Sessizliği ağırlıyorum seslerin ruhuna üflediğim bir dilek ile şah damarıma atıfta bulunan bir şiiri gözetliyorum.
Aşkın rabıtası bilinmezlik ve goncası mevsimin şafağa yakın duran hezeyan.
Mavinin dürttüğü bir rengim azami farkındalığın üst belleğinde aksıran bir kimsesizlik yine şahit düşmüşken göğü; yine şerh koymuşken yüreğine yerkürenin.
Susan sesim firar ediyorum.
Susadığım kadar suskunun ihtişamına hayranım.
aşkımız bir gün uçup giderse aramızdan sevgilim
sırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken
Devamını Oku
sırt çantalı bir duman gibibir melekle çarpışan kelebeğin kanadından dökülen toz
bir çağlayanda sürüklenen bir dal parçası gibi
istemediğimiz yerlere giderse aşkımız sevgilim yalnızca kanatlarına güven
kendi yarattığımız boşluğun ucunda sıkı sıkı tuttuğumuz bir kapı koludur yaşam
ve aşk, en derin kuyumuza düşen keman yürüdüğümüz yollar daralırken




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta