Mehmet Yunus Aytek Adlı Antoloji.com Üyesinin ...

  • Mehmet Yunus Aytek
    Mehmet Yunus Aytek

    30.01.2012 - 22:00

    Sen Doğ Şafak Vakti Dağlarıma
    Aylar yıllar geçti
    Yine de ben yenilmedim
    Kaçaklarda vuruldum anne

    Yurdumun bahtsız sınır boylarında
    İz sürerken
    Ölümü nereden bilebilirdim ki
    Annemin gözlerinde akacak yaşları

    Duyun sesimi
    Yalan yanlış demeyin deyin kaçaktı
    Bir ekmeğe bir nefesi çok gördüler
    Parçalarımı dağlarıma ektiler

    Sıra sıra yol uzun ömür kısagördün mü?
    Gençliğimin taze baharı talan yok edilen umutlarım
    Satılan neydi ki katırla yürürken kendimi taşıdım
    insanım diyen vampirin zehirine yem olacağımı nereden bileyim

    Sen doğ şafak vakti dağlarıma
    Özgürdüm adım yazılsın kaçak ışkıya diyarına
    Özgür bir nefese
    Bir tütün sar oda kaçaktan olsun

    Ha unutmadan bir kaçak çay
    Kaçak tüfeğim namlusu ve kaçak mermisi
    Kaçak bombanın çekirdeği
    Hepten kaçaktı

    Özgürlüğün abidesine kaçak yazın
    Hep kaçaklarda özgürlüğü yaşadım
    Şimdi yokluğumda aç kapıları
    Sınırda ayazda ölümü bekledim

    Bir lokma ekmek uğruna
    İki gözün ışığına kalmak adına ölümü çok sevdim
    Bak benim parçalarım yem olsun
    İhanete zülmün mezesine

    Hep kaçak elma şekeri kaçak tütün ve çay demle ölümlere demlensin
    Kaçaklar ölürüz yollarda kaçaklı ihanetin zalimin
    Kalleşin bombaları beni parçaladığında...
    Hep kaçak yaşayacağım yollarınıza

    Sevdamı sevdim
    Artık ölümlü iz tarlalarına düştüm
    Bu gece belki yarının sabahı olur
    Kim bilir...

    Mustafa Gözetlik

  • Mehmet Yunus Aytek
    Mehmet Yunus Aytek

    23.12.2010 - 20:52

    Kürt Tarihi 11 - Medler (1)
    06 Eylül 2010 Pazartesi 00:04
    fktyasar@mail.com
    Medler (1)
    Ari özellik taşıyan ve bütün Aryanları bir bayrak altında birleştiren son imparatorluktu Medler.
    Çağdaş bilim adamlarından Ufalvi, Huslap, Zabrowski, ve Oppert gibi düşünürlere göre: Elam, Hatti(Hitit) , Mittani, Muşki, Horri, Xaldi(Urartu) , Kassit, Someri(Sümer) ve Gotilerin aksine Zagroslar’dan inmeden gelişme gösteren tek Aryan imparatorluğu Medler’dir.
    Bu toplulukların başlangıçta tek dil, din ve kültür öğelerini paylaştıkları, ancak süreç içinde dağıldıkları coğrafi alanlarda değişik isimlerle (egemen aşiret) adlandırıldıklarını vurgulamaktadırlar.
    Asur kaynaklarında Urumiye Gölünün güney tarafını kapsayan Zagros Bölgesi Amadia, Madia, Mada, Mata, Mania ve Méd olarak isimlendirilmiştir.
    Bugün hala Türkiye ve Irak Kürdistan’ı sınırları içinde aynı bölgede Méd, Mate, Muté, Amédi ve Amed gibi isimlerle tanınan bir çok köy, kasaba ve şehir bulunmaktadır.
    Mahallinde yaptığım gözlemlerde bu yerleşim birimlerinin gerek nüfus ve gerekse tüm diğer yönleriyle her zaman Kurdi ve kısmen de Asuri özellikler taşıdığını fark ettim.
    Herodot, ilk Med birliğinin Dayakku adlı bir bilge tarafından kurulduğunu (M.Ö.728-673) belirtir.
    Dayakku altı büyük Aryan aşiretini Méd veya Madaiye aşiretinin önderliğinde birleştirerek Aryanları yeniden organize etmiştir.
    Bu krallık doğarken Asur tahtında 2.Sargon bulunmaktaydı.
    Yeni krallığı tehdit unsuru sayan 2.Sargon, Medya bölgesine saldırarak tüm bölgeyi işgal eder ve kral Dayukk’u sürgüne gönderir.
    Sargon Medyayı işgal ettikten sonra kuzeye yönelerek Xaldi’nin kutsal kenti Musaşir’e (Gever) yönelir. Kenti ve Xaldi tapınağını yağmalayarak yerle bir eder. Xadilerin bilim ve kehanet kenti olan Musaşir/Gever’in yağmalandığını duyan Xaldi kralı 1.Rusa’nın bu haber üzerine intihar ettiği Asur anılarında yazılmıştır.
    2.Sargon’un M.Ö.715 yılında yaptığı bu saldırı sırasında Medya da henüz kuvvetli bir merkezi otorite yoktu..
    Asur ordusu Medya alanlarından çekildikten sonra Medler tekrar birlik sağlamaya çalışmışsa da kuzeyden gelen İskit ve Kimmer saldırıları sonucu bozguna uğramıştır.
    Kuzeyden gelen İskit ve Kimmer akınları sonucu Xaldi tamamen dağılmış ve Medler de ikinci bir yenilgi almışlardı.
    Bazı kaynaklarda Medya ve Xaldi krallıklarını çökertmek için İskitlerin Asurlularca davet edildiği yazılmaktadır.
    Yapılan araştırmalara göre Asya kökenli olan İskitlerin hem Ural Altay, hem de İndo-Europan özellikler taşıdıkları belirtilmektedir. Bu nedenle bunların Turan mı, yoksa İndo-europan mı oldukları henüz kesinlik kazanmamıştır.
    Ancak, İskitlerin Ön Asya’ya dağılmaları Asurluları da rahatsız etmiş ve Asur ordusu İskit tehlikesini bertaraf etmek için Medya alanlarına tekrar sefer düzenlemiştir.
    Bu sırada Medyada birliği yeniden kuran Dayukk’un oğlu Fratoes (Fırat) Asur saldırılarına karşı gelerek Asur topraklarının bir kısmını da işgal eder. Ancak savaş sırasında öldürülünce Medya ordusu Zagroslar’a geri çekilmek zorunda kalır.
    Fratoes’in öldürülmesinden sonra oğlu QEYSER (Batılı kaynaklara göre Kyaksares) Medyanın başına geçer.
    Medyanın yeni kralı İskitleri ve diğer düşmanları ülkesinden kovmak için öncelikle aşiretler arası birliği sağlamaya çalışır. İlk başlarda başarısız olmasına rağmen daha sonraki girişimlerinde oluşturduğu güçlü ordusu sayesinde başarılı olur.
    Herodot’a göre Qeyser bir eğlence partisinde İskit komutanlarını gafil avlar ve hepsini kılıçtan geçirerek İskitleri Medyadan kovar.
    İskit terörü sona erdikten sonra bu sefer de Asurlulara karşı harekete geçer.
    Afrika’nın barbar kavmi Akad’ın devamı olan Asurlar Ön Asya’da ölüm makinesi gibi Aryan boylarına büyük katliamlar yapmıştı.
    Bu ölüm makinesini durdurmak için güçlü ve büyük bir orduya ihtiyaç vardı.
    “Ayrı gruplar halinde kendi başına buyruk yaşayan topluluklar ancak milli bir zulüm karşısında birleşebilirler.” S.M.Toli.
    Qeyser öncelikle dağınık olan Aryan aşiretlerini bir araya getirip güçlü ve büyük bir ordu kurması gerektiğini biliyordu. Bu yüzden aşiretler halinde yaşayan Aryan boylarını birleştirmek için yoğun bir çaba sarf eder.
    Bu sırada Hindistan’dan gelen çalgıcı, gaspçı, Çingene Parseklerin (Farslar) talan ve saldırılarla Medyada huzuru bozduğunu haber alan Qeyser, öncelikle bu sorunu hal etmeye yönelir.
    Asur belgelerinde “ Parsuma” (Farslar) olarak adlandırılan bu kavmin Hindistan yöresinden doğu Zagroslar’a göç ettikleri, bunların dilencilik, dans ve gösteri yaparak hayatlarını kazandıkları, bu yüzden Aryanların bunlara “Parsenk” (Kürtçe dilenci, sığıntı demektir) adını verdikleri yazılır.
    Herodot,, Ari halktan dil, din, giyim ve diğer kültür öğeleri farklı olan bu Hint-İranlılara “Artés” demiştir.
    Çağın yüksek kültür düzeyine erişmiş bulunan Aryanların “Hint göçebelerine “Parsenk” ismini verdikleri ve Qeyser’in bu göçebe halkı ıslah etmek için Mezopotamya’nın Elam’daki çorak topraklara yerleştirdiği yine Asur belgelerinde geçmektedir.
    Parsekler daha sonra ünlü Pers imparatorluğunu kuracak olan günümüzdeki Farslar olarak karşımıza çıkmaktadırlar.
    Pers sarayında doktor olarak çalışan Ctesias, “Perslerin damarında Med kanı bulunmamaktadır.” Der.
    Rus tarihçisi Griyeft ise, Perslerin başta dil olmak üzere tüm kültür öğelerini Med Ariler’den aldığını yazmaktadır.
    Halen Aryanda göçebe olarak dolaşan ve kendilerine Mitruh – Mıtrıb adı verilen ve fiziki olarak farklı, fakat diğer tüm olguları ve dilleriyle günümüzdeki Aryaların niteliğini kazanan (Parsenkler) Farsların orta Asya göçmeni Turancılar ve Afrikanes Araplar kadar Aryan toprakları ve kültürünü talan ettiklerini öğrenmiş bulunuyoruz.
    Tarihin bilgi kaynaklarından anlaşılıyor ki, Afrika kökenli Araplar, Orta Asya bozkırının göçebe Turancıları ve Hint menşeli Farslar binlerce yıldır Aryan yurdunu ve kültürünü talan ederek kendilerine yeni yaşam alanları yaratmaya çalışmışlardır. Bu nedenledir ki, Aryan mirasçıları olan Kürtler, barbar talancı toplumların arasında pazarlık konusu olmuş ve ittifakla yok edilmeye çalışılmıştır.
    Kısacası, çölden gelen göçebe talancılar uygarlığın efendilerini derdest etmişlerdir.
    Bu nedenle Rus bilgin Halfin der ki; Kürtler, atalarının kadim zamanda yaşadıkları üstün kültürün ve İslam’daki “din kardeşliği” prensibinin etkisinde kalarak diğer halklarla barışık yaşamayı tercih ettiler, ancak bu onların devletsiz kalmalarına sebep oldu”
    Ünlü İtalyan siyaset adamı Makyavelli bile; ” Medler o kadar uygarlaştılar ki, erkekleri bile güzel görünmek için kadınlar gibi bakım yapıyorlardı.” Der.
    Bugün bile Irak Kürdistan’ında erkekler bakımlı olmak için eskiden kalma bazı alışkanlıklarını hala devam ettirmektedirler.
    Qeyser, Parsenk /Farsları ıslah ettikten sonra esas düşmanı Asur’a yöneldi.
    Çağın barbar ölüm makinesi olan Asur imparatorluğunu yok etmek için Medya birliğini sağladı ve bir başka Aryan boyu olan Lolobi hanedanını kendine bağlayarak Asur’a giden yolu güvenceye aldı.
    Bu dönemde Asur tahtında kral Şin-Şar-İşkun bulunuyordu.
    Aynı zamanda Babil devleti de Asur’un yıkılmasını hedefliyordu fakat Asur’a karşı yaptığı tüm seferlerde başarısız olmuştu.
    M.Ö.615 yılında Med kralı Qeyser Kerkük bölgesini ele geçirerek Ninova’yı (Musul) kuşatır. Ninova kuşatması uzun sürünce Med ordusu güneye yönelerek diğer Asur kentlerini ve Asur’un başkentini ele geçirir.
    Güneyde bulunan Babil devleti bu savaştan zarar görmemek için Asur’u işgal eden Med ile akrabalık ve ittifak kurarak Asur’a karşı büyük bir güç oluşturulmasını sağlar. Bazı kaynaklarda Babil ordusunun Medlere yardım ettiği bu ittifak ve akrabalık ilişkisine dayandırsa da bunun doğruluğunu gösteren belgelere henüz rastlanmadığı bildirilmektedir.
    Bu savaş sonrası Asur imparatorluğu tümden Medlerin eline geçer, ancak Harana kaçan Asur asilzadelerinden Asurbalit’in yeniden devlet kurmaya çalıştığı haberi üzerine Qeyser, Harran üzerine yürüyüp Kargamış’ı ele geçirir. Asurbalit’in yardımına akraba Mısır ordusu gelir, ancak müttefik ordular Med ordusu karşısında büyük bir yenilgiye uğrar ve Asur uygarlığı tarih sahnesinden silinir.
    Bundan sonraki dönemde Qeyser’in Medya içindeki sorunlarla uğraşıp iç huzuru sağlamaya çalıştığı ve imarla ilgilendiği Herodot, Ctesias ve Herxfeld tarafından bildirilmektedir. (Medler devam edecek)
    KAYNAK;
    *Arya Uyg.Kürt. S.M.TOLİ
    *Kurdistan Tarihi E.XEMGİN
    *TORİ
    *HEREDOT

  • Mehmet Yunus Aytek
    Mehmet Yunus Aytek

    02.08.2010 - 20:53

    Gulamın

    Gulam nava bexçayi
    Rewsew buku keçayi
    Tı gırtıya herçayi
    Bi çar destan peçayi

    Gulam nawa newalê Gula mın
    Ava kanya zelalê Gula mın
    Gewru rındu delalê Gula mın
    Dıl jıboyte dınalê Gula mın

    Gule xazginê temme
    Ez dıl bırinê temme
    Her dem dılvinê temme
    Ez xem rêvinê temme


    Gula kesku soru zer liserte
    Tım cengu serrr
    Jı nav baxçê were der
    Jı boyte bum pena ber

    Dilovan

  • Sinan Karakaş
    Sinan Karakaş

    24.02.2010 - 00:10

    Değerli arkadaşım, bu gün sizin doğum gününüz,iyi ki doğmuş ve iyiki sevenleriniz olmuş ve siz sevenlerinizi mutlu kılmışsınız.Selam ve Saygılarımla

    Doğum Günü

    D oğduğunda bilmezdin dünyada misafirsin
    O ysa nadir bulunan değerli bir safirsin
    G eçmiş günlere göre bu gün daha mahirsin
    U marım her geçen gün biraz daha tahirsin
    M addenle hayal değil dünden daha sahisin


    G ünün kutlu olmalı iyi ki doğmuşsunuz
    Ü zmesin sizi kimse siz hakkı bulmuşsunuz
    N edamet kulun işi siz nadim olmuşsunuz
    Ü stelik bu alemde gül gibi kokmuşsunuz
    N ezafeti yüreğe,elbet indirmişsiniz,
    Ü midi saklı tutup,hayatı bilmişsiniz,
    Z aman akıp gitmekte,siz bunu görmüşsünüz.


    K utlu olsun bu günün,kutlu olsun her günün,
    U marım ağlamazsın,hep görülsün güldüğün,
    T efekküre yönelsin,bakışın temayülün,
    L ebinden çıktığında,karşılansın isteğin,
    U zaklarda değildir,yakındır mutluluğun.


    O lsun diye dilerim,bu günlerin hep kutlu,
    L ayıksın mutluluğa,günlerin olsun mutlu,
    S ıkıntılı olmasın,yarınların umutlu,
    U mduğunu bulursun,yaşarsın hep onurlu,
    N ezaket içersinde,her şeyi yap şuurlu.

    Sinan Karakaş

    Hewalamın Sersale ömrı te piroz be

  • Mehmet Yunus Aytek
    Mehmet Yunus Aytek

    09.08.2008 - 14:10

    Şev-Gece

    Wa dîsa bû şev
    -İşte yine oldu gece
    Xewa min nayê
    -Benim uykum gelmiyor
    Van şevên tarî
    -Bu karanlık gecelerin
    Dawî lê nayê
    -Sonu gelmiyor

    Tenahî zor e
    -Yalnızlık zordur
    Sebra min nayê
    -Sabrım gelmiyor
    Dîlber xeyîdîye
    -Sarışınım darılmış
    Pê jîn jê nayê
    -Birlikte yaşamaya gelmiyor

    Dimînim şîyar
    -Kalıyorum uykusuz
    Di gel xeyalan
    -Hayaller ile
    Sev hêrkêm diçin
    -En az gece geçiyor
    Tev puç û vala
    -Hepsi çürük ve boş

    Dijmêrim derdan
    -Sayıyorum dertleri
    Dirêşim kulan
    -Döküyorum kederleri
    Dilber xeyîdîye
    -Sarışınım darılmış
    Pêjîn jê nayê
    -Birlikte yaşamaya gelmiyor

    Helbest: Beşîr Mele Newaf
    Muzîk: Peywan Arjîn

  • Mehmet Yunus Aytek
    Mehmet Yunus Aytek

    08.08.2008 - 13:48

    Şev çû – Gece Geçti

    Şev çû ma tu êdî hew têyî lo
    -Gece geçti yani sen artık hiç gelmezsin ki
    Ez ra nazêm kengî bê te xew tê lo
    -Ben yatamıyorum ne zaman sensiz uykum geliyor ki
    Xanî buye zîndan, tê da ra nazêm
    -Ev bana zindan olmuş, içinde yatamıyorum.
    Tê seher qîr û nalîn tew tê lo
    -Seher vakti inilti ve bağrışmalar ile hep geliyor ki

    Tenê hıştım ay dil îşev çima çû
    -Yalnız bıraktı ah gönlüm bu gece o niye gitti
    Wî ez kuştım ay dil îşev çima çû
    -O beni öldürdü ah gönlüm bu gece o niye gitti
    Rabe pey kev ay dil zû wi werine
    -Kalk ardına düş ah gönlüm çabuk onu getir
    Te ez pır êştım ay dil îşev çima çû
    -Sen beni çok beklettin ah gönlüm bu gece o niye gitti

    Ay dil ay ma kes nıne mîna wi (na welle)
    -Ah gönlüm ah kimse onun gibi değil (yok valla)
    Ji boyî çi tim dilxwazê dîna wî
    -Onun için ki hep onu görmeyi arzuluyorum
    Ax dema destâ wê li bin serê min
    -Ah ne zaman onun eli başımın altında olunca
    Bi min xweş tê gelek hilm û bîhna wî
    -Bana çok hoş geliyor teninin ısısı ile kokusu

    Te jı mın dil bir carek min ji tera ned go na
    -Sen benden hep sevgi istiyordun, bir defa bile sana yok demedim
    Te rû kûl kır carek min ji ter ned go na
    -Sen yüzümde yara açtırdın bir defa bile sana yok demedim
    Çima îro tu ji min xeyidî ye
    -Niye bugün sen benden neden darıldın
    Te bi min çi dikir carek min ji ter ned go na
    -Sen bana ne yapıyordunsa, bir defa bile sana yok demedim

    Dilê min jî te dixwazê bibîne
    -Gönlüm de seni görmeyi istiyor
    Ti bi dûr ketî çavê min te nabîne
    -Sen benden uzaklaştın gözlerim seni göremiyor
    Çima roja eşqa evqas kın bûne
    -Neden aşk günleri bu kadar kısalmış
    Lê ev şîna dil jî her tim namîne
    -Ancak bu gönül sevinci her an kalmıyor

    Müzik-Xero Abbas

  • Mehmet Yunus Aytek
    Mehmet Yunus Aytek

    06.02.2008 - 16:44

    MERHABA

    Muhabbetini özlediğim tatlı dillere,
    Gönül dostu dediğim yüce gönüllere,
    Bizleri okuyup, bizleri dinleyenlere,
    Canı gönülden Merhaba...

    Şiiri sevip, ben şairim diyenlere,
    İnsanlık için acı şerbeti içenlere,
    Bir eser, bir hatıra bırakıp gidenlere,
    Canı gönülden Merhaba...

    Bizimle ağlayıp, bizimle gülenlere,
    Kardeşim deyip bir selam verenlere,
    Ruhunda birikmiş nefret lekesini silenlere,
    Canı gönülden Merhaba...

    Gönüllere dostluk bayrağını çekenlere,
    Tatlı dilleriyle kötülük ateşini söndürenlere,
    Ruhunda esen düşmanlık fitnesini söndürenlere,
    Canı gönülden Merhaba...

Toplam 7 mesaj bulundu