Eskiden otururdum yüreğimin kıyılarında
Geçmişten gelen dalga seslerini dinlerdim
Taş duvarlar
Demir parmaklıklarla örülü
Tutsak bedenimi kaçırırdım gizlice...
Şimdi kalabalık yalnızlığımla
Bir bankta oturuyorum balıkçıları seyrederek
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten



