Kış bastırdı üşüyorum, aslında yataktan hiç çıkmak istemiyorum.
Resim yapamadığıma göre yazılarıma döndüm, şöyle bir gözden geçirip, çar çabuk hazırlanıp önce iş yerime, oradan da kaçarcasına dergaha gittim.
Fatma her zaman ki gibi bilgisayarın başında, basıma girecek kitabın son düzenlemelerini yapıyordu.
Kenan ise Nazım Hikmeti anma etkinliği için yurt dışından gelen misafirlerin hesaplarıyla uğraşıyordu, bana faturalar ile ilgili bir şeyler anlattı ama anlamadım, anlarmış gibi yaptım.
Büyük üstat ise yetmişi aşan yaşına rağmen yine şiir okuyordu zikreder gibi.
Kenan bir ara dışarıya çıktı,geri döndüğünde elinde iki şişe şarap vardı. Küçük tüpün üzerinde şarabı kaynattık Fatma gizliden içine bir şeyler attı yine, o ucuz şarap enfes bir hale dönüştü.
Sonra çocuklar gibi şarap tenceresini sobanın üzerine koyup soba başı fasılına başladık…
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını
Son derece akıcı bır yazı olayların anlatımı ve duygu ve dusucelerın kağıda dökülmesi. tebrkler. yuregınıze sağlık
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta