Memet..! ! Memet..! ! bu talan edilmiş çoğrafya Senin benim yüreğimin attığı alan Karşı kıyı değil bizim MEMLEKET.! Bir hayın avuçla atılan tohum Sınır taşlarında kazınan leke Bir avuç vurguncunun gece nöbetleridir..
Urfa önlerinde kurşun sıkanlar Dağ koyaklarında vurulup vurulup alnından Yere düşenler.. Kızıldere'de Nurhak'larda can verenler Bir bahar sabahı dalından koparılıp Darağaçlarında boynu koparılanlar 'Ulusun zulme karşı direniş' hareketidir..
Yekinir yürürüz yerlerde izi kalır kanlarımızın De hele çekmekmi tetiği yoksa? Hak bu..! ! Kurban olduğum.. Takılırken dikenli telleri ayaklarımıza Akan körpe iliklerimizden kan bu..
Dağıtma saçlarını güneş telli çocuklarımızın Vurma umudumu dağlarda.. Dur hele..:! ! Yağmalama türküler çağırarak kurduğum düşlerimi Senin taahkatın kalmadıysa umudu çağır Munzur'da... Zilan'da ölen Bizim çocuklarımız.. Ört yüzlerini toprakla Kalmasın ortada ölümüz Kurban olduğum....! !
Bilmediği bir ülkenin Bilmediği bir şehrinin, Bilmediği bir ilçesinin, Bilmediği bir köyünde; Yaşıyormuş Mehmet.
Kocaman yüreği ile, Görmeden sevdiği aşkı ile, Dokunmadan yaşadığı ile, Deli divaneymiş Mehmet.
Tutkuyla sevdalıymış, Aşkla,sevgiyle doluymuş, Yüreği sevdasındaymış, Beyni de yüreğinde Mehmet’in
Ararsa,dokunursa,söylerse; Bitecek sanırmış sevdası, Tutkusu kaybolacak, Yaşadığı yeri öğrenecek, Büyü bozulacak, Aşk bitecek, Sevda eriyecek; Diye korkarmış Mehmet.
Korkma Mehmet! Düş değil bunlar, Büyü yok, Sevda var, Aşk var, An var, Paylaş anlarını, Paylaş aşkını, Bekliyor seni………….
Suphi bir acaip adam Suphi benim canım ciğerim Kimse bilmez nereli olduğunu Susar akşam oldumu Bir cebinde das kapital Bir cebinde kenevir tohumu
Fırtınadan arda kalmış bir teknede tevekkül içinde Görkemli sakalı ve iğreti parkasıyla gizlediği macerasıyla Bir acaip adam yaşardı Akşamları susardı Ben konuşsam kızardı Çocuktum evden kaçmıştım Gelip ona sığınmıştım Bir sürgün kasabasıydı Bir eski zamandı, hazirandı Küçücük bir koydu, sığdı Burayı keşfeden belki de oydu. Uzaktan kasabanın ışıkları yanardı içim anneyle dolardı, ağlardım Suphi şöyle bir göz atardı, Gizli bir cigara yakardı Ağlardı, sonra barışırdık Ben flüt çalardım, cigara sönerdi ağlardık
Nerden geldiğini bilmezdim, Kimsesizdi, belki kimliksizdi Onun macerası onu ilgilendirirdi Kimseye ilişmezdi Bir şeylere küfrederdi hep Tedirgin bir balık gibi uyurdu Bazen kaybolurdu Arardım, yağmurun altında dururdu Bir kalın kitabı vardı, cebinde dururdu, hergün okurdu Ben birşey anlamazdım Kapağını seyreder duymazdım Sakallı bir resimdi, kimdi, ne kadar mütebessimdi Sordum bir gün Suphi'ye söylediklerini niye anlamıyorum diye Bildiklerini dedi; yüzlestir hayatla ve sınamaktan korkma Doğru ile yanlışı o zaman ayırdedebilirsin Ve onu anlarsın Sonra gülerdi Günlerim yüzlerce ayrıntıyı merak etmekle geçerdi Sonra yine akşam olurdu. Suphi susardı, ben konuşsam kızardı Tekneye martılar konardı Yüreğim Suphi'ye yanardı, ağlardım. Suphi denize tükürürdü Gökyüzünü tarardı, ağlardı Sonra barışırdık Ben flüt çalardım Yıldız kayardı, ağlardık.
Bir sürgün kasabasıydı, bir eski zamandı, hazirandı Çocuktum, evden kaçmıştım, gelip ona sığınmıştım Bir gün aksilik oldu Annem beni buldu Suphi kaçıp kayboldu Kasaba calkalandı, olay oldu Ben sustum, kanım dondu Polisler onu yakaladığında tekti Felaketti Herkes meydanda birikti Karakoldan iceri girerken sanki mağrur bir tüfekti Ansızın dönüp bana baktı ' Anladın mı? ' dedi. Anladım dedim anladım Ve o günden sonra hiç bir zaman hiç bir yerde Hiç ağlamadım...
Evet... hayat durdurulamaz yerine akıyor ve biz bu akıntının içinde bizi bekleyen yarınlara, sardunyalara, hanımeli çiçeklerine, kiraz ağaçlarına varacağız...
Mutlu ol sevgili... Sevin... hayat senindir... bir ırmaktır çünkü o... sonsuza akan bir ırmak...
Öperim... Heyecanımı, hüznümü, acımı anla sevgili... Oğlumu sar ve ona anasının yirmiiki yaşına bastığını anlat. Oğlumuz da yirmiiki yaşında olacak birgün... sen de kırkiki yaşında olacaksın... Ya ben... ben n’olacağım acaba!
Bana kendi dilinde bir şarkı söyle, Kimin adına olursa olsun, Yeter ki çığlığın senin olsun, Belki anlamam dediğini ama, kendi dilinde olsun (.emel meşci
En fazla içimde ölürsün Karla karışık yağarsın yara Bereme Karma karışık kalırsın cinnet şeridinde Kaldırımların kaldıramadığı her neyse işte Bulamadığın her ne varsa büyük yıkımların izinde Sana borcum olsun Hiç yazılma ...
22.12.2008 - 17:53
mehmet nerelerdesin takılıyorum ama yoksun ablacım ne yapıyorsun
20.12.2006 - 22:38
SÜRGÜNDEKİ MAVİ DÜŞLERİME..
Memet..! ! Memet..! ! bu talan edilmiş çoğrafya
Senin benim yüreğimin attığı alan
Karşı kıyı değil bizim MEMLEKET.!
Bir hayın avuçla atılan tohum
Sınır taşlarında kazınan leke
Bir avuç vurguncunun gece nöbetleridir..
Urfa önlerinde kurşun sıkanlar
Dağ koyaklarında vurulup vurulup alnından
Yere düşenler..
Kızıldere'de Nurhak'larda can verenler
Bir bahar sabahı dalından koparılıp
Darağaçlarında boynu koparılanlar
'Ulusun zulme karşı direniş' hareketidir..
Yekinir yürürüz yerlerde izi kalır kanlarımızın
De hele çekmekmi tetiği yoksa?
Hak bu..! ! Kurban olduğum..
Takılırken dikenli telleri ayaklarımıza
Akan körpe iliklerimizden kan bu..
Dağıtma saçlarını güneş telli çocuklarımızın
Vurma umudumu dağlarda..
Dur hele..:! !
Yağmalama türküler çağırarak kurduğum düşlerimi
Senin taahkatın kalmadıysa umudu çağır
Munzur'da... Zilan'da ölen
Bizim çocuklarımız..
Ört yüzlerini toprakla
Kalmasın ortada ölümüz
Kurban olduğum....! !
SEVGİLİ MEHMET AKTÜRK'E ARMAĞANDIR..
Elif Eylül AYBAŞOĞLU
(03.12.2006)
22.02.2006 - 18:45
^^^^^^^^^^^^^^^^BOŞLUUUUKKK^^^^^^^^^^^^^
hihihihi :))) :)))
03.02.2006 - 02:08
Eskiden bilmezdim yalnızlığı
Bir ağaç nasıl yalnız değilse ormanında
Bir çiçek kendi dalında
Eskiden bilmezdim yalnızlığı
Yalnızlığın içinde
Şimdi yalnız, yalnız mıyım
Kopuk muyum dalımdan
Uzağında mı kaldım ormanın
Şair: Yılmaz Güney
30.01.2006 - 14:23
MeHmEt^^
Bilmediği bir ülkenin
Bilmediği bir şehrinin,
Bilmediği bir ilçesinin,
Bilmediği bir köyünde;
Yaşıyormuş Mehmet.
Kocaman yüreği ile,
Görmeden sevdiği aşkı ile,
Dokunmadan yaşadığı ile,
Deli divaneymiş Mehmet.
Tutkuyla sevdalıymış,
Aşkla,sevgiyle doluymuş,
Yüreği sevdasındaymış,
Beyni de yüreğinde Mehmet’in
Ararsa,dokunursa,söylerse;
Bitecek sanırmış sevdası,
Tutkusu kaybolacak,
Yaşadığı yeri öğrenecek,
Büyü bozulacak,
Aşk bitecek,
Sevda eriyecek;
Diye korkarmış Mehmet.
Korkma Mehmet!
Düş değil bunlar,
Büyü yok,
Sevda var,
Aşk var,
An var,
Paylaş anlarını,
Paylaş aşkını,
Bekliyor seni………….
Nalan Kahraman
21.01.2006 - 11:03
yüreği sevgi dolu, hassas biri..
duygulu...
sevdimi tam seviyor....
kral bu yahu... :))
18.01.2006 - 21:55
Suphi
Suphi bir acaip adam
Suphi benim canım ciğerim
Kimse bilmez nereli olduğunu
Susar akşam oldumu
Bir cebinde das kapital
Bir cebinde kenevir tohumu
Fırtınadan arda kalmış bir teknede tevekkül içinde
Görkemli sakalı ve iğreti parkasıyla gizlediği macerasıyla
Bir acaip adam yaşardı
Akşamları susardı
Ben konuşsam kızardı
Çocuktum evden kaçmıştım
Gelip ona sığınmıştım
Bir sürgün kasabasıydı
Bir eski zamandı, hazirandı
Küçücük bir koydu, sığdı
Burayı keşfeden belki de oydu.
Uzaktan kasabanın ışıkları yanardı
içim anneyle dolardı, ağlardım
Suphi şöyle bir göz atardı,
Gizli bir cigara yakardı
Ağlardı, sonra barışırdık
Ben flüt çalardım, cigara sönerdi ağlardık
Nerden geldiğini bilmezdim,
Kimsesizdi, belki kimliksizdi
Onun macerası onu ilgilendirirdi
Kimseye ilişmezdi
Bir şeylere küfrederdi hep
Tedirgin bir balık gibi uyurdu
Bazen kaybolurdu
Arardım, yağmurun altında dururdu
Bir kalın kitabı vardı, cebinde dururdu, hergün okurdu
Ben birşey anlamazdım
Kapağını seyreder duymazdım
Sakallı bir resimdi, kimdi, ne kadar mütebessimdi
Sordum bir gün Suphi'ye söylediklerini niye anlamıyorum diye
Bildiklerini dedi; yüzlestir hayatla ve sınamaktan korkma
Doğru ile yanlışı o zaman ayırdedebilirsin
Ve onu anlarsın
Sonra gülerdi
Günlerim yüzlerce ayrıntıyı merak etmekle geçerdi
Sonra yine akşam olurdu.
Suphi susardı, ben konuşsam kızardı
Tekneye martılar konardı
Yüreğim Suphi'ye yanardı, ağlardım.
Suphi denize tükürürdü
Gökyüzünü tarardı, ağlardı
Sonra barışırdık
Ben flüt çalardım
Yıldız kayardı, ağlardık.
Bir sürgün kasabasıydı, bir eski zamandı, hazirandı
Çocuktum, evden kaçmıştım, gelip ona sığınmıştım
Bir gün aksilik oldu
Annem beni buldu
Suphi kaçıp kayboldu
Kasaba calkalandı, olay oldu
Ben sustum, kanım dondu
Polisler onu yakaladığında tekti
Felaketti
Herkes meydanda birikti
Karakoldan iceri girerken sanki mağrur bir tüfekti
Ansızın dönüp bana baktı
' Anladın mı? ' dedi.
Anladım dedim anladım
Ve o günden sonra hiç bir zaman hiç bir yerde
Hiç ağlamadım...
Yusuf Hayaloğlu
01.01.2006 - 02:54
Gönlü güzel kral...
31.12.2005 - 02:06
Kaybolmuş bir kentin eskicisiydi
Makineleşmeye karşı duyguları topluyordu
Kaybolmuş bu kentin sokaklarında
Torbasında umut torbasında insana dair ne varsa
Yalnız degilsin eskici, bir sabah güneş dogar
Sevgiden tuglalarla yeniden kurarız bu kenti
Bu kent yorgun düşmüş bunca acıya
Yeni bir güne başlıyor umarsızca
Birtek eskici düşmüş yollara
Torbasında umut torbasında insana dair ne varsa
metin kemal kahraman...ESKİCİ...............
31.12.2005 - 02:02
çüme diyaré béderan
ketim nav céma rénçberan
hem cot dikin, hem av dikin
boyi mir û beg û ağan
oh oh oh, aw awa ye
va çi eşq û çi sewda ye
cila re li xwe werdaye
va çi hal e çi sewda ye
dem dem dem dem...
tu tembûri ez perde me
tu axayi ez kole me
tu xatûni ez kole me
li ber deryé we ez sewi me
ne kenime, ne şabüme
oh oh oh aw awa ye...
ev kaniya çi bi kevir e
çi xain e av lé bire
çi zalim e av lé bire
bike kara me karkeran
xelas nabi venamiré
oh oh oh aw awa ye...
bu şarkıyı seviyorum.kürtçe den anlamam ama..ilkay akkaya ablam..süper söylüyor
24.12.2005 - 08:57
Evet... hayat durdurulamaz yerine akıyor ve biz bu akıntının içinde bizi bekleyen yarınlara, sardunyalara, hanımeli çiçeklerine, kiraz ağaçlarına varacağız...
Mutlu ol sevgili... Sevin... hayat senindir... bir ırmaktır çünkü o... sonsuza akan bir ırmak...
Öperim... Heyecanımı, hüznümü, acımı anla sevgili... Oğlumu sar ve ona anasının yirmiiki yaşına bastığını anlat. Oğlumuz da yirmiiki yaşında olacak birgün... sen de kırkiki yaşında olacaksın... Ya ben... ben n’olacağım acaba!
24.12.2005 - 08:55
Bana kendi dilinde bir şarkı söyle, Kimin adına olursa olsun, Yeter ki
çığlığın senin olsun, Belki anlamam dediğini ama, kendi dilinde olsun (.emel meşci
Toplam 12 mesaj bulundu