Kalabalığın içindeki sakin çocuk,
Elinde unutulmuş elma şekeri.
Siyah-beyaz bir resim gibi donuk,
Uçurtmaları izleyen iri mavi gözleri.
İsterdi onun da bir uçurtması olsun,
Minik pembe kuşlara yolunu sorsun.
Neden halâ gelmedi, yoksa
Saati mi şaşırdı bu hıyar?
Gerçi hiç saati olmadı ama
En azından birine sorar.
Cebimde bir lira desen yok,
Devamını Oku
Saati mi şaşırdı bu hıyar?
Gerçi hiç saati olmadı ama
En azından birine sorar.
Cebimde bir lira desen yok,
kutlarım güzel eser için,yüreğinize sağlık.
saygılar
Benim uçurtmam çok oldu ama uçuramadım hiç..Uçmadılar süzüle süzüle gökyüzünde..Çünkü çıtalı uçurtmam olmadı..Yapmaya yetişemedi zaman ve yazı..
Çocuklarıma çok aldım ama hiç biri çocukluğumda görüp imrendiğim kırmızı lacivert yağlı kağıtlardan yapılanlar kadar güzel uçmadı...
sevgilerimle
Öncelikle tebriklerimi sunuyorum..Şiir ve hikayesi bir bütünlük içerisinde fark edemediğimiz çocuk ruhunu ayna gibi yansıtmaktadır. Kalemine sağlık tam puan vede selamlarımla..Yüreğin dert görmesin..yunus karaçöp
Eski oyunlar , oyuncaklar unutuldu. Anadolu'yu bilemem ama, büyük şehirlerde topacın , çelik çomağın, çemberin ve daha onlarca oyunun, oyuncağın adını bile duymayan çocuklar var.Devir değişti, bugünün oyuncakları, kameralar, bilgisayar, cep telefonu. Bir de okul defterinin ortasından bir yaprak kopartıp şeytan uçurtması yapıp uçurtmak vardı ki , en keyiflisi.....Bu arada güzel şiirinizden dolayı kutlarım, saygılar.
Birol Hepgüler.
ah ah bir anda kendi çocukluğuymu hatırladım.yaptığımız yaramazlıklar,kırdığımız şeyler ve tabi ki oyuncaklarımı hatırladım özledim daha doğrusu.bana bu güzel duyguları yüreğiniz kadar temiz şiirinizle yaşattığınız için minnettarım.rabbim şiirlerinizi daim eylesin.tebrikler.mustafa.
ben mükemmel bir çocukluk geçirdim. bunu yaşadıkça daha iyi anlıyorum.. sokakta oynanabilecek bütün oyunları doya doya oynadım... komşuların ağaçlarından çalınan meyveler nasıl da tatlanırdı kirli ellerimizde..bütün mahalle oynardık evcilik,saklambaç,ortada kaçma,istop,voleybol,ip atlamaca....daha bir sürü bir sürü.... tiyatro gösterileri hazırlardık.parayla bilet satardık gösteri için çocuklara ve kazandığımız paralarla onlara çikolatalar gazozlar ikram ederdik... sinema filmlerini canlandırırdık yeniden.ben hep belgin doruk olurdum:))))..şarkıcılık oynardık,o zaman da hep emel sayın olurdum:)) kemancı bir amcamız vardı mahalleye gelince beni çağırtır ''mihrabım diyerek sana yüz vurdum..''şarkısını söyletirdi:))) ay ne güzel günlerdi onlar... daha iki gün önce konuştuk kardeşimle ..o günleri anlattım ona.şimdi de bu şiir tekrar hatırıma getirdi o günlerimi.. sokakta yaşanan çocukluğun yerini ne legolar tutabilir,ne hamurlar,ne akıllı bir sürü zeka geliştirici(!) tahta oyuncak... duygusal zeka da gerekli insana... güzel şiire teşekkürler.. nurcan usta'
TEBRİKLER EDİYORUM, ÇOK TATLI BİR ŞİİR OLMUŞ...
Parayla satabileceğim kadar güzel uçurtma yapardım çocukluğumda.........................
O günlere döndüm şiirinizi okurken........
Teşekkürler kutlarım
Kalabalığın içindeki sakin çocuk,
Elinde unutulmuş elma şekeri.
Siyah-beyaz bir resim gibi donuk,
Uçurtmaları izleyen iri mavi gözleri.
İsterdi onun da bir uçurtması olsun,
Minik pembe kuşlara yolunu sorsun.
Evde ödev yapamayacak kadar yorulsun,
İpi tutan minik şekerli elleri.
Keşke annesi,babası onu burada unutsa,
Diğer çocuklarla gökyüzünde oraya buraya uçuşsa
Yorulunca küçük ağaç evine konsa
Onu özler yoksa oyuncak bebekleri...
ANLAMLI ŞİİRE VE YAZAN YÜREĞE TEBRİKLER. KUTLUYORUM AYLİN HANIM. SAYGILAR...
mükemmel bir paylaşım aylin hanım yüreğinizi kutlarım...tebrikler
Bu şiir ile ilgili 57 tane yorum bulunmakta