BÖYLE SEVDİM İŞTE Ben seni kocaman bir yürekle sevdim. Gözlerim değil, yüreğimdi seni gören. Sen damarlarımdaki kana karışıp, geldin oturdun yüreğime. Bir başka yerde olamazdın zaten. Sen, benim en değerli yerimde, yüreğimde olmalıydın, orada kalmalıydın. Çok aşka ev sahipliği yapan bu yürek, ilk kez bu kadar kolay kabullendi seni. Herhangi bir konuk değildin artık. Bu yüzden ne ağırlama faslı vardı, ne de uğurlama. O yüreğin gerçek sahibiydin.
Şimdi sonbahar, kışa giriyoruz ya... Ben dört mevsim baharı yaşadım seninle. Çiçek çiçek açtın yüreğimde. Gökkuşağı zayıf kaldı, senin renklerin karşısında. Taze bir yaprak gibi yeşildin. Açelya idin pembeliğinle. Üzerine çiğ taneleri düşmüş sarı güldün. Kırmızıydın bir ateş gibi. Ve maviydin... En çok bu renkle anmayı sevdim seni. Denize tutkundum, denizi sensiz, seni de denizsiz düşünemedim.
Seni severken dünyayı da sevdim ben, insanları da... Kendime bile dar gelirken, içinde herkese yer olan bir hayatın sahibiydim artık. En kızgın, en tahammülsüz olduğum anlarda bile, seni düşünmek yetti bana. İçimdeki sevinç yüzüme yansıdı, güldüm. Beni öylesine güldüren senin sevgindi ve ben kaygısız, içten gülüşün ne demek olduğunu, nasıl güzel bir şey olduğunu anladım seninle...
Her şeye rağmen sevdim seni. Güçlüydüm ve aşamayacağım hiçbir zorluk yoktu. Koca bir kente, koca bir ülkeye kafa tutabilirdim. Sen elimden tuttuğunda, patlamaya hazır bir volkan gibi hissederdim kendimi. Menzil sendin ve ben o menzile ulaşmak için önüme çıkan her şeyi yok edebilirdim. Sana ulaşmamı engelleyecek her şeyi eritirdim, kül ederdim. Sana ulaştığımdaysa sakin bir göle dönüşürdüm. Ve o göle bir tek sen girebilirdin.
Sevdim ve hayrandım da... Her halin çekti beni. Duruşunu, uyumanı, gülmeni, kızmanı, şaşkınlığını, saflığını, kurnazlığını, çocukluğunu, olgunluğunu sevdim. Sesini de sevdim suskunluğunu da. Küçük oyunlarını, kaprislerini, sitemlerini, korkularını sevdim. Seni ve o doyumsuz sevdanı, uçarı sevdanı anlatacak kelime bulamadım çoğu zaman. Sığmadın cümlelere ve hiçbir cümle seni yeterince tarif edecek kadar derin olmadı.
Seni severken yorulmadım. Çünkü sen yaşam kaynağıydın. Her gün yenilendim. Seninle çoğaldım, büyüdüm. Eksik kalan neyim varsa tamamladın. Ölmeyecektim çünkü sen ölmezliğin ta kendisiydin.
Sana Geleceğim Tüm mavilerimi aldım yanıma Kırmızılarımla sana geleceğim Yüreğimdeki düşleri, Düşlerimdeki gülüşleri sana Birtek sana getireceğim
Gökkuşağının tümrenklerini giydim Tüm renklerimi yoluna sereceğim Ağlayışlarımı,acılarımı tükettim yenilendim Arındım tüm acılarımdan Mutluluk gülüşlerimi sana Birtek sana getireceğim
En kuyu mutsuzlukta bile Kalbim birtek senin adını fısıldadı Vazgeçtim gerçeklerden yalan düşlerden Birtek seni va aşkımızın resmini çizeceğim
Tek gerçeğim sen iken Evrene meydan okuma gücünü Birtek aşkıma vereceğim
Keşkelerin yer almadığı bir hayat Bir hayat sunmak istiyorum bu aşka Keşkelerimi atıp yalnız ben geleceğim
Aşkımın maviliğiyle yıkandım Sana mavileri getireceğim Bir martının kanatlarında Umutları ve hayalleri değil Yalnızca kendimi getireceğim
Bazen deli çırpınışları Bazen beklentisiz Sakin dalgaları değil Aşkımın kabına sığmayan Coşkularını getireceğim
Sadece Ben Sevmeliyim Seni Sadece ben uyanmalıyım yaz gecelerininin sabahında.. Ben uyuyakalmalıyım tatlı anılarını dinlerken.. Delice vuruldugun gözlerin icin nefes almayım sadece Rüzgarda dagılan saclarını sadece ben düzeltmeliyim.. Ben bilmeliyim dudaklarındaki ıslak öpücükleri atesini Ve sadece ben silmeliyim gözbebeklerindeki gözyaslarını.. Ve sadece ben sevmeliyim seni delicesine.. Senin sevmenin bedeli Cehennemde sunulsa bana.. Ben sadece senin için ölmeliyim..
Dalgalar vururken sahile, Beyaz köpüklerde aydınlık yüzünü gördüm Güneş batarken deryanın bir ucunda, Yansıların arasında parlak yüzünü gördüm. Ay ışığı vuruyordu denize, Mehtapla birlikte doğan yüzünü gördüm.
Odamda ılık yatağıma uzandım. Kısıldı gözlerim uyku ağırlığınca Aralandı rüyalar aleminin kapısı İçeriye daldığımda orada seni gördüm.
Sabahın taze kokusunu Burnumda hissederek uyandım ve anladım ki özlemek buymuş...
Ölmek Gibi Bu satırları, bir İzmir akşamının Sensizliğe bürünmüş en serseri En divane köşesinden yazıyorum Ve seni o kadar özlüyorum ki Çoğu zaman, anlamsız geliyor sensizlik Bazen de hiçe sayılmanın acısı kanatıyor yüreğimi Hani elini uzatsan tutamayacağını bilmek Kapıdan gülümseyerek gireceğini bekleyip Hiç gelmeyeceğini bilmek gibi Hani güneşin doğuşunu beklerken Rüyadan uyanıp Zifiri karanlıkta kalmak gibi Hani aylarca baharı bekleyip Çiçeklerin açmadığını görmek Zemheri ayazında kalmak gibi Hani seni dipsiz kuyulara atan Hiç olmadık anlarda Cam kırıkları gibi ne yana dönsen batan Yüreğini kanatan birini taparcasına sevmek gibi Hani Sevgisini içinde yaşatmak uğruna Kendini her gün biraz daha yok etmek Hani bir gece uyuyup Hiç uyanmamak gibi Hani defalarca dinleyip Dinlemekten bıkmadığın Bir şarkıyı unutmak Veya Her gün yeniden ölmek gibi….
Hep anlatirlar: Bütün duygularin üzerinde yasadigi bir ada varmis. Basta Ask ve Mutluluk, Üzüntü, Bilgi, Zaman, Kibir ve digerleri.... Bir gün adanin batmakta oldugu haberi verilmis. Bunun üzerine hepsi adayi terk etmek için sandallarini hazirlamislar. Ask, en sona kalmis; çünkü mümkün olan en son ana kadar beklemek istemis. Adanin tamamen battigini gören Ask yardim istemeye karar vermis. Zenginlik, çok güzel bir teknenin içinde geçmekteymis. Ask, “Zenginlik, beni de yanina alir misin? ” diye seslenmis. Zenginlik, “Hayir, alamam. Teknemde çok fazla altin ve gümüs var, senin için yer yok.” Diyerek geri çevirmis bu istegi. Ask, çok güzel bir yelkenlinin içindeki Kibir’den yardim istemis bu sefer: “ Kibir, lütfen bana yardim et! ” “Sana yardim edemem” demis Kibir ve devam etmis: “ Sirilsiklamsin. Bu halinle yelkenlimi mahvedebilirsin.” Üzüntü yakinlardaymis ve Ask ondan yardim istemis: “Üzüntü seninle geleyim.” “Of Ask o kadar üzgünüm ki, yalniz kalmaya ihtiyacim var.” Mutluluk da Ask’in yanindan geçmis ama o kadar mutluymus ki Ask’in çagrisini duymamis bile. Ask birden bir ses duymus: “Gel Ask! Seni yanima alacagim...” Ask etrafina bakinmis. Ona seslenenin yaslica biri oldugunu görmüs. Kendini o kadar sansli ve mutlu hissetmis ki, onu yanina alanin kim oldugunu sormak aklina bile gelmemis. Yeni bir kara parçasina vardiklarinda, Ask’a yardim eden yoluna devam etmis. Ona tesekkür borçlu oldugunu farkeden Ask, Bilgi’ye kendisine yardim edenin kim oldugunu sormus. Bilgi “ Zaman’di diye cevap vermis.” “Zaman mi? Neden bana yardim etti ki? ” diye sormus Ask. Bilgi gülümsemis ve cevap vermis: “çünkü SADECE ZAMAN ASK’IN NE KADAR BÜYÜK OLDUGUNU ANLAYABILIR.....”
Ben seni severken Sen yanimda yoktun ki! Ben seni özlerken Sen bilmiyordun ki! Ben seni sensiz sevdim... Sen yokken bakislarin vardi Beynime kazinmis Nereye baksam oradaydilar, Ben seni sensiz sevdim.. Göremesem de, rüyamdaydin, Sevmesen de, kalbimin derinliklerindeydin Ve kimse seni oradan çikaramayacak. Sen bile! Ben seni sensiz sevdim... Sen olmasan da, hayalin vardi, Sen olmasan da, sarkilar vardi; Seni hatirlatan... Sen olmasan da, her dakika aklimdaydin. Ben seni sensiz sevdim... Sen olmasan da,yildizlar vardi, Sen olmasan da,bulutlar vardi, Sen olmasan da,günbatimlari vardi, Sen olmasan da,denizler vardi... Ben seni sensiz sevdim... Aslinda sen hep vardin, Ayni sehirde,ayni sokakta, “Ben sevdanin oturdugu sokakta oturuyorum”ama; Ben seni sensiz sevdim... Ne olurdu sende beni sevseydin? Ne olurdu bu kadar gözyasi dökmeseydim? Ama inaniyorum ki sen uyandiracaksin beni, Hani kiyamet koptugunda... Ben seni sensiz sevdim... Neden sevdim bilmiyorum ama çok sevdim! ! !
yorgun düsüyorum gitgide kursuna dizilmis sehir gibi düslerim uzun bir gece bu hüznüyle saran beni yagmurlarin üsüdügü kiyilara vurmusum adinin bir hecesi kalmis dudagimda bakislarim uzak bir ufkun kizilliginda simdi...
tüm zerrelerimle siginmisim sana özlemisim senle olan ne varsa vurmusum geceye senli günleri küskün anilar aglarken zamanin karsisinda ben seni giyinmisim tepeden tirnaga...
içimdeki bosluk büyüyor gitgide ben seni yaziyorum sayfalara bir yagmur basliyor inceden ve bir rüzgar esintisi oksuyor saçlarimi keske ellerin olsa diyorum ama; biliyorum simdi ellerin çok uzaklarda...
dudagimda bir yangin sarki yüregim bütün özlemlerin kahrinda bir yanimda düs, bir yanimda gerçegin ta kendisi bir mucize gerek simdi bize ya da bir baska rüya ne yazik ki son fasillar hazin olur daima...
'kim bilir bu deli yürek kaç Eylül vurgunu yasayacak daha...'
Yüzümün bir kenarinda önceki yasamlardan unutulmus gülümseler ve dilimde bir ölümün kan-revan içindeki aci feryadi ile adin... kaplamadi bu toprak bedenimi! ... ruhum bir agacin gölgesinde geceden çalinmis düslerle gündüzlere inat yakiyor günesleri, kayipligim ise aynadaki hayalinin anlasilmaz yalnizliginda kendisine sana dair anlamlar katiyor.
Sen bir hayatin mavi görmemis kumsallarinda, çocuklara denizi anlatan peri, sen bir gündüzün lanetlenmis aydinliginda geceleri avuçlarina yazan yakamoz... sesim sesinde kayboluyor. Tut anlamlarimi! ... tut ki anlamlari kaybolmus kayipligim yoklugunun varligini özleyen siirlerinde kendine yazilacak bir sevda bulsun ve kendine anlam katacak bir sevgili bulsun...
Dalgalara ver kendini! ...ver ki, o dalgalarin mavi ile sevisen beyazligina, rüzgarindan bir bahar sicakliginda öpücük gelip yanagima nisan yagmurlari ile konsun...
Haydi... bir ezginin sevgiyi kucaklayan dizelerinde dillerime kon... bende ki yalnizligin seni çagiriyor duymuyor musun?
Söylemeye Zamanı Olmayanlara
Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet. Yüreğini elime koyduğunda anladım…
‘’Sana ihtiyacım var, gel! '’ diyebilmekmiş güçlü olmak. Sana ‘’git'’ dediğimde anladım… Biri sana ‘’git'’ dediğinde, ‘’kalmak istiyorum'’ diyebilmekmiş sevmek. “Git” dediklerinde, gittiğimde anladım…
Sana sevgim şımarık bir çocukmuş, her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan, Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım… Özür dilemek değil, ‘’affet beni'’ diye haykırmak istemekmiş pişman olmak. Gerçekten pişman olduğumda anladım… Ve gurur, kaybedenlerin, acizlerin maskesiymiş. Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış. Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım… Ölürcesine isteyen, beklemez, sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi. Beni affetmeni ölürcesine istediğimde anladım… Sevgi emekmiş. Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş…
Biliyorum konuşacak birşeyimiz kalmadı, paylaşacak hiç bir şeyimiz yok. Yine de yüreğimden gücümün yettiği yere kadar sana sesleniyorum, seninle konuşuyorum... Bugün sana olan kırgınlığımı rafa kaldırdım, sevgimi aldım avuçlarımın arasına, ona sığınıyorum... Cümlelerimi kısalttım, kelimelerim buruk, gülüşlerim istenmeyen dudaklarımda...
Bir ihtimal gelişine sığındığımı farkettiysem de, engel olamadım gurursuz ama umutlu hasretine... Bugün gönlümü hoş tutmak istiyorum, imkansız olan her rüyaya inanasım geliyor... Bir çocuk gibi isteklerimi bastıramıyorum... Çalmayan telefonuma elim gidiyor, sana halen bende olduğunu ısrarla yazmaya çalışıyorum... Bende olan seni, hiç kırmadım, değiştirmedim ve hep korudum desem de, sendeki benin nasıl olduğunu, gülüp gülmediğini anlamsız bir sıkıntıyla merak ediyorum...
İçimdeki güzelliğine inanıp inanmamanı artık umursamıyorum! Üşüyorum, bu üşüme yalnızlığımdan geliyor ve sarıyor her tarafımı... Tutunabileceğim hiçbir güzellik yok, hatırlamaktan usanmayacağım anılarım dışında... Isınabilmek için onlara sarılıyorum... Anlamsız ve cevapsız sorular hıhzırca sırıtıyor, ben görmemeye çalışıyorum... Düşler uzak gibi görünüyordu ama yakındı... Belki de görmeyi istemek gerekiyordu... Gözlerini aç desem kapatacaksın ama kapatma gözlerini! Kendime bir demet papatya aldım ama bakmadım falıma... Gözlerimi gelişlere verdim, gözlerimdeki hüzün bile seni özlemiş itiraf etti sonunda... Düşüncelerim gururlu, hayallerim ve sevdam değil... Gelseydin, kendimi unutup sana koşacaktım, susturacaktım içimdeki isyanı, kavgaların ortasında bir güneş gibi doğup ısıtacaktım yüreğini, sevinçten ağlayacaktım bu defa, mutluyken hemen sarhoş olmuşum gibi, dokunacaktım, sarılacaktım. Ama gelmedin, gelemezdin belki de gelmeye de hiç niyetin yoktu aslında... Kendimi kandırdığımı anladığımda ağlıyordum...
Eskiden kimi şarkıların ne kadar anlamlı olduğunu düşünürken, şimdi ayrılığın ardından çalınan her şarkı umutsuzluğumu ve sevgimi anlatıyormuş gibi geliyor... Sevdiğim ne çok şarkı varmış, bunu senin gidişin gösterdi bana... Her şarkıda sen varsın, her yerde, her gördüğüm insanda, denizde, gecede, uykumda... Nasıl beceriyorsun her yerde olabilmeyi... Bu bir marifetse eğer, neden benim yanımda degilsin ki? Gözyaşlarım asilliğini yitiriyor ve yenik düşüyorum sevdana... Gittin! Belki de hiç gelmemiştin ben, geldiğini sandım... Ayak uyduramadım yorgunluğuna... Dudaklarına düşlerindeki öpüşü konduramadım...
Kimi zaman bir çocuk oldum gülüşlerinde şımaran, kimi zaman bir kadın; dokunuşlarında kendini bulan... Ama! En çok da imkânsızın oldum... Her gelişimde bir kez daha gönderdiğin oldum... İnanamadığın, Yenemediğin, üzerinden atlayamadığın korkuların oldum... Ağladığın, bağırdığın ya da sustuğun isyanın oldum, sessizce boşalan gözyaşların, birikmişliğin oldum... Yüreğindeki kadın ben olmak isterken yüreğine sığınan ve tozlanacak olan bir anı oldum... Haketmediklerin, artık yeter dediklerin ve herşeyin olmak isterken belki de hiçbir şeyin oldum... Söylesene ben gerçekten senin neyin oldum? Sesin hep uzakları çağırıyordu, ben üstüme alındım, sana geldim... Bilseydim, bana ait olmayan bir seslenişi sahiplenir miydim?
Şimdi bir mevsimlik aşk kaldı avuçlarımda sadece bir mevsim yaşanan ama bir ömür gibi gelen aşk... Kalbime henüz söyleyemedim gittiğini, öğrenirse onun da acı çekmesinden korkuyorum... Seni halen benimle biliyor ve seviyor ama ben kalbime ilk defa yalan söylüyorum... Gittin! Sevdamın yokluğuna alışabilirim belki ama sesinin uzak yolların sonunda olması acıtıyor içimi... Suskunluğun en büyük silahındı, suskunluğunla vurdun beni asıl acı olan, canımı acıtan unutulmak...
Söylesene unutulmak kime yakışıyor? Unutan sen olsan da sana bile yakışmıyor...
Merak etme, üstüne giydirmedim bu duyguyu, unutulmayan olmak sende daha güzel duruyor... Görüyorsun işte, aşk'a ve sana ihanet etmiyorum. benim kırgınlığım aşk'a... Sen üstüne alındın...
08.05.2007 - 01:35
Sevgili Yasin..Başınız sağolsun..Allah sabırlar versin çok üzgünüz...Lamia CANAY...
06.05.2007 - 22:31
Yasin kardeşim size başsağlığı diliyorum, acınız büyük, Allah sabırlar versin. Kafkas Kartalı grup üyesi Zeynep
02.03.2007 - 20:15
AŞKIM İYİKİ DOĞDUN İYİKİ VARSIN VE BENİMLESİN SENİ ÇOK SEVİYORUM MUTLU YILLAR BİTANEM....
07.02.2007 - 14:27
BÖYLE SEVDİM İŞTE
Ben seni kocaman bir yürekle sevdim. Gözlerim değil, yüreğimdi seni gören.
Sen damarlarımdaki kana karışıp, geldin oturdun yüreğime. Bir başka yerde
olamazdın zaten. Sen, benim en değerli yerimde, yüreğimde olmalıydın,
orada kalmalıydın. Çok aşka ev sahipliği yapan bu yürek, ilk kez bu kadar
kolay kabullendi seni. Herhangi bir konuk değildin artık. Bu yüzden ne
ağırlama faslı vardı, ne de uğurlama. O yüreğin gerçek sahibiydin.
Şimdi sonbahar, kışa giriyoruz ya... Ben dört mevsim baharı yaşadım
seninle. Çiçek çiçek açtın yüreğimde. Gökkuşağı zayıf kaldı, senin
renklerin karşısında. Taze bir yaprak gibi yeşildin. Açelya idin
pembeliğinle. Üzerine çiğ taneleri düşmüş sarı güldün. Kırmızıydın bir
ateş gibi. Ve maviydin... En çok bu renkle anmayı sevdim seni. Denize
tutkundum, denizi sensiz, seni de denizsiz düşünemedim.
Seni severken dünyayı da sevdim ben, insanları da... Kendime bile dar
gelirken, içinde herkese yer olan bir hayatın sahibiydim artık. En kızgın,
en tahammülsüz olduğum anlarda bile, seni düşünmek yetti bana. İçimdeki
sevinç yüzüme yansıdı, güldüm. Beni öylesine güldüren senin sevgindi ve
ben kaygısız, içten gülüşün ne demek olduğunu, nasıl güzel bir şey
olduğunu anladım seninle...
Her şeye rağmen sevdim seni. Güçlüydüm ve aşamayacağım hiçbir zorluk
yoktu. Koca bir kente, koca bir ülkeye kafa tutabilirdim. Sen elimden
tuttuğunda, patlamaya hazır bir volkan gibi hissederdim kendimi. Menzil
sendin ve ben o menzile ulaşmak için önüme çıkan her şeyi yok edebilirdim.
Sana ulaşmamı engelleyecek her şeyi eritirdim, kül ederdim. Sana
ulaştığımdaysa sakin bir göle dönüşürdüm. Ve o göle bir tek sen
girebilirdin.
Sevdim ve hayrandım da... Her halin çekti beni. Duruşunu, uyumanı,
gülmeni, kızmanı, şaşkınlığını, saflığını, kurnazlığını, çocukluğunu,
olgunluğunu sevdim. Sesini de sevdim suskunluğunu da.
Küçük oyunlarını, kaprislerini, sitemlerini, korkularını sevdim. Seni ve o
doyumsuz sevdanı, uçarı sevdanı anlatacak kelime bulamadım çoğu zaman.
Sığmadın cümlelere ve hiçbir cümle seni
yeterince tarif edecek kadar derin olmadı.
Seni severken yorulmadım. Çünkü sen yaşam kaynağıydın. Her gün yenilendim.
Seninle çoğaldım, büyüdüm. Eksik kalan neyim varsa tamamladın.
Ölmeyecektim çünkü sen ölmezliğin ta kendisiydin.
SENİ SEVİYORUM İŞTE ÖTESİ YOKKK....
07.02.2007 - 14:19
Sana Geleceğim
Tüm mavilerimi aldım yanıma
Kırmızılarımla sana geleceğim
Yüreğimdeki düşleri,
Düşlerimdeki gülüşleri sana
Birtek sana getireceğim
Gökkuşağının tümrenklerini giydim
Tüm renklerimi yoluna sereceğim
Ağlayışlarımı,acılarımı tükettim yenilendim
Arındım tüm acılarımdan
Mutluluk gülüşlerimi sana
Birtek sana getireceğim
En kuyu mutsuzlukta bile
Kalbim birtek senin adını fısıldadı
Vazgeçtim gerçeklerden yalan düşlerden
Birtek seni va aşkımızın resmini çizeceğim
Tek gerçeğim sen iken
Evrene meydan okuma gücünü
Birtek aşkıma vereceğim
Keşkelerin yer almadığı bir hayat
Bir hayat sunmak istiyorum bu aşka
Keşkelerimi atıp yalnız ben geleceğim
Aşkımın maviliğiyle yıkandım
Sana mavileri getireceğim
Bir martının kanatlarında
Umutları ve hayalleri değil
Yalnızca kendimi getireceğim
Bazen deli çırpınışları
Bazen beklentisiz
Sakin dalgaları değil
Aşkımın kabına sığmayan
Coşkularını getireceğim
AMA TEMMUZDA GETİREBİLİRİM ANCAK :)))))
07.02.2007 - 13:56
Sadece Ben Sevmeliyim Seni
Sadece ben uyanmalıyım yaz gecelerininin sabahında..
Ben uyuyakalmalıyım tatlı anılarını dinlerken..
Delice vuruldugun gözlerin icin nefes almayım sadece
Rüzgarda dagılan saclarını sadece ben düzeltmeliyim..
Ben bilmeliyim dudaklarındaki ıslak öpücükleri atesini
Ve sadece ben silmeliyim gözbebeklerindeki gözyaslarını..
Ve sadece ben sevmeliyim seni delicesine..
Senin sevmenin bedeli Cehennemde sunulsa bana..
Ben sadece senin için ölmeliyim..
07.02.2007 - 13:51
Anladım ki
Dalgalar vururken sahile,
Beyaz köpüklerde aydınlık yüzünü gördüm
Güneş batarken deryanın bir ucunda,
Yansıların arasında parlak yüzünü gördüm.
Ay ışığı vuruyordu denize,
Mehtapla birlikte doğan yüzünü gördüm.
Odamda ılık yatağıma uzandım.
Kısıldı gözlerim uyku ağırlığınca
Aralandı rüyalar aleminin kapısı
İçeriye daldığımda orada seni gördüm.
Sabahın taze kokusunu
Burnumda hissederek uyandım
ve anladım ki özlemek buymuş...
13.01.2007 - 18:39
AŞKIM SENİ ÇOK SEVİYORUM HEMDE ÇOK SEVİYORUM
03.01.2007 - 21:44
Ölmek Gibi
Bu satırları, bir İzmir akşamının
Sensizliğe bürünmüş en serseri
En divane köşesinden yazıyorum
Ve seni o kadar özlüyorum ki
Çoğu zaman, anlamsız geliyor sensizlik
Bazen de hiçe sayılmanın acısı kanatıyor yüreğimi
Hani elini uzatsan tutamayacağını bilmek
Kapıdan gülümseyerek gireceğini bekleyip
Hiç gelmeyeceğini bilmek gibi
Hani güneşin doğuşunu beklerken
Rüyadan uyanıp
Zifiri karanlıkta kalmak gibi
Hani aylarca baharı bekleyip
Çiçeklerin açmadığını görmek
Zemheri ayazında kalmak gibi
Hani seni dipsiz kuyulara atan
Hiç olmadık anlarda
Cam kırıkları gibi ne yana dönsen batan
Yüreğini kanatan birini taparcasına sevmek gibi
Hani Sevgisini içinde yaşatmak uğruna
Kendini her gün biraz daha yok etmek
Hani bir gece uyuyup
Hiç uyanmamak gibi
Hani defalarca dinleyip
Dinlemekten bıkmadığın
Bir şarkıyı unutmak
Veya
Her gün yeniden ölmek gibi….
03.01.2007 - 21:43
******ASKIN ADASINDA******
Hep anlatirlar:
Bütün duygularin üzerinde yasadigi bir ada varmis.
Basta Ask ve Mutluluk, Üzüntü, Bilgi, Zaman, Kibir ve digerleri....
Bir gün adanin batmakta oldugu haberi verilmis.
Bunun üzerine hepsi adayi terk etmek için sandallarini hazirlamislar.
Ask, en sona kalmis; çünkü mümkün olan en son ana kadar beklemek istemis.
Adanin tamamen battigini gören Ask yardim istemeye karar vermis.
Zenginlik, çok güzel bir teknenin içinde geçmekteymis.
Ask, “Zenginlik, beni de yanina alir misin? ” diye seslenmis.
Zenginlik, “Hayir, alamam. Teknemde çok fazla altin ve gümüs var, senin için yer yok.” Diyerek geri çevirmis bu istegi.
Ask, çok güzel bir yelkenlinin içindeki Kibir’den yardim istemis bu sefer: “ Kibir, lütfen bana yardim et! ”
“Sana yardim edemem” demis Kibir ve devam etmis: “ Sirilsiklamsin. Bu halinle yelkenlimi mahvedebilirsin.”
Üzüntü yakinlardaymis ve Ask ondan yardim istemis: “Üzüntü seninle geleyim.”
“Of Ask o kadar üzgünüm ki, yalniz kalmaya ihtiyacim var.”
Mutluluk da Ask’in yanindan geçmis ama o kadar mutluymus ki Ask’in çagrisini duymamis bile.
Ask birden bir ses duymus: “Gel Ask! Seni yanima alacagim...”
Ask etrafina bakinmis. Ona seslenenin yaslica biri oldugunu görmüs.
Kendini o kadar sansli ve mutlu hissetmis ki, onu yanina alanin kim oldugunu sormak aklina bile gelmemis.
Yeni bir kara parçasina vardiklarinda, Ask’a yardim eden yoluna devam etmis.
Ona tesekkür borçlu oldugunu farkeden Ask, Bilgi’ye kendisine yardim edenin kim oldugunu sormus.
Bilgi “ Zaman’di diye cevap vermis.”
“Zaman mi? Neden bana yardim etti ki? ” diye sormus Ask.
Bilgi gülümsemis ve cevap vermis: “çünkü SADECE ZAMAN ASK’IN NE KADAR BÜYÜK OLDUGUNU ANLAYABILIR.....”
03.01.2007 - 21:42
Ben seni severken
Sen yanimda yoktun ki!
Ben seni özlerken
Sen bilmiyordun ki!
Ben seni sensiz sevdim...
Sen yokken bakislarin vardi
Beynime kazinmis
Nereye baksam oradaydilar,
Ben seni sensiz sevdim..
Göremesem de, rüyamdaydin,
Sevmesen de, kalbimin derinliklerindeydin
Ve kimse seni oradan çikaramayacak.
Sen bile!
Ben seni sensiz sevdim...
Sen olmasan da, hayalin vardi,
Sen olmasan da, sarkilar vardi;
Seni hatirlatan...
Sen olmasan da, her dakika aklimdaydin.
Ben seni sensiz sevdim...
Sen olmasan da,yildizlar vardi,
Sen olmasan da,bulutlar vardi,
Sen olmasan da,günbatimlari vardi,
Sen olmasan da,denizler vardi...
Ben seni sensiz sevdim...
Aslinda sen hep vardin,
Ayni sehirde,ayni sokakta,
“Ben sevdanin oturdugu sokakta oturuyorum”ama;
Ben seni sensiz sevdim...
Ne olurdu sende beni sevseydin?
Ne olurdu bu kadar gözyasi dökmeseydim?
Ama inaniyorum ki sen uyandiracaksin beni,
Hani kiyamet koptugunda...
Ben seni sensiz sevdim...
Neden sevdim bilmiyorum ama çok sevdim! ! !
03.01.2007 - 21:41
yorgun düsüyorum gitgide
kursuna dizilmis sehir gibi düslerim
uzun bir gece bu hüznüyle saran beni
yagmurlarin üsüdügü kiyilara vurmusum
adinin bir hecesi kalmis dudagimda
bakislarim
uzak bir ufkun kizilliginda simdi...
tüm zerrelerimle siginmisim sana
özlemisim senle olan ne varsa
vurmusum geceye senli günleri
küskün anilar aglarken zamanin karsisinda
ben seni giyinmisim tepeden tirnaga...
içimdeki bosluk büyüyor gitgide
ben seni yaziyorum sayfalara
bir yagmur basliyor inceden
ve bir rüzgar esintisi oksuyor saçlarimi
keske ellerin olsa diyorum ama;
biliyorum
simdi ellerin çok uzaklarda...
dudagimda bir yangin sarki
yüregim bütün özlemlerin kahrinda
bir yanimda düs,
bir yanimda gerçegin ta kendisi
bir mucize gerek simdi bize
ya da bir baska rüya
ne yazik ki son fasillar hazin olur daima...
'kim bilir bu deli yürek kaç Eylül vurgunu yasayacak daha...'
03.01.2007 - 21:40
Yüzümün bir kenarinda önceki yasamlardan unutulmus gülümseler ve dilimde bir ölümün kan-revan içindeki aci feryadi ile adin...
kaplamadi bu toprak bedenimi! ...
ruhum bir agacin gölgesinde geceden çalinmis düslerle gündüzlere inat yakiyor günesleri,
kayipligim ise aynadaki hayalinin anlasilmaz yalnizliginda kendisine sana dair anlamlar katiyor.
Sen bir hayatin mavi görmemis kumsallarinda, çocuklara denizi anlatan peri,
sen bir gündüzün lanetlenmis aydinliginda geceleri avuçlarina yazan yakamoz...
sesim sesinde kayboluyor. Tut anlamlarimi! ...
tut ki anlamlari kaybolmus kayipligim yoklugunun varligini özleyen siirlerinde kendine yazilacak bir sevda bulsun ve kendine anlam katacak bir sevgili bulsun...
Dalgalara ver kendini! ...ver ki, o dalgalarin mavi ile sevisen beyazligina, rüzgarindan bir bahar sicakliginda öpücük gelip yanagima nisan yagmurlari ile konsun...
Haydi... bir ezginin sevgiyi kucaklayan dizelerinde dillerime kon... bende ki yalnizligin seni çagiriyor duymuyor musun?
Söylemeye Zamanı Olmayanlara
Yalan söylememek değil, gerçeği gizlememekmiş marifet.
Yüreğini elime koyduğunda anladım…
‘’Sana ihtiyacım var, gel! '’ diyebilmekmiş güçlü olmak.
Sana ‘’git'’ dediğimde anladım…
Biri sana ‘’git'’ dediğinde, ‘’kalmak istiyorum'’ diyebilmekmiş sevmek.
“Git” dediklerinde, gittiğimde anladım…
Sana sevgim şımarık bir çocukmuş, her düştüğünde zırıl zırıl ağlayan,
Büyüyüp bana sımsıkı sarıldığında anladım…
Özür dilemek değil, ‘’affet beni'’ diye haykırmak istemekmiş pişman olmak.
Gerçekten pişman olduğumda anladım…
Ve gurur, kaybedenlerin, acizlerin maskesiymiş.
Sevgi dolu yüreklerin gururu olmazmış.
Yüreğimde sevgi bulduğumda anladım…
Ölürcesine isteyen, beklemez, sadece umut edermiş bir gün affedilmeyi.
Beni affetmeni ölürcesine istediğimde anladım…
Sevgi emekmiş.
Emek ise vazgeçmeyecek kadar, ama özgür bırakacak kadar sevmekmiş…
03.01.2007 - 21:24
AŞKIM SENİ SEVİYORUM HAYATIMIN ANLAMI YAŞAMA SEVİNÇİM DAHA AZ ÖNCE YANIMDAYDIN AMA ŞİMDİDEN SENİ ÇÇOOKKKK ÖZLEDİM AŞKIM
28.12.2006 - 20:23
ama bu profilde hep ben varım aşkım :) canımsın sen benim her zamanki gibi harikasın aşkımmmmm seni seviyorum ve çok özledim bitanem
13.12.2006 - 21:58
SÖYLE
Söyle yağmur çamur
Değmedi yüreğime
Şimdi ben nerdeyim
Sen nerde
Söyle ay doğmadan
Düşmesin yaş gözüme
Şimdi ben nerdeyim
Sen nerde
Dışarıda kar yağıyor
Benim içime yağmur
Ağlama gözbebeğim
Biraz daha dur
Yüregime basa basa
İçimden yar gidiyor
Ağlama iki gözüm
Biraz daha dur
Ay ayy ay yanıyor ömrüm
Vallah yağmur çamur
Değmedi yüreğime
Söyle ben nerdeyim
Sen nerde
Söyle ay doğmadan
Düşmesin yaş gözüme
Söyle ben nerdeyim
Sen nerde
Söyle yağmur söyle
Değmeden yüreğime
Söyle gökyüzüne
O nerde
Söyle ay doğmadan
Düşmesin yaş gözüme
Söyle gökyüzüne
O nerde
Ay ayy ay yanıyor ömrüm
Söyle baksın gece
Dağlardan hasretime
Söyle bilmesen de
O nerde
13.12.2006 - 21:45
NEREDEN BİLECEKSİNİZ
Üstüm başım toz içinde
Önüm arkam pus içinde
Sakallarım pas içinde
Siz benim nasıl yandığımı
Nerden bileceksiniz
Bir fidandım devrildim
Fırtınaydım duruldum
Yoruldum çok yoruldum
Siz benim neler çektiğimi
Nerden bileceksiniz
Taş duvarlar yıkıp geldim
Demirleri söküp geldim
Hayatımı yıkıp geldim
Siz benim neden kaçtığımı
Nerden bileceksiniz
Gökte yıldız söner şimdi
Annem beni arar şimdi
Sevdiğim var kanar şimdi
Siz benim niye içtiğimi
Nerden bileceksiniz
Bir pınardım kan oldum
Yol kenarı han oldum
Yanıldım ah ziyan oldum
Siz benim neden sustuğumu
Nerden bileceksiniz
Ben ardımda yaş bıraktım
Ağlayan bir eş bıraktım
Sol yanımı boş bıraktım hey
Siz benim kime küstüğümü
Nerden bileceksiniz.
13.12.2006 - 21:39
BENDEN SELAM SÖYLEYİN
Yağmurdan çıkar gelirdim
Başımı öne eğerdim
İşsizdim biliyordun
Çaresizdim biliyordun
Yine de çok seviyordun
Ya sonra?
Benden selam söyleyin,
O nazlı sevgiliye
Tutsakmış da ne olmuş
Demiş birisine
Benden selam söyleyin
O nazlı gözlerime
Unutamadım unutamadım
Acı tatlı günlerimiz
Oldu elbette (bizim de)
Anlatırdım gülerdin
Gözlerimden öperdin
Bu günler geçecek derdin
Ya sonra?
Benden selam söyleyin,
O nazlı sevgiliye
Hapismiş de ne olmuş
Demiş birisine
Benden selam söyleyin
O nazlı gözlerime
Unutamadım unutamadım
12.12.2006 - 15:23
Ayrılık
Biliyorum konuşacak birşeyimiz kalmadı, paylaşacak hiç bir şeyimiz yok.
Yine de yüreğimden gücümün yettiği yere kadar sana sesleniyorum,
seninle konuşuyorum... Bugün sana olan kırgınlığımı rafa kaldırdım,
sevgimi aldım avuçlarımın arasına, ona sığınıyorum... Cümlelerimi kısalttım,
kelimelerim buruk, gülüşlerim istenmeyen dudaklarımda...
Bir ihtimal gelişine sığındığımı farkettiysem de, engel olamadım gurursuz
ama umutlu hasretine... Bugün gönlümü hoş tutmak istiyorum,
imkansız olan her rüyaya inanasım geliyor... Bir çocuk gibi
isteklerimi bastıramıyorum... Çalmayan telefonuma elim gidiyor,
sana halen bende olduğunu ısrarla yazmaya çalışıyorum... Bende olan seni,
hiç kırmadım, değiştirmedim ve hep korudum desem de, sendeki benin
nasıl olduğunu, gülüp gülmediğini anlamsız bir sıkıntıyla merak ediyorum...
İçimdeki güzelliğine inanıp inanmamanı artık umursamıyorum!
Üşüyorum, bu üşüme yalnızlığımdan geliyor ve sarıyor her tarafımı...
Tutunabileceğim hiçbir güzellik yok, hatırlamaktan usanmayacağım
anılarım dışında... Isınabilmek için onlara sarılıyorum...
Anlamsız ve cevapsız sorular hıhzırca sırıtıyor, ben görmemeye
çalışıyorum... Düşler uzak gibi görünüyordu ama yakındı...
Belki de görmeyi istemek gerekiyordu... Gözlerini aç desem kapatacaksın
ama kapatma gözlerini! Kendime bir demet papatya aldım ama bakmadım
falıma... Gözlerimi gelişlere verdim, gözlerimdeki hüzün bile seni özlemiş
itiraf etti sonunda... Düşüncelerim gururlu, hayallerim ve sevdam değil...
Gelseydin, kendimi unutup sana koşacaktım, susturacaktım içimdeki isyanı,
kavgaların ortasında bir güneş gibi doğup ısıtacaktım yüreğini,
sevinçten ağlayacaktım bu defa, mutluyken hemen sarhoş olmuşum gibi,
dokunacaktım, sarılacaktım. Ama gelmedin, gelemezdin belki de gelmeye de
hiç niyetin yoktu aslında... Kendimi kandırdığımı anladığımda ağlıyordum...
Eskiden kimi şarkıların ne kadar anlamlı olduğunu düşünürken, şimdi
ayrılığın ardından çalınan her şarkı umutsuzluğumu ve sevgimi anlatıyormuş
gibi geliyor... Sevdiğim ne çok şarkı varmış, bunu senin gidişin gösterdi
bana...
Her şarkıda sen varsın, her yerde, her gördüğüm insanda, denizde,
gecede, uykumda... Nasıl beceriyorsun her yerde olabilmeyi...
Bu bir marifetse eğer, neden benim yanımda degilsin ki?
Gözyaşlarım asilliğini yitiriyor ve yenik düşüyorum sevdana...
Gittin! Belki de hiç gelmemiştin ben, geldiğini sandım... Ayak uyduramadım
yorgunluğuna... Dudaklarına düşlerindeki öpüşü konduramadım...
Kimi zaman bir çocuk oldum gülüşlerinde şımaran, kimi zaman bir kadın;
dokunuşlarında kendini bulan... Ama! En çok da imkânsızın oldum...
Her gelişimde bir kez daha gönderdiğin oldum... İnanamadığın, Yenemediğin,
üzerinden atlayamadığın korkuların oldum... Ağladığın, bağırdığın ya da
sustuğun isyanın oldum, sessizce boşalan gözyaşların, birikmişliğin oldum...
Yüreğindeki kadın ben olmak isterken yüreğine sığınan ve tozlanacak olan
bir anı oldum... Haketmediklerin, artık yeter dediklerin ve herşeyin olmak
isterken
belki de hiçbir şeyin oldum... Söylesene ben gerçekten senin neyin oldum?
Sesin hep uzakları çağırıyordu, ben üstüme alındım, sana geldim...
Bilseydim, bana ait olmayan bir seslenişi sahiplenir miydim?
Şimdi bir mevsimlik aşk kaldı avuçlarımda sadece bir mevsim yaşanan
ama bir ömür gibi gelen aşk... Kalbime henüz söyleyemedim gittiğini,
öğrenirse onun da acı çekmesinden korkuyorum... Seni halen
benimle biliyor ve seviyor ama ben kalbime ilk defa yalan söylüyorum...
Gittin! Sevdamın yokluğuna alışabilirim belki ama sesinin uzak yolların
sonunda olması acıtıyor içimi... Suskunluğun en büyük silahındı,
suskunluğunla vurdun beni asıl acı olan, canımı acıtan unutulmak...
Söylesene unutulmak kime yakışıyor?
Unutan sen olsan da sana bile yakışmıyor...
Merak etme, üstüne giydirmedim bu duyguyu, unutulmayan olmak
sende daha güzel duruyor... Görüyorsun işte, aşk'a ve sana ihanet etmiyorum.
benim kırgınlığım aşk'a... Sen üstüne alındın...
Toplam 19 mesaj bulundu