Bir ilkbahar günü,her yer yeşil tek kuru ağaç o ulu çınar.
Su alamamış,vakit tamam,yanı başın da gürlese de koca pınar.
Şimdi belkide eski günleri yad ediyor,yada geride kalmış bir çok anılar.
Sağında solunda kurulmuş salıncaklar,kollarında sayısız sallanan çocuklar.
Kuruyup kalsa da hala eski heybeti var,o yaşlı,asırlık,iri gövdesinde.
Koyun,kuzu,bir çok çoban dinlenmiş,soluk almış bu ulu çınarın gölgesinde.
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta