yanlış anlamada bu gökyüzü siler yıldızlarını
mahcup bakışlarımdan kaçıp gider son çocuk
ulan yalnızlık ne sarhoşsun be
hangi gecenin yokluğuna uyandın
kimin sabahına günaydınsın
kelepçelerinle yalanladığım aynanın boşluğuna bırakıyorum
avuçlarım dan izleri silinmeden ellerinin
güzelliğini başka dağlara taşıyacağım
ulan çok
başkasın be
yangın duvarlarımın dibinde çiçekler açıyor
yıkıldı sandığım evlerde çocukça gülüyorum
utanıyorum umutsuz öldüğüm her günden
ne biçim sarhoşluksun ki ciğerlerim duyuyor adımlarını
ellerim ölüyorken dudaklarım çiziyor tenine gözlerini
özlüyorum dedikçe görmüyor bahçemde zerdali
yanıyor saflığımdan taşan çaresiz korku
ulan bir şey diyeceğim ama
seviyorum sevdim sevmiştim, oysa ölmüştüm
Oysa usulca kıvrılıp yatağıma memleketin güzel insanlarını düşünüp uyuyakalacaktım
sabah aynı neşeyle bozacaktım
nağralarını kabadayıların
Ağzımın bozuk tarafıyla öpecektim güzelliğini
taşacaktı sular gök nehirlerinden
ona yağmur diyeceklerdi
aşk nedir bilmeyen gözleri...
Ve. Dudağının kıvrımından unuttuğum sözlere
gittiğimi bilsen
Gülmezdin şiirlere böyle çıplak.
Kayıt Tarihi : 1.04.2026 18:38:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!