Ve..
Yırtıldı sonunda..
Gökyüzünün o tül perdesi
Tesbih taneleri gibi
Yıldızlar saçıldı,dört bir yanıma
.
Küstürmüşler
Buz kesmiş güneşin elleri.!
.
Gün kararmış
Ay kararmış
Yıl kararmış..!
.
.
Küstürmüşler zamanı
Öksüz kalmış akrep,
Öksüz kalmış yelkovan..!
.
.
Boş gözlerle bakıyorum şimdi hayata
Çerçevesi dağınık,
Camları kırık
Gönül sarayımın
Umut penceresinden..!
.
.
Belki de..
Son kez hayallerimi yaşıyorum;
.
//....bulutlar geçiyor başımın üstünden
pembe bulutlar
pembe bulutlarda çocuk gülüşleri
küçük avuçlarında dev hayaller
eğer ö l ü m öpmez ise gözlerinden...//
.
.
Kana bulanmış,
Güvercinlerin beyaz kanatları.!
.
Kan ağlıyor..
Baş verip yemişe duran,
Körpe fidanların tomurcukları.!
.
.
Söyleyin..
.
Söyleyin..
Şimdi kim dağıtacak
O kara bulutları.?
Kim..
Kim aydınlatacak kararan ufukları.?
.
Desenize,
Yine bahar gelmiyecek,
Hepten çöle dönecek
Yüreğimin umut ormanları.!
Kayıt Tarihi : 2.4.2017 01:52:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




O kadar günümüz Türkiye' siyle örtüşen bir şiir ki... Evet...Elbette kişisel kaygılardan yola çıkılmış. Fakat güneşi bile küstürmüşlerse durum vahim demektir.
Artık ölüm, gençlerimizi hep yüreğinden öpüyor.Tükeniyoruz...Üçer beşer, bazen guruplar halinde. Tüketiliyoruz. Bilinçli, ısrarlı, planlı pusularla .
Elmayı anımsatıyor bana bu durum. Bilirsiniz..İçindeki kurttur elmayı oyup çürüten. Dıştan olan zararlıyı görüp önlemini alırsınız fakat İçteki kurdu anlayana kadar elma çoktan mahvolmuştur.
Fakat her şeye rağmen ve inadına dimdik durmak, güçlü olmak, güneşimize sahip çıkmak zorundayız. Başaracağız....
İçinizdeki umut ormanları hiç kurumasın. Hep yemyeşil kalsın değerli kardeşim. Gün doğmadan neler doğar bir bilseniz... Yeter ki gün, güzelliklere gebe olsun....
Siz sulamaya devam edin içinizdeki umut ormanının ağaçlarını...Gurbete gönül dolusu sevgilerimle...
İnsanız neticede doğada birer ağaç gibi, dallarımızda salıncak kurar evlatlarımız, bazen olur gün kararır, ay küser gözyaşlarımız birer yıldız gibi kayar düşer, ama bir gün mutlaka güneş doğar yüzümüz güler ve bahar gelir umut ormanlarına... Biraz karamsar olsada şiir oldukça anlamlıydı, canı gönülden kutlarım saygılar...
Yaşam dediğimiz emperyalizmin egemonyasında her geçen gün güneşten çalıp griliğini bırakıyor geriye...
Çakal nefeslerin ihanet kokusu her geçen gün daha bir belirgin daha bir acı veriyor ve güvercinler birer birer toprağa düşüyor...
Bu düşüşler canımızı çok yakıyor çok acıtıyor ancak bu düşüşlerin ardından kalkıp dikilmemiz gerek... o çakal yüreklerin heveslerini kursaklarında koymak onlara bu aziz milletin asla ve asla yıkılmayacağını göstermek gerek... Onların ayağa kalkmasın diye her çelme takışlarına karşın dik durmak gerek...
Bizlerde bu umut var olduğu sürece yaşama hakkımız vardır... Kendimizi bırakıp umutsuzluğa düştüğümüz an kaybettiğimiz andır...
Kendi yaralarımızı kendimiz sardığımız sürece yaşam hakkımız vardır...
Güne ve güncele dair güzel şiirinizi ve kaleminizi kutluyorum Mücahit Bey...
Nicelerine diyerek... Saygımla...
TÜM YORUMLAR (11)