.Dünya bu sabah top seslerine, barut kokusana uyandı. Kaçışan insanların çığlıklarına, göz yaşlarına tanık oldu.
Ve suçsuz günahsız çocukların korkulu feryatlarına.
Rusya nihayet Ukraynaya vurdu. O dedi, bu dedi, neler söyledi. Amerika, İgiltere ne dedi hepsi boş kardeş kardeşi vurdu. Tüm dünyanın gözü önünde savaş adım adım geliyorum dedi. Adeta savaş bezirganlığı yapıldı. En sonunda kardeş kardeşi öldürmeye koyuldu. Şimdi herkes seyirci. Ne dur diyen var, ne yardım eden.Olan Ukraynaya oldu. Ortada gel bana diyen ne Nato var Nede göz kırpan Ukraynaya Amerika ve Avrupa. Nasıl bir ülkeyiz ki etrafımızda hiç savaş bitmiyor. Yine zarar biza. Hem Rusya hem de Ukrayna ile ticari ilişkilerimiz var. Sosyal ilişkilerimiz var.
Zaten ekonomik sıkıntı içindeyiz buda üstüne tuz biber oldu. Üstelik savaşanlar bir anadan doğmuş çocuklar. ırkı dini dili birken daha ayrılmadan el ele iken. Batının oyunları onları bir birine düşürdü.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




uygu yüklü şiirinizi
beğeni ile okudum
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta