Yollar yorgun ben yolcu
Arayıp durdum yol bulamadım
Takvimler acı yazdı gizlice ruhuma
Sızlandım, dertlendim
Bir türlü sesimi duyuramadım
Yine dün gibi
Kararmış bir gün
Gidişine sadece ben değil
Gözlerim değil
Bulutlar da üzgün.
Ne kadar vefasız gönlün varmış
İnanma bana
Her söylediğim gibi
Seni sevmeyeceğim de yalan
Ferhat gibi gerekirse
Dağları delmeyeceğim de yalan.
İnanma bana
Beklemek
Bir dudağın gülümsemesini beklemek
Yürek sesiyle çırpınan yakamozları
Saçın kıvrımlarında kaymayı
Pembeleşmiş yanaklara dokunmayı beklemek
Ben bayram şekeri istemiyorum
Harçlık da vermeyin
Bir tebessüm yeter bir yıllığına bana
Her sabah baktığınız aynaya bakıp
Yeter ki siz her gün gülümseyin
Sigara izmariti, bir tabla dolusu kül
Bakışlar yorgun, ümitler ölü
Bardaklar dolup boşalır çayla
Yüreğim kan gölü.
Hani bakışlar bal tadındaydı
Gamzelerin çok yakışmış
Gülüşün şeker
Bilmiyorum böyle bir çiçek
Hangi bahçede biter.
Gözlerin ah gözlerin
Ben şiire mahkûm şair
Sen şiire mısra sevgili
Kalemsiz yazdığım her harfsin istemesen de
Kaç yıl geçer bilemem
Ben seni bitirmem sevgili
Tüm yaşadıklarımı sakladım yüreğime
Gidiyorum, sevin, sevin ki gidiyorum
Belki son kez
Yarınlar ne getirir ne götürür
İnan sen gibi
İnan sen gibi ben de bilmiyorum
Ne çocuğum ne zekâm kıt
Hafif de değilim öyle rüzgârda uçacak
Yalanın adını da bilirim
İstenmediğim yerde olmadım hiç
Yeter ki git densin şekli ne olursa olsun
Hiç çekinmem yürek yangınlarından




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!