir. Bu gün dünyada 10. milyon civarinda Mormon'un yasadigi tahmin edilmektedir. ABD'de, büyük bir cogunluk Utah'da ollmak üzere toplam 7-8 milyon, geri kalan kismi da diger ülkelerde bulunmaktadir.

  • mormon

    29.06.2003 - 01:08

    galatasaray üniversitesi iletisim fak. sosyoloji ana bilim dali ögretim görevlisi Prof. dr. niyazi öktem'in mormonlarla ilgili türkiye günlügü - mart 2001 tarihli yazisindan... devamla....

    ABD, Mormonlardan Meksika savasina katilmamalarini istemis,500 gönüllü savasa gönderilmistir. Federal devlet artik Mormonlari resmen tanimis bulunmaktadir. Seküler ABD icinde niteligi acik olarak belirtilmis olmasa da dini bir eyalet dogar. Mormonlar federal devlete katilmak icin 1849 yilinda bas vurmuslar, ancak bu talep 1896 yilina kadar askida tutulmustur. Bunun nedeni, MOrmon dinine poligaminin (birden fazla kadinla evlenme) kabul edilmis olmasidir. Mormonlar poligamiden vaz gectiklerini beyan ettikten sonra federasyona katilabilmislerdir. Poligami resmen redd edilmis, ancak uygulama, federal yasalara aykiri bir bicimde devam etmistir.

  • mormon

    29.06.2003 - 01:02

    galatasaray üniversitesi iletisim fak. sosyoloji ana bilim dali ögretim görevlisi Prof. dr. niyazi öktem'in mormonlarla ilgili türkiye günlügü - mart 2001 tarihli yazisindan... devamla....

    1846 yilinda, peygamber Smith'in yerine gecen Brigham Young, Mormonlari toplar ve uzun bir yürüyüsten sonra onlari Great Salt Lake kiyilarina getirir. Ilk gelen 148 kisiye kitleler iltihak eder. Salt Lake, tipki ölü denize Lut gölüne benzemektedir. Brigham Young, vaad edilen topraklara (TEvrattaki Kenan ülkesi) geldigiini ima eden sözler söylemistir. Ssanki eski ahidde öngörülen yasama dönülmüstür. Mormonlar ABD devletine de artik ters düsmek istememislerdir.

  • mormon

    29.06.2003 - 00:58

    galatasaray üniversitesi iletisim fak. sosyoloji ana bilim dali ögretim görevlisi Prof. dr. niyazi öktem'in mormonlarla ilgili türkiye günlügü - mart 2001 tarihli yazisindan... devamla....

    Josef Smith kisa zamanda, müritler edinir. Fakat 'tutucu Amerikalilar' ve devlet mormonluga tepki gösterir. Mormonlar eziyet cekmeye baslarlar. Ve oradan oraya göcerler.1839 yilinda 11.000 kisiden olusan bir Mormon toplulugu Illinois'te bir kent kurarlar. Bu tür bir yapilasma simseklerin daha da fazla üzerlerine gelmesine yol acar. Joseph Smith ve kardesi Hyrum Smith hapse atilirlar. Hapseneyi basan bir grup insan onlari 24 Haziran 1844'te öldürür.

  • mormon

    29.06.2003 - 00:53

    galatasaray üniversitesi iletisim fak. sosyoloji ana bilim dali ögretim görevlisi Prof. dr. niyazi öktem'in mormonlarla ilgili türkiye günlügü - mart 2001 tarihli yazisindan... devamla....

    Mormonluk, hristiyan inanc sistemi icinde yer almakta, ancak marjinal kalmaktadir. Inanclarina göre, m.ö.6. yy.'da kudüste yasayan 'peygamber sülalesine' mensup Lehi ardinda birinin Sariya adli karisindan 4 oglu olur. Lehi, mesihin hangi dönemde gelecegini önceden bildirir. Basindan türlü sikintilar gecer. Daha sonra onun sülalesinden gelen baba ogul Mormon ve Maroni ayni hususlari halka anlatir ve onlari eski ahitin ilkelerine uymaya cagirir. Dahah sonra bu insanlar Amerika kitasina göcerler ve bu kitada yerlilere tek tanrili dini anlatirlar. Hazreti Isa carmiha gerildikten sonra, yeniden yer yüzüne iner, Amerika'ya gider ve tek tanrili dini burada canlandirir. Zamanla insanlar tekrar aymazlik icine düser. Ve nihayet 1823 yilinda, Josef Smith adindaki Mormon peygamberine Maroni gökyüzünden iner ve 'Antik tek tanrili Amerikan Uygarligiyla' ilgili kutsal kitabin nerede bulundugunu bildirir. Josef Smith cok genctir, bir deneme sürecinden gecirilir. Daha sonra 1827 yilinda New York eyaletinin Ontario Manchester köyü yakinlarinda, Palmira adli yerde büyük bir tasin altindaki aralikta, altin varaklar üzerine yazilmis 'Mormon' kitabini bulur ve hemen Ingilizceye cevirir.

  • mormon

    29.06.2003 - 00:42

    galatasaray üniversitesi iletisim fak. sosyoloji ana bilim dali ögretim görevlisi Prof. dr. niyazi öktem'in mormonlarla ilgili türkiye günlügü - mart 2001 tarihli yazisindan... devamla....

    Utah eyaleti ABD'nin bati bölgesinde,10-12 milyon insanin yasadigi asagi yukari Türkiye büyüklügünde bir eyalet. Nüfusun yarisindan fazlasi Mormon. Eyaletin baskenti Salt Lake city, ayni zamanda mormonlarin genel merkezinin bulundugu kent. Mormonlar buraya kocaman bir mabed dikmisler, mabede mormon olmayanlarin girmesi yasak. Mabedin tam karsisinda 23 bin insanin rahat bir sekilde oturarak, müzik dinleyebilecegi bir konser salonu kurmuslar.340 kisilik, dünyanin ünlü Tabernacle Choir, dünyanin en büyük orglarinin birinin esliginde konser vermekte. Utah ABD'nin en zengin eyaletlerinden biri. Burada MOrmon olmayanin yükselme sansi yok. toplumsal ve ekonomil hayata egitime tamamiyle mormonlar hakim. Mormon mezhebinde sigara icmek, alkollü icki kullanmak günah. Icenlere de pek iyi gözle bakilmiyor. Dinsel nedenlere bagli olarak sigara icilmesi acik havada bile bazi yerlerde yasaklanmis. Örnegin Brigham young Üniversitesinin kampüsünün avlusunda sigara icilmesi, para cezasindan da öte yaptirimlari iceren bir yasaklama konumunda. Her türlü hosgörüsüzlükle ilgili konusmalarin yapildigi sempozyumda bu yasaklamaya degindigimizde, verilen yanitta Üniversite kampüsünün özel mülkiyet oldugu, 'malikin' bu tür yasaklamalari getirebilecegi ifade edildi. Oysa bizim kanimiza ve Avrupa insan haklari anlayisina göre, yasaklamalar ve cezalandirmalarda, zarar ögesi, hazir ve yakin tehlike ana ölcüdür. Sigara sagliga zararlidir, ancak acik havada kimseye zarar vermeden bir iki nefes cekmenin yasaklanmasindaki 'kriminolojik' zarar ve tehlike iceren mantigi anlamak olanaksizdir. Kapali yerlerdeki yasaklamalarda zarar ögesi vardir. Ama acik havadaki yasaklama sadece ve sadece dinsel nedenlere dayaliysa ve bu da bizim laiklik anlayisimiza ters düsmektedir. Sadece bizim degil, kanimizca bu bakis acisi modern cezalandirma sisteminin de ana ölcütlerine aykirídir.

  • mormon

    29.06.2003 - 00:26

    Utah eyaleti bir mormon devletidir. Mormonluk bazi hristiyan mezhepler ve özellikle katolikler acisindan bir sapma olarak kabul edilmektedir. Baska bir anlatimla mormonlar, hristiyanliktan sapmislardir. MOrmon ínancinin sapma olup olmadigi hususunda gecmeden önce, Utah eyaleti ve mormonlorla ilgili bazi gözlemlerimizi aktaralim.

  • hilmi oflaz

    21.06.2003 - 04:22

    galiba ilesam'in (ilim ve edebiyat eseri sahipleri meslek birligi) merkeziolarak kullanilan cemberlitas'taki eski medrese kalintilarinin dernek lokaline cevrilmis haldeki yeriydi...
    Oraya özellikle üniversitelerde okuyan, master doktora yapan millliyetci-muhafazakar kesimden gencler gelirler ordan buradan geyik yaparlar...
    Simdi ulusal tv'lerden birinde calisan bir arkadasla oraya gittik ve beni hilmi oflazla tanistirdi o arkadasim...
    metis elöz'ün yazdigi gibi isportaci..
    isportaci görünümlü ihtiyara bu kadar okumus adamin icinde hatir gönül icin herhalde bu ihtiyarcikla da tanismamiz lazimmis gibisinden icimden gecirdim..
    tahfifimi fark etti mi bilmem,
    muhabbetn koyulasip, ortamda olan bitenin fark edilemeyecegi bir asamada kulagima egilerek maddi problemimin olup olmadigini sordu..
    Hic cekinme yardimci olurum dedi..
    yeni tanistigimiz, dikkat etmedigim bir adam...

    sonradan, Hilmi oflaz vefat ettiginde, o gün mehmet niyazi'nin gözyaslariyla islanmis kösesindeki yazisindan ögrendigime göre, sadece bana degil, yüzlerce anadolu cocuguna ayni soruyu sormus..
    isportadan kazandiklariyla bir cok gencin maddi problemine ilac olmus..
    mehmet niyazi'nin yazdigine göre islami camiada bir cok genc, sadece onun isporta kazanclariyla okullarini tamamlayabilmisler..
    Bir coklari bugün cok yüksek yerlere gelmis, hayatteyken hep ziyaret ederlermis.
    vefatindan sonra da insaallah isine yariyordur yardimlari..
    Allah rahmet eylesin..

    HIlmi oflaz,
    bey amca mi demem lazim bilmiyorum ama,
    o gün sena hafife alarak bakmis olmamin utancini hala yasiyorum..
    Hakkini helal et.

  • allah (c.c)

    21.06.2003 - 03:54

    Ilahi,
    hamdini sözüme sertac ettim, zikrini kalbime mirac ettim, kitabini kendime minhac ettim. Ben yoktum sen var ettin, varligindan haberdar ettin, askinla gönlümü bikarar ettin. Inayetine sigindim kapina geldim, hidayetine sigindim lütfuna geldim, kulluk edemedim afvine geldim. Sasirtma beni, dogruyu söylet, neseni duyur, hakikati söylet. Sen duyurmazsan ben duyamam, sen söyletmezsen ben söyleyemem, sen sevdirmezsen ben sevdiremem. Sevdir bize hep sevdiklerini, yerdir bize hep yerdiklerini, yar et bize erdirdiklerini. Sevdin habibini kainata sevdirdin: Sevdin de hil'ati risaleti geydirdin: Makami ibrahimden makami mahmuda erdirdin. serveri asfiya kildin. Hatemi enbiya kildin. Muhammet Mustafa kilidin. Salatu selam, tahiyyati ikram, her türlü ihtiram ona, onun Al-ü Eshab-ü etbaina ya Rab!

    (Elmali tefsiri'nin ilk sayfasi)

  • gadab-i ilahi

    21.06.2003 - 00:59

    JosefK, foltere yazdigi, merkeb istimali ve yaygin pozisyon temali yazisinda, sanki bu gün o kadar pislik mevcut iken niye bir bela gelmez der gibi...
    Lut kavminden, o belayi hatirlatir bulgular yok diyor. Bir seyler bulunmus olmasi lazim. ama zaten lut gölü olarak bilinen göl, lut kavmini helak eden tufanin ortadaki en önemli yadigaridir. Türkce haritalarda lut gölü yazar.
    Lut kavminin helak sebebi olarak eski incillerde 'homosexüel iliskiler' sebeb gösterilirken, homosexüelligin cinsel tercih olarak batida mesruluk kazanmasinin ardindan, yeni baski incillerde mesele duruma uydurularak lut kavmi 'misafirlere iyi davranmadiklari icin helak edildi' diye yzilmis. Okuyan bir arkadasimin yalancisiyim.
    Esasen yeni baski incillerdeki bu yeni duruma uyum saglama amacli ifade, islami acidan cok da haksiz sayilmaz..

