Usulca dokundu kadın; vitrinde duran ama hiç kullanılmayan, ne amaçla aldığını bile hatırlamadığı ince narin kristal bardaklara. Sonra -incitmekten korkarcasına kucaklarmış gibi bir bebeği- aldı eline, sonra diğerlerini... Yavaş yavaş boşalttı vitrini. Ardından mutfak dolaplarına geçti. Her parçayı özenerek teker teker sardı, kutulara yerleştirdi.
Sıra kütüphaneye gelmişti. Burayı da topladığında işin çoğunu halletmiş sayılırdı. İki günde toplayabilir miyim acaba diye düşündü, önünde dünyanın kitabı vardı. Bir an toplamakla bitmez bunlar dedi ama sadece bir an, umudunu kaybetmek olmazdı devam etmeliydi.
Hiç durmadan dinlenmeden işe koyuldu. Sanki bir telaşı vardı, sanki kaçıyordu bir şeylerden kimseye hissettirmeden.
***
çan eğrisi tersten işlemekte
tümlüğe eksik zamanlara kucak;
kırka iki kala keşfim
bir dehliz, beynimin çıkmazında...
uzaktan bakan benim
Devamını Oku
tümlüğe eksik zamanlara kucak;
kırka iki kala keşfim
bir dehliz, beynimin çıkmazında...
uzaktan bakan benim