Sarmaşık.
Levent Yüksel'in Ezginin Günlüğü için yapılan albümdeki şarkısı 'Selluka'.. Beni her dinlediğimde çok etkileyen sözler, müzik ve ses.. Tabi tavsiye ettiklerimden. Levent Yüksel her zamanki gibi çok güzel söylemiş yaaaa :))))
Bu denli genç popülasyona sahip bir ülkede tek program oluşu üzücü tabi.. Neden bu kadar geç saatte olduğunu da anlamıyorum:((program bittikten sonra da devam eden tartışmalarla sabah 4'ü buluyoruz, ertesi gün de malum, uyukluyoruz..
Sevmem Anadolu Rock ama bunlar bir başka yapıyorlar Karacaoğlan'ı. Gruptan birkaç kişiyi de tanıyorum. Albümlerini de almıştım ve hatta hediye ettiklerim bile oldu. Dinlemek keyifliydi, tavsiye ederim....
Bir de BADEM en sevdiğim yemiştir.... (Allahım azım sulanıyor :)))
En zengin etnik müziktir Balkan Müziği. Ezgilerini Orta Avrupa'dan, Orta Anadolu'ya ve hatta Batı Karadeniz'e kadar duyabilirsiniz. Türk (Klasik- Sanat) Müziğinin temelini bu ezgiler oluşturmuştur ve tüm çalgılara bakarsanız Balkan enstrümanlarıdır.
Tüm Karadenizlilere laz denir diye bilirdim oysa pek öyle değilmiş. Doğu Karadenizde ve sadece belli bölgelerde yaşarlarmış. İşte ben o lazları sevmem. Aman benden uzak olsunlar da....
Arnavutlar'ın kökeni meselesi, etnologlar arasında hala bir ihtilaf konusudur. Arnavutluk'un (Albania) asıl sakinlerinin bugünkü yurtlarına nereden geldiklerine ilişkin meseleye çözüm olarak birçok varsayım ortaya atılmıştır. Kafkaslar'da 'Albania' adlı başka bir yerin varlığı, 'Albania' adının nereden kaynaklandığının gizemini sürdürmesi ve öte yandan bu ismin, Arnavut halkının kendisince bilinmemesi ve de Arnavutlar'ın Balkan Yarımadası'na gelişine dair tarihin ve efsanelerin ortaya koyduğu somut bir kaydın olmaması Arnavutlar'ın kökeni meselesini çözümü zor bir hale getirmiştir.
Fakat, her ne olursa olsun, bugün genel olarak kabul edilmiştir ki Arnavutlar Güneydoğu Avrupa'daki en eski ırktır. Bütün bulgular şuna işaret etmektedir ki Arnavutlar, birbiriyle akraba İlliryalılar, Makedonyalılar* ve Epirotlar tarafından tarihin çeşitli dönemlerinde temsil edilmiş ilk Ari göçmenlerin soyundan gelmektedirler. Çoğu etnolog ve dilbilimcinin kanısına göre, İliryalılar, yarımadanın güney kısmında yerleşik olan ve sınırları İtalya ve Trakya'ya kadar uzanan Helen öncesi Tyrrhenopelasgia halkının çekirdeğini oluşturmuşlardır. İliryalılar daha geniş bir anlamda aynı zamanda Pelasgialıdırlar. Dahası, Yunan yazarlarca 'barbar' ve 'Helen olmayan' olarak adlandırılan bu akraba ırklardan İliryalılar'ın, Gegler'in yani kuzeyli Arnavutlar'ın ataları, Epirotlar'ın ise Tosklar'ın yani güneyli Arnavutlar'ın ataları olduklarına inanılmaktadır. Bu genel kanı, Strabo'nun İliryalılar ve Epirotlar arasında sınır oluşturduğunu belirttiği Via Egnatia ya da Egitana'ya ilişkin ifadesinin pratikte bugün Gegler'i ve Tosklar'ı ayıran Shkumbini ırmağının akışına karşılık gelmesinden doğmuştur. Aynı coğrafyacı, Epirotlar'ın aynı zamanda Pelasgialı olarak adlandırıldıklarını ifade etmiştir. Bugün bile anısı çağdaş Arnavutlarca Tanrı'ya verilen isim 'Zot' olarak kalan Pelasgialı Zeus'a antik çağların en ünlü kahininin olduğu yer Dodona'da tapılmıştır. Herodot'a göre bu kutsal yerin civarına Pelasgia denilmekteydi.
Dahası, etnologların bu bulguları kendilerini gururla Balkan Yarımadası'nın asıl sakinlerinin torunları olarak gören yerlilerin bozulmamış olan gelenekleriyle desteklenmektedir. Onlar, bu sebeple, bu topraklar üzerindeki asıl hakkın kendilerinde olduğunu düşünmektedirler. Aynı zamanda bu geleneklerin gücüyledir ki Arnavutlar, diğer Balkan uluslarını fazlasıyla kendilerinin olanı sahiplenmiş yabancılar olarak görmektedir. Bu sebepledir ki Arnavutlar ve komşuları arasında yüzyıllar boyunca süregelen sınır savaşları olmuştur.
Kısacası, Arnavutlar bugünkü Slav kökenli Makedonyalılar değildir...
Başka sözlerle de anlatılmazdı ki yıkılmışlık, böyle ustaca, böyle usul ama derinden, her dizede acıtan bir anlam ve tekrar tekrar dinlendiğinde bile artan bu yıkılmışlık hissini ne verebilirdi bu şarkı(şiir) dan başka...
'Al götür beni o kayıp gecelere
Yeter ikimize yalnızlığım'
'Bırakma beni insanlar kötü
Bırakma beni korkuyorum'
En güzel anılardan.. Özellikle kış mevsimini, puslu şehir ikliminde monoton şekilde yaşadığından sevmeyen insancıklara buraya gitmelerini tavsiye ederim ve kesinlikle tek başına..
Yapraklarını döktüğünde dalların karmaşık görüntüsüne rağmen verdiği gizemli buğudan bence vazgeçilemez.. Böyle ağaçlar da şarkı yazdırır ve böyle de söyletir adama... (bkz. Levent Yüksel - TUANA)
özlemek
07.09.2011 - 00:16görmeye cesaret edemeyecek kadar..
selluka
26.06.2009 - 18:53Sarmaşık.
Levent Yüksel'in Ezginin Günlüğü için yapılan albümdeki şarkısı 'Selluka'.. Beni her dinlediğimde çok etkileyen sözler, müzik ve ses.. Tabi tavsiye ettiklerimden. Levent Yüksel her zamanki gibi çok güzel söylemiş yaaaa :))))
abbas güçlü ile genç bakış
26.06.2009 - 18:43Bu denli genç popülasyona sahip bir ülkede tek program oluşu üzücü tabi.. Neden bu kadar geç saatte olduğunu da anlamıyorum:((program bittikten sonra da devam eden tartışmalarla sabah 4'ü buluyoruz, ertesi gün de malum, uyukluyoruz..
joker
22.06.2009 - 15:49'BEN JOKERİMMM'......
Anima'nın çok eğlendiğim şarkısından biri...
Bir de çocukken palyaçolardan nefret etmeme neden olan Batman'deki joker var tabi.
badem
22.06.2009 - 15:30Sevmem Anadolu Rock ama bunlar bir başka yapıyorlar Karacaoğlan'ı. Gruptan birkaç kişiyi de tanıyorum. Albümlerini de almıştım ve hatta hediye ettiklerim bile oldu. Dinlemek keyifliydi, tavsiye ederim....
Bir de BADEM en sevdiğim yemiştir.... (Allahım azım sulanıyor :)))
balkan müziği
22.06.2009 - 15:19En zengin etnik müziktir Balkan Müziği. Ezgilerini Orta Avrupa'dan, Orta Anadolu'ya ve hatta Batı Karadeniz'e kadar duyabilirsiniz. Türk (Klasik- Sanat) Müziğinin temelini bu ezgiler oluşturmuştur ve tüm çalgılara bakarsanız Balkan enstrümanlarıdır.
lazlar
22.06.2009 - 15:04Tüm Karadenizlilere laz denir diye bilirdim oysa pek öyle değilmiş. Doğu Karadenizde ve sadece belli bölgelerde yaşarlarmış. İşte ben o lazları sevmem. Aman benden uzak olsunlar da....
arnavut
22.06.2009 - 14:54Arnavutlar'ın kökeni meselesi, etnologlar arasında hala bir ihtilaf konusudur. Arnavutluk'un (Albania) asıl sakinlerinin bugünkü yurtlarına nereden geldiklerine ilişkin meseleye çözüm olarak birçok varsayım ortaya atılmıştır. Kafkaslar'da 'Albania' adlı başka bir yerin varlığı, 'Albania' adının nereden kaynaklandığının gizemini sürdürmesi ve öte yandan bu ismin, Arnavut halkının kendisince bilinmemesi ve de Arnavutlar'ın Balkan Yarımadası'na gelişine dair tarihin ve efsanelerin ortaya koyduğu somut bir kaydın olmaması Arnavutlar'ın kökeni meselesini çözümü zor bir hale getirmiştir.
Fakat, her ne olursa olsun, bugün genel olarak kabul edilmiştir ki Arnavutlar Güneydoğu Avrupa'daki en eski ırktır. Bütün bulgular şuna işaret etmektedir ki Arnavutlar, birbiriyle akraba İlliryalılar, Makedonyalılar* ve Epirotlar tarafından tarihin çeşitli dönemlerinde temsil edilmiş ilk Ari göçmenlerin soyundan gelmektedirler. Çoğu etnolog ve dilbilimcinin kanısına göre, İliryalılar, yarımadanın güney kısmında yerleşik olan ve sınırları İtalya ve Trakya'ya kadar uzanan Helen öncesi Tyrrhenopelasgia halkının çekirdeğini oluşturmuşlardır. İliryalılar daha geniş bir anlamda aynı zamanda Pelasgialıdırlar. Dahası, Yunan yazarlarca 'barbar' ve 'Helen olmayan' olarak adlandırılan bu akraba ırklardan İliryalılar'ın, Gegler'in yani kuzeyli Arnavutlar'ın ataları, Epirotlar'ın ise Tosklar'ın yani güneyli Arnavutlar'ın ataları olduklarına inanılmaktadır. Bu genel kanı, Strabo'nun İliryalılar ve Epirotlar arasında sınır oluşturduğunu belirttiği Via Egnatia ya da Egitana'ya ilişkin ifadesinin pratikte bugün Gegler'i ve Tosklar'ı ayıran Shkumbini ırmağının akışına karşılık gelmesinden doğmuştur. Aynı coğrafyacı, Epirotlar'ın aynı zamanda Pelasgialı olarak adlandırıldıklarını ifade etmiştir. Bugün bile anısı çağdaş Arnavutlarca Tanrı'ya verilen isim 'Zot' olarak kalan Pelasgialı Zeus'a antik çağların en ünlü kahininin olduğu yer Dodona'da tapılmıştır. Herodot'a göre bu kutsal yerin civarına Pelasgia denilmekteydi.
Dahası, etnologların bu bulguları kendilerini gururla Balkan Yarımadası'nın asıl sakinlerinin torunları olarak gören yerlilerin bozulmamış olan gelenekleriyle desteklenmektedir. Onlar, bu sebeple, bu topraklar üzerindeki asıl hakkın kendilerinde olduğunu düşünmektedirler. Aynı zamanda bu geleneklerin gücüyledir ki Arnavutlar, diğer Balkan uluslarını fazlasıyla kendilerinin olanı sahiplenmiş yabancılar olarak görmektedir. Bu sebepledir ki Arnavutlar ve komşuları arasında yüzyıllar boyunca süregelen sınır savaşları olmuştur.
Kısacası, Arnavutlar bugünkü Slav kökenli Makedonyalılar değildir...
Ben Arnavutum mesela....
sunay akın
22.06.2009 - 14:32Sadece yazsın dediğim insan o. Tüm anekdotlarını ve her okuyuşta inceden acıtan o sözlerini (şiirlerini) sadece yazmalı o.
'Yüreğim ıslaktır benim
Kuytularda ağlamaktan
Ve hafif uçuktur rengi
Kurusun diye kaç kez
Güneşe asılmaktan'
yıkık
12.06.2009 - 17:31Ümit Yaşar Oğuzcan şiiri, Tayfun Kıraç bestesi.
Başka sözlerle de anlatılmazdı ki yıkılmışlık, böyle ustaca, böyle usul ama derinden, her dizede acıtan bir anlam ve tekrar tekrar dinlendiğinde bile artan bu yıkılmışlık hissini ne verebilirdi bu şarkı(şiir) dan başka...
'Al götür beni o kayıp gecelere
Yeter ikimize yalnızlığım'
'Bırakma beni insanlar kötü
Bırakma beni korkuyorum'
lorena mc kennitt
05.06.2009 - 16:12Gökyüzü gibi, her dinlediğimde bir mavilik hissi, yani sınırsız bir keyif..
abant
05.06.2009 - 14:38En güzel anılardan.. Özellikle kış mevsimini, puslu şehir ikliminde monoton şekilde yaşadığından sevmeyen insancıklara buraya gitmelerini tavsiye ederim ve kesinlikle tek başına..
tuana
03.06.2009 - 20:03Yapraklarını döktüğünde dalların karmaşık görüntüsüne rağmen verdiği gizemli buğudan bence vazgeçilemez.. Böyle ağaçlar da şarkı yazdırır ve böyle de söyletir adama... (bkz. Levent Yüksel - TUANA)
Özel şarkılardan
sex on the beach
03.06.2009 - 19:51İçimi kolay, tadı güzel daha ne demeli ki ;))))
Toplam 14 mesaj bulundu