Uyanmak Ayrılık Şiiri - Kasım Kobakçı

Kasım Kobakçı
3202

ŞİİR


7

TAKİPÇİ

Uyanmak Ayrılık

Ağır bir uykunun, en son deminde,
Yorgun kirpiklerim, daldı derine.
Gümüşten bir tabak, asmışlar göğe,
Benzettim o nuru, senin ferine.
*
Hülyalı hislerin, ıssız durağı,
Bitmeyen seferin, tozlu toprağı.
Sızlatır ruhumu, inceden ince,
Kurumuş o güzün, solgun yaprağı.
*
Gizlendi parıltı, söndü fenerler,
Zifiri bir tülün, ardına girdi.
Köşeye sinmişti, ürkek gölgeler,
Sanki bir kabahat, sırrına erdi.
*
Gönülde tutuşan, yangın harlandı,
Hayalin aniden, ruhta parladı.
Sırtımda taşıdım, gam yüklerini,
O soğuk pınarda, sular çağladı.
*
Dumanlı baskınlar, rüyama dalar,
Pusuya yatan, o sessiz avcılar.
Ensemde hissettim, soğuk nefesi,
Dağların koynunda, dindi acılar.
*
Patika tuzaklı, semtler virane,
O çamurlu yolda, kaldım divane.
Endişe kol gezer, tenha sokakta,
Sığınacak yer yok, hani o hane?
*
Sana koşuyordum, seher vaktinde,
Vuslata ermekti, niyetim güya.
Zulmetten kaçarak, aydınlık için,
İnadına sürdü, bu garip rüya.
*
Yüzleri eskimiş, yolcular gördüm,
Yarını arayan, garip kullardı.
Üstleri yırtıktı, hepsi yaralı,
Aşıp geldikleri, çetin yollardı.
*
Boranlar sarmıştı, engin ovayı,
Salladı yerleri, göğün gür sesi.
Sen yoktun yanımda, bomboştu mekan,
Hasrettim kokuna, kesildi sesi.
*
Ayrıydı iklimler, ayrıydı zaman,
Vermedi bu düşüm, bir lahza aman.
Uçurum ucunda, açtım gözümü,
Uyanmak ayrılık, halim pek yaman.

Kasım Kobakçı
Kayıt Tarihi : 27.1.2026 11:54:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!