Şimdi dinle ve kulaklarında kalan son sesimin üstüne bir çizgi çek…. Kırmızıya boya hallerimi.. Seni üstü kırmızıyla çizili bir cümleden koparıp nasihat edesim var…
Bir Cebrail gibi vahyin doruklarında konuşan, yazan bendim… Kulaklarına aşkı fısıldayan kendimi bildim… Ellerin bir çağdaş vakanın koynundayken gözlerinden bildim gidişinin haberini,yalana avukatlanmış gözlerinden…
Gözlerini; Saria’dan İbrahim’e Zemzem'i müjdeliyor diye sevmiştim oysa, çünkü sözlerim sadece sevdaya dairdi, viran bir ülkenin ceketsiz kalbinde …
Dönülmez akşamın ufkundayız.Vakit çok geç;
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan
Devamını Oku
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta