yağmurlu ve karanlık bir gece…
yine han kapısı gibi yumruklanıyor
kalbimin paslı kapısı
bu saatte ya hırlı gelir
ya hırsız
haaa tabii ya…
bir de sen gelirsin
bir de sen
hayırsız…
böyle yağmurlu ve karanlık gecelerde
gelmen bir şey değil de
gelince…
küflü acılarla geliyor
rakı şişesinde balık gibi
efkâra gömüyorsun beni
ya ben anlatamıyorum
ya sen anlamıyorsun
bırakıp gittiğin o adam değilim artık ben
masama kadehleri dizip
kıtlıktan çıkmış gibi içmiyor
adının geçtiği her iklimde
upuzun bir -off ulan off çekmiyorum
ceketi belime bağlayıp döktürdüğüm
o neşeli hallerimi bir görsen
gidişine neredeyse sevindiğimi zanneder
-ne çabuk unutuldum diye üzülürsün.
biliyorsun
yangınından sağ çıkan kişi külleri değil
kibriti saklar
bende
ölü doğmuş bebeğini gizlice toprağa gömen
acılı bir baba gibi
içimin en ıssız bahçesine gömdüm seni
ve unuttum…
öyle yazıldığı gibi kolay olmadı elbette
zor oldu
kanlı oldu
ama unuttum sevgilim
evet unuttum…
öyle ki…
zamanla seni gömdüğüm yeri bile unuttum
ve o gün bu gündür
her yağmurlu ve karanlık gecede
yumruklayarak sen çalıyorsun
kalbimin paslı kapısını
ve kapıdan fısıldıyorsun
-ne olur bahçeyi ara…
-bahçeyi ara…
Ömer Yücekaya 2
Kayıt Tarihi : 20.1.2026 12:03:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!