ŞEVKİ KAYATURAN
15.02.1964 günü Sivas, Ulaş, Gürpınar köyünde doğmuştur. Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi İşletme Bölümü’nden mezunu olup, 1983 yılında eşi Cemile Hanımla hayatını birleştirmiş; öğretmen iki kızı, Turizm mezunu, Kuşadası’nda iletişim ve müzik işiyle uğraşan bir oğlu vardır. Ayrıca şairin beş torunu mevcuttur.
Şevki KAYATURAN 1984/2 devre olarak önce Hatay-Serinyol dağıtım sonucunda da Van- Başkale Koçdağı, Yıldırım ve Geçitvermez Karakollarında karakol komutanı olarak on sekiz aylık askerlik görevini tamamlamıştır. 1987 yılından 2018 yılına kadar Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı Adapazarı, İzmir ve Afyon illerinde kütüphanelerde görev yapış, İzmir İli Beydağ İlçesinden Kütüphane Müdürüyken 17.09.2018 tarihinde emekliye ayrılmıştır.
Şair vatanına, milletine bayrağına sevdalı birisi olarak tanınır, 2009 yılında Bilge Karınca Yayınlarından “Hayat Pınarımdan Damlalar” 2012 yılında “Belirli Günler ve Haftalar” kitabını Vilayet Yayınevinden çıkarmıştır. Yurt içinde çeşitli dergilerde, yerel ve ulusal gazetelerde şiirleri yayımlanmış. İzmir İli Ödemiş İlçesinde 2010 yılından itibaren “Yerel Güç Gazetesi, Kent Gazetesi ve Küçük Menderes Gazetesinde” yedi yıl “ŞİİRİN DİLİ” köşesinde her konuda şiirler yayımlamıştır. 1989 Antalya Genç Şairler Antolojisi, Sivas Duyma Özürlüler Derneği yararına düzenlenen Merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun da içinde bulunduğu “Sivaslı Şairler Antolojisi Güldeste”de, Ankara Engelliler Derneği yararına çıkarılan “Yaşatan Aşk Antoloji’de, İzmir-Aydın Gönüller Sanatçılar, Yazarlar ve Şairler Derneğinin aynı zamanda Ödemiş Temsilciliğini yapmış. Derneğin çıkardığı “Aydın Gönüllerden Damlalar Antolojisi” isimli kitaplarında da eserleri yayımlanmıştır.
Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Edebiyat Bölümü Hocalarından Sayın Doç. Dr. Doğan Kaya’nın hazırlayıp çıkarmış olduğu beş ciltlik “Sivas Halk Şairleri” kitabının 3. cildinde şair yer almış, 2009 Yılından bu tarafa Sivas Yazarlar Derneği’nin her yıl çıkardığı Şairler Seçkisi Antolojileri’nde şiirleriyle yer almıştır. Şairin internet üzerinden çeşitli edebiyat sitelerinde şiirleri yayımlanmakta yine internette yayımlanan Antoloji Sitesinde 500’ün üzerinde şiiri bulunmaktadır. Sivas Yazarlar ve Şairler Derneği SİYŞAD’ında üyesi olup, şiirlerinde soyadı “ KAYATURAN”ı mahlas olarak kullanan her konuda şiirler yazan şairin 800’den fazla şiiri bulunmaktadır.
..
-
Kaymakam
Mahmut Çuhadar
28.11.2015 - 13:42Böylesi çalışkan kaymakamlarımızı şiirlerle de onure edip anlatmak bu yüce millete tanıtmak lazım. Ben hem kaymakam beyi hemde Mahmut Çuhadar üstadı tebrik ediyorum. Bende kamuda çalışan ve kendi çapında şiirler yazmaya çalışan birisi olarak otuz yıllık memuruyet hayatımda 40 aşkın kaymakamla çalış ...
-
İçinde Aşk Vardı
Savaş Dinçbaş
21.02.2012 - 23:00Kısa ve öz, şiirin güzelliği burda işte okuyanın kendinde birşeyler bulması üzerine sayfalarca yurumlar yapılabilmesidir.Tebrikler Savaş Bey, selam ve saygılarımla.
-
ŞAiRLER YAZSIN
Necati Ocakcı
21.02.2012 - 22:46Sizin yazınız.
'Tesadüfen benim şairlşer yazsın şiirime nazireye benzer bir şiir kaleme almışsın. sevinsem mi, üzülsem mi bilemedim. Hemen hemen aynı başlık ve aynı ayakla benim şiirimden de alıntılar yaparak yazdığınız şiiriniz doğrusu hoşuma gitmedi. tarafımdan etkilenmek benim için elbette öv ...
Toplam 14 mesaj bulundu
-
SİVAS ULAŞ GÜRPINAR KÖYÜ
10.08.2013 - 11:31Gürpınar Köyü çocukluğumun geçtiği yer, baba yurdu demek.
SiVAS-ULAŞ- GÜRPINAR KÖYÜ
TARİHİ:
1.Dünya Savası sırasında Osmanlı ordusu KAFKASYA Cephesinde savaşırken, Ermeniler Doğu Anadolu da savunmasız halka saldırdılar. Katliamlara karıştılar çoluk çocuk kadın genç yaşlı ayrımı yapmadan akla gelmeyecek işkencelere maruz kaldılar bir çok vatandaşımız katledildi. Bunların liderleri 24 NİSAN 1915’de İstanbul’da tutuklandı. Mayıs 1915 de devlet Sevk ve İsyan kanunu “Tehcir” kanununu çıkararak Ermenilerden boşaltılan bir çok yer gibi bu köye de; Kars,Ağrı,Erzurum, Malatya ve Kahraman Maraş tarafından yerlerinden ve yurtlarından edilen ermeni mezalimini yaşamış vatandaşları yerleştirildi.Bu nedenle çevre de buraya macir köyü de denirdi.
Sivas İli Ulaş İlçesine bağlı olan Gürpınar Köyü bilinen ilk ismi Mağara olup, köy eskiden Kangal İlçesine bağlıyken Ulaş’ın ilçe statüsüne kavuşmasıyla birçok çevre köyle birlikte Ulaş’a bağlanmıştır. Köyde bulunan ve tarihi bir değeri olan maalesef bugün bakımsız kendi haline terk edilen tüm bir kayadan oyma geniş bir mağara vardır, ismini de ondan almaktadır. 1964 yılında köyün adı İnkonak olarak değiştirilmişse de köy halkı ve çevre tarafından pek benimsenmemiş resmi işler haricinde eski ismiyle anılmıştır.
1974’de köydeki bir çok ev köyün ortasından tren geçecek diye istimlak edilerek köyün ortasına köprüler inşa edildi etrafı dağlarla çevrili olan köyün ortasına da bir dağ D.D.Y. bir dağ oturtturdu ve 5 367 metre uzunluğunda ki Türkiye’nin en büyük dünyanın da bilinen ikinci uzun demir yolu adı Deliktaş Tüneli olan yunelin girişi bu köyün arazileri içerisinde başlamakta. Sivas-Kangal- Malatya yolunu kısaltacak, ulaşımı hızlandıracak olan bu yol ne yazık ki bu köyün Gürpınar’ın değil de, tünelin altından geçtiği Deliktaş Köyünün adını almaktadır. Tünel biteli yıllar olmasına nazaran 2011 raylar döşenmeye başlanmış köylü 2012 yılında köyden trenin geçtiğini görmüştür.
1989’da Halis Tecer’in muhtarlığı döneminde suyu ve çeşmelerinin de bol olduğundan (çevre köylere nazaran) adının “GÜRPINAR “ olarak değiştirilmesi uygun görülmüştür.
Köyün son iki dönemdir köy muhtarlığını Celal SEZER yapmaktadır.Köyde KÖYDES projesi kapsamında kanalizasyon ve içme suyu sorunu yoktur.
Köy 100 haneden otuza düşmüş olup köyde kışın gençlerden az sayıda kişiye rastlarsınız geneli yaşlı erkeklerden, kadın ve çocuklardan ibarettir.
En son yapılan 2007 nüfus sayımında köyün nüfusu 357 olarak tespit edilmiştir.
ULAŞIM:
Köy Sivas- Malatya yoluna 2 km içeride Ulaş İlçesine 18 km Sivas’a 55 km. mesafede olup ulaşım her zaman mümkün olup bölgede karasal iklim hakimdir.
EKONOMİ:
Köy halkı geçimini tarım ve hayvancılıkla yapmakta olup gençleri işsizlik nedeniyle yıllarca gurbette çöplerde hurdacılık yaparak geçimini sağlamış şuanda bu mesleği profesyonel olarak hem de hijyenik ve teknolojik olarak “Geri dönüşüm atık toplama merkezi” adı altında yapanlar bulunmaktadır.
EĞİTİM:
Okuma oranı 1990’dan sonra hızla armış olup yurdun çeşitli yerlerinde değişik mesleklerde görev alanlar olmakla birlikte tam olarak istenilen düzeye erişememiştir.
Bu gün başka illerde kurulan birçok Sivas Kültür ve Yardımlaşma Derneklerinden birisi olan İzmir Sivaslılar Kültür ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Sayın Hamdi YILDIZ’da bu köyde İlkokulu okumuş, eğitimci ve idareci bir kişidir.
Şair Şevki KAYATURAN İzmir Sivaslılar Derneği Başkanı Sayın Hamdi YILDIZ’ı anlatırken de;
Yiğidin harman yerinden
Ulaş, Mağara köyünden
Gelir, Yıldız’lar soyundan
Özü sözü, birdir gardaş.O toprağa aşık yürek
Fazla söze dost ne gerek
Dernekler de orta direk
Çöker ise, yandık gardaş.Kayaturan, Gürpınar’ı
Kışın çok kürüdü karı
Şu gurbetin ahu zarı
Öldürecek, beni gardaş.Not: Şaire ait şiirleri Internet’e ismini “Şevki KAYATURAN” yazarak bulabilir bu şiirin tamamını aşağıdaki linkten de okuyabilirsiniz.
http://www.antoloji.com/islem/gateway/sair/default.asp? sair=59185AŞIK VE ŞAİRLERİ:
Bunlar köyün kültür elçileri; köyün bilinen 1 aşığı 3’de şairi vardır tek aşığı merhum Mevlüt SAVCI’dır söylediği birkaç türkü bugün yaşı kırk beşin üzerinde olanlar tarafından bilinir. Azrail’e yazdığı Bacanak ve Kumlu Mahalle gibi türküleri halen söylenir.
Şairlerinden bir diğeri Harun ARAT olup, oda bu köyde ilkokulu okumuş, halen Ankara’da bir kamu kuruluşunda çalışıp orada ikamet etmekte kendisinin çıkarmış olduğu “İçimdeki Ses” isimli birde kitabı mevcuttur.
Aşık köyünü anlatırken bir şiirinde;
Geleceksen Gürpınar’ın zamanı
Yaylalar yeşerdi sular çağlıyor
Geleceksen Gürpınar’ın zamanı
Senin hasretinden yollar ağlıyor
Geleceksen Gürpınar’ın zamanıHele bir gelki gör Kumluk suyunu
Değiştirmiş kız karbasan huyunu
Garışmış guzusu hem de koyunu
Geleceksen Gürpınar’ın zamanıKar çiçeği İğdeli’yi bürümüş
Hep boşu boşuna ömrüm çürümüş
Çarpılık’tan kar suları yürümüş
Geleceksen Gürpınar’ın zamanıHiç eksik olur mu Sulağ’ın yeli
Ne kadar tatlıdır nevruzu gülü
Sanki dile gelmiş sazımın teli
Geleceksen Gürpınar’ın zamanıÂşık Harun gezmeyinen doymadım
Gelip başın bu dizime koymadın
Demiroluk suyn içtim doymadım
Geleceksen Gürpınar’ın zamanıDeyerek köyüne özlemini dile getirmiştir..
