Kır çiçekleri gibi kurudum kurudum
Vefasız beklemekten yoruldum yoruldum
Hastayım aşk ırmağına düştüm düşeli
Bir kulaç atamadım boğuldum boğuldum.
Sensiz geçen günlerde dizime dövündüm
SUNA’YA
Manalı gözlerinle bakma gözümün içine,
Bir mazi yatıyor inan kalbimin derininde
Kadehimi dolduruyorum ben onun seliyle
Suna kurban olayım bağlama beni kendine
23/01/1985.as.hastane ERZİNCAN.....
Aşk ateşini söndürdün,kalbimde söndürdün,
Kahkahalar atarak düşmanımı güldürdün,
Mezar yapıp sadabat ı umutlarımı gömdün,
Sorulursa suçlu sensin sen! Sakın unutma.
Çile yüklü gönlüme nefretin oldu kement,
Mevsimlerim senle başladı her biri sende güzel,
Duygular değimli tane tane gökten inen Kar beyaz
Kışın buzunu senle çözmek, sana sımsıkı sarılmak
Kardelenleri birlikte yeşertmek salınmak bahara.
Kuru bedenimde filizlendi yeşilin her tonu
Sahildeyim ayaklarım çıplak,
Sıcak kumlarda, geziniyorum.
İçim gıdıklanıyor,her adımımda,
Yanıyorum..! birden üşüyorum,dalgalar vurdukça
Sonra köpüklerine,baka kalıyorum,
Gelgit yaptıkca,gelen herdalga
sevgiliye...........değişler.
Merhaba BAHAR KOKULUM; bugün bulunmuş olduğum mekândan şöyle bir dışarı çıkıp ufunetimi dağıtmak belki değişik ortamlarda bir anlık senin gidişini unuta bilirim düşüncesiyle dışarı çıktım.
Sana Allaha ısmarladık diyemedim çünkü sende benim gibi dünyalık nafakanı takip ediyordun. Ancak sana sarıldığım resmine baktım dakikalarca sana sarıldığımdaki an gözlerindeki mutluluğu keşfederek ancak suliyeti ni öptüm ona el salladım ALLAH a emanet ol diyerek.
Hava çok sısak hem de çok nemli yapış yapış oldum nemden dolayı, önce deniz kenarına gideyim dedim, sonra fikir değiştirip yeşilliğin hakim olduğu alanı tercih ettim.
Vardığımda gördüm ki dışarıda bahar gelmiş o güzel kokuyu ciğerlerime çektikçe sen geldin aklıma BAHAR KOKULUM papatyalar açmış narin bahar çiçekleri gördüm o kadar güzeller ki anlatamam. V e oka dar kırılganlar aynı zamanda, rüzgârın hafif esintisinde bile toprağa eğilmeleri dikkatimi çekti.
Onlar toprağa eğilip kalktığı sırada o güzel çiçeğine bir kelebeğin konmaya çalıştığını gördüm, hareket halinde olduğu için birden konamıyor onunla birlikte toprağa eğilip havalanıyor. Bir müddet böyle devam etti. Çiçeğinde kelebeğin konmasını arzuladığını hissettim çünkü kelebekte onun kadar güzel ve zararsızdı ona zarar vermezdi. Sonunda çiçeğe konmayı başardı. O renk cümbüşü kanatlarını bir huşu içinde kapattı, durumda çiçeğinde memnun olduğunu anlamamak için kör olmak gerekliydi… Sanki rüzgâr seni koparırsa bende senle geleyim der gibiydi kelebek… Çünkü kelebeğin yaşam gıdasını çiçekten aldığını ve çiçeğinde bunu bir memnuniyet içinde sunduğunu gördüm. Bir müddet onları izledim sonra biz geldik aklıma sen ve ben, hafiften tebessüm ettim ve dedim ki evet gülüm sen baharın kırılgan ama bir oka dar sevgi ve şefkat yüklü çiçeğisin bense o narin kelebek. Seni koparırsa rüzgâr beni de koparır. Seni kırarsa rüzgâr beni de kırar, çünkü kelebeğin yapıştığı gibi yapıştım sana rüzgâr umurumda değil. Senden ancak zalim, güzelliği keşfetmemiş, şımarık bir insan gelir, benim o narin bedenimi tutup alıp kanatlarımı kırarsa tıpkı iyilik yapmaya çalışan insanın zamansız kozadan çıkarması gibi. Beni senin üzerinden alırsa o zaman zaten çaresiz im ve ÖLMÜŞ OLACAĞIMDIR Bunun haricinde ben yaşam gıdamı senden almaya devam edeceğimdir bahar bittiğinde zaten sen ve ben yok olacağızdır çünkü ikimizde bahar mevsiminde hayat bulan bahar çiçeği ve kelebeğiz. Güya senin gidişini unutmak için çıkmıştım değil mi? 17.06.2005
Kalemimde sivri bazen dilim gibi...
Ecdattan yadigar eğilmedim,nede virgül gibi..,
Ne melun haller var menfaat uğruna....
Kalleşçe gizlenmiş sırıtık suratlarda...
Gel vazgeç "işeme" yazılan duvar dibinde...
Üç ağaç peşinde mi sence,ormanı söken ZÜBBE
Vur ey sevgili sen vur... Nefes alış verişim zül ise sana.
Mutluluğun katmer katmer. bir çiçek yapısında..
Hele papatya falında, hep mutluluk çıkacaksa...
......sana ve bahtına,
Ben hazırım harfsiz kelamsız ve sualsiz….. Gitmelere!
Bugün kalem aldım elime.
Seni anmak seni yazmak için
Tablonu çizdim bir boy bir vesikalık.
Odam n tavanında çerçeve ledim.
Gözlerim gözlerini okudu YORGUN
Vucudumu dağladı kavurdu kıllarım
Dazlan dikeni sürmüş cesine her yanım
Sana değil, Sensiz geceleredir kahrım
Öfkem gibi, fos,fos Kabardı her yanım.
Kırk metre karelik bürom kırk santim oldu
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!