Sessizliği ağırlıyorum seslerin ruhuna üflediğim bir dilek ile şah damarıma atıfta bulunan bir şiiri gözetliyorum.
Aşkın rabıtası bilinmezlik ve goncası mevsimin şafağa yakın duran hezeyan.
Mavinin dürttüğü bir rengim azami farkındalığın üst belleğinde aksıran bir kimsesizlik yine şahit düşmüşken göğü; yine şerh koymuşken yüreğine yerkürenin.
Susan sesim firar ediyorum.
Susadığım kadar suskunun ihtişamına hayranım.
Yokluğunda ne ateşleri hasretimle yaktım da
Bir seni yakamadım, beni yaktığın gibi
Çölde su, mahpusta gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni
Sense araya korkular koydun.
Yasaklar koydun...
Bitmez tükenmez engeller koydun
Devamını Oku
Bir seni yakamadım, beni yaktığın gibi
Çölde su, mahpusta gün, oruçta ekmek gibi bekledim seni
Sense araya korkular koydun.
Yasaklar koydun...
Bitmez tükenmez engeller koydun




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta