acılarımın kortejinde çığlık çığlığa haykıran ayrılıklar vardı...şiire ve ıslak gözlere elektrik verildiğinden beri suskundu gün batımları....darağaçları boştu fakat yüreklerinden asıldı insanlar aşılmaz kötülük kalelerinin surlarına... susturulmuştuk....görünmeyen ipler salmışlardı kalemimize.....küçük tanımlar anlatıyordu özgürlüğü...oysa bir martıya sormalıydı özgürlük ne demek.....hiç belli değildi esaretimiz.......yazıyorduk...susuz sabunsuz teyemmüm aşkları.....camide vaftiz edilmiş bir fikir bulutuydu kalabalığımız....yağmursuz kalmıştık......yalnızdık...bilmiyorduk en kötüsü....
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta