Edaa Adlı Üyenin Nedir Yazıları - Antoloji.com

  • pazar

    27.12.2006 - 18:43

    Pazar günlerini hiç sevemedim. “Haftanın en kötü, en anlamsız günü.

    Pazar, devamlı kulağınıza, “çalışma, çalışma …” diye fısıldayan hain bir arkadaş gibidir. Pazar günü sürekli yatmak istersiniz; sokaklar bombos butun insanlar ölu gibidirler.

    Pazar, nedense hazırlanma günüdür. İşe ya da okula hazırlanmanız beklenir. Ne kadar hazırlanırsanız hazırlanın, asla Pazartesi’ye hazır olmazsınız; olamazsınız. Psikolojik bir durum söz konusu çünkü.
    Pazar son tatil günü olması esasıyla da iğrenç bir gündür. Cumartesi, “ooo yarın da tatil, süper” diye sevinirsiniz; ama Pazar günü… Ah o Pazar günü saatler bir başka hızlı akar. Akmasın, bitmesin bu tatil istersiniz ancak saatler geçip gider. Saate baktığınızda daha 12 iken bir de bakarsınız 14:30 sonra da 6 olur. Zaman sanki atlaya atlaya gider. Bir de bakarsınız, uyku saatiniz gelmiş.
    Hain arkadaş bir kere daha fısıldar kulağınıza; “haydi arkadaşım, gözlerin kapanıyor, tatil bitiyor”.
    Sevmem ben Pazar’ı.

  • necip fazıl kısakürek

    27.12.2006 - 18:35

    Bu dünya bir kuyu havasız cömlek
    DARALIYORUM!
    Kelime manayı boğan bir gömlek
    PARALIYORUM!
    ALLAH ismi varken lügat ne demek
    KARALIYORUM!
    Kapımı,buyursun diye o melek
    Aralıyorum! !

  • dünyanın en büyük yalanı

    27.12.2006 - 17:17

    okedir, ben geldim... (((:

  • 2007

    27.12.2006 - 17:13

    2007 ye son 4 gün..

  • kararsızlık

    27.12.2006 - 17:05

    bilGisayar muhendisLigi mi, Uzay Bilimi mi?

    mi mi mi miiiiiii (:

  • muhammed

    27.12.2006 - 16:28

    Peygamber efendimiz buyurdular ki:
    Dünyanızdan bana üç şey sevdirildi: güzel koku, helal nisa (kadın) , gözüm nuru olan namaz

  • kız evlat

    27.12.2006 - 16:26

    Zira onların fıtratları, yaratılışları, zaif, nahif ve hassasedir. Kız çocukları daha ziyade merhamete, siyanet ve korunmaya muhtaçtır.

    uuiIiIi (:

  • içimde bir deli var

    27.12.2006 - 16:20

    ilk belirtiler başlayalı çok zaman oldu
    yaşımmı? üç aşşağı beş yukarı ondu
    varlığını hissettiğim ilk yer otoyoldu
    okul yolu sabahları hep çile doluydu
    miskin bedenim salyalar saldı sırama
    tiksinç değilim yafta takmayın adıma
    üstüme gelmeyin farklı olan ben değilim
    üzgünüm gülmeyin kastii deil bu eğilim
    bana inanmadınız hiperaktif sandınız
    pediatrik tezde biraz pasif kaldınız
    itiraf edemedim her tarafım bertaraf
    içimdeki her neyse iyiliğe itilaf
    günden güne oda benle büyüdü ve gelişti
    doğruyu bilip yanlışı istemesi çelişki
    en içten dileklerim cidden bunlar değilki
    sen gitsen içimdeki kısmen hepsi biterdi
    evet doğru anladın benim içimde biri var
    hayır deli değilim bu duyduğum en aptal sual
    hala anlamadınız herşey onun eseri
    öldürdüğüm kadınada o vurdu ilk keseri
    ben istemesemde o yaptırır hep istediğini
    dur yapma desemde dinlemez hiç sözlerimi
    ben masumum içimdekini çıkarıp yargılayın
    ama beni serbest bırakın köreldi algılarım

    beni idam etsenizde onu öldüremezsiniz
    beden değiştirip durur farkedemezsiniz
    duruşma bittiğinde benle olan işide biter
    hakim bey kimbilir belkide sizi seçer
    girerse içinize görürsünüz katil olmayı
    bir bakarsın koymuşsun caddeye bombayı
    patladığında can verenler suçsuz bedenler
    anlamazsın kandırır görünmez bedeller
    herşeyi söyledim alın size bir itiraf daha
    birileri ağlarken atmak istedim kahkaha
    irtifa kaybetti uçak kulelere daldı
    ladin'inde içinde onun ikiz kardeşi vardı
    yandı gökyüzü çok soluklar sonlandı
    kaydı yıldızlar umutlar onlara bağlandı
    bana bakmayın öyle kokainman falan değilim
    içimdeki kana bağımlı ben bunu bilirim
    sırf bende var sandınız içimdeki lanetten
    sokaklara baksanız anlarsınız hakkaten
    odaklanmış zekalara kin dolu varlıklar
    palazlanmış dehalara soykırım karanlıklar
    ne söylesem boş fonksiyonsuz bir köleyim
    tek istediğim ötenazi bırakında öleyim
    beraat bekledim sanmayım bana acımayın
    son bir isteğim var içimdekini çıkarın! ! !

    aahh aahh (: ahhh

  • muhammed

    27.12.2006 - 16:13

    Resûlullahın güzel ahlâkı ve âdetlerinden bazıları şunlardır:

    1- Her çağırana lebbeyk (Efendim) diyerek cevap verirdi. Kimsenin yanında ayaklarını uzatmazdı. Diz çöküp otururdu. Hayvan üzerinde giderken, bir yaya görünce, arkasına bindirirdi.

    2- Eshâbının oturdukları yere gelince, baş tarafa geçmezdi. Gördüğü boş bir yere otururdu. Birgün sokağa çıktığında, görenler ayağa kalkınca, (Benim için ayağa kalkmayınız! Ben de sizin gibi bir insanım. Herkes gibi yerim. Yorulunca, otururum.) buyurdu.

    3- Yemede, giymede ve herşeyde hizmetçilerini kendinden ayırmazdı. Onların işlerine yardım ederdi. Her zaman hizmetinde bulunan Enes bin Mâlik hazretleri; (Resûlullaha on sene hizmet ettim. Onun bana yaptığı hizmet, benim ona yaptığımdan çok idi. Bana incindiğini, sert söylediğini hiç görmedim.) buyurdu.

    4- Söküklerini, yırtıklarını diker, hayvanlara yem verirdi. Çarşıdan satın aldığını, eve kendisi götürürdü

    5- Hastaları ziyaret eder, cenâzelerde bulunurdu. Gönül almak için fakir, zengin, herkesin hastasını ziyaret ederdi.

    6- Sabah namazını kıldırdıktan sonra, cemaate karşı oturup, (Hasta olan kardeşimiz var mı, ziyaretine gidelim.) buyururdu. Hasta yoksa, (Cenâzesi olan var mı, yardıma gidelim.) derdi. Cenâze olursa, yıkanmasında, kefenlenmesinde yardım eder, namazını kıldırır, kabre kadar giderdi.

    7- Eshâbından birini 3 gün görmese, onu sorardı. Yolculuğa gidenlere, hayır duâ eder, şehirde olanların da ziyaretine giderdi.

    8- Yolda karşılaştığı Müslümana önce kendi selâm verirdi.

    9- Hep düşünceli, üzüntülü görünür, az söylerdi. Konuşmaya tebessüm ederek başlardı. Lüzumsuz ve faydasız birşey söylemezdi.

    Lâzım olunca, faydalı ve mânâsı açık olarak söylerdi. İyi anlaşılması için bazen üç defa tekrar ederdi.

    10- Misafirlerine, eshâbına hizmet eder, (Bir kavmin efendisi, en üstünü, onlara hizmet edendir.) buyururdu.

    11- Kimsenin aybını yüzüne vurmazdı. Kimseden şikâyet etmez, arkasından söylemezdi. Bir kimsenin sözünü veya işini beğenmediği zaman, (Bazı kimseler, acaba neden şöyle yapıyorlar.) derdi.

    12- Çok cömert idi. Yüzlerce deve ve koyun bağışlar, kendisine birşey bırakmazdı. Nice katı kalbli kâfirler, bu ihsanlarını görerek imana gelmişlerdi. Kendisinden birşey istendiğinde, yok dediği hiç işitilmedi. Var ise verir, yok ise, sükût ederdi.

    13- Allahü teâlâ, (İste, vereyim!) buyurmuşken, dünya servetini istemedi. Elenmiş buğday unu ekmeğini hiç yemedi. Hep elenmemiş arpa unu ekmeği yerdi.

    Doyuncaya kadar yediği hiç görülmedi. Ekmeği katıksız olarak veya hurma ile, sirke ile, meyve ile, çorba ile veya zeytinyağına batırıp yerdi.

    14- Bir yemeği beğenmediği işitilmedi. İkram edileni yerdi.

    15- Eve gelince, (Yiyecek var mı?) der, yok denirse, oruç tutardı.

  • karizmatik

    27.12.2006 - 15:38

    http://ic1.deviantart.com/fs15/f/2006/360/5/1/In_The_Air_by_sacrebleu7.jpg

  • muhammed

    27.12.2006 - 15:29

    İnsanlığın İftihar Tablosu’nun Hayat kronolojisi -I-

    İslâmiyet'ten önce Arabistan'ın durumu
    İslâmiyetten önce Araplar koyu bir cehalet içinde idiler, okuma-yazma bilenler yok denecek kadar azdı. İnsan haklarına riayet yoktu. Güçlü olanlar zayıfları eziyordu. Haklarının bir çoğundan mahrum olan kadın, sanki bir eşya gibi alınıp satılıyordu. Kız çocuklarını diri diri toprağa gömerek öldürmek adet haline gelmişti ve yürekler acısı bu duruma kimse dur demiyordu.

    Tek Allah inancı unutulmuş, insanlar kendi elleriyle yaptıkları putlara tapıyorlardı. Kabe'nin içinde 360'dan fazla put vardı. Halbuki Kabe, Hz. İbrahim ve oğlu Hz. İsmail tarafından Allah'a ibadet için yapılmıştı. Ayrıca her evde de bir put bulunur, aile fertleri ona tapardı, içki, kumar ve her türlü ahlâksızlık toplumu sarmış, insaf ve merhamet duyguları kalplerden silinmişti. Dünyanın diğer ülkelerinde yaşayan insanların durumu ise daha kötü idi.

    Karanlıklar içinde kalan, insanlığı bu korkunç durumdan kurtaracak, insanlara dünyada ve ahirette mutlu olmanın yollarını gösterecek olan son Peygamberin gelmesine büyük ihtiyaç vardı.

  • anladım ki

    27.12.2006 - 15:26

    Sahip olacağın şeyler birde sahip olamayacağın şeyler var
    Susacağın yerler konusacağın yerler
    Göreceğin ama görmemiş olacağın yerler her zaman var

    Bu dilden firar eden her söz, yaydan çıkmış ok gibi
    Sözler bazen bir hazine bazen dermansız bir dert tipi
    Geçmiş dünden bahsetmek lezzetsiz
    Gelmemiş yarından hep mi şikayetçiyiz biz

    Halim yalın, son sireni benim için çalın
    Resmini çekmelisin her anın, kanıdı olmalı her feryadın
    Beni burdan alın,canım sıkkın.

  • aşk

    27.12.2006 - 15:23

    -'Onlar toy ve samimiydiler.Birbirlerini delice sevdiklerini sanıyorlardı.Oysa her biri sadece kendisini seviyor ötekini ise istiyordu..Bu yüzden birlikte oldular ama asla

    bir olamadılar..

  • niyet

    27.12.2006 - 15:00

    ne Yazik ki iyi niyetlerimi meSgule Verdim..

  • nokta

    27.12.2006 - 14:57

    Önce kocamandım soru işaretiydim
    Sonra cevabı aradım
    Noktalı,noktasız virgül oldum
    Bazen soluklandım
    Tırnak işaretleri girdi hayatıma
    Her tırnakta yara aldım
    Ünlemlerim oldu kimi zaman
    Zamanlı zamansız haykırdım
    Baktığımda tek bir noktaydım
    O kirli,sonsuz sayfanın sonundaydım
    Ve ufacıktım.......

  • Hasta

    27.12.2006 - 14:54

    Saatler yanıbaşımdan süzülüp gitmiş sessizce,
    Başımda isyan yelleri,beynim kaçmak için tepinmekte,
    Tenimdeki yangın mevsim normalllerinin üstünde,
    Ruhum bedenimin şerrine tutulmuş,derman beklemekte.

  • ayna ayna söyle bana benden güzelini

    27.12.2006 - 13:05

    - Ayna ayna söyle bana bu gece kim var yansımanda?

    -Sen varsın işte, bir de Ay...

  • hadis

    27.12.2006 - 12:34

    İyilik insanlar arasında kesintiye uğrayabilir. Fakat iyiliği yapanla, Allah arasında hiçbir kesinti olmaz.
    [Hadis-i Şerif]

  • Flush Royale

    27.12.2006 - 12:32

    Poker deki en yüksek ve değerli eldir.

    10♥ J♥ Q♥ K♥ A♥

  • aptal insanlar

    27.12.2006 - 12:06

    banu alkan kesinlikle..

  • SALAKLIK

    27.12.2006 - 04:11

    yabanci bi diL bildigini gösterme Cabasi,

  • mucize

    27.12.2006 - 03:56

    dogurmak..

  • anlamak

    27.12.2006 - 03:52

    Anlamak, ısı gibidir bir de hani... Anladıkça ürperirsin, anladıkça terlersin, anladıkça üşür, anladıkça titrersin...
    Belki de bunun için anladıkça ağlar insan veya ağladıkça anlar!

    ürpermek istiyorum, Ürpertin beni (: ahah,

  • dubai

    27.12.2006 - 03:45

    dogum Yerim.pPp

Toplam 443 mesaj bulundu