Bu eski haritanın tam köşesinde özlediğim bir ülke var. Elmaların, tepelerin, tembel ırmakların, ekşi şarapların ve aşkın ülkesi. Ne yazık ki, kocaman bir örümcek ağını örmüş onun üstüne, ve yapışkan salyayla kapatmış düşlerin geçiş kapılarını.
Her zaman böyledir: ateşli kılıçlı bir melek, bir örümcek, ve vicdan.
Zbigniew Herbert (1924 — 1998, Polonya)
Çeviren: İsmail Haydar Aksoy
Gel; n'olursun, içimde umûdum tükenmeden!
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..
Devamını Oku
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta