Çaya kaç şeker, göğe kaç bulut, yola kaç adım gerek
Göğsünün üstünde kanayan sözlerine ne hacet?
Yeterim velhasıl ben kendime
Gözlerinin ferinde dinlenmeye ne gerek
Bakırdan yapılmış demlikte kaynayan çayı içerek,
Ayazın pervasızlığını at bir sahanlığa
Kirpiklerinin siyahını mürekkebime katmak gerek.
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta