Kalbimin ortasında bir sızı,
denizlerden daha engin bir duygu seli…
Bana ayan olmuş o eşsiz, o derin sevgi;
ah, ben yine düşünürüm
ve kalbimin en ücra köşesine saklarım
bulunmaz bir hazine gibi.
Cevapsız bir dua gibi yükselir içimde;
bazen cennetin kapısında bekleyen bir ışık,
bazen ulaşılmaz bir hayal gibi…
Ama hep gözümün önündedir.
Esmere çalan sevdam,
dalga dalga vurur yüreğime;
her darbede biraz daha benzerim ona.
Olmayan bir hayaldir, bir ürperti…
Dünyanın en tatlı duygusu.
Yorgun bir âşığın duası:
“Ya Rab,
doldur bu ışığı gönlüme sonsuza dek,
bu duyguyu kalbime yerleştir;
gözlerime bir anlık sükûn ver.”
Olmayacak dua olsa da…
unutabilir miyim?
Yoksa da, olmasa da dokundu ruhuma;
o gün bugündür bu dünya ağır gelir bana.
Belki dün, belki bugün…
belki de bu engin düşünce yoruyor beni.
Ölürsem de, kabrin başına gelse hayali
belki bir an görürüm onu, mest olurum.
Ama ben yine de
mezarda bile umuda tutunurum;
belki cennette,
belki bir rüyanın kıyısında,
belki son nefeste bile adını anarak
içim biraz olsun sevinir,
onunla tamamlanırım.
Hasret de, aşk da, umut da
adının gölgesinde eğilir;
inan, mum gibi eririm.
İstediğim gibi olmayabilir,
hiç olmayabilir;
ama her zerreme kök salmış.
Kendimi unutsam bile…
onu nasıl unuturum?
mesakin-29/11/2025
Me Sakin
Kayıt Tarihi : 29.11.2025 15:46:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!