Yeldeğirmen’inde
geç olurdu ekinler
harmana girerdik, yolmamız yarı kalır,
konu-komşu imeceye gelirler,
kimi türkü söyler, kimi koğlaşır
'-aşağıdan gelir hozalı gelin
Yokluğunda ne ateşleri hasretimle yaktım da
Bir seni yakamadım, beni yaktığın gibi
Çölde su, mahpusta gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni
Sense araya korkular koydun.
Yasaklar koydun...
Bitmez tükenmez engeller koydun
Devamını Oku
Bir seni yakamadım, beni yaktığın gibi
Çölde su, mahpusta gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni
Sense araya korkular koydun.
Yasaklar koydun...
Bitmez tükenmez engeller koydun




“gene mi yörüdü o yarın göçü
nerelerde galdın canımın içi
goynumda sakladım verdiğin saçı
hatırdan-gönülden çıkarma beni'
Gölyerinde sararmaya başlayan nohuttan
eşekle ütmelik getirirdim tarladan
“-çalının götüne bi alaf verirsin”
“-üstüne gök nohutları atıp, ütersin,”
yöresel ağızla yazılması ayrı bir renk katmış...
tebrikler
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta