ingiliz yazari Jane Austen'in romanlarinin tümünü okudugum icin bu kitaplarin filimlestirilmis hallerine bayilirim, mesela:
Sense and Sensebility, Emma ve Mansfield Park.
Baska favori filimlerim ise: The Color Purple, Madame Butterfly, Stand by me, Billy Elliot, Urban Legends, Joan of Arc...vs. vs.
bir aksam vakti memleketin o güzel ferah esintilerini dalga dalga icime cekerken, uzaklardan biryerden davul zurna esligi ile su türkü kulaklarima aksediyordu: su siziyor siziyor su siziyor siziyor, taslarin arasindan taslarin arasindan...sadece bu sözleri aklimda kalmis...
cadde de: A bu ev cok güzel, a bu cicekler cok güzel kokuyor, ay bu elbise sahane cok ama cok güzel, ay su ayakkabilar cok güzel,
eve geliniyor, yemek cok güzel olmus, a bu filim cok güzel, bu perde yeni mi vallahi cok güzel, hali da cok güzel vs vs vs...sevgili kuzinim bize geldimi güzel veya cok güzel kelimelerini Allah bilir kac defa isitir dururum ama böyle konusmasida cok güzel degilmi yani...
Tepenin yüzüne kurulmus cok güzel bir sehir. Ufakligimda teyzemi ziyaret etmek icin gitmistim oraya. Teyzemin evinin genis bir balkonu vardi, oradan bütün sehre ve ovaya bakilabiliniyordu. Cok nefis bir manzara idi. Hosca ve bolca vakit gecirdim bu balkonda, yollardan insanlarin neseli sesleri kulaklarima aksettikce, karsi komsu hanim'in pisirmis oldugu lezzetli yemeklerin kokusunu aldikca ve tabii ki hafif ama fisildarcasina Artvinin o büyüleyici yellerini icime cektikce kendimi ayri bir alemde hisseder ve sonsuz bir huzur bulurdum. Artvin gercekten cok ama cok güzel bir sehir...
arkadaslarin birinin de yazdigi gibi asagi yukari 40 sene önce Amerika da cekilmis Sabrina adinda ki filmin türklestirilmis hali. Sabrina'nin rolünü ünlü oyuncu Audrey Hepburn oynadi, daha sonra ayni filim 90'li yillarin basinda tekrar yapildi, bu sefer Sabrina'yi Julia Ormond ve bugünkü Selim Bey'in rolünü de Herrison Ford oynamislardi. Seyretmeye deger bir filim, baslarinda melankoli agir basiyorsada, sonuna dogru daha cok romantiklesen filmin ilk cekilmis hali yani Audrey Hepburn'un oynadigi sekli özellikle benim gibi sulu gözlü bayanlar icin vazgecilmeyecek türden. Ama baylar icinde tavsiye ederim.
>ah ah nerede o eski asklar< derdi yasli teyze, neden eskiden asklar nasildi ki? >daha bir baskaydi, simdilerde ki gibi sacma sapan sevgiler yoktu< haklisin demeye ruhum cürret etmiyor teyz hanim...kitaplarda ki asklar tarihmi oldu? Herhalde ebediyete intikal eden sadece sözler degil manasida oldu...
doğa
05.07.2004 - 22:47serelim kilimleri Dersaadetin mesirelerine, dünya afeti iken ugradi tas betonlarin hiyanetine
şefkat
05.07.2004 - 22:34pembe bir tül basina ört, dünya zalimmis behey kader sefkatli kalbi yerinden sök, ama arkani dönme hayati ziyan eden cilveli bakisli bir ok...
Sevdiğim Filmler
12.06.2004 - 00:16ingiliz yazari Jane Austen'in romanlarinin tümünü okudugum icin bu kitaplarin filimlestirilmis hallerine bayilirim, mesela:
Sense and Sensebility, Emma ve Mansfield Park.
Baska favori filimlerim ise: The Color Purple, Madame Butterfly, Stand by me, Billy Elliot, Urban Legends, Joan of Arc...vs. vs.
ertelemek
02.06.2004 - 23:19erteledim o ani,
erteledim bütün hayati,
batiyor ah batiyor bu gemi,
kalbime hapsettim matemi..
kelimeler
02.06.2004 - 22:29kelimeler bazen aciz kalir, izah edemedigim beni ebediyete tasir...
sızıntı
01.06.2004 - 20:02bir aksam vakti memleketin o güzel ferah esintilerini dalga dalga icime cekerken, uzaklardan biryerden davul zurna esligi ile su türkü kulaklarima aksediyordu: su siziyor siziyor su siziyor siziyor, taslarin arasindan taslarin arasindan...sadece bu sözleri aklimda kalmis...
sadakat
01.06.2004 - 17:49sadakat bir mühür ise bas onu bagrina, baski yanip kavrula...
güzel
01.06.2004 - 17:36cadde de: A bu ev cok güzel, a bu cicekler cok güzel kokuyor, ay bu elbise sahane cok ama cok güzel, ay su ayakkabilar cok güzel,
eve geliniyor, yemek cok güzel olmus, a bu filim cok güzel, bu perde yeni mi vallahi cok güzel, hali da cok güzel vs vs vs...sevgili kuzinim bize geldimi güzel veya cok güzel kelimelerini Allah bilir kac defa isitir dururum ama böyle konusmasida cok güzel degilmi yani...
ünlü çiftler
01.06.2004 - 17:22gündüz ve gece...
hüzün
01.06.2004 - 17:17uzaklardan geliyor bir hüzün,
sakin ola ki kapiyi acma Tüzün...
lale
30.05.2004 - 01:40kardesim Lale icin:
Laleler ektim bahceme,
su döktüm üzerine,
hic bir zaman solmasin diye,
ama soldu Lale,
solup söndü bir gecede,
toprak verdigini geri aldi,
ah kader tattirdin bana bu aciyi,
Laleler ekmistim bahceme,
deprestirdi acimi bir gecede,
artvin
30.05.2004 - 01:20Tepenin yüzüne kurulmus cok güzel bir sehir. Ufakligimda teyzemi ziyaret etmek icin gitmistim oraya. Teyzemin evinin genis bir balkonu vardi, oradan bütün sehre ve ovaya bakilabiliniyordu. Cok nefis bir manzara idi. Hosca ve bolca vakit gecirdim bu balkonda, yollardan insanlarin neseli sesleri kulaklarima aksettikce, karsi komsu hanim'in pisirmis oldugu lezzetli yemeklerin kokusunu aldikca ve tabii ki hafif ama fisildarcasina Artvinin o büyüleyici yellerini icime cektikce kendimi ayri bir alemde hisseder ve sonsuz bir huzur bulurdum. Artvin gercekten cok ama cok güzel bir sehir...
fargo
30.05.2004 - 00:59Insanoglunun ne kadar gaddar ve zalim olabilecegini göz önüne seren bir film.
bir istanbul masalı
29.05.2004 - 22:10arkadaslarin birinin de yazdigi gibi asagi yukari 40 sene önce Amerika da cekilmis Sabrina adinda ki filmin türklestirilmis hali. Sabrina'nin rolünü ünlü oyuncu Audrey Hepburn oynadi, daha sonra ayni filim 90'li yillarin basinda tekrar yapildi, bu sefer Sabrina'yi Julia Ormond ve bugünkü Selim Bey'in rolünü de Herrison Ford oynamislardi. Seyretmeye deger bir filim, baslarinda melankoli agir basiyorsada, sonuna dogru daha cok romantiklesen filmin ilk cekilmis hali yani Audrey Hepburn'un oynadigi sekli özellikle benim gibi sulu gözlü bayanlar icin vazgecilmeyecek türden. Ama baylar icinde tavsiye ederim.
Ordu (İl olan)
26.05.2004 - 23:49yesil yorganlar misali serilmis yaylalari, unutamam o sahane hülya kokan ormanlarini...
gaye
26.05.2004 - 23:42gayemdi gelecek,
hicranim hicmi bitmeyecek,
bilirim acim asla dinmeyecek,
ah gayem yok oldun,
simdi ugultulu sesler arasinda kahrolurum....
jül sezar
25.05.2004 - 20:13koca bir imparatorluga hükmetmisti, ama sonunda hancer darbeleriyle kanlar icinde canini verdi...
romeo ve juliet
25.05.2004 - 20:10>ah ah nerede o eski asklar< derdi yasli teyze, neden eskiden asklar nasildi ki? >daha bir baskaydi, simdilerde ki gibi sacma sapan sevgiler yoktu< haklisin demeye ruhum cürret etmiyor teyz hanim...kitaplarda ki asklar tarihmi oldu? Herhalde ebediyete intikal eden sadece sözler degil manasida oldu...
yeşil
16.05.2004 - 22:55dökülür yesil yapraklar saclara,
dalga dalga ucusur rüyalar bulutlara,
ama unutma ki
hice sayar hayat cümlemizi tek bir anda...
almanlar
29.02.2004 - 21:42almanlar gelip yan yatarlar,
herseyde kusur bulurlar,
kendilerine gelince de hic toz kondurmazlar...
kaybolan yıllar
20.02.2004 - 00:17simdi bana kaybolan yillarimi geri verseler...
lumpen
09.02.2004 - 19:23evet almancadir ve bez parcasi demek oluyor.
beddua
04.02.2004 - 23:08bu son sözümdür beddua,
kahrolur vücudun sakin unutma...
dil oyunları
03.02.2004 - 23:49sil gözyasini, catlatma sabir tasini, bir ben unuttum mazinin muhtesem tadini...
Toplam 118 mesaj bulundu