Bir kucak dolusu umut getiriyordum sana
oysa sen anlamsız bir savaş ortasında barut kokuyordun.
Acımıyordu yüreğin bir kucak dolusu umudu bir
mermiyle takasa.
Belirsiz bir tarihe erteliyordun buluşmayı,
Issız ve loş bir sığınakta sen barut kokuyordun
ve attığın her mermi bir hayat aksatıyordu karşı şehirde.
Tüm umutsuzluklara rağmen gülmeyi unutmadım.
Yaşamayı öğrendim hayatta, ayakta kalmayı.
İnsanları öğrendim, yüzlerinde maske.
Savaşmayı öğrendim, yenmeyi dövüşmeden.
Gözpınarlarım yaşla dolsa da bunları saklamayı öğrendim
Devamını Oku
Yaşamayı öğrendim hayatta, ayakta kalmayı.
İnsanları öğrendim, yüzlerinde maske.
Savaşmayı öğrendim, yenmeyi dövüşmeden.
Gözpınarlarım yaşla dolsa da bunları saklamayı öğrendim



