Acır mı yüreğim sensiz?
Şehrin kaldırımları sızlıyor her adımımda
Sanki çok geliyorum bu şehre
Yokluğu çağırıyor gökyüzü...
Ve isimsiz bir tabut gidiyor
Kim bilir ne aşklar devirdi
Ya da kim bilir çok sevildi belki...
Benim ki de aşk mı;
Ölmedim ya...
Gökyüzü kararmış gündüze inat
Hüzün yağmur olmuş değiyor kaldırımlara
Aşk dolu bir buluttan...
Sevmese böyle mi olurdu?
Bembeyaz mutluluk yağdırırdı geceye inat
Sevgi bulutu...
Sende beni istemezsin şimdi;
Sevmedim ya...
Kaç cuma kaldı ayrılığa,
Gitme demene daha kaç ömür var?
Ardımsıra bakacak mı gözlerin?
Ölmeye meyletmiş bu aşkın,
Duyacak mısın son çığlığını?
Oysa ben hep haykırdım seni sevdiğimi;
Susmadım ya...
Üç var vedaya ve
Seni arıyor gözlerim,
Sana uzak gözlerim,
Seni asla göremeyecek gözlerim...
Umrunda olmaz gidişim;
Görmedin ya...
İsmail ALTIN
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta