Bay Grey Adlı Üyenin Nedir Yazıları - Antoloj ...

  • şeyh sait

    06.10.2006 - 21:41

    Namussuz İngiliz ajanı diyenler dönüp kendilerine ve memleketlerini yabancılara masabaşlarında peşkeş çekenlere bakmalılar...
    İşte Şeyh Said ve Kıyam gerçeği:

    'Evet ben cihada başladım ve korkanlar, cihat edemeyecekler, hastalar gelmesinler. Bu yol korkakların yolu değildir'

    Kıyam hareketinin temel nedeni Şeyh'in şu sözünden anlaşılır: “Bizler ve Türkleri bağlayan sadece din kalmıştı, Türk Hükümeti dini de kaldırdı ve artık bizi birbirimize bağlayan hiçbir şey kalmadı.”
    Kıyam hareketinin liderinin gerçekte ingiliz ajanı olup olmadığı idam sehpasında yazdığı arapça son cümleleri ve Kürtçe sözleri ile açıkça ortaya çıkar:
    Yazdığı son arapça vasiyeti:“ Değersiz dallarda beni asmanıza pervam yoktur. Muhakkak ki ölümüm Allah ve İslâm içindir.'

    Haykırdığı son sözleri:'Şu anda fani hayata veda etmek üzereyim. Halkım için feda olduğuma pişman değilim. Yeter ki torunlarım düşmanlarıma karşı beni mahcup etmesinler.'
    Kıyamın sonucu:Kıyamda şehid sayısı

    Bu kıyamın sonucunda 14 şehir, 700 köy, 9000’e yakın ev harabeye döndü. 50.000 kişi göç ettirildi, yaklaşık 7.500 kişi zindanlara atıldı, 660 kişi idam edildi. 80.000 Kürt erkek, kadın ve çocuk öldürüldü.

  • diyarbakır

    06.10.2006 - 21:30

    Diyarbekir bu mudur?
    Saraykapısından geçtim ellerim bağlı
    dudağımda yepyeni bir marş
    sırtımda jandarma namluları
    bilenmiş bir bıçak gibi parlıyor alnım
    bebeler coşkuyla kelepçeme el sallıyorlar
    namlulara aldırmıyorlar
    ve kepaze kralların hesaplayamadıkları
    korkunç bir hızla
    büyüyorlar

    Bir köhne kral sarayıymış bu zindan
    ve romalı kurtların
    ve bedevi aylakların eyleştiği has bahçe
    ve bazalt yontan tutsağın
    alnındaki ter
    avuçlarındaki kan
    duvarına yansıyor hala
    kan kokusu çıkmamış çınarlardan

    Diyarbekir bu mudur
    perçemi kınalım
    de görelim
    yüreğimiz taş mıdır
    demir midir
    gözümüzün üzerinden bir serçe uçar
    daralır yüreğimiz
    mahzunlaşırız
    ve Dicle yaslı akar
    ve biliriz kepaze kralların
    yakası açılmamış hünerleri var

    Diyarbekir bedendir
    perçemi kınalı
    suyu akmaz
    gülü açmaz nedendir
    Urartu yiğitleri hala vurulur
    Ben deyim özümdendir
    sen de zincirlerinden
    (Sinan Sabri)

  • kürt

    06.10.2006 - 21:19

    Tarihte Kurulmuş Dokuz Kürt Devleti
    Alamut Ziyar´i devleti
    Ziyar devleti 1011 yilinda Alamut devletinin kurucusu Hasan El Sabah tarafindan yikildi. Ziyar devleti, kürt Dailam asiretine mensup Ziyar´i oglu Merdavic tarafindan 930´da Kürt yurdunun kuzeyinde kuruldu. Egemenlik alani Taberistan ve Cürcan´i da icine alarak güneyde Isfahan´a, batida El Cezire ve Irak´a, kuzeyde Kafkaslar´a kadar uzaniyirdu. Dailam asireti, 9. yüzyilin sonlarina dogru, Abbasi halifeligi döneminde Müslüman oldu. Hazar Gölünün güneybati kesiminde yasayan bu asiret, büyük bir askeri güce sahipti. Varligini 141.yil sürdürebilen bu devlet, 8 hükümdar tarafindan yönetildi. Eski edebi eserler arasinda yer alan 'Kábusname ' bu dönemde, Ziyarlarin son emiri Keykawes´in amcasi tarafindan yazildi.

    Hamdani devleti
    Kürt Hamdani devleti 1039´da Arap Okayli devleti tarafindan yikildi. Hamdani devleti, Seyh El Dewle tarafindan 944 yilinda Halep bölgesinde kuruldu. Bu tarihe kadar Musul merkezi Büyük Hamdani devletinin bir parcasi´idi. Söz konusu tarihde bagimsizligini ilan eden Seyh el Dewle, Halep´i merkez secti. Yukari Mezopotamya ´yi hakimiyeti altina almaya calisan Bizans Kral Romans´la Urfa´da yapilan savasta zafer kazanan Seyh El Dewle, Suriye ve Yukari Mezopotamya´nin büyük bir egemen oldu. Bagimsizligini 95 yil koruyabilen bu devlet. Harput Kürt asiretlerinin saldirilari sonucu bir hayli zayifladi ve sonucta Araplar, bu devletin egemenligine son verdi. Bu devletin, sinirlari ve süresi icinde El Mutanabbi, Ebu Firaz ve El Farabi gibi önemli sair ve bilim adamlari yetisti.

    Büveyhogullari devleti
    Kürt Büveyhogullari devleti, 1050´de Selcuklu Sultani Tugrul Bey tarafindan yikildi. Büveyhogullari devleti 934 yilinda Ali Hasan ve Hüseyin Ahmet kardesler tarafinda Güneybati Iran´da kuruldu. Deylem Daglarinda yasayan Bercenkiaver Kürt asiretine mensup üc kardes kisa bir süre icinde devletin egemenlik alanini güneyde Isfahan- Siraz, kuzeyde ise Hamedan´akadar genislettiler. Babalari ebu Suce Büveyh´ten dolayi devleti 'Büveyhogullari devleti' denildi. Abbasi Halifesi Halife Kahir Billah, bu devletin egemenligini tanimak zorunda kaldi. Sürekli ic ve dis catismalarla ugrastigi icin kültür ve sanat bu devlet sinirlari icinde fazla gelismedi. Yalniz Abudüd devletinin hükümdarligi sirasinda pek cok cami, hastane, imarathane, yollar ve kuyular yapildi. Mogol istilalari sirasinda bu bölgelerde her sey yakilip yikildigi icin bu devlet hakkinda daha ayrintili bilgi bulunmamaktadir.

    Mervani devleti
    Mervani Kürt devletinin varligina 1087´de Selceklu Sultani Meliksah tarafindan son verildi. Merkezi Silvan olan Mervani devleti, Harput Kürt asiretine mensup Bad tarafindan 981´de kuruldu. 99´de Hamdanilerle yapilan bir savasta Bad ölünce, yerine yegini Mervan´in oglu Ali gecti. Babasina atfen devlet 'Mervani' olarak adlandirildi. Devletin egemenlik sahasi kisa bir sürede genisletildi: Güneyde Cudi eteklerinden baslayip Cizre- Hasankeyf´e batida Harput, kuzeyde Malazgirt ve doguda Hakkari´ye kadar uzandi. Çogu tarihciye göre Mervani devletinin zenginligine göz diken Meliksah, devletin son emiri olan Nasiruldevle´ye 'memleketi paylasalim' teklifinde bulundu. Teklifi reddedilen Meliksah, veziri Fahrüldelevle yönetiminde Silvan üzerine büyük bir ordu gönderek Diyarbakir ve Silvan´i ele gecirdi ve hazinede bulunan 1 milyon altina el koydu. Son Emir Nasirüldelevle de Bagdat´in kuzeyinde bulunan Harbe köyüne sürgüne gönderildi. Mervani döneminde bircok cami, medrese, konaklama yeri, saray, köprü, hamam, su kanali yapildi. Meyafarqin´e bu dönemde üc büyük su kanali yapilarak sehrin her tarafina su verildi. Diyarbakir ve silvan, bölgenin ticaret merkezleri haline geldi. Emir Ebu Nasr döneminde kültürel ve ededi calismalara deger verildi. Yanina siginan sairler himaye edildi.Bu nedenle EI Dela, Tihami, Ebu Riza, Siman EI Hotaci gibi bircok yerli ve yabanci sair siirlerinde Emir Ebu Nasr`dan övgü ile söz etti.

    Sedadi devleti
    Sedadi Kürt devleti 1164´te Selcuk Krali Meliksah tarafindan ortadan kaldirildi. Sedadi devleti 951´de Ravvadi asiretinden (Selahaddin Eyyubi´nin mensubu oldugu asiret) Muhammed Seddat tarafindan kuruldu. Bu devletin yönetim merkezi baslangicta Dabil.Dvin idi. Daha sonra Gence yönetim merkezi oldu. egemenlik alani Ravvadi Kürt asiretinin yönetimindeki Arran bölgesi, Nahcivan, Gence, Berba, Dubeyl ve Beylekan bölgelerinde olusuyordu. Arran güneyde Aras´la, kuzeyde Kura Irmagi arasinda yer alan ve Derbend´e kadar uzanan bir bölge idi. Romalilar ve Helenler buraya ülke adi olarak 'Albaniya ', kavim olarak da 'Ariyan' diyorlardi. Bu sözcük Arapcaya 'Arran ' seklinde gecmistir. Bu bölgenin merkezi, ipekciligi ile taninan Barda kentiydi. 944 yilinda, Deylemlilerin hakimiyeti sirasinda bu kent kuzeyden gelen Ruslarin ve Isveclerin (Vikingler) saldirisina ugradi. Bu tariften sonra bölge merkezi Gence´ye dogru kaydi. Sedadi devleti 1072´de Gence ve Ani olmak üzere ikiye ayrildi. Bu dönemde bircok mimari eser yapildi.

    Hasanveyh devleti
    Son hükümdari Ebul Mansur´un ölümü ile icerden bir hayli zayiflanmis olan hasanveyh devleti 1121´de kendiliginden dagildi. Bu devletin hükümranlik dönemi toplam olarak 171 yil sürdü. Devlet, Barzikan- Baruni asireti lideri Hasanveyh bin Hüseyin tarafindan 959 yilinda kuruldu. Egemenlik sahasi Sehrezor, Dinaver, Hamedan ve Nihavend bölgeleriydi. Devletin baskenti, Bisulun Dagi´nin güneyine düsen Sermac sehri id. Hasanveyh´in 979 yilinda ölmesi üzerine, yerine oglu bedir gecti. Devletin sinirlari Bedir döneminde Ahvaz, Huristan, Berucerd ve Esadabad´in katilmasi ile genisledi. Bedir´e Abbasi halifesi tarafindan 'Nasruddin' unvani verildi. Bedir 1015 yilinda öldïrülünce yerine oglu Hilal gecti. Hilal da ölünce yerini oglu Tahir aldi. Hasanveyh hanedanligi Tahir´in ölümü üzerine gücünü yitirdi. Baruni asiretinin basina Iyarlar gecti. Iyarlar dönemi 989 yilinda baslamak üzerine 130 yil sürdü.

    Eyyubi hanedanligi devleti

    Selahaddin Eyyubi´nn 4 Mart 1193´te Sam´da ölmezi üzerine Kürt Eyyubi Imparatorlugu ayni yil parcalandi. Eyyubi Imparatorlugu, Selahaddin Eyyubi tarafindan Mayis 1175´te kuruldu. Cik iyi bir dini ve askeri egitim alan Selahaddin, 1165 yilinda Misir´avezir secildi. Yönetimin cesitli kademelerine yakin akrabalarini yerlestiren Selahaddin Misir´daki durumunu saglamlastirdi. Fransiz ve Bizans ordularinin müsterek saldirilarina karsi büyük basarilar elde eden Selahaddin, Islam dünyasinda kendisini büyük sempati duyulan, tam anlami ile güclü bir vezir ve önder durumuna geldi. 10 Aralik 1171´de, varligini 200 yil sürdurmüs olan Misir Fatimi halifeligine son verdi. Kardesi Turan Sah yönetimdeki bir orduyla kisa bir süre icerisinde Hicaz, Yemen, Aden ve Mekke´yi aldi. Eyyubilerin buralardaki hakimiyeti 50 yildan fazla sürdü. Suriye Krali Nureddin´in 13 Mayiz 1174´te ölmesi üzerine Selahaddin bir ordu ile Suriye´yi dönerek orayida hakimiyeti altina aldi. Bagdat´taki Abbasi halifesi, Mayis 1174´te Selahaddin Eyyubi´nin kralligini kabul ederk fethettigi topraklardaki otorutesini tanidi. Musul sehrini de alarak Musul Atabeklerine son veren Selahaddin, ülkesinin sinirlarini Firat Nehri´ne kadar genisletti. Yukari Mezopotamya´daki kücük beylikleri de hakimiyeti altina alan Eyyubi Imparatorlugu´nun sinirlari doguda Dicle Nehri´ne, kuzeyde Ermenistan hudutlarina, güneyde Yemen´e, batida ise Tunus´a dayaniyordu. 1187´de ku¨dus sehrini Hiristiyanlarin elinden aldi ve bu, Islam dünyasinda ona büyük bir sayginlik kazandirdi. Islam´in Sünni ögretisiyle yetisen Selahhadin, kurdugu devletin resmi mezhebinin de Sünni oldugunu ilan etti. Dinde yaptigi reformlardan dolatyi, adi Yusuf iken, dini islah eden anlaminda 'Selahhadin ' olarak degistirildi. Eyyubiler döneminde pek cok Kürt yazar, sair, bilim adami ve aydin yetisti. Izzeddin Ali, Mecdeddin Ebu saadet, Ibnul Esir el Cezeri (Nasrullah) bunlardan birkacidir.

    Alamut devleti
    Alamut Kürt devleti Mogol Hükümdari Hulagu Han tarafindan 1256´da yikilarak ortadan kaldirildi. Alamut dvleti Hasan El Sabah tarafindan 1011´de kuruldu. Hasan El Sabah, Ismailiye mezhebi dini ögretisi temelinde güclü bir örgütlenme yaratip, Kürt asiretlerini harekete gecirecek bir ic ayaklamayla Ziyar devletine son verdikten sonra, ayni topraklarda dini esaslara dayali bu devleti kurdu. Bagimsiz varligini 179 yil sürdüren bu devlet, 8 hükümdar tarafindan yönetildi. Devletin son hükümdari olan Hür Sah, Mogollar tarafindan idam edildi. 1124 yilinda ölen, etkileyici dini ilder ve basarili bir devlet yöneticisi olan Hasan El Sbah icin Marko Polo söyle diyor: ' Bu kisi yüksek daglik bölgede bir sevgi cenneti kurdu. Cok zengin bir hazineye sahip idi. Kurmus oldugu bu cnnet nedeniyle Islamiyet icerisinde kisa zamanda genis bir taraftar kitlesi buldu. Islam ülkelerinin her tarafindan binlerce genc, bu cennete girmek icin akin ediyordu.'

    Gor devleti
    Harzemsahlar 1214´te Kürt Gor devletinin baskenti Firuzkuk´u ele gecirerek bu devletin egemenligine son verdiler. Gor devleti, Seyfuddin Suri tarafindan 1148 yilinda Kuzeydogu Iran´da kuruldu. 1148´e kadar Selcuklu devletine bagli bir beylik olarak varligini sürdüren Kürt Gor asireti, Seyfuddin Suri´nin beyligin basina gecmesi ile bu tarihte bagimsizligini ilan etti. Suri, devlet sinirlerini kisa bir süre icinde genisletti. Selcuklular ve Oguzlarla sürekli catisma halinde bulunan Gor hükümdari Giyasuddin, büyük bir saldiri baslatarak (1173) kademeli olarak Gazne, Herat, Multan, Uccah, Siudi, Esaver, Debut ve Lahor sehirlerini aldi ve Gazneli sultan Mahmud hanedanligindan arta kalanlari tamamen artadan kaldirip kardesi Muiziddin´i Gaznelilerin varsi ilan etti. Muiziddin 1192´de Kuzey Hindistan ve Bengal´i fethetti. Kutbeddin, Aybek adli kumandanini Delhi´ye genel vali tayin etti. Giyasuddin´in 1202´de Sultan Muiziddin´in bir suikast sonucu 1206´da ölmesi üzerine devlet yönetimi zayifladi, hanedanlik parcalandi. Hükümdar Giyasuddin Mahmud´un da 1212´de öldürulmesinden sonra yerine gecen oglu Bahaüddin, yogun saldirilara fazla direnemedi. Gor devletinin egemenliginde bulunan bircok sehir, bölgenin ticaret merkezleri sayiliyordu. Hükümdar Giyasuddin´in Herat´ta yaptirdii Esler Camii, Islam mimari eserlerinde yeniligi temsil etti. Kutbeddin´nin Delhi´de yaptirdigi Cuma Camii ilk Islami eser özelligini tasir.

  • mersin

    06.10.2006 - 21:15

    Tamam komşumuz olabilir ama kusura bakmasınlar şalgam bizimdir.

  • demokrasi

    06.10.2006 - 21:03

    ama en güzeli temsili olanı yani yalancıktan olanı :)))

  • tarihimizle yüzleşmek

    05.10.2006 - 23:44

    Yüzleşince, utançtan kıpkırmızı olmaları gerek ama onlar hala biz böyle üstünüz şöyle iyiyiz diyorlar....

  • muz cumhuriyeti

    05.10.2006 - 23:06

    bi ara bi muz öpme modası vardı cumhuriyetimde ama şimdi ne oldu bilmiyorum :)))

  • millet

    05.10.2006 - 22:57

    Hakimiyet milletinse nie bunu temsili olarak kullanıyo, madem ki hakimiyet bizim o zaman ben temsilcim olsun istemiyorum, hakimiyet hakkımı direkt kullanıcam :)

  • Yaşar Büyükanıt

    05.10.2006 - 22:43

    Arkadaşlar yeni anayasa taslağınd aAtatürkten sonra Yaşar paşaya hakaret etmek idamlık suçlar kapsamına giricekmiş, cezası anında kurşuna dizilerek infaz edilecekmiş :)

  • darbe

    05.10.2006 - 22:38

    Ya arkadaşlar sanayide darbeli demokrasileri çok ucuz fiyata satıyorlarmış, haberiniz olsun :)

  • Yaşar Büyükanıt

    05.10.2006 - 22:26

    giden ağam.... gelen paşam... :)

  • tezat

    05.10.2006 - 22:23

    öğretecekler! ...... öğretecekler! ! ! ...... :)

  • savaş

    05.10.2006 - 00:11

    Savaşa gitmemiz buyruldu
    “Toprak için aslanlar gibi dövüşün” diyerek
    Toprak için! Ama kimin toprağı? Söylenmedi bu
    - Dere beyinin toprağı olsa gerek!
    Savaşa gitmemiz buyruldu
    “Özgürlük adına” diyerek
    Özgürlük adına! Ama kimin özgürlüğü? Söylenmedi bu
    Halkın özgürlüğü olmasa gerek!
    Savaşa gitmemiz buyruldu
    “Bizden” dendi “yardım bekliyor müttefik uluslar”
    Ama en önemli şey unutuldu:
    Kimin cebine girecek banknotlar?
    Savaş kimisi için hayatla ödenen bir fatura
    Milyonluk kazançtır kimisine
    Çoçuklar, daha ne kadar -
    Katlanacağız bu ağır işkenceye?
    Demyan BEDNIY

  • adolf hitler

    05.10.2006 - 00:04

    BİR ALMAN ANASININ AĞITI

    Bu çizmeleri bendim sana giy diyen, oğlum,
    bu haki gömleği bendim sana giy diyen.
    Nerden bilecektim bu kara günleri göreceğimi,
    bilseydim, giydirmem, derdim, giydirmem,
    asın beni, derdim, daha iyi.

    Elini görürdüm hani ben senin, oğlum,
    'Hayl Hitler! ' diyerek kaldırdığın elini,
    Hitler' i selamladın diye, nerden bilecektim,
    kuruyacağını bir gün elinin.

    Duyardım, oğlum, söz ettiğini senin
    üstün bir ırktan.
    Nasıl varacaktım farkına, nerden bilecektim, nerden
    celladıymışsın meğer sen kendinin.

    Gittiğini görürdüm senin, oğlum,
    uygun adımla Hitler' in ardından.
    Nerden bilecektim, onu izleyenin
    artık bir daha geri dönmeyeceğini.

    Bana derdin ki, oğlum, derdin ki:Almanya
    gelecek bir gün atnınmaz hale.
    Nerden bilecektim, oğlum, bu yerin nerden bilecektim,
    küller ve kanlı taşlar arasında kalacağını böyle.

    Haki gömlek vardı her zaman sırtında senin.
    Giyme şu gömleği demedim sana, demedim, oğlum.
    Bu günleri göreceğimi bilmiyordum, ne yapayım,
    sana o gömleğin kefen olacağını bilmiyordum.

    Bertolt BRECHT

  • amerika

    04.10.2006 - 23:49

    BİR AMERİKAN ASKERİ İÇİN KİTABE-İ SENGİ-İ MEZAR
    Kasap olarak gönderildi
    Kasaplık hayvan olarak
    Sona erdi
    Wolf BIERMANN

  • istemek

    04.10.2006 - 23:36

    Ben isterim ki,
    eğilsin dallar bereketten.
    İnsanoğlu başını eğmesin
    utançtan ya da güçsüzlükten...

  • Irkçılık

    04.10.2006 - 23:35

    Tanrı bağışıdır rengimiz cezalandırması değil
    Buğday ekmeği yiyen de darı ekmeği yiyen de birdir
    Yaşıyor ve ölüyor buğday yiyen de mercimek yiyen de
    Tanrı bağışıdır rengimiz cezalandırması değil

    O süslüyor gülleri yaseminleri donatıyor yıldızları Cennetleri
    Tanrı' nın kudretini gösterir rengimiz ancak ve değildir bedenimizin kiri
    Ne bir çirkinliktir o ne bir gazap imidir ve ne de günahtır
    Rengimiz Kâdir-i Mutlak Yüce Tanrı' nın sınırsız güzelliğidir

    Kanıtlanması için bir Tanrı bağışı olduğunun
    Güzelliğin sahibi olan ve hamdedilen Yüce Tanrı
    Ayıplayanları maskara eder dünyada rengimizi
    Tanrı bağışıdır rengimiz cezalandırması değil

    Tanıyoruz Kâdir-i Mutlak Yüce Tanrı' yı pek çok işaretlerle
    En güzel belgelerdir büyük sanatçılar
    Ve gerçeğin kanıtlarıdır yeryüzünü ışıtan Ayetler
    Rengimiz Kâdir-i Mutlak Yüce Tanrı' nın sınırsız güzelliğidir

    Zor değildir O'na donatmak Cenneti, canlıları ve ulusları
    Bilgelikler doludur her buyruğunda Yüce Tanrı' nın
    Ölümle ve doğumla değiştirendir canlıları dünyada
    Tanrı bağışıdır renklerimiz, cezalandırması değil... Şaban REFİK

  • doğu

    04.10.2006 - 23:33

    Dişlerimle
    savunacağım yurdumun her karış toprağını,
    dişlerimle.

    Başka yurt istemem onun yerine,
    assalar damarlarımdan beni
    istemem gene.

    Burdayım hâlâ.
    Aşkımın tutsağı... Evimin çevresinde.
    Yurdumun peşinde.

    Burdayım hâlâ.
    Yıkamazlar beni
    ne kadar çarmıh yükleseler
    omuzlarıma.

    Burdayım hâlâ.
    Tutarak sizi...tutarak...tutarak
    avuçlarımda.

    Dişlerimle
    savunacağım yurdumun her karış toprağını,
    dişlerimle.... Tevfik El ZEYYAD

  • doğu

    04.10.2006 - 23:20

    Sizi çağırıyorum sizi.
    Sıkıyorum ellerinizi.
    Kucaklıyorum ayaklarınızın altındaki toprağı
    ve diyorum ki:
    Yaşamım sizin.
    Sunuyorum size
    aydınlığını gözlerimin.

    Sunuyorum size
    sıcaklığını yüreğimin.
    Bendeki bu acılar
    düşen acılardır
    sizin acılarınızdan
    benim payıma.

    Sizi çağırıyorum sizi.
    Sıkıyorum ellerinizi.

    Göze almışım yurdum için her şeyi.
    Eğilmemişim karşısından hiç kimsenin.
    Direnmişim zorbaya karşı,
    yetim, yoksul, çıplak ayak,
    direnmişim.
    Taşımışım kanımı ellerimle.
    Düşürmemişim yere bayrağımı.
    Bütün otları korumuşum,
    mezarlarındaki otları
    atalarımın.

    Sizi çağırıyorum sizi.
    Sıkıyorum ellerinizi.....Tevfik El ZEYYAD

  • doğu

    04.10.2006 - 23:17

    Bu gözyaşları ne?
    Doğudan esen bir rüzgâr ne?
    Yakınmalarıyle yüklü
    benim yitik insanlarımın
    ve yurt özlemiyle boğazlanmış
    ve kaskatı
    bu rüzgâr ne?

    Toprağı ve ufku doyuran
    bu sesler ne?
    Ovanın umutsuzluğunu döken,
    çırılçıplak,
    bu sesler ne?
    Yüzüme, gözüme,
    yüreğime, boğazıma
    çiy gibi, kan gibi yayılan,
    kölelik kokusunu boşaltan
    bu sesler ne?

    Bu gözyaşları ne?
    Doğudan esen bu rüzgâr ne? ....Tevfik El ZEYYAD

  • susmak

    04.10.2006 - 23:03

    susma, sustukça sıra sana gelecek :)

  • yok

    04.10.2006 - 22:40

    Ben olmayınca bu güller, bu serviler yok.
    Kızıl dudaklar, mis kokulu şaraplar yok.
    Sabahlar, akşamlar, sevinçler tasalar yok.
    Ben düşündükçe var dünya, ben yok o da yok Ö.H.

  • şarap

    04.10.2006 - 22:35

    Sen içmiyorsan, içenleri kınama bari;
    Bırak aldatmacayı, iki yüzlülükleri;
    Şarap içmem diye övünüyorsun, ama,
    Yediğin haltlar yanında şarap nedir ki? Ö.H.

  • nirvanaya ulaşmak

    04.10.2006 - 22:27

    Gerçek aydınlığa erince can gözüm,
    İki dünyayı birden silinmiş gördüm.
    Eriyip gittim sanki engin denizlerde:
    Ter olup çıktı, denize döndü gönlüm. Ö.H.

Toplam 2147 mesaj bulundu