Cem Nizamoglu Adlı Üyenin Nedir Yazıları - An ...

  • cevat

    03.07.2003 - 19:21

    esasen Cevad denir, cömert anlamına gelir.

    bkz. Cevad

  • burçin

    03.07.2003 - 19:18

    uni-sex yani erkek ve (daha çok) dişi için konulan ad.

    Anlamı dişi geyiktir, halk arasında ise baharda açan ilk çiçeğe derlermiş...

  • bodrum

    03.07.2003 - 19:09

    bkz. bodrum geceleri

  • bilkent

    03.07.2003 - 19:08

    Ankara'da özel bir üniversite, ilk açıldığında zenginlerin ünüversitesi olarak yoksulların çenesini yormuştu... bilkentli arkadaşlarım hep araba olaylarından bahsederlerdi, aklımda öyle kalmış...

  • bekleyiş

    03.07.2003 - 19:03

    bkz. beklemek

  • benek

    03.07.2003 - 18:47

    deri gibi herhangi bir yüzey üzerinde oluşan ya da olan lekeler. Mesela beyaz ustune siyak benekleriyle Dalmaçyalı cins köpek...

    fekül anlamında da güneş üzeirnde oluşan parlak lekelere de denir.

  • marksist felsefe

    03.07.2003 - 15:34

    bkz. materyalist felsefe

  • mürşid

    03.07.2003 - 15:31

    Kur'an-ı Kerim, Hadis-İ Şerifler, İlmihaller, Fıkıh, Tarih, Çay Vakti, Aramalar, Kuran Kursu, Namaz, Hocası, Namaz Vakitleri, Nameler, Hattat gibi bölümleri içeren bir tür din konusunda database CD çalışması

    Turan Yazılım'ın Murşid CD'si
    www.turan.com.tr/

    çok yararlı bir cd

  • armegedon

    03.07.2003 - 15:18

    doğrusu Armageddon

  • kibe bumbar

    03.07.2003 - 14:36

    Diyarbakır yöremizden bir yemek...

    Daha önce yemedim ama başlığı dolduralım...

    Tarifi: Kibe ve bumbarlar iyice yıkanıp temizlendikten sonra iç malçemeleri hazırlanır. İçine pirinç, pul biber, nane, kuyruk yağı, kımya, soğan, maydanos doğranıp karıştırılarak konur. Kibeler yumurta büyüklüğünde kesilir içi doldurularak dikilir. Bununla beraber bumbar (bağırsaklara) doldurulup her iki başı iple bağlanır.
    Doldurulan kibe ve bumbarlar azıcık tuzlanır. Bir tencere içinde su kaynatılır. Daha sonra kibe ve bumbarlar bırakılır. Yeteri kadar pişirilir. - Didem Süer (www.dicle.net/yemek.html)

  • wolfgang amadeus mozart

    03.07.2003 - 13:29

    'Mozart müzik sanatında ulaşılmazlığın simgesidir. Şiirde Shakespear'in olduğu gibi. Onun sanat evreninde belirişi açıklanması olanaksız bir mucizedir.'
    J.W.Goethe

    Wolfgang Amadeus Mozart (1756 - 1791)

    27 Ocak 1756'da Avusturya'da dünyaya gelen Mozart daha üç yaşında duyduğu melodileri çalabilen mucezevi bir çocuktu. Babasının da Salzburg Başpiskoposluğu Saray Orkestrası'nda bestacı ve kemancısı olması bu yeteneğin keşfinin de hemen olmasını sağladı. Minicik elleriyle bile o yaşta nota kağıtlarına çizmes, doğuştan yetenekli olan Mozart'tı müzik tarihinde en üst seviyeye çıkması kaderidir.

    Denildiğine göre ''Kulağı bir kemanda bir notanın sekizde bir kadar akort düşüklüğünü farkedecek derecede hassastı ve çirkin seslere, gürültülere karşı tepkisi ise baygınlık geçirecek ölçüde şiddetlenebiliyordu. ''

    ''Beş yaşında menuet, yedi yaşında konçerto ve sekiz yaşında senfoni meydana getir''mesi, resim ve matematik gibi konularda da deha olan ve cevresinde Harika Çocuk olarak da bilinen küçük Mozart konserler vererek her gittiği yerde hayretler uyandırıyordu. Zamanın ünlü ressamları resmini çiziyor ve Voltaire gibi ünlü düşünürler ve Goethe gibi ünlü şairlerse övgüler yazıyor ve krallıklar tarafından ise şovalyelik bile veriliyordu… ve kısa zamanda Papa'nın karşısında bile konser vermesi bile Avrupa'da ne kadar büyük bir şöhret olduğunun yanında hiç kalırdı… O zamanın yıldızı olmak bile onu çok şımartmayıp kendini hep bestelerine verdi, ülke ülke, kent kent dolaşıp aç ve yorgun bile düştü… 25 yaşına geldiğinda yorulmuş ve yıpranmış haldeydi zaten geçirdiği tifo gibi büyük hastalıklara karşı bile dayandı. Bu kadar hızla şöhret basamaklarına tırmanan kişinin çok zengin ve şımarık bir kişi olduğu düşünmek zor olmasa gerek ama tam tersine romatizmalarıyla, harıl harıl besteler üretmesi ve hiç durmadan 7 den 77 ye devam ettiği konserler, hastalıkları, yorgunluğu, onu yoksulluğa itmiş, onu pof poflyan krallar tarafından ise yüz vermemişleridir ama o keyfini kaçırmamış dersler ve halk konserleri vererek 100 metre koşusuna devam etmiştir.. Tarihin daha önce hiç görmediği bu şohret 36'sını doldurmadan 5 Aralık 1791'de Viyana'da öldü. Mozart mozart diye anılan bu kişinin mezarının yeri ve ölümü bilinmemektedir. Belki 1984 çekilen Amadeus filminde ki gibi vebadan ölüp toplu mezara atıldı. Fenomen bir kişi ve fenomen bir hayat….

  • yeni türkü

    03.07.2003 - 04:18

    Akdeniz'in sesi olan grup 25 yıldan uzun bir süredir berbaerliklerini koruyorlar. Onllarla büyüyüp, onlar sayesin türkçe müziğüni daha çok sevdiğimi söyleyebilirim. Şimdiye kadar birbirinden güzel 12 tane albümleri oldu, ve yenileri çıkartmaktalar. Ne kadar Süper Baba ile yine tanınsa da 80'lerin vazgeçilmez grubunun çoşturucu konserleri unutamam.

    Söz ve müzikleri Derya Köroğlu, Murathan Mungan, Can Yücel, Meral Özbek, Bülent Ortaçgil, Selim Atakan, Cengiz Onural ve Mete Özgencil’e ait olan ‘Fırtına’, ‘Olmasa Mektubun’, ‘Vira Vira’, ‘Dalgacı Mahmut’, ‘Deliler’, ‘Aşk Yeniden’, ‘Yağmurun Elleri’, ‘Telli Telli’, ‘Bana Bir Masal Anlat Baba’, ‘Rüzgar’, ‘Destina’, ‘Yedi Kule’, ‘Maskeli Balo’ gibi birbirinden ünlü şarkıların bulunduğu çok sesli gurur kaynağımız olan müzik topluluğu...

  • eski dil

    03.07.2003 - 04:09

    Bir milletin daha önce kullandığı, bir nevi esas dili olarak da kabul edilen dil için kullanılan bir tanım.

    Mesala ülkemizde Osmanlıca eski dil olarak kabul edilir...

  • mançurya

    03.07.2003 - 04:03

    www.maximumbilgi.com/tarih/rusjapon.htm

    Rus-Japon savaşı Mançurya yüzünden ve Çin'de meydana gelen gelişmeler neticesinde patlak vermiştir.

  • karabasan

    03.07.2003 - 04:00

    Halizinasyonlara da yol açan, insanı sanki bir güç ile yatağa mıhlayan bir nevi terörle uyanma durumu olduğundan, eskiden (ve bazı yerlerde hala) kişinin içine cin veya şeytan girmeye çalışıldığı düşünülürdü...

    Uyku felci diyede bilinen bu olay hatırlıyorsam kan basıncıyla oluşan bir çeşit kabus (nightmare) .

    Halkımız arasında Ayatel Kürsi gibi dualarla yani bir çeşit telkin ile kişinin durumdan kolayca kurtululacağına inanılır..

    Çok kötü bir tecrübe...

  • abc

    03.07.2003 - 03:39

    Latince olan alfabelerin ilk üç harfi olarak bir çeşit alfabenin kısaltılmış hali...

    CNN'le iilgisi olan ABC amerikan televizyon kanalıydı sanırım

    Deterjan markasıda var mıydı yoksa karıştırıyor muyuz...

    Çoğu yerde başka kuruluşların ya da terimlerin kısaltılmış hali olarak da kullanıldığına rastlayabilirsiniz.

    Arap alfabesin Elifbâ'nın tükçesi...

  • cv

    03.07.2003 - 03:33

    Açılımı, Curriculum Vitae
    hal tercümesi, özgeçmiş, yaşam özeti

    Bir işe başvuranın, iş görüşmesinden önce hazırladiğı öz geçmişidir. Mezun olduğu öğretim seviyesinden, yeteneklerine, hobilerine kadar hazırladığı çok uzatmadan bilgilendirici bir çeşit form. CV her geçen gün artan öneminden dolayı daha iyi hazırlanışı için kısa süreli kurslar bile veriliyor. Üniveristelerde bile artık öğretilen ve standardlaştırılmaya çalışılan bir sistem... CVsiz olmaz kardeşim gibilerinden türkçemize girmiş kaçak kelimelerden...

  • uçurtmayı vurmasınlar

    03.07.2003 - 03:24

    1989 Türk yapımı, Tunç Başaran'ın yönetip, Feride Çiçekoglu kitabından birlikte uyarladıkları film... Ululararası film festivalinde ki adı Don't Let Them Shoot the Kite
    Oyuncular:

    Nur Sürer.... İnci
    Ömer Çolaoğlu.... Barış (İnci'nin Oğlu)
    Sevin Çalışar.... Kadın Gardiyan
    Ozan Bilen,
    Rozet Hubeş
    Nurettin Sen.... Baba
    Niyaz Altın.... Kısa Boylu Adam

    Konu: İnci, siyasi bir mahkûmdur. Barış ise sivil bir hükümlünün beş yaşındaki oğlu. Dışarıda ona bakacak kimse olmadığı için cezaevinde büyür. Doğayı, dış dünyayı, sevgiyi İnci aracılığıyla tanır. Dış dünyası, avludan görünen küçük bir gökyüzü parçasından ibarettir. Bir sabah, gördüğü uçurtma Barış’ı çok heyecanlandırır. Artık özgürlük onun için “İnci ile birliket uçurtma uçurtmak” demektir...

  • iyi kötü ve çirkin

    03.07.2003 - 03:11

    1966, İtalyan ve İspanyol yapımı ‘”il Buono, il brutto, il cattivo”’, (the Good, the Bad and the Ugly) klaksiklerin arasına girmiş 161 dakikalık kovboy (western) aksiyon filmi…

    Başrollerde:
    Clint Eastwood.... Blondie, The Man With No Name (The Good) - İyi
    Lee Van Cleef.... Angel Eyes, a.k.a. Sentenza (The Bad) - Kötü
    Eli Wallach.... Tuco Benedicto Pacifico Juan Maria Ramirez (The Ugly) – Çirkin

    Orjinal olarak italyanca çevrilmiştir. Sergio Leone yönetip Luciano Vincenzoni ile yazdığı filmin diğer İspanyolca olarak bilinen adları El Bo, el Lleig i el Dolent ve El Bueno, el Feo, el Malo

    Konu: Üç ayrı kişinin gömülü bir hazineyi bulmak için çıktıkları bir macere öyküsü ve sadece birisi hazineye kavuşacak…

    Yorum: Clint Easwood’a bitmeyen saygı kazandıran bu filmi sevmemek bence çok zor….Karşınız bir Hazine Macerası, Sivil Savaş, ve üç silahöür filmde de denildiğ gibi bu onlar için çocuk oyuncağı… Açgözlülüğü perdeye yansıtan çok güçlü bir eser….hala dilde bitmek tükenmek bilmeyen İsmi olmayan adam yani 'The Man with no name' trilogy’nin baş yapıtı,

  • enigma

    02.07.2003 - 18:21

    Elimde bulunan,21 Kasım 1994'te özel olarak editlenmiş olarak limitli sayıda çıkartılmış olan ''The Cross Of Changes (Special Limited Edition) albümünün kapaklarında Mevlana Celaleddin Rumi'den bir alıntı vardır. İlk albümlerinde daha çok kilise ilahileri esinlendikleri sözleri ve muziği, batı mistizimin new age tarzını sunarken, bahsettiğim ikinci albümlerinde sufizmden etkilenmiş sözleri ve muziği ile doğu mistizimin new age tarzını sunmuşlardır.

    Kapaklarının içinde bulunan Mevlan'ın sözlerini aynen buraya aktarması:

    ' I tried to find Him on the Christian cross, but He was not there; I went to the Temple of the Hindus and to the old pagodas but I could not find a trace of Him anywhere.
    I searched on the mountains and the valleys but neither in the heights nor in depth was I able to find Him. I went to Caaba in Mecca, but He was not there either.
    I questioned scholars and philosophers but He was beyond their understanding.
    I then looked into my heart and was there He dwelled that I saw Him; He was nowhere else to be found.'

    Enigmanın Şarkı Sözlerini www.azlyrics.com/e/enigma.html sayfasından bulabilirsiniz.

    'The Cross Of Changes'

    If you understand or if you don't
    If you believe or if you doubt
    There's a universal justice
    And the eyes of truth
    Are always watching you.

  • enigma

    02.07.2003 - 18:06

    Latinceden bu kelime gizem demektir
    İngilizce: Bilmece; gizem; esrar; muamma; anlaşılmaz kimse anlamına gelir...

    2. Dünya Svaşında, haberleşmeyi şifrelemek yani kodlamak için ilk defa kullanılan bilgisayar türü bir makina

    Aşğıda belittiğim Michael Crétu ve karısı Sandra'nın kurduğu New Age türündeki grup.

  • enigma

    02.07.2003 - 17:58

    1. Albümleri: MCMXC a.D. (10 Aralık 1990)

    1. The Voice Of Enigma
    2. Principles of Lust
    2.1 Sadeness
    2.2 Find Love
    2.3 Sadeness (reprise)
    3. Callas Went Away
    4. Mea Culpa
    5. The Voice & The Snake
    6. Knocking On Forbidden Doors
    7. Back To The Rivers Of Belief
    7.1 Way To Eternity
    7.2 Hallelujah
    7.3 The Rivers Of Belief

    2. Albümleri: The CROSS Of Changes (6 Aralık 1993)

    1. Second Chapter
    2. The Eyes of Truth
    3. Return to Innocence
    4. I Love You...I'll Kill You
    5. Silent Warrior
    6. The Dream of the Dolphin
    7. Age of Loneliness (Carly's Song)
    8. Out from the Deep
    9. The CROSS of Changes

    Albüm çalışmlarındaki ayrı çalışmaları:

    ''Silver'' filimi için 'Carly's Song' (Kasım 1993)
    Beyond The Invisible single (21 Ekim 1996)
    The Roundabout single (piyasaya sürülmedi) Kasım 1996
    Le Roi Est Mort, Vive Le Roi! album no (25 Kasım 1996)
    T.N.T. For The Brain single (17 Şubat 1997)
    Trilogy box set (Üçlü Albüm Kutu Seti) (10 Nisan 1998)
    Gravity Of Love single November 22,1999
    The Screen Behind The Mirror Album (17 Ocak 2000)
    Push The Limits single (17 Nisan 2000)
    Remember The Future video compilation (12 Mart 2001)
    Turn Around single (17 Eylül 2001)
    Love Sensuality Devotion - The Greatest Hits compilation album (8 Ekim 2001)
    Love Sensuality Devotion - The Remix Collection remix compilation album (8 Ekim 2001)

    YENİ 3. ALBÜMLERİ: Voyageur 8 Eyülül 2003 çıkacak
    Voyageur Single ise 25 Ağustos 2003

  • dost

    02.07.2003 - 13:46

    ''Ademoğlu’nun üç dostu vardır. Biri canı çıkıncaya kadar onun arkasından gelir, ikincisi mezara girinceye kadar onu takip eder, üçüncüsü ise Allah’ın huzuruna varıncaya kadar yanında olur.''

    (Hadis-i Şerif) Kaynak: Müttefakün Aleyh

    Hep söylendiği gibi insanların kullandığı zaaflarından biri neydi, mal mülk edinmesiydi değil mi? Demek ki bir insanın malı dünya şartlarında, dünya insanı içindir. Ancak ölümüne kadar ona fayda sağlar.

    İkincisi, mezara girinceye kadar onu takip eder. Burada insanın dünyasal sevgisinden bahsedeliyor. Bir insan öldüğü zaman eşi onu ancak mezara girinceye kadar takip eder, ondan sonra ona hiçbir fayda sağlamaz. Demek ki bir insanın dünyasal bağı; eşi, annesi, babası, çocukları, o mezara girene kadar ona fayda sağlar ondan sonra manevi alemde bir şey yapamazlar.

    Üçüncüsü Allah’ın huzuruna varıncaya kadar onun yanında olur ki Mü’min Kulların sıkı sıkı sarılması gereken budur; onun ameli ve liyakatıdır. Kısaca bir insanı dünyasal bağlarından koparıp Allah’ın Yolu’nda yürürken elinde fener olan şey onun ameli ve liyakatıdır. Liyakat sahibi olması için halis amel üzerinde olmalı, halis amel üzerinde olması için de Kur’an ve sünnetlere uyması gerekmektedir.

  • bin

    01.07.2003 - 21:45

    Aslı ''bün'' olup 'oğul' da demektir. Bin şeklinde de söylenir. Bin iki isim arasına alınarak söylenirse, oğul manasını ifade eder. 'Übeyd bin Cerrah: Cerrah oğlu Übeyd' gibi

    Kelime sonuna ilave ile 'gören, görücü' manalarına da gelir. mesela Huda-bin: Hakkı ve hakikatı gören, Cenab-ı Hakkı tanıyan.

    Bölge, mıntıka da demektir.

    Genel Sözlükte ki anlamları:
    - On kere yüz, dokuz yüz doksan dokuzdan bir artık.
    - Bu sayının adı ve bu sayıyı gösteren rakam,1000, M.
    - (mecaz) Bir isimden önce geldiğinde aşırılık ve çokluk bildirir:

    bin bilsen de bir bilene danış, bin bir ayak bir ayak üstüne, bin pişman olmak, bin nasihatten bir musibet yeğdir gibi deyimlerde ve atasözlerinde de kullanılır.

    binbaşı, bin bir, bindallı, binde bir, bin kat, bin türlü, binyaprak, bin yıl gibi birleşik kelimelerde vardır...

Toplam 2591 mesaj bulundu