Şair Şevki KAYATURAN’ ise İlkokulu bu köyde Gürpınar’da okumuş Ortaokulu Sivas, Liseyi Sakarya’da bitirmiş Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi Mezunu halen İzmir Beydağ İlçesinde bir kamu kuruluşunda idareci olarak görev yapmaktadır. Şair Kültür ve Turizm Bakanlığı Araştırma ve Eğitim Genel Müdürlüğü tarafından 2013 yılında Gürpınar Köyünün tek, ülke genelinde de 407 “Halk Şairi” olarak onaylanarak kayıt altına alınmıştır. Aynı zamanda Türkiye İlim ve Edebiyat Eseri Sahipleri Meslek Birliği İLESAM’ın üyesi olup, yurt genelinde birçok kültürel derneklerinde kurucu üyesi de olan şair, Sivas Yazarlar ve Şairler Derneği SİYŞAD’a da üyedir. Şairin iki kitabı dokuzda Antolojisi mevcut olup, birinci kitabı 2009 yılında “Hayat Pınarımdan Damlalar” Bilge Karınca Yayınlarından ikinci kitabı 2012 yılında “Belirli Günler ve Haftalar” kitabı Vilayet Yayınevinden çıkmıştır. Şairin 700’ü aşkın şiirinden bir kaçı ülke genelinde yapılan yarışmalarda dereceye girmiş, yazılı ve görsel basında yer almıştır. Şair İzmir ili Ödemiş İlçesinde iki gazetede “Yerelgüç”, “Ödemiş Kent Gazetesi” de ve Sivas Medya Ajans’ta şiir üzerine köşe yazıları yazmaktadır.
Şair bir dörtlüğünde;
Sinop’tan Mersin’e güzergâh kuran
Edirne’den Ardahan’a uzanan
Yetmez! Misakı Milli’nin içinde olan
Tam ortada, tam ortada Sivas’tır.Meşhurdur köpeği, sürüsü, yozu
Ancak iki aydır, sıcağı yazı
Yakan güneş değil, rüzgârdır bizi
Fırtınayla, savrulan yer Sivas’tır.KAYATURAN toprağında taşında
Sivas, Ulaş, Gürpınar’ın başında
Gündüz hayalimde gece düşümde
Görmek için özlenen yer Sivas’tır.Derken memleketine olan bağlılığını, sevgisini ve özlemini dile getirmektedir.
Not:Şiirin tamamını bu linkte bulabilirsiniz.
http://www.antoloji.com/islem/gateway/sair/default.asp? sair=59185Sivas Valiliğinin katkılarıyla Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Hocalarından Sayın Doğan Kaya’nın hazırlamış olduğu beş ciltlik “Sivas Aşıklar ve Şairler Antolojisi” üçüncü ciltte yer almıştır.
Köy kurulduğu günden bu tarafa yetiştirdiği insanlar istisnasız tamamı vatanına milletine sevdalık derecesinde bağlı anane ve kültürlerini yaşatmaya çalışan insanlardır.
___ GÜRPINAR ___
Özlemim sanadır, hayalim düşüm
Burnumda tütüyor, madımak aşın
Olsa da bir dürüm, yapsam lavaşın
Hasretim ben sana, hasret Gürpınar.Davar gelir, koyunları sağarlar
Kuzuları, ayrı dama koyarlar
En vururlar, ayrı renge boyarlar
Hasretim ben sana, hasret Gürpınar.Baharla birlikte, yağan yağmurda
Ayakkabım çıkar idi, çamurda
Mantar da toplardım, çayırda kırda
Hasretim ben sana, hasret Gürpınar.Sabah kahvaltıda, bal kuymak yersin
Çayır biter, ekinlere girersin
Başakları yakıp, firik edersin
Hasretim ben sana, hasret Gürpınar.Aşık çok oynadım, harman yerinde
Kozalar doluydu, iki cebimde
Ağustos da, kar yerdim deresinde
Hasretim ben sana, hasret Gürpınar.Yaz gelince, koyunları kırkarlar
Yünlerini, derelerde yıkarlar
Tokacını, sele verir sakarlar
Hasretim ben sana, hasret Gürpınar.Bahçelerde çoktu, erik ağacı
Olmadan yedin mi, başlardı sancı
Kenger sakızının, ilk tadı acı
Hasretim ben sana, hasret Gürpınar.Kavak ağacından, düdük yapardım
Top peşinde, akşamaça koşardım
Çelik çomak, çalma topu oynardım
Hasretim ben sana, hasret Gürpınar.Kapının önünde, dibek taşına
Tokmak vurmak için, sıra başına
Yarma yapılırdı, ayran aşına
Hasretim ben sana, hasret Gürpınar.Su değirmeninde, un öğütmeyi
Dedem gilin, yün kilimden tepmeyi
Loğ taşını, dam üstünde çekmeyi
Hasretim ben sana, hasret Gürpınar.Hasret kaldım baharına yazına
Sulak, Sincan, Gölyeri’ne, düzüne
İmkan olsa dönmez miyim özüne
Hasretim ben sana, hasret Gürpınar.Kayaturan kara, kışı da olsa
Samanı tezeği, var ise bolsa
Günlerce de yollar, kapalı kalsa
Hasretim ben sana, hasret Gürpınar.(22.02.2009 Saat: 10.33)
Aşık: hayvanın ayağındaki oynak kemik
Firik: yeşil başakları kavrulması
Koza: Ceviz gibi içi boş
Tepme: Büyük yün çuval
Loğ Taşı: Silindir biçiminde taş
Kenger: Sakız türü
Sulak,Sincan, Göl yeri: Yer, mevkiŞair bir şiirinde de köyünün şuan ki halini şöyle anlatır.
___ SEN MİSİN BENİM KÖYÜM ___
Çocukluğum geçtiği, yerler gözüm önünde
Dolaştım baştan başa, şaşırttı beni köyüm
Yıkılmış viran olmuş, evim saray gönlümde
Yollarında koştuğum, sen misin benim köyüm...Irmak gibi akardı, köyümüzdeki dere
Otuz sene önceki, bıraktığım köy nere
Nerde bağlar bahçeler, dökülürlerdi yere
Ağaç bile kalmamış, sen misin benim köyüm...Karamık da yok olmuş, nerde alıç ağacı
Üç beş kişi kalmışlar, hepsinin beyaz saçı
İşsizlik büyük bela, durduramamış göçü
Boşalmış viran olmuş, sen misin benim köyüm...Dili olsa sorardı, işte budur suçunuz
Zengin olan buralı, ne yaptınız kaçınız
Giden geri gelmedi, kalana da göçünüz
Diyerek boşaltılan, sen misin benim köyüm.İki okul yetmezdi, olsa lisesi derdik
Ezan okunduğunda, camisine giderdik
Namazı ede edip, orda sohbet ederdik
Üç beş kişi ya var-yok, sen misin benim köyüm.Geçmişe sünger çektin, önce adın değişti
Kangal’a bağlı iken, Ulaş’a çabuk geçti
Demiryolu yok amma, köyü ortadan biçti
Tüneli var rayı yok, sen misin benim köyüm.Sanki gidene inat, bahar gelmiş yeşermiş
Hani nerde ağalar, hani kimler beyimiş
Gürpınar dedikleri, yüz hanelik köyümüş
Şimdi otuza düşen, sen misin benim köyüm.Kayaturan; kurbanım, toprağına taşına
Rastlamadım dünyada, şu Sivas’ın eşine
Gelsin bir hafta köye, gitsin sonra işine
Düşlerimi süsleyen, sen misin benim köyüm.(22.05.2009 Saat: 10.55)
http://www.antoloji.com/islem/gateway/sair/default.asp? sair=59185
GÜRPINAR - 2
Nasıl anlatayım Gürpınar seni
Dünyaya gözlerim açtığım yersin
Hasretin gurbette öldürür beni
Dedemin babamın yattığı yersin.Tozlu yollarında düşüp kalktığım
Saplanıp çamura suya battığım
Okuyup yazarak mezun çıktığım
Hayata adımım attığım yersin.Dağlarında koyun kuzu otlattım
İneği, danayı sığıra kattım
Kış oldu karları kürüdüm attım
Fırtına tipide kaldığım yersin.Ekin biçtim harman ettim çift sürdüm
Su değirmeninde çok un öğüttüm
Katığı çırparak çalkama ettim
Deresinde çimip yüzdüğüm yersin.Dibeğin içinde buğdayı koyup
Yarma yapmak için tokmağı vurup
Süte bal katardım olurdu şurup
Gök ekinden firik yaptığım yersin.Anamın sabahtan tandır yaktığı
Oturup başına lavaş çektiği
Babamın bahçeye fidan diktiği
Dalından meyvesin döktüğüm yersin.Sivas’la Kangal’ın tam ortasında
Yazın yağmurunda kışın karında
Camisinde namaz kıldım safında
Ellerim Rahman’a açtığım yersin.Kayaturan aklım benden alanın
Yüreğimi bakışıyla çalanın
Mecnun edip beni çöle salanın
Sinemde fırtına estiren yersin.(23.05.2012 Saat: 20.58)
Şevki KAYATURANNot: Buralara yazılan yazıları günümüz koşullarında her yerden bir tuşla herkesin görüp okuya bildiği yerler olduğundan bu nedenle doğru olmayan kulaktan dolma yalan yanlış bilgilerle buraya yazarak LÜTFEN asmayalım.
Saygılarımla.
Şevki KAYATURAN
Gazeteci ve Şair -
SİVAS ULAŞ GÜRPINAR KÖYÜ
19.01.2010 - 14:29Gürpınar Köyü çocukluğumun geçtiği yer, baba yurdu demek.
SiVAS-ULAŞ- GÜRPINAR KÖYÜ
TARİHİ:
1.Dünya Savası sırasında Osmanlı ordusu KAFKASYA Cephesinde savaşırken, Ermeniler Doğu Anadolu da savunmasız halka saldırdılar. Katliamlara karıştılar çoluk çocuk kadın genç yaşlı ayrımı yapmadan akla gelmeyecek işkencelere maruz kaldılar bir çok vatandaşımız katledildi. Bunların liderleri 24 NİSAN 1915’de İstanbul’da tutuklandı. Mayıs 1915 de devlet Sevk ve İsyan kanunu “Tehcir” kanununu çıkararak Ermenilerden boşaltılan bir çok yer gibi bu köye de; Kars,Ağrı,Erzurum, Malatya ve Kahraman Maraş tarafından yerlerinden ve yurtlarından edilen ermeni mezalimini yaşamış vatandaşları yerleştirildi.Bu nedenle çevre de buraya macir köyü de denirdi.
Sivas İli Ulaş İlçesine bağlı olan Gürpınar Köyü bilinen ilk ismi Mağara olup, köy eskiden Kangal İlçesine bağlıyken Ulaş’ın ilçe statüsüne kavuşmasıyla bir çok çevre köyle birlikte Ulaş’a bağlanmıştır. Köyde bulunan ve tarihi bir değeri olan maalesef bugün bakımsız kendi haline terk edilen tüm bir kayadan oyma geniş bir mağara vardır, ismini de ondan almaktadır. 1964 yılında köyün adı İnkonak olarak değiştirilmişse de köy halkı ve çevre tarafından pek benimsenmemiş resmi işler haricinde eski ismiyle anılmıştır.
1974’de köydeki bir çok ev köyün ortasından tren geçecek diye istimlak edilerek köyün ortasına köprüler inşa edildi etrafı dağlarla çevrili olan köyün ortasına da bir dağ D.D.Y. bir dağ oturtturdu ve 5 367 metre uzunluğunda ki Türkiye’nin en büyük dünyanın da bilinen ikinci uzun demir yolu adı Deliktaş Tüneli olan girişi bu köyün arazileri içerisinde başlamakta.Sivas-Kangal- Malatya yolunu kısaltacak, ulaşımı hızlandıracak olan bu yol ne yazık ki bu köyün Gürpınar’ın değil de tünelin altından geçtiği Deliktaş Köyünün adını almaktadır tünel biteli yıllar olmasına nazaran yıl 2010 daha trenin geçtiği görülmedi.
1989’da Halis Tecer’in muhtarlığı döneminde suyu ve çeşmelerinin de bol olduğundan (çevre köylere nazaran) adının “GÜRPINAR “ olarak değiştirilmesi uygun görülmüştür.
Köyün son iki dönemdir köy muhtarlığını Celal SEZER yapmaktadır.Köyde KÖYDES projesi kapsamında kanalizasyon ve içme suyu sorunu yoktur.
Köy 100 haneden otuza düşmüş olup köyde kışın gençlerden az sayıda kişiye rastlarsınız geneli yaşlı erkeklerden, kadın ve çocuklardan ibarettir.
En son yapılan 2007 nüfus sayımında köyün nüfusu 357 olarak tespit edilmiştir.
ULAŞIM:
Köy Sivas- Malatya yoluna 1,5 km içeride Ulaş İlçesine 18 km Sivas’a 55 km. mesafede olup ulaşım her zaman mümkün olup bölgede karasal iklim hakimdir.
EKONOMİ:
Köy halkı geçimini tarım ve hayvancılıkla yapmakta olup gençleri işsizlik nedeniyle yıllarca gurbette çöplerde hurdacılık yaparak geçimini sağlamış şuanda bu mesleği profesyonel olarak hem hijyenik hem de teknolojik olarak “Geri dönüşüm atık toplama merkezi” adı altında yapanlar mevcuttur.
EĞİTİM:
Okuma oranı 1990’dan sonra hızla armış olup yurdun çeşitli yerlerinde değişik mesleklerde görev alanlar olmakla birlikte istenilen düzeye erişememiştir.
Bu gün başka illerde kurulan bir çok Sivas Kültür ve Yardımlaşma Derneklerinden birisi olan İzmir Sivaslılar Kültür ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Sayın Hamdi YILDIZ’da bu köyde İlkokulu okumuş, eğitimci ve idareci bir kişidir.
Şair Şevki KAYATURAN İzmir Sivaslılar Derneği Başkanı Sayın Hamdi YILDIZ’ı anlatırken de;
Yiğidin harman yerinden
Ulaş, Mağara köyünden
Gelir, Yıldız’lar soyundan
Özü sözü, birdir gardaş.O toprağa aşık yürek
Fazla söze dost ne gerek
Dernekler de orta direk
Çöker ise, yandık gardaş.Kayaturan, Gürpınar’ı
Kışın çok kürüdü karı
Şu gurbetin ahu zarı
Öldürecek, beni gardaş.Not: Şaire ait şiirleri Internet’e ismini “Şevki KAYATURAN” yazarak bulabilir bu şiirin tamamını aşağıdaki linkten de okuyabilirsiniz.
http://www.antoloji.com/islem/gateway/sair/default.asp? sair=59185AŞIK VE ŞAİRLERİ:
Bunlar köyün kültür elçileri; köyün bilinen 2 aşık 1’de şairi vardır en eski aşığı merhum Mevlüt SAVCI’dır söylediği birkaç türkü bugün yaşı kırk beşin üzerinde olanlar tarafından bilinir. Azrail’e yazdığı Bacanak ve Kumlu Mahalle gibi türküleri halen söylenir.
Aşıklardan bir diğeri Harun ARAT olup, oda bu köyde ilkokulu okumuş, halen Ankara’da bir kamu kuruluşunda çalışıp orada ikamet etmekte kendisinin çıkarmış olduğu “İçimdeki Ses” isimli birde kitabı vardır.
Aşık köyünü anlatırken bir şiirinde;Geleceksen Gürpınar’ın zamanı
Yaylalar yeşerdi sular çağlıyor
Geleceksen Gürpınar’ın zamanı
Senin hasretinden yollar ağlıyor
Geleceksen Gürpınar’ın zamanıHele bir gelki gör Kumluk suyunu
Değiştirmiş kız karbasan huyunu
Garışmış guzusu hem de koyunu
Geleceksen Gürpınar’ın zamanıKar çiçeği İğdeli’yi bürümüş
Hep boşu boşuna ömrüm çürümüş
Çarpılık’tan kar suları yürümüş
Geleceksen Gürpınar’ın zamanıHiç eksik olur mu Sulağ’ın yeli
Ne kadar tatlıdır nevruzu gülü
Sanki dile gelmiş sazımın teli
Geleceksen Gürpınar’ın zamanıÂşık Harun gezmeyinen doymadım
Gelip başın bu dizime koymadın
Demiroluk suyn içtim doymadım
Geleceksen Gürpınar’ın zamanıDeyerek köyüne özlemini dile getirmiştir..
Şair Şevki KAYATURAN’ ise İlkokulu bu köyde okumuş Orta okulu Sivas, Liseyi Sakarya’da bitirmiş Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi Mezunu halen İzmir Beydağ İlçesinde bir kamu kuruluşunda idareci olarak görev yapmaktadır.Bir çok kültürel derneklerinde üyesi olan aynı zamanda Sivas Yazarlar ve Şairler Derneği SİYŞAD’a da üye olan şairin “Hayat Pınarımdan Damlalar” isimli kitabı Bilge Karınca Yayınlarından çıkmış olup bir kitabı mevcut olup, şairin 700’ü aşkın şiirinden bir kaçı ülke genelinde yapılan yarışmalarda dereceye girmiş, yazılı ve görsel basında yer almıştır.
Şair bir dörtlüğünde;Sinop’tan Mersin’e güzergah kuran
Edirne’den Ardahan’a uzanan
Yetmez! Misakı Milli’nin içinde olan
Tam ortada, tam ortada Sivas’tır.Meşhurdur köpeği, sürüsü, yozu
Ancak iki aydır, sıcağı yazı
Yakan güneş değil, rüzgardır bizi
Fırtınayla, savrulan yer Sivas’tır.KAYATURAN toprağında taşında
Sivas, Ulaş, Gürpınar’ın başında
Gündüz hayalimde gece düşümde
Görmek için özlenen yer Sivas’tır.Not:Şiirin tamamını bu linkte bulabilirsiniz.
http://www.antoloji.com/islem/gateway/sair/default.asp? sair=59185Sivas Valiliğinin katkılarıyla Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Hocalarından Sayın Doğan Kaya’nın hazırlamış olduğu beş ciltlik “Sivas Aşıklar ve Şairler Antolojisi” üçüncü ciltte yer almıştır.
Köy kurulduğu günden bu tarafa yetiştirdiği insanlar tamamı vatanına milletine sevdalık derecesinde bağlı anane ve kültürlerini yaşatmaya çalışan insanlardır.
___ GÜRPINAR ___
Özlemim sanadır, hayalim düşüm
Burnumda tütüyor, madımak aşın
Olsa da bir dürüm, yapsam lavaşın
Hasretim ben sana, hasret Gürpınar.Davar gelir, koyunları sağarlar
Kuzuları, ayrı dama koyarlar
En vururlar, ayrı renge boyarlar
Hasretim ben sana, hasret Gürpınar.Baharla birlikte, yağan yağmurda
Ayakkabım çıkar idi, çamurda
Mantar da toplardım, çayırda kırda
Hasretim ben sana, hasret Gürpınar.Sabah kahvaltıda, bal kuymak yersin
Çayır biter, ekinlere girersin
Başakları yakıp, firik edersin
Hasretim ben sana, hasret Gürpınar.Aşık çok oynadım, harman yerinde
Kozalar doluydu, iki cebimde
Ağustos da, kar yerdim deresinde
Hasretim ben sana, hasret Gürpınar.Yaz gelince, koyunları kırkarlar
Yünlerini, derelerde yıkarlar
Tokacını, sele verir sakarlar
Hasretim ben sana, hasret Gürpınar.Bahçelerde çoktu, erik ağacı
Olmadan yedin mi, başlardı sancı
Kenger sakızının, ilk tadı acı
Hasretim ben sana, hasret Gürpınar.Kavak ağacından, düdük yapardım
Top peşinde, akşamaça koşardım
Çelik çomak, çalma topu oynardım
Hasretim ben sana, hasret Gürpınar.Kapının önünde, dibek taşına
Tokmak vurmak için, sıra başına
Yarma yapılırdı, ayran aşına
Hasretim ben sana, hasret Gürpınar.Su değirmeninde, un öğütmeyi
Dedem gilin, yün kilimden tepmeyi
Loğ taşını, dam üstünde çekmeyi
Hasretim ben sana, hasret Gürpınar.Hasret kaldım baharına yazına
Sulak, Sincan, Gölyeri’ne, düzüne
İmkan olsa dönmez miyim özüne
Hasretim ben sana, hasret Gürpınar.Kayaturan kara, kışı da olsa
Samanı tezeği, var ise bolsa
Günlerce de yollar, kapalı kalsa
Hasretim ben sana, hasret Gürpınar.(22.02.2009 Saat: 10.33)
Aşık: hayvanın ayağındaki oynak kemik
Firik: yeşil başakları kavrulması
Koza: Ceviz gibi içi boş
Tepme: Büyük yün çuval
Loğ Taşı: Silindir biçiminde taş
Kenger: Sakız türü
Sulak,Sincan, Göl yeri: Yer, mevkiŞair bir şiirinde de köyünün şuan ki halini şöyle anlatır.
___ SEN MİSİN BENİM KÖYÜM ___
Çocukluğum geçtiği, yerler gözüm önünde
Dolaştım baştan başa, şaşırttı beni köyüm
Yıkılmış viran olmuş, evim saray gönlümde
Yollarında koştuğum, sen misin benim köyüm...Irmak gibi akardı, köyümüzdeki dere
Otuz sene önceki, bıraktığım köy nere
Nerde bağlar bahçeler, dökülürlerdi yere
Ağaç bile kalmamış, sen misin benim köyüm...Karamık da yok olmuş, nerde alıç ağacı
Üç beş kişi kalmışlar, hepsinin beyaz saçı
İşsizlik büyük bela, durduramamış göçü
Boşalmış viran olmuş, sen misin benim köyüm...Dili olsa sorardı, işte budur suçunuz
Zengin olan buralı, ne yaptınız kaçınız
Giden geri gelmedi, kalana da göçünüz
Diyerek boşaltılan, sen misin benim köyüm.İki okul yetmezdi, olsa lisesi derdik
Ezan okunduğunda, camisine giderdik
Namazı ede edip, orda sohbet ederdik
Üç beş kişi ya var-yok, sen misin benim köyüm.Geçmişe sünger çektin, önce adın değişti
Kangal’a bağlı iken, Ulaş’a çabuk geçti
Demiryolu yok amma, köyü ortadan biçti
Tüneli var rayı yok, sen misin benim köyüm.Sanki gidene inat, bahar gelmiş yeşermiş
Hani nerde ağalar, hani kimler beyimiş
Gürpınar dedikleri, yüz hanelik köyümüş
Şimdi otuza düşen, sen misin benim köyüm.Kayaturan; kurbanım, toprağına taşına
Rastlamadım dünyada, şu Sivas’ın eşine
Gelsin bir hafta köye, gitsin sonra işine
Düşlerimi süsleyen, sen misin benim köyüm.(22.05.2009 Saat: 10.55)
http://www.antoloji.com/islem/gateway/sair/default.asp? sair=59185
Not: Buralara yazılan yazıları günümüz koşullarında her yerden bir tuşla herkesin görüp okuya bildiği yerler bu nedenle doğru olmayan kulaktan dolma yalan yanlış bilgilerle buraya yazı LÜTFEN asmayalım.
Saygılarımla.
Şevki KAYATURAN
Şair -
SİVAS ULAŞ GÜRPINAR KÖYÜ
19.01.2010 - 14:28Gürpınar Köyü çocukluğumun geçtiği yer, baba yurdu demek.
SiVAS-ULAŞ- GÜRPINAR KÖYÜ
TARİHİ:
1.Dünya Savası sırasında Osmanlı ordusu KAFKASYA Cephesinde savaşırken, Ermeniler Doğu Anadolu da savunmasız halka saldırdılar. Katliamlara karıştılar çoluk çocuk kadın genç yaşlı ayrımı yapmadan akla gelmeyecek işkencelere maruz kaldılar bir çok vatandaşımız katledildi. Bunların liderleri 24 NİSAN 1915’de İstanbul’da tutuklandı. Mayıs 1915 de devlet Sevk ve İsyan kanunu “Tehcir” kanununu çıkararak Ermenilerden boşaltılan bir çok yer gibi bu köye de; Kars,Ağrı,Erzurum, Malatya ve Kahraman Maraş tarafından yerlerinden ve yurtlarından edilen ermeni mezalimini yaşamış vatandaşları yerleştirildi.Bu nedenle çevre de buraya macir köyü de denirdi.
Sivas İli Ulaş İlçesine bağlı olan Gürpınar Köyü bilinen ilk ismi Mağara olup, köy eskiden Kangal İlçesine bağlıyken Ulaş’ın ilçe statüsüne kavuşmasıyla bir çok çevre köyle birlikte Ulaş’a bağlanmıştır. Köyde bulunan ve tarihi bir değeri olan maalesef bugün bakımsız kendi haline terk edilen tüm bir kayadan oyma geniş bir mağara vardır, ismini de ondan almaktadır. 1964 yılında köyün adı İnkonak olarak değiştirilmişse de köy halkı ve çevre tarafından pek benimsenmemiş resmi işler haricinde eski ismiyle anılmıştır.
1974’de köydeki bir çok ev köyün ortasından tren geçecek diye istimlak edilerek köyün ortasına köprüler inşa edildi etrafı dağlarla çevrili olan köyün ortasına da bir dağ D.D.Y. bir dağ oturtturdu ve 5 367 metre uzunluğunda ki Türkiye’nin en büyük dünyanın da bilinen ikinci uzun demir yolu adı Deliktaş Tüneli olan girişi bu köyün arazileri içerisinde başlamakta.Sivas-Kangal- Malatya yolunu kısaltacak, ulaşımı hızlandıracak olan bu yol ne yazık ki bu köyün Gürpınar’ın değil de tünelin altından geçtiği Deliktaş Köyünün adını almaktadır tünel biteli yıllar olmasına nazaran yıl 2010 daha trenin geçtiği görülmedi.
1989’da Halis Tecer’in muhtarlığı döneminde suyu ve çeşmelerinin de bol olduğundan (çevre köylere nazaran) adının “GÜRPINAR “ olarak değiştirilmesi uygun görülmüştür.
Köyün son iki dönemdir köy muhtarlığını Celal SEZER yapmaktadır.Köyde KÖYDES projesi kapsamında kanalizasyon ve içme suyu sorunu yoktur.
Köy 100 haneden otuza düşmüş olup köyde kışın gençlerden az sayıda kişiye rastlarsınız geneli yaşlı erkeklerden, kadın ve çocuklardan ibarettir.
En son yapılan 2007 nüfus sayımında köyün nüfusu 357 olarak tespit edilmiştir.
ULAŞIM:
Köy Sivas- Malatya yoluna 1,5 km içeride Ulaş İlçesine 18 km Sivas’a 55 km. mesafede olup ulaşım her zaman mümkün olup bölgede karasal iklim hakimdir.
EKONOMİ:
Köy halkı geçimini tarım ve hayvancılıkla yapmakta olup gençleri işsizlik nedeniyle yıllarca gurbette çöplerde hurdacılık yaparak geçimini sağlamış şuanda bu mesleği profesyonel olarak hem hijyenik hem de teknolojik olarak “Geri dönüşüm atık toplama merkezi” adı altında yapanlar mevcuttur.
EĞİTİM:
Okuma oranı 1990’dan sonra hızla armış olup yurdun çeşitli yerlerinde değişik mesleklerde görev alanlar olmakla birlikte istenilen düzeye erişememiştir.
Bu gün başka illerde kurulan bir çok Sivas Kültür ve Yardımlaşma Derneklerinden birisi olan İzmir Sivaslılar Kültür ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Sayın Hamdi YILDIZ’da bu köyde İlkokulu okumuş, eğitimci ve idareci bir kişidir.
Şair Şevki KAYATURAN İzmir Sivaslılar Derneği Başkanı Sayın Hamdi YILDIZ’ı anlatırken de;
Yiğidin harman yerinden
Ulaş, Mağara köyünden
Gelir, Yıldız’lar soyundan
Özü sözü, birdir gardaş.O toprağa aşık yürek
Fazla söze dost ne gerek
Dernekler de orta direk
Çöker ise, yandık gardaş.Kayaturan, Gürpınar’ı
Kışın çok kürüdü karı
Şu gurbetin ahu zarı
Öldürecek, beni gardaş.Not: Şaire ait şiirleri Internet’e ismini “Şevki KAYATURAN” yazarak bulabilir bu şiirin tamamını aşağıdaki linkten de okuyabilirsiniz.
http://www.antoloji.com/islem/gateway/sair/default.asp? sair=59185AŞIK VE ŞAİRLERİ:
Bunlar köyün kültür elçileri; köyün bilinen 2 aşık 1’de şairi vardır en eski aşığı merhum Mevlüt SAVCI’dır söylediği birkaç türkü bugün yaşı kırk beşin üzerinde olanlar tarafından bilinir. Azrail’e yazdığı Bacanak ve Kumlu Mahalle gibi türküleri halen söylenir.
Aşıklardan bir diğeri Harun ARAT olup, oda bu köyde ilkokulu okumuş, halen Ankara’da bir kamu kuruluşunda çalışıp orada ikamet etmekte kendisinin çıkarmış olduğu “İçimdeki Ses” isimli birde kitabı vardır.
Aşık köyünü anlatırken bir şiirinde;Geleceksen Gürpınar’ın zamanı
Yaylalar yeşerdi sular çağlıyor
Geleceksen Gürpınar’ın zamanı
Senin hasretinden yollar ağlıyor
Geleceksen Gürpınar’ın zamanıHele bir gelki gör Kumluk suyunu
Değiştirmiş kız karbasan huyunu
Garışmış guzusu hem de koyunu
Geleceksen Gürpınar’ın zamanıKar çiçeği İğdeli’yi bürümüş
Hep boşu boşuna ömrüm çürümüş
Çarpılık’tan kar suları yürümüş
Geleceksen Gürpınar’ın zamanıHiç eksik olur mu Sulağ’ın yeli
Ne kadar tatlıdır nevruzu gülü
Sanki dile gelmiş sazımın teli
Geleceksen Gürpınar’ın zamanıÂşık Harun gezmeyinen doymadım
Gelip başın bu dizime koymadın
Demiroluk suyn içtim doymadım
Geleceksen Gürpınar’ın zamanıDeyerek köyüne özlemini dile getirmiştir..
Şair Şevki KAYATURAN’ ise İlkokulu bu köyde okumuş Orta okulu Sivas, Liseyi Sakarya’da bitirmiş Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi Mezunu halen İzmir Beydağ İlçesinde bir kamu kuruluşunda idareci olarak görev yapmaktadır.Bir çok kültürel derneklerinde üyesi olan aynı zamanda Sivas Yazarlar ve Şairler Derneği SİYŞAD’a da üye olan şairin “Hayat Pınarımdan Damlalar” isimli kitabı Bilge Karınca Yayınlarından çıkmış olup bir kitabı mevcut olup, şairin 700’ü aşkın şiirinden bir kaçı ülke genelinde yapılan yarışmalarda dereceye girmiş, yazılı ve görsel basında yer almıştır.
Şair bir dörtlüğünde;Sinop’tan Mersin’e güzergah kuran
Edirne’den Ardahan’a uzanan
Yetmez! Misakı Milli’nin içinde olan
Tam ortada, tam ortada Sivas’tır.Meşhurdur köpeği, sürüsü, yozu
Ancak iki aydır, sıcağı yazı
Yakan güneş değil, rüzgardır bizi
Fırtınayla, savrulan yer Sivas’tır.KAYATURAN toprağında taşında
Sivas, Ulaş, Gürpınar’ın başında
Gündüz hayalimde gece düşümde
Görmek için özlenen yer Sivas’tır.Not:Şiirin tamamını bu linkte bulabilirsiniz.
http://www.antoloji.com/islem/gateway/sair/default.asp? sair=59185Sivas Valiliğinin katkılarıyla Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Hocalarından Sayın Doğan Kaya’nın hazırlamış olduğu beş ciltlik “Sivas Aşıklar ve Şairler Antolojisi” üçüncü ciltte yer almıştır.
Köy kurulduğu günden bu tarafa yetiştirdiği insanlar tamamı vatanına milletine sevdalık derecesinde bağlı anane ve kültürlerini yaşatmaya çalışan insanlardır.
___ GÜRPINAR ___
Özlemim sanadır, hayalim düşüm
Burnumda tütüyor, madımak aşın
Olsa da bir dürüm, yapsam lavaşın
Hasretim ben sana, hasret Gürpınar.Davar gelir, koyunları sağarlar
Kuzuları, ayrı dama koyarlar
En vururlar, ayrı renge boyarlar
Hasretim ben sana, hasret Gürpınar.Baharla birlikte, yağan yağmurda
Ayakkabım çıkar idi, çamurda
Mantar da toplardım, çayırda kırda
Hasretim ben sana, hasret Gürpınar.Sabah kahvaltıda, bal kuymak yersin
Çayır biter, ekinlere girersin
Başakları yakıp, firik edersin
Hasretim ben sana, hasret Gürpınar.Aşık çok oynadım, harman yerinde
Kozalar doluydu, iki cebimde
Ağustos da, kar yerdim deresinde
Hasretim ben sana, hasret Gürpınar.Yaz gelince, koyunları kırkarlar
Yünlerini, derelerde yıkarlar
Tokacını, sele verir sakarlar
Hasretim ben sana, hasret Gürpınar.Bahçelerde çoktu, erik ağacı
Olmadan yedin mi, başlardı sancı
Kenger sakızının, ilk tadı acı
Hasretim ben sana, hasret Gürpınar.Kavak ağacından, düdük yapardım
Top peşinde, akşamaça koşardım
Çelik çomak, çalma topu oynardım
Hasretim ben sana, hasret Gürpınar.Kapının önünde, dibek taşına
Tokmak vurmak için, sıra başına
Yarma yapılırdı, ayran aşına
Hasretim ben sana, hasret Gürpınar.Su değirmeninde, un öğütmeyi
Dedem gilin, yün kilimden tepmeyi
Loğ taşını, dam üstünde çekmeyi
Hasretim ben sana, hasret Gürpınar.Hasret kaldım baharına yazına
Sulak, Sincan, Gölyeri’ne, düzüne
İmkan olsa dönmez miyim özüne
Hasretim ben sana, hasret Gürpınar.Kayaturan kara, kışı da olsa
Samanı tezeği, var ise bolsa
Günlerce de yollar, kapalı kalsa
Hasretim ben sana, hasret Gürpınar.(22.02.2009 Saat: 10.33)
Aşık: hayvanın ayağındaki oynak kemik
Firik: yeşil başakları kavrulması
Koza: Ceviz gibi içi boş
Tepme: Büyük yün çuval
Loğ Taşı: Silindir biçiminde taş
Kenger: Sakız türü
Sulak,Sincan, Göl yeri: Yer, mevkiŞair bir şiirinde de köyünün şuan ki halini şöyle anlatır.
___ SEN MİSİN BENİM KÖYÜM ___
Çocukluğum geçtiği, yerler gözüm önünde
Dolaştım baştan başa, şaşırttı beni köyüm
Yıkılmış viran olmuş, evim saray gönlümde
Yollarında koştuğum, sen misin benim köyüm...Irmak gibi akardı, köyümüzdeki dere
Otuz sene önceki, bıraktığım köy nere
Nerde bağlar bahçeler, dökülürlerdi yere
Ağaç bile kalmamış, sen misin benim köyüm...Karamık da yok olmuş, nerde alıç ağacı
Üç beş kişi kalmışlar, hepsinin beyaz saçı
İşsizlik büyük bela, durduramamış göçü
Boşalmış viran olmuş, sen misin benim köyüm...Dili olsa sorardı, işte budur suçunuz
Zengin olan buralı, ne yaptınız kaçınız
Giden geri gelmedi, kalana da göçünüz
Diyerek boşaltılan, sen misin benim köyüm.İki okul yetmezdi, olsa lisesi derdik
Ezan okunduğunda, camisine giderdik
Namazı ede edip, orda sohbet ederdik
Üç beş kişi ya var-yok, sen misin benim köyüm.Geçmişe sünger çektin, önce adın değişti
Kangal’a bağlı iken, Ulaş’a çabuk geçti
Demiryolu yok amma, köyü ortadan biçti
Tüneli var rayı yok, sen misin benim köyüm.Sanki gidene inat, bahar gelmiş yeşermiş
Hani nerde ağalar, hani kimler beyimiş
Gürpınar dedikleri, yüz hanelik köyümüş
Şimdi otuza düşen, sen misin benim köyüm.Kayaturan; kurbanım, toprağına taşına
Rastlamadım dünyada, şu Sivas’ın eşine
Gelsin bir hafta köye, gitsin sonra işine
Düşlerimi süsleyen, sen misin benim köyüm.(22.05.2009 Saat: 10.55)
http://www.antoloji.com/islem/gateway/sair/default.asp? sair=59185
Not: Buralara yazılan yazıları günümüz koşullarında her yerden bir tuşla herkesin görüp okuya bildiği yerler bu nedenle doğru olmayan kulaktan dolma yalan yanlış bilgilerle buraya yazı LÜTFEN asmayalım.
Saygılarımla.
Şevki KAYATURAN
Şair
Toplam 4 mesaj bulundu
DOĞUM GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN
Şair arkadaşımız Sayın Kaya Turan
** DOĞUM GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN...**
ANTOLOJİDE GÜNÜN ŞİİRİ SEÇİLEN *29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMI * ADLI ÇALIŞMASI İLE ŞEVKİ KAYATURAN ŞAİR ARKADAŞIMI CANDAN KUTLARIM....
Antolojide Günün şiiri seçilen şairi ve şiirini kutlarım tebrikler (29 Ekim Cumhuriyet Bayramı) Adlı şiirin antolojide günün şiiri olarak seçilmiştir şiirini okuma ...
Toplam 10 mesaj bulundu