    Hukukullah'in (Allah ile kullar arasindaki hukuk, dini emir ve yasaklar, kullar ile direkt ilgili olmayan meseler, kul haklarina dokunmayan mevzular) ihlali ile gadabi ilahinin kullar üzerine inmesi fazla görülen bir durum degildir. Bunlari hz. Allah ahirete birakir, mühlet verir, bir coklarini da sefaat vb. sebeblerle afv eder.
    gadab- i ilahi daha cok hukukul ibad'in (kul haklari) ihlali ile ortaya cikar. bir cok belalar bu gerekce ile gelmistir.
    zorbalarin zulmünden mazlumlari koruyacak, onlarin haklarini arayacaklari bir mercinin artik kalmadigi durumlarda,
    zorbalarin kendi gücleirini, keyflerine göre aleme muamele cekme arzularini engelleyecek bir kuvvetin bulunmadigini zu'm etttiklerinde,
    kuvvet sahiplerinin kendilerinden büyük ve güclü kimsenin olmadigini düsündükleri bir kritik esikte,
    Hz. Allah kendi kudretinin tüm kudretlerden yüce oldugunu anlatmak icin,
    mazlumlarin birikmis 'ah'larina cevap mahiyetinde gadabi ilahisi ile tecelli eder...

    Lut kavminde insanlar luti iliskiyi (escinsel iliski) yasam tarzi olarak benimsemelerinin yaninda 'ailecek bunu kullanmalari'nin yaninda, savunmasiz insanlari da buna zorlamalari, tacizi alenilestirmeleri nedeniyle baslarina bela inmistir.
    Lut kavmini denemek üzere yer yüzüne gönderilen yakisikli erkek kiligindaki meleklere zorla tecavüz etmeye kalkan, bu ugurda, hic bir ciddi sosyal muhalefet endisesi tasimadan ve böyle bir tepki de bulmadan, aleni olarak lut a.s.'in evini basmaya kalkan yiginin bu pervasiz ve zorba tavrindan dolayi bela inmistir...
    Biraz zorlayarak (misafirlere iyi davranilmamistir...) demek de mümkün...

    günümüzde memleketimizde pislik icrasi ortaligi kokutmakla beraber henüz zorbalik boyutuna ulasmamistir.

    fakat,
    hukukullahin payimal edilmesi ile de zaman zaman bela iner yer yüzüne.
    zina ve türevlerinin cogalmasi ile depremler de artar diye eski kitablarda yazar. vaizler bununla asirlardir insanlari korkutur.
    1990'dan sonra zina vb.lerinin gemi aziya almaya basladigi memleketimizde son zamanlarda 'yurt gezilerini araliksiz sürdüren' depremler eski vaizlerin sözlerini hatirlatiyor.
    depremle zinayi yanyana getirmeyi sacmalik oalrak nitelendiriyoruz.
    ardindan da bu kadar aykiriligin yasandigi memleketimizde niye bir seyler olmaz diyoruz.

    Artik beynel müslimin ittifak halinde söylenir ki ahir zamanda yasamaktayiz.
    Bütün peygamberlerin serrinden Allah'a sigindigi ve o devrin vazifelisi olmak istemedikleri ahir zamandayiz...
    'Üzerine kiyametin koptugu topluluk, insanlik tarihinin en serlli toplulugudur' mealinda bir hadisi serif de mevcut olmasi lazim.

    Kabenin yikilmasi, (ibni mace'deki bir hadisi serifte)

    yahudilerin toptan helaki,
    müslümanlarin güzel kokulu bir gazla toplu ölümü,
    bunlarin olmasindan yaklasik 40 yil sonra kiyamet kopar diye muhyiddin-i arabi'ini bir sözünü nakl eden bir hocayi dinlemistim..

    günümüzün pislikleri pek öyle tufanla temizlenecek kadar yüzeysel degil gibi..
    Bu pislik tufanla temizlenmeyecek, daha fazla kokutmasin diye bina temeliyle ortadan kaldirilacak...

    sürcü lisan ettikse afv ola..

  • metis elöz

    21.06.2003 - 00:22

    ilahiyatci galiba..
    ama sosyal bilimlerin bir cok dalinda behresi var...
    kalite...

  • gadab-i ilahi

    21.06.2003 - 00:17

    firavun ile ilgili yerde gadabi ilahi konusu ile ilgili güzel yorumlar ve tartismalar yasanmis.
    o arkadaslar bu tartismalarini oradan silip buraya yerlestirseler fena olmaz hani.

  • güzel

    25.03.2003 - 11:04

    antalya

  • tasavvuf

    09.02.2003 - 21:29

    Tasavvuf kelimesinin yün anlamina suf'tan veya sofadan geldigi gibi iddialar, tasavvufa disardan gömlek giydirmeye calismaktir, her keyfi tanimlama girisimi gibi tahfif maksadlidir.
    Bir takim ucme kelimelerle manalandirmaya calismak yerine arabi kelimelerle manalandirmak daha akillica olur.
    Kelimenin sülasisi: sad vav fe harfleridir. evveline (te) fa-ül fi'l ile ayn-ül fi'l arasina ayn-ül fi'l cinsinden bir harf ziyadesiyle hümasi yapilan, sülasi mezidün fihi humasi bablarinin ücüncüsü olan tefe'ul babindandir.
    Tefe'ul babinin binasi tekellüf icindir. Tekellüf: Tahsilül matlubi sey'en ba'de sey'in (Istenileni, birbirini takip eden asamalar halinde tahsil etmek) olarak tanimlanir.
    Tasavvuf da temizlenme manasina olan safiilesmenin bir birini takip eden asamalar halinde gerceklestirilmesidir.
    Evvela kalp, sonra ruh, , sonra sirasiyla sir hafi ahfa latifeleri temizlendikten sonra, nefsin tezkiyesine sira gelir, nefsi natika ve nefsi küll'ün tezkiyesi gerceklesince insan nefsinin tasallutundan emin olacagi ve masiva kirlerinden, düsüncelerinden tamamen temizlendigi bir dereceye ulasir.
    Safilesme, manevi temizlenme gayreti devam ettikce insan nefsinden sonra geride kalan tab'i beseriyesinin ona verecegi bir takim noksanliklardan da temizlenmesi gerekir ve önce, hava, su, ates unsurlarindan temizlenir. Bu temizlik ile velayeti ulyaya ulasmis olur.
    Geride toprak unsuru kaldigi icin toprak unsurunun özelligi olan kendini begenme, kendinde büyüklük görme iddiasi nefsin destegiden mahrum da olsa, potansiyel olarak varligini devam ettirir. Kisi toprak unsurunu da safilestirdigi zaman kemalat-i nübüvvet makamina ulasir. Nebi degildir, fakat nebiligin kemalatini elde ettiginden irsada ehil olur. Kemalat makamlari insan hafsalasinin almayacagi yerlere kadar tasavvufunu (kademe kademe safilesme, temizlenme) devam ettirir.
    Kisaca tasavvuf manevi temizlenme sürecinin adidir.

  • kaf dağı

    02.02.2003 - 21:36

    Kaf arapcada bir harftir (biliyosunuz) Araplar bazi seyleri sembolize etmisler, dag kelimesini de kaf ile sembolize etmisler... Aslinda kaf dagi demek buna göre dag dagi gibi oluyor ama, bugünkü galati meshur ile ulasilamayan, masalsi bir dag....

  • hitler

    14.01.2003 - 11:17

    hit parcalar her zaman iyi olmayabilyo, bazen gicik bi ses tonuyla, yuvarlak bir yerden gecerken kendisini zorlayan vatmanina 'gavaaat! ...' diye bagiran tramvay gibi ses cikartan heriflerin parcalari da hit olabiliyo.... Hit olmak hersey olmak degildir. Tipki Türk mutfaginin hit yemegi kuru fasulyenin gece yatilan oodayi 'gazkammer (gaz odasi) 'a cevirmek gibi yan tesirlerinin bulundugu göz önüne alinirsa her hit'in iyi bisey olacagi gibi, o kadar insan gullaniyo ve de dinliyosa, o gadar insan anlamiyo da ben mi anliyom teslimiyetciligi ile her hitin iyi bisey olabülecegi pesin kabulünü bi kenara koymak gerekiyo. Ben hitlere her zaman baliklama atlamam abi. Önce alcen ve dinleyecegen, begenirsen satin alicen. 'Mal muhayyerdir, gel abi kesmece bunlar' diye satmaz hic kimse. Her kes bir hit listesi yayinlar. onunla müsteri tercihlerini yönlendirmeye calisir.Bunlar modern satis teknikleridir usta. Eskiden bizim dügganlarda 'bu malin garantisi benim seker abicim, bi maraz olursa gel basima cal' diye satilirdi, hinci hit listeleri yaynlayarak kakaliyolar. Yemezler abicim. Millet artik uyandiii.
    Ya hit'ler gonusunda daha cok söylenecek sey var ammma velakin, cümbür cemaatin sabirlarinin mevcudu tükendigi icin henüz yenisinin yeni siparisini verdik ecük bekleyin gelir yakinda.............

Toplam 143 mesaj bulundu