çocukların doğmasını isterler, büyümesini, konuşmasını... Oysa onlarca çocuk büyümez
ve hep küçüktür: ’Sen küçüksün, sana söz hakkını kim verdi, sus’ kanıtıdır. Gençlikte,
öğretilen değer yargısı genişletilir. Genç beyinlere; karamsarlık, umutsuzluk, kin, savaş...
işlenir. Unutturulur nice güzellikler. Çünkü, öğretilen yaşam, yiyeceksin, içeceksin,
evleneceksin ve öleceksin... Suçtur paylaşım, insanları düşünme, yarınların mutluluğu...
suçtur. Olgunlukta, yozlaştırılır değer yargısı, niteliksizleştirilir. Suçlardan arınmak için;
kurallar, yönelimler artar... ve şu istenir bunlardan: canlı, zeki, yol gösterici, yaratımcı,
Yokluğunda ne ateşleri hasretimle yaktım da
Bir seni yakamadım, beni yaktığın gibi
Çölde su, mahpusta gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni
Sense araya korkular koydun.
Yasaklar koydun...
Bitmez tükenmez engeller koydun
Devamını Oku
Bir seni yakamadım, beni yaktığın gibi
Çölde su, mahpusta gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni
Sense araya korkular koydun.
Yasaklar koydun...
Bitmez tükenmez engeller koydun




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta