Dünyanın düzeni bozulmuş heyhat
Kırılmış direği çivisi berbat
Zevkin öbür adı olmuşsa murat
Görülmez kazanın görünen yüzü
Gönül kasafette zar ilen gamda
Çoban geldin çoban gittin dünyadan
Birgün olsun ağa olmadın Halil
Ömrün geldi geçti sanki rüyadan
Nasıl geldi geçti bilmedin Halil
Kışları ahırcı yazları çoban
Kimse gücenmesin baştan söyleyim
Hayrıda şerride kul sebebidir
Var herkesde ben yavaştan söyleyim
Çenenin çektiği dil sebebidir
Mevsim döner yüce dağlar kardadır
Bir türkü söyleyim bir zat üstüne
Bakalım garip ne kadar perişan
Bu feleğin bu garibe kastı ne
Vurur pençesini eder perişan
Kavalı omzunda türkü dilinde
Sebebim var cezalıyım
Sen neden burdasın oğul
Tamirim var arzalıyım
Sen neden burdasın oğul
Hangi yel savurdu seni
Bizler bu garipler topluluğunda
Kalmışız çıkmazlar kör oluğunda
Bu gönlümün olmayan korluğunda
koyunu kut yedi kuzumuz öksüz
Kervan olup karlı dağlar aşmadık
Çok karışık ömrüm benim
Boz bulanık akan sele benziyor
Ne tarafa gider yönü belirsiz
Yazbahar ayında esen yele benziyor ömrüm
Kervanı geçmeyen yola benziyor
Hani dünya benim idi
Nere benim ben nerede
Gösterdiler sarp verebi
Dere benim ben derede
Dost bağıma uğradılar
Söylemek kolay olur
Bir gir gör bak nesi var
Nesneler dile gelir
Hepsinin namesi var
Yirmidört saat durdum
Heybetli eseceğiz
Yeller bizi konuşacak
Dostlara küseceğiz
Eller bizi konuşacak
Ağaçların hepisi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!