Tuz ve Sükût Şiiri - Yorumlar

Huban Asena Özkan
382

ŞİİR


14

TAKİPÇİ



O meşhur masaya oturduğumuzda,
Sanmıştım ki bütün zırhlarımı kapıda bırakabilirim.
Gözlerimi kapatıp, göğsümdeki o eski savaşların,
Bütün izlerini bir bir serebilirim önünüze.
En şeffaf, en kırılgan halimle,

Tamamını Oku
  • Tuna Kafkas
    Tuna Kafkas 23.02.2026 - 00:14

    tebrikler maraşlı şaire hanım, müthiş mısralar ve öyküsünü merak etmemek elde değil...

    bizden de size şu mısralarımız hatıra olsun,

    .
    ...
    .
    susması rahmet,
    konuşması zahmet lisanımın;
    eflatun bir gülüşün
    gözleri yumulu olur,
    ve kenarında bir kardelen uyurmuş,
    mukaddes sonbaharım...,

    solgun bir söğüt,
    dallarını yüzüme eğmiş
    ve yapraklarının;
    yanık bir şiir dizesi gibi,
    yürek patikasına düştüğü bu demde,
    akıp giden zaman şırıl şırıl,
    gözlerimin kenarına,
    sensiz çizikler atar…,

    ah üstadım,
    gözlerinden inciler dökülse,
    sağnak sağnak nola kalbimin kuytusuna,
    ağlamaklı bir susuş kadar
    üşümezdim belki o dem,
    son yaprağı da düşen dalın
    gün batımı gölgesinde...,

    güzel kardeşim,
    sevdayı bilir misin…,
    var mıdır çekmişliğin…,
    o halde ağlamayı da bilirsin...,

    hayat, sunulmuş bir armağan mıdır
    kullara tamamen acaba,
    ve acaba kalbimdeki dönme dolap durdu da,
    başladı mı dönmeye atlıkarınca,

    bak dostum,
    ömrüne vurduğun kilit kadar özgürsün
    ve aşkın kadar prangalısın gerçek hayata
    unutma, ki tutsaklığınca yudumluyorsun
    sevdayı…,

    ki üstadım; ciğerimin köşesi,
    sana bağlaya bağlaya umutlarımı
    tutunuyorum hayata...
    /unutma bunu/
    parantezli ve hicaplı bir iç ses daha işte,
    ah;
    .
    ...
    .

    Cevap Yaz

Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta