İnsanlar günlük işlerin hengamesine öyle bir kaptırdılar ki kendilerini; gülmeyi unuttular.
Yaşamak için didinirken yaşamayı unuttular.
Uzun yola çıkarken ki ilk heyecanlarını unuttular.
Unuttular sevgiliden gelen kırmızı rujlu sevda mektubunu posta kutusunda.
Platonik aşklarını yeşil işlemeli heybede, duvarda, unuttular.
Yazı masasının orta çekmecesinde hayallerini unuttular.
Çiçek pasajının girişinde ki ilk dönemeçte, annesinin dizlerinin dibine oturmuş dilenen, mavi kurdeleli kız çocuğunu unuttular.
İstanbul'u dinliyorum, gözlerim kapalı
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları
Devamını Oku
Önce hafiften bir rüzgar esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar ağaçlarda;
Uzaklarda, çok uzaklarda,
Sucuların hiç durmayan çıngırakları




